İş kazası sonucu yapılan tedavi giderlerinden sorumluluğa ilişkin Yargıtay kararları

Özet: İş kazası sonucu yapılan tedavi giderlerinden işveren değil, SGK sorumludur. Maddî tazminat davalarında iş kazası sonucunda Kurum tarafından işçiye yapılan ödemeler mahsup edilmelidir.

Dava, iş kazası sonucu maluliyete uğrayan davacının maddî ve manevî zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. İş kazası nedeniyle davacı tarafından yapılan sağlık harcamalarının, maddî tazminat olarak davalı işverenden tahsiline karar verilmesi hatalı olmuştur.
Gerçekten sarf tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası; iş kazası nedeniyle işverenin sigortalısına karşı, işe Kurumca el konuluncaya kadar, sağlık yardımlarını yapma ve vizite kâğıdı düzenleme dışında bir yükümlülüğünü hükme bağlamamıştır.
Aksine sözü edilen Yasanın, 14/3 maddesi, iş kazasının oluşumundan itibaren her türlü sağlık yardımları ile kurumun sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Yasadaki iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolunun getiriliş amaç ve nedeni, sigortalıların belirtilen türde bir zararla karşılaşmaları hâlinde, onları doğrudan koruma altına alma ve kendilerine yardım yapacak kuruluşu belirlemektir.
Bu duruma göre, bir iş kazası nedeniyle, sigortalının başvuracağı mercii kendisini bu yönden güvenceye alan kurum ve onun sağlık kuruluşlarıdır. İşveren, bu tür zararlandırıcı olayların meydana gelmesi durumlarında, artık sigortalısına karşı muhatap olmaktan çıkar, kurum doğrudan devreye girer.
Esasen işveren de belirtilen sigorta kolu nedeniyle yasanın belirlediği orandan prim ödemek ve ayrıca koşulları varsa, Kurumun yaptığı harcamaları kuruma geri vermekle sorumlu tutulmuştur.

Gerek sigortalı ve gerekse işveren, iş kazası ve meslek hastalığı sigorta kolundan birbirlerine karşı değil, doğrudan Kuruma karşı sorumludurlar. Bu nedenle davacının tedavi giderlerinden Sosyal Sigortalar Kurumu sorumlu olduğu hâlde, tedavi giderleri için davalının sorumluluğuna gidilerek tazminata hükmedilmesi hatalı olmuştur.

Öte yandan, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesinde,” Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır.
Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu düzenleme karşısında, maddî tazminat istemi hakkında davacının talebini aşmamak kaydıyla, Kurumca bağlanan gelirlerin ilk peşin değerinin, rücu edilebilecek kısmının hesaplanarak, belirlenen zarar tutarından indirilmesi ile karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, bu maddî ve hukuksal olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir…” 21.HD, 21.03.2013 tarih, 17847/5385 E.K.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*