İkramiye alacağı ile ilgili Yargıtay kararları

…Dosya içeriğine göre davacı işçi A. Elektrik AŞ şirketine bağlı olarak çalıştığı sırada 2.4.2002 tarihinde işyeri davalı şirkete devredilmiştir. Devir kararında ve devir sözleşmesinde işçilerin kazanılmış haklarıyla devredileceği açıklaması yer almaktadır.
Devir sözleşmesi, devreden ve devralan arasında yapılmış olup işçileri yönünden kazanılmış bir hak oluşturması düşünülemez.
Gerçekten işyerinin davalı tarafından devralınmasının hemen ardından davacı işçi ile 3 ay süreli iş sözleşmesi imzalanmış ve davacının ücreti tarafları bağlayıcı şekilde yeniden belirlenmiştir.
Taraflar arasında daha sonra imzalanan iş sözleşmelerinin 6. maddesinde, önceki iş sözleşmelerinden doğan hakların talep edilemeyeceği belirtilmiş,
10. maddede ise, yürürlükteki mevzuata göre ödenmesi gereken ikramiyelerin işverende eşdeğer çalışana ödenen gün sayısını ve miktarını geçemeyeceği dc hükme bağlanmıştır.
Davacı işçiye ilave tediye ve ek ödeme yapıldığı, yılda 112 günlük ikramiyenin ödendiği de davalı işveren tarafından açıklanmıştır.
Davalı işverenin kamuya ait bir şirket olduğu da dikkate alındığında 6772 sayılı yasanın Ek I inci maddesi ile ilave tediyelerin Toplu İş Sözleşmesi ile kararlaştırılması halinde buna sınır getirilmiş ve “Bu Kanun uyarınca işçilere yapılan ilave tediyelerden ayrı olarak, her yıl için her biri bir aylık istihkakları tutarını (hafta ve genel tatil ücretleri dahil) geçmemek şartıyla toplu iş sözleşmeleri ile en çok iki ikramiye daha verilebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Toplu İş Sözleşmesi ile yukarda belirtilen kurumlarda çalışan işçilere en çok iki ay daha ilave tediye ödeneceğinin kararlaşltrılabileceği, bu miktar üzerinde ödeme yapılacağı şeklindeki düzenlemenin yasal sınırı aşan miktarda geçersiz olacağını kabul etmek gerekir.
Davalı işveren 6772 sayılı yasanın Ek 1. maddesindeki düzenlemede dikkate alınarak işyerinin devralınmasının öncesinde Türkiye çapında başkaca işyerlerine de sahip olup, işyeri devrinin ardından ücret ve sosyal haklar konusunda eşitliği sağlama düşüncesiyle hareket etmiş ve işçilerle yeni iş sözleşmeleri imzalanmıştır. Çalışma koşullarının imzalanan iş sözleşmeleri ile yeniden belirlendiği kabul edilmelidir.
Böyle olunca davacı işçi yönünden işyeri devri ile sözleşmeli personele geçiş tarihleri arasında kalan süre için ikramiyenin hüküm altına alınması hatalıdır.
Aynı yönde başkaca işçilerin açtıkları davalarda, yerel mahkemelerce verilen ret kararları da Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Kartal 1. İş Mah. 5.6.2008 gün 2007/ 447 E, 2008/ 316 K. sayılı kararı, Yargıtay 9.HD.
23.3.2009 gün 2008/ 30779 E, 2009/ 7702K Onama ilamı).
Mahkemece ikramiye isteğinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
9.HD. 2009/27771 E. 2011/45298 K. 23.11.2011

…Davalı işyerinde 2007 yılına kadar ikramiye uygulaması olduğu sabit olup bu tarihten itibaren ikramiyelerin ödenmediği ancak bunun için davacı ve diğer işçilerden herhangi bir şekilde yazılı muvafakat alınmadığı ve davacının da bu duruma sessiz kalmasının ikramiyenin kaldırılmasını kabul ettiği sonucu çıkmayacağından ikramiye alacağı yönünden hesaplama yaptırılıp rapor aldırılmak sureti ile ikramiye alacağının kabulü yerine reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir
7.HD. 2013/26457 E. 2014/6867 K. 26/03/2014

….Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi raporunda taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesine atıf yaparak ikramiye miktarını hesaplamıştır.
Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 5/a maddesinde “deneme süresini tamamlamış iş görene ücretin yanı sıra aylık net ücreti üzerinden yılda 4 kez ikramiye verilir. İşgören gerek doğrudan ihracat yoluyla gerekse ihraç kaydıyla yapılan satışlarda yılda en az 1.000.000 adet montaj köpüğü satmayı taahhüt eder. Satış miktarı her yıl için işgören ve işverenin ortak kararı ile belirlenir. Bu ikramiyeler yılın her çeyreği sonunda ödenir. İkramiyeye hak kazanmak için tediye tarihinde iş yerinde çalışıyor olmak şarttır.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükme göre davacının ikramiyeye hak kazanabilmesi için yılda en az 1.000.000 adet montaj köpüğü satması gerekmektedir. Bilirkişinin ikramiye alacağı yönünden raporu yeterince açıklayıcı değildir. Bu nedenle tarafların bu konudaki delilleri toplanarak ve gerektiğinde davalı kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının ikramiyeye hak kazanıp kazanmadığı saptanmalıdır. Mahkemece, eksik bilirkişi raporuna dayanılarak davacının ikramiye alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
9.HD. 2009/32912 E. 2011/48661 K. 19.12.2011

…Taraflar arasında davacının performansa dayalı ücret farkı alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır. 2011 yılı için çalışanlara performansa dayalı 26 günlük ücretleri tutarında ödeme yapıldığı davalı tarafın kabulündedir. Davacı için de, çalışmış olduğu 2011 yılı için kıstelyevm performansa dayalı ikramiye(ücret) hesaplanıp, hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi de bozma nedenidir.
7. HD. 2014/1508 E. 2014/8680 K. 21.04.2014

…Somut olayda davacı tanığı işyerinde iki bayram çalıştığını, iki bayramda da ikramiye verildiğini beyan etmiştir.
Dosya arasında bulunan bordroların incelenmesinde de davacıya Ekim 2005 ve Ocak 2006 bordrosunda 279,05.-TL, Ekim 2006 bordrosunda 209,36.- TL bayram harçlığı adı altında, Ocak 2007 bordrosunda ise 348,92 TL prim adı altında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre davalı işyerinde bayram harçlığı adı altında yılda iki ikramiye ödenmesi konusunda bir uygulama bulunmaktadır.
Mahkemece ikramiye isteğinin kabul edilmesi yerine yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2009/7311 E. 2011/6339 K. 07.03.2011

…Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yılda 3 ikramiye uygulaması bulunduğu, 2004 Aralık ayında ikramiye adı altında bordro ile ödeme yapıldığı. Bölge Çalışma Müdürlüğüne işveren vekili M.K. tarafından verilen 25.03.2005 tarihli ifadede ikramiye uygulamasının bulunduğunun ifade edildiği görülmüştür.
Bilirkişi tarafından ikramiye tespit edilemediği değerlendirmesi bu nedenle yerinde değildir.
Mahkemece anılan belgeler doğrultusunda araştırma yapılarak ikramiye alacağının miktarı tespit edilmeli, davacının eksik ikramiye alacağı bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Ayrıca, kıdem ve ihbar tazminatı hesapları ikramiye dahil edilerek belirlenecek ücret üzerinden yeniden hesaplanmalıdır.
9.HD. 2008/33543 E. 2010/21085 K. 29.06.2010

…Davacı işçi, işyerinde avukatlık ücretlerinin paylaşımına dair bir ikramiye sisteminin öngörüldüğünü ileri sürerek bu yönde istekte bulunmuş, mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir.
İşyerinde 2003 yılı içinde 3 defa aralıklı olarak vekalet ücretlerinin çalışan avukatlar arasında eşit olarak paylaştırıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu uygulamanın çalışma koşulu haline geldiğini kabul etmek olanaklı değildir. Gerçekten taraflar arasında ikramiye uygulamasının kurallarını belirleyen yazılı bir sözleşme sunulmadığı gibi, işyerinde önceki ve sonraki yıllarda bu uygulamaya gidilmemiştir. Bu durumda davacının avukatlık ücretlerinin paylaşımına dair ikramiye adı altında isteği yerinde değildir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, mahkemece hükme esas alman bilirkişi raporunda davacı işçinin ileri sürdüğü yöntemin dışında bir hesaplamaya gidilmiştir. Davalı tanığının 2005 yılında 2 defa ve her biri birer aylık ücret tutarında olmak üzere ödenen ikramiyelerden söz edilerek, davacının 2004 yılında çalıştığı süre ile sınırlı olmak üzere ve her yıl için 2 aylık ücret miktarında ikramiye hakkı varmış gibi hesaplama yapılmıştır.
Davacı işçinin çalışmadığı 2005 yılında bir kısım işçilere maaşa endeksli olarak ödenen ikramiyenin, davacının varlığını iddia ettiği 2003 yılına ait uygulama ile ilgisi bulunmamaktadır. Gerçekten, işverenin 2005 yılında öngördüğü ikramiye sistemi, avukatlık ücretinin dağıtılması şeklinde uygulamanın çalışma koşulu halini almadığını da ortaya koymaktadır. Nitekim bilirkişi raporunda bahsi geçen ikramiye, tazminata esas ücrete eklenmeksizin hesaplamaya gidilmiştir. Böyle olunca davacının kanıtlanamayan ikramiye isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü cihetine gidilmesi hatalı olmuştur.
9.HD. 2006/14539 E. 2006/20629 K. 11.07.2006

…Somut olayda, davacının fazla çalışma ve ikramiye alacaklarının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle sonlandırdığı anlaşılmaktadır. Bursa 2. iş Mahkemesi’nin 2007/1002 E. 2008/1423K. Sayılı dosyasında ikramiye alacağı talebinin, tanık beyanlarına göre ikramiye uygulamasının kaldırıldığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir.
Bu dosyada da davacı tanığı M. Ç. “ 2003 yılında çalıştığımda yılda iki tam maaş ikramiye veriliyordu, ben bu ikramiyeleri aldım, yemek, servis ve erzakta veriliyordu, 2004 yılında çalışmaya başladığımda ikramiye verilmiyordu, kaldırılmıştı.” şeklinde ikramiye uygulamasının kaldırıldığını belirtmiştir.
Taraf tanıklarının beyanları birlikte değerlendirildiğinde ikramiye uygulamasının kaldırıldığı sonucuna varılmaktadır. Gerekirse HGK. nun 2011 /9-506 E. 2011/589 K. nolu ilamında da belirtildiği üzere emsal nitelikteki bu dosya getirtilip, o dosyadaki tanık beyanları ve bilirkişi raporları kısaca tüm deliller birlikte değerlendirilerek, çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, hem emsal nitelikteki dosyalarla kıyaslama yapılarak, hem de ikramiyenin 1475 Sayılı Yasa döneminde kaldırılmışsa iş şartı haline geldiğinden talebin reddedilmesi, 4857 sayılı İş Kanununun yürürlüğe girdiği 10.6.2003 tarihinden sonra ödeme varsa ikramiye talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
9.HD. 2011/52115 E. 2011 /50294 K. 29.12.2011

…Davacının talebinin dayanağı 1995 tarihinde yürürlüğe giren personel yönetmeliğinin 63. maddesi olup, bu maddede sözü edilen ikramiye uygulamasının davalı x Vakfı Yönetim Kurulu’nun 27.11.2002 tarihli prensip kararı doğrultusunda 20.04.2003 tarihli olağanüstü genel kurulda Vakfın dağıtılmasına ve ikramiye uygulamasının kaldırılmasına ilişkin karar verildiği ve ikramiyenin kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı bu karardan sonra da iş akdinin feshedildiği 09.11.2007 tarihine kadar ikramiye almadan çalışmasına devam etmiş, iş akdinin feshi üzerine bu davayı açmıştır.
İkramiye uygulaması 1475 Sayılı Yasa döneminde kaldırıldığından ve bir daha ikramiye ödenmediğinden bu değişiklik iş şartı haline gelmiştir. Bu nedenle davacın iş akdinin feshinden sonra Vakfın 20.04.2003 tarihli
olağanüstü genel kurulunda kaldırılan ikramiyelere ve ikramiyenin giydirilmiş ücrete dahil edilmesi sonucu oluşacak fark kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2010/7876 E. 2012/5430 K. 22.02.2012

…Davacı işçi ikramiyelerin 2005 yılı Mart ayından itibaren ödenmediğini ileri sürerek ikramiye talebinde bulunmuş, mahkemece ödememe durumunun iş şartı halini aldığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir. İşyerinde ikramiye uygulamasının varlığı işverenin de kabulündedir. Mart 2005 tarihinde ikramiye uygulamasının kaldırıldığı ileri sürülmüşse de, bu yöndeki değişikliğin 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesine uygun olarak yürürlüğe konulmadığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca çalışma koşullarında işçi aleyhine gerçekleşen değişikliğini davacı işçiyi bağlaması düşünülemez. Davacının istek konusu son 18 aylık süre için ikramiye isteğinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Tazminata esas ücrete ikramiye de eklenmeli, kıdem tazminatı tavandan hesaplanmış olmakla sonuca etkili değilse de ihbar tazminatı buna göre yeniden hesaplanmalıdır.
9.HD. 2008/44694 E. 2009/10578 K. 14/04/2009

…Somut olayda; davacıya 2004 yılında ikramiye ödendiği ancak ikramiyenin daha sonra işveren tarafından kaldırıldığı ve ikramiyenin kaldırılmasına yönelik davacının yazılı bir muvafakati olmadığı anlaşılmakla, 4857 sayılı yasanın 22. maddesi karşısında, işçinin zımni muvafakati sonucu işyeri uygulaması haline gelme söz konusu olamayacağından ikramiye talebinin kabulü gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalıdır.
9.HD. 2012/5399 E. 2014/10344 K. 26.03.2014

…Somut olayda davacı ikramiye alacağı ile buna bağlı olarak bakiye kıdem, ihbar tazminatı talep etmiştir.
Mahkemece ikramiye uygulamasının 2004 yılı başından beri kaldırıldığı davacının buna itiraz etmediği gerekçesi ile dava reddedilmiş ise de sonuç eksik araştırmaya dayanmaktadır.
İşçiye yapılan ikramiye vb. ödemelerin kaldırılmasının iş şartı haline gelmesi 1475 Sayılı Yasa döneminde mümkün ise de 4857 sayılı yasanın uygulanmaya başlanmasından itibaren işçinin haklarında azaltmaya gidecek düzenlemeler 22. Madde kapsamında yazılı olarak yapılmak zorundadır.
Mahkemece bu değişikliğin davacıya tebliğ edilip edilmediği araştırılarak oluşacak sonuç yukarıdaki yasal düzenleme ve ilkeler çerçevesinde bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2009/37850 E. 2012/2315 K. 30.01.2012

…Somut olayda davacı işçiye işe girdiği tarihten itibaren 5 yıl boyunca ikramiye ödemesi yapılmış, ancak 2008 yılı sonundan iş akdinin sona erdiği 26.07.2012 tarihine kadar ikramiye ödemesi yapılmamıştır. Dosya kapsamından davacının ikramiye uygulamasının kaldırıldığını kabul ettiğine dair yazılı beyanı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum göz önüne alındığında işverence ikramiyenin tak taraflı olarak kaldırılmasının işçi yönünden bağlayıcı nitelikte olmadığı ve 4857 Sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca işyeri koşulu haline gelmediği, işçinin sessiz kalmasının bu aleyhe değişikliği zımnen kabul ettiği anlamına gelmeyeceği sonucuna ulaşılmalıdır.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda , davacı işçinin ikramiye alacağının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalı olup bozma nedenidir.
7.HD. 2013/5132 E. 2013/2851 K. 14.03.2013

…Somut olay bu çerçevede irdelendiğinde; davalı işveren tarafından işyeri şartı olan ikramiye uygulamasının kaldırılması ile ilgili değişikliği altı işgünü içinde yazılı olarak kabul ettiğini gösterir yazılı belge bulunmamaktadır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2013 tarih, 2012/9-1168 esas ve 2013/281 karar sayılı ilamı doğrultusunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi gereğince işlem yapılmadığından davacının ikramiye alacağı talebinin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2012/12586 E. 2013/4259 K. 01.03.2013

…Somut olayda davacı kıdem farkı ve ikramiye uygulamasının işyerinde bulunduğunu, daha sonra işyerinde bu uygulamanın kaldırıldığını belirterek ödenmeyen bu alacaklarının tahsilini istemiştir. Dinlenen davacı tanıklarından A.Y. 2005 yılına kadar kıdem farkı adı altında ödeme yapıldığını diğer davalı tanıkları da 2000 yılına kadar ödeme yapıldığını ileri sürmüşlerdir. 4857 sayılı Yasanın 22.maddesinin 2.fıkrasında çalışma koşullarının tarafların karşılıklı uzlaşmaları ile değiştirilmesinin her zaman mümkün olduğu kurala bağlanmıştır. Çalışma koşullarında değişiklik konusunda işçinin rızasının yazılı alınması 4857 sayılı Yasa gereğidir. Aynı zamanda işverence değişiklik teklifinin de yazılı olarak yapılması gerekir. İşçi çalışma koşullarında yapılmak istenen değişikliği usulüne uygun biçimde yazılı olarak ve süresi içinde kabul ettiğinde değişiklik sözleşmesi kurulmuş olur. İşçinin değişikliği kabulü sadece bu işlem yönünden geçerlidir. İşçinin aleyhe değişikliğe sessiz kalması zımnen kabul anlamını taşımaz.
Tanık beyanları ile kıdem farkı uygulamasının en son 2000, ikramiye uygulamasının en son 2006 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır. Yapılacak iş bordrolar incelenerek 4857 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden sonra kıdem farkı ve ikramiye adı altında ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenerek 4857 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra kıdem farkı ve ikramiye ödemesi yapılmamış ise bu taleplerin reddine karar vermek , ödeme var ise kıdem tarkı vc ikramiye alacağı yönünden 4857 sayılı Yasanın 22.madde uyarınca işlem yapılıp yapılmadığı, iş şartlarındaki değişikliğin işverence işçiye yazılı olarak bildirilip bildirilmediği, işçinin bu değişikliğe yazılı olarak kabul edip etmediği tespit edilip bu değişikliği işçinin yazılı olarak kabul ettiğini bildirmesi halinde ikramiye ve kıdem farkı uygulamasının kaldırılmasının kabul edileceği, ancak işçinin yazılı rızası yok ise hakettiği ikramiye ve kıdem farkı alacağı hesaplattırılarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
7. HD. 2013/26456 F.. 2014/5840 K. 12.03.2014

…Dosya içeriğine göre davacının işyerinde sekreter olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davacı tarafından fazla çalışma ücret alacaklarının ödenmemesi ve ücretlerinin sürekli gecikmeli olarak ödendiği gerekçesiyle 29.04.2011 günlü fesih bildirimi ile feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı işe girdiğinden beri her dört ayda bir, bir aylık ücret tutarı ikramiye almakta iken davacının muvafakati alınmadan 2008 yılından sonra ikramiye ödenmesi uygulamasına son verildiği iddiasıyla ikramiye alacağı isteğinde bulunmuş, mahkemece dinlenen davalı tanıkları davacının ikramiye iddiasını doğrulamışlar, davalı tanıkları ise davalı şirketin ekonomik krizden etkilenmesi sebebi ile 2009 yılının başından itibaren ikramiye ödemesinin kaldırıldığını beyan etmişlerdir. İşyerinde davalı işverenin ikramiye ödemesine ilişkin toplu iş sözleşmesi veya bireysel iş sözleşmesi bulunmamaktadır. İşyerindeki ikramiye ödenmesine ilişkin işyeri uygulamasının ise 2008 yılı sonundan itibaren ekonomik kriz sebebi ile davalı işveren tarafından kaldırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, ikramiye uygulamasının kaldırıldığı 2009 yılının başından iş sözleşmesini feshettiği 24.09.2011 tarihine kadar çalışmasını sürdürmüş ve ikramiyenin kaldırılmasına itiraz etmemiştir. Bu durumda uzun süre ikramiye ödenmemesinin iş koşulu haline geldiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla ikramiye isteğinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2012/12745 F. 2013/2608 K. 12.02.2013

…Somut olayda, dosya içindeki belge ve tanık ifadelerinden, davalı işyerinde, 2003 yılından 2005 yılı sonuna kadar yılda üç yarım maaş tutarında ikramiye ödenmesi yönünde uygulama bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı işyerindeki
ikramiye uygulaması TİS ve ya iş sözleşmesinden değil doğrudan işverenin tek taraflı uygulamasından kaynaklanmaktadır. 2006 yılının başından itibaren davacıya ikramiye ödemesi yapılmadığı da dosya kapsamı ile sabittir. Davacı, 2006 yılının başından iş sözleşmesinin feshedildiği 12.10.2009 tarihine kadar ise ikramiye alacağının ödenmemesine herhangi bir itirazda bulunmaksızın çalışmasına devam etmiştir. Her ne kadar, davacının ikramiye uygulamasının kaldırılmasına ilişkin yazılı bir kabulü bulunmamakta ise de, yaklaşık üç yıl ikramiye ödemesi olmaksızın çalışmaya devam etmesi ve bu hususta daha evvel bir talepte bulunmaması, çalışma koşullarındaki değişikliği kabul anlamına gelen davranışlar içinde olduğunu göstermektedir. İkramiye uygulamasının kaldırılması yeni bir işyeri şartı haline geldiğinden davacının ikramiye alacağı talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
22.HD. 2012/9711 E. 2012/29331 K. 24.12.2012

…Kıdeme esas ücretin belirlenmesinde ikramiyenin nazara alınıp alınmayacağı başka bir anlatımla işyerinde ikramiye uygulamasının bulunup bulunmadığı taraflar arasında ihtilaflıdır. Bu konuda davacı tanıkları ile davalı tanıkları tamamen birbirinden farklı açıklamalarda bulunmuşlardır. Davacı tanıklarının ifadesi işyerinde davacıya ikramiye ödendiğinin kabulü için yeterli değildir.
Davalı işyerinde davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte ikramiye uygulaması bulunup bulunmadığı hususu işyeri kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılmalı, işverenin savunmasında belirttiği gibi ikramiyenin dört yıl önce uygulamadan kaldırıldığının saptanması halinde, fesih tarihine kadar ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ücretlerini alan davacı işçinin uygulamayı kabul ettiği, dört yıl sonra uygulamayı kabul etmediğini ileri sürmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci maddesinde yer alan dürüstlük ilkesine uygun olmadığı düşünülerek, tazminata esas ücretin hesabında ikramiye göz önünde bulundurulmaksızın hesaplama yapılmalıdır.
22.HD. 2012/11769 E. 2013/1490 K. 31.01.2013

…Dosya içeriğine göre; 2004 yılından itibaren ikramiye ödemelerinin işverence tek taraflı olarak kaldırıldığı, sebebinin ise işverenin ekonomik zorluk içinde bulunması olduğu anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar ikramiye ödenmemesine karşı çıkmadığı, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık çıkmadığı anlaşılmakla, davacının da ikramiyelerin kaldırıldığından haberdar olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından bu kadar uzun süre ikramiye talep edilmeyip sonradan fesihle birlikte istenmesi dürüstlük kuralına aykırıdır. İşverence ikramiye uygulamasına son verilmesine karşı çıkılmaması dikkate alındığında, bundan böyle ikramiye ödemesi yapılmamasının işveren yararına işyeri uygulaması haline geldiği anlaşılmakla, davacının ödemeyen ikramiye alacağı talep etmesi yerinde değildir. İkramiye alacağına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2012/7003 E. 2012/26763 K. 29.11.2012

…Somut olay bu çerçevede irdelendiğinde; davalı işveren tarafından iş yerinde uygulanmakta olan ikramiye uygulamasına ekonomik kriz gerekçe gösterilerek son verilmiş ise de bu husus davacıya tebliğ edilmemiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.02.2013 tarih, 2012/9-1168 esas ve 2013/281 karar sayılı ilamı doğrultusunda 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi gereğince 2005 yılında yapılan uygulama değişikliğinin işverence davacı işçiye tebliğ edilmediği ve yapılan değişikliğin davalı işçiyi bağlamayacağı anlaşılmakla, davacının ikramiye alacağına ilişkin talebi incelenerek alacak miktarı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde davacının bu talebinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2012/22224 E. 2013/16549 K. 04.07.2013

…Davalı işyerinde 1.3.2005-28.2.2007 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 28.maddesine “1 Ocak, 1 Nisan, 1 Temmuz ve 1 Ekim tarihlerinde birer aylık tutarında ikramiye verilir” hükmü yer almaktadır.
Buna göre her ikramiye 3 aylık dönemi kapsamaktadır.
Bu durumda davacının Ekim ayında alacağı ikramiye Ekim-Kasım-Aralık aylarına ilişkindir. Buna rağmen hesaplama yapılırken net ikramiye miktarının 30 güne bölünerek Ekim ayında çalışıldığı kabul edilen 8 gün ile çarpılmak suretiyle yapılan hesaplama yanlıştır.
Ödenmesi gereken son ikramiye tutarının 90 güne bölünmesi suretiyle bu¬günlük ikramiye tutarı belirlenmeli. Ekim, ayında çalışılan 8 gün ile çarpılarak hak kazanılan miktar belirlenerek hüküm altına alınmalıdır.
9.HD. 2008/5761 E. 2009/18554 K. 02.07.2009

…Somut olayda, davacı davalı işyerinde ikramiye uygulaması olduğunu ileri sürmüş olmakla birlikte davacının iş sözleşmesinde anılan ödemeye ilişkin düzenleme bulunmamaktadır.
Ücret bordrolarından da ikramiye ödemesi yapıldığı anlaşılamamaktadır.
Davacı tanıklarından biri ikramiye ödemesi olduğunu ifade etmiş olmakla birlikte bu beyan diğer kanıtlarla desteklenmemektedir.
Bu nedenle işyerinde ikramiye uygulaması olduğu kesin olarak belirlenemediğinden anılan isteğin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
9.HD. 2010/1118 E. 2012/8568 K. 15.03.2012

…Somut olayda davalı işyerinde ikramiye ödemesi olduğunu sadece davacı tanık ifadelerinde geçmektedir. Dosya içinde ikramiye uygulaması olduğuna dair yazılı delil bulunmadığı gibi davalı tanık beyanları da aksi yönde anlatımlar içermektedir. Bu nedenle davalı işyerinde ikramiye ödemesi olmadığı anlaşılmakla, anılan isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
İkramiye uygulaması olmadığı kabul edildiğine göre anılan kalem dışlanarak giydirilmiş ücret belirlenip alacaklar yeniden hesaplanmalıdır.
9.HD. 2012/5129 E. 2014/11091 K. 02.04.2014

…Somut olayda davacı ikramiye ödemesi olduğunu sadece tanık ifadeleri ile kanıtlamıştır.
Dosya içinde ikramiye uygulaması olduğuna dair yazılı delil bulunmadığı gibi, davalı tanık beyanları ile de desteklenmemiştir.
Bu nedenle davalı işyerinde ikramiye ödemesi olmadığı kabul edilerek anılan isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
İkramiye uygulaması olmadığı kabul edildiğine göre anılan kalem dışlanarak giydirilmiş ücretin belirlenip alacakların yeniden hesaplanması gerektiği de mahkemece göz ardı edilmeden hüküm kurulmalıdır
9.HD. 2009/28787 E. 2011 /46870 K. 01.12.2011

…Davacının çalıştığı dönem içerisinde ikramiye ödendiğine dair yazılı bir belge mevcut değildir.
Davalı tanıkları işyerinde ikramiye ödemesi yapılmadığını açıklamışlardır.
Buna rağmen davacı tanık beyanlarıyla yetinilerek iş yerinde ikramiye uygulaması bulunduğu kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2006/16679 E. 2007/46 K. 22.01.2007

…Taraflar arasındaki uyuşmazlık işyerinde ikramiye uygulaması olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacıya ikramiye ödeneceği veya ödendiği konusunda iş sözleşmesi ya da yazılı belge bulunmamaktadır. İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi de yoktur. Bu konuda davacı tanıkları ile davalı tanıkları tamamen birbirinden farklı açıklamalarda bulunmuşlardır. Davacı tanıklarının ifadesi işyerinde ikramiye ödendiğinin kabulü için yeterli değildir. Dolayısıyla söz konusu alacağın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2007/42953 E. 2009/9276 K. 02/04/2009

…Davalı işveren işyerinde ikramiye uygulamasının olmadığını savunmuştur. Taraflar arasında, işverene ikramiye borcu yükleyen TİS ve yazılı hizmet sözleşmesi bulunmamaktadır. Dosyaya işyerinde ikramiye ödendiğini gösterir belgede sunulmamıştır. Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak ikramiye alacağına hükmolunmuş ise de davacı tanıkları bir yandan yılda iki ikramiye verildiğini, öte yandan kendilerine de ikramiye ödenmediğini belirterek çelişkili beyanda bulunmuşlardır. Davalı tanıkları ise şirkette ikramiye uygulamasının olmadığını bildirmişlerdir. Taraf tanıklarının sözü edilen anlatımları birlikte değerlendirildiğinde işyerinde ikramiye verilmediği vc iş koşulu haline gelmiş işyeri uygulamasının olmadığı dolayısıyla ikramiye alacağının kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır. Buna rağmen ikramiye alacağına karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
9.HD. 2007/20052 E. 2008/14399 K. 05.06.2008

…Davacı işçi ikramiye ödetilmesi isteğinde bulunmuş, davalı işveren işyerinde ikramiye uygulamasının olmadığını savunmuştur. Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiş vc tazminata esas ücrete ikramiye de dahil edilmiştir.
Dosya içinde işyerinde ikramiye uygulamasının varlığını gösteren yazılı bir delil bulunmamaktadır. Davacı tanıkları aylık 105 TL -110 TL ikramiye ödemesinin bulunduğunu açıklamışlar, davalı tanıkları ise ikramiye uygulamasının olmadığını belirtmişlerdir. Davacı tanıkları aynı işverene dava açan kişiler olup salt anlatımlarına göre sonuca gidilmesi doğru olmaz. Somut olayda davacı işçi ikramiye uygulamasının varlığını kanıtlayabilmiş değildir. Sözü edilen isteğin kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Yine tazminata esas ücretin tespitinde ikramiyenin dikkate alınması doğru değildir.
Mahkemece gerekirse bilirkişiden ek hesap rapor alınarak yukarda belirtilen esaslar dahilinde hesaplamaya gidilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
9.HD. 2010/8906 E. 2010/14674 K. 25.05.2010

…Somut olayda, davacı tanıkları her ne kadar ikramiye uygulamasından bahsetmiş ise de; davalı tanıkları bu beyanı doğrulamadığı gibi, davanın lehe neticelenmesinde (tanık M.E.’nin davasının olduğu da düşünüldüğünde), davacı tanıklarının lehine sonuç doğacağından beyanlarına itibar edilmiş olması doğru değildir. Ayrıca ikramiye uygulaması ile ilgili yazılı belge olmadığı gibi Çalışına ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Çalışma Müdürlüğü iş müfettişi tarafından yapılan incelemede de işyerinde ikramiye uygulaması olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında ikramiye alacağı isteği yönünden davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
9. HD. 2008/6007 E. 2009/23229 K. 17.09.2009

…Davalı yönetim kurulu kararı ile çalışanlara Ocak ve Temmuz aylarında yarını maaş ikramiye ödenmesine karar verilmiştir.
İş müfettişi raporunda da ikramiyenin bu şekilde olduğu belirlendiği halde eşdeğerde olmayan tanıkların çelişkili anlatımlarına itibar edilerek yılda dört tam ücret miktarında ikramiye ödendiğinin kabulü hatalıdır.
9. HD. 2006/16696 E. 2007/408 K. 23.01.2007

…Davacı işyerinde uygulaması olduğunu, ikramiyenin ödenmediğini belirterek ikramiye alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı ise işyerinde işçilere ikramiye ödenmediğini savunmuştur.
2005-2007 yılları arasında işyerinde çalıştığını belirten davacı tanığı K..D. işyerinde ikramiye uygulamasının bulunduğunu yılda 2 ya da 3 kez aylık ücretlerinin 1/3’ü kadar ikramiye verildiğini, yine davacı tanığı S.Ö. ise yılda iki kez bir maaş tutarında ikramiye verildiğini belirtmiştir.
Davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmişse de, davacı tanıklarının ödenen ikramiye miktarı konusunda beyanları çelişkili olup ayrıca iş sözleşmeleri sona ermiştir. Yine davacı tanığı S.Ö’ün beyanında geçtiği üzere davalıyla ihtilaflıdır.
Dosyada ikramiye ödendiğine dair yazılı bir belge de olmadığına göre ikramiyenin giydirilmiş ücrete dahil edilmesi ve ikramiye alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2010/2633 E. 2012/11563 K. 05.04.2012

…Davacı tarafından işyerinde yılda iki maaş ikramiye verildiği iddia edilerek ikramiye alacağı isteminde bulunulmuştur.
Davacı tanıkları işyerinde ikramiye ödemesinin bulunduğunu doğrulamış, işe girerken kendilerine bunun sözlü olarak taahhüt edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını ifade etmişlerdir.
Davalı tarafından dosyaya sunulan işyeri şahsi dosyasında da davacıya ikramiye adı altında bazı ödemeler yapıldığı, işverenden sadır olduğu anlaşılan avans listeleri ile açıktır.
Bu durumda dosyada mevcut işveren tarafından ibraz edilen belgelerdeki ikramiye ile ilgili kayıtlar değerlendirilerek davacının ikramiye alacak isteği hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddi ve ikramiyenin kıdem tazminatına esas ücretin belirlenmesinde nazara alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2006/6808 E. 2006/29413 K. 08.11.2006

…Dosya içeriğinden işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca ikramiye ödemesine dayanak teşkil edecek yazılı herhangi bir belge de bulunmamaktadır.
Davacı tanıklarından biri ikramiye ödemesi olduğunu ileri sürerken; davalı tanıkları düzenli ikramiye ödemesi olmadığını, işverenin yılbaşlarında harçlık mahiyetinde kendi inisiyatifi ile ödemede bulunduğunu belirtmişlerdir.
Bu durumda işyerinde ikramiye ödemesinin olduğu kanıtlanamadığından ücrete ilave edilerek giydirilmiş ücretin belirlenmesi hatalıdır.
Mahkemece kurulan hükmün sair itirazlar incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir.
9.HD. 2008/5513 E. 2009/18080 K. 25/06/2009

…Davacı dava dilekçesinde çalışılmış varsayılan döneme isabet eden dört aylık teşvik ikramiyesi talebinde bulunmuştur.
İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin mahkemece verilen karar kesinleşmiş olmakla dört aylık süre çalışılmış gibi sayıldığından bu süreye ilişkin olarak teşvik ikramiyesi talebinin hüküm altına alınması gerekirken reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2006/19548 E. 2006/24593 K. 25.09.2006

…Mahkemece 2004 yılı Ekim ayma kadar her ayın 15 inde ödenen ve yılda 8 kez verilen 45 günlük ikramiyelerin, Kasım 2004 ayından itibaren temel ücrete yansıtılmadığı ve davacının ikramiye alacağının, dolayısı ile kıdem tazminatına esas ücretin eksik hesaplandığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir.
Hükme esas raporda bilirkişi bordrolarda temel ücretin değişmediğini belirtmiştir. Oysa temyiz aşamasında sunulan ve dosyada da bulunan bordrolara göre Ekim 2004 ayı ile Kasım 2004 ayı bordrolarının ikişer adet olduğu, bir bordroda ücret miktarında değişiklik olmamakla birlikte diğer bordrolarda ödemenin farklı olduğu görülmektedir. Hukukçu bilirkişiden rapor alındığı için rapor denetime elverişli bulunmamaktadır.
Dairemiz incelemesinden geçen ve araştırmaya yönelik bozma kararı verilmesi üzerine yapılan incelemelerde “Ekim 2004 ve devam eden aylarda brüt ücretine daha önceden almakta olduğu yılda 8 kez yarım ücret tutarındaki ikramiyenin eklendiği ve ödendiği” tespit edilmiş ve ikramiye alacağı reddedilmiştir!Dairemizin 2012/7069 Esas).
Bu nedenle davacıya 2004 yılı ve daha sonraki yıllara ait tüm bordrolara getirtilmeli, mali kayıtları anlayan bilirkişiye inceleme yaptırılarak, ikramiyenin temel ücrete yansıtılıp yansıtılmadığı, emsal kararda dikkate
alınarak açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik vc denetime elverişsiz bilirkişi raporu ile karar verilmesi isabetsizdir.
9.HD. 2011/13158 E. 2012/25014 K. 02.07.2012

…İş şartı haline gelen ikramiyenin ortadan kaldırılması İş Kanununun 22. maddesine aykırılık teşkil etmekte ise dc bilirkişi raporunda söz konusu ikramiyenin maaşa katılarak ödendiği, davacının ücretinde asgari ücrete oranla her hangi bir azalmanın olmadığı ifade edilmiştir. Maaşa ilave edilen ikramiye, maaş bordrosunda ayrı bir kalem olarak gösterilmemiş ise de ikramiyeye yönelik ödemenin miktar olarak ücrete yansıtıldığı bilirkişi raporu ile belirtildiğine göre bilirkişi raporunda belirtilen bu hususun gerekçede değerlendirilmeden davacının talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2009/14339 E. 2011/15018 K. 23/05/2011

…Dosya içeriğinde dinlenen davalı tanığı O.A. 2005 yılı sonrası işveren tarafından yapılan bir toplantıda ikramiyenin kaldırıldığını ve her ay ikramiyenin %50’sinin maaşa ilave edildiğini söylemiştir.
Mahkemece işverenin söz konusu ikramiyeyi ücrete yansıtıp yansıtmadığı belirlenerek tüm delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutarak sonucuna göre ikramiye alacağı hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2009/32898 E. 2011/46704 K. 30.11.2011

…Davacı işçi, 30.06.2002 tarihli ek hizmet sözleşmesinde ikramiye ile diğer sosyal hakların yıllık toplamının 12 aya bölünerek aylık ücrete ekleneceğinin bildirilmesine rağmen bu uygulamanın yapılmadığını, aynı zamanda fazla çalışmaların ödenmediğini ileri sürerek iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini bildirmiştir. Kıdem tazminatı, fazla çalışına ücreti ikramiye ve diğer ayni sosyal haklar talep edilmiştir.
Mahkemece kıdem tazminatı hesabında ikramiye ve sosyal hakların esas alınmadığı seçenek hükme esas alınmış ancak diğer yandan ikramiye ve ayni sosyal haklara dair fark taleplerinin de kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin imzasını taşıyan 30.06.2002 tarihli ek hizmet sözleşmesinde yılda 4 maaş tutarında olan ikramiye, yakacak yardımı, izin harçlığı, bayram harçlığı ve ayakkabı yardımı alacaklarının aylık ücrete eklenerek ödenmesine devam olunacağı bildirilmiştir.
İşverence sunulan ücret bordrolarına göre belirtilen dönemde ücret artışına gidilmiştir. Bu durum SGK hizmet döküm cetvelinde yer alan prime esas kazançlarından da anlaşılmaktadır. O halde ek sözleşmeye göre ikramiye ve sosyal hakların aylık ücrete eklendiği dosya içeriği ile sabit olmuştur. Yapılan artışın zaman içinde enflasyon sebebiyle erimiş olması sonuca etkili değildir. Böyle olunca davacı işçinin 30.06.2002 tarihli ek iş sözleşmesi hükümleri ile bağlı olduğunun kabulü gerekir.
Ancak davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti sebebiyle iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği anlaşılmakla, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti isteklerinin kabulü yerindedir. Hüküm altına alınan kıdem tazminatı, ikramiye ve sosyal haklar eklenmemiş ücrete göre hesaplanmış olmakla bu yönde bir isabetsizlik de bulunmamaktadır.
Davalı işveren karşı dava açan başka bir işçi yönünden yapılan yargılamada da ikramiye ile ayni sosyal yardımlar reddedilmiş, fazla çalışma ve kıdem tazminatı hüküm altına alınmış, karar Dairemizce onanmıştır(Yargıtay 9. HD.
15.06.2011 gün 2011/14607 E, 2011/ 18235 K). İkramiye ve sosyal yardımlara ait taleplerin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
9.HD. 2009/37398 E. 2012/8305 K. 13.03.2012

…Davacı ikramiyelerinin ödenmediğini ileri sürerek ikramiye talebinde de bulunmuştur.
Davalı ikramiye uygulaması olmadığını savunmuştur.
Tanıklar tarih vermeden ikramiye uygulaması olduğunu ücretlere ilave edildiğini beyan etmişlerdir.
Davacı tarafından ikramiye uygulamasını gerektirecek bir sözleşme ibraz edilmemiştir.
Öte yandan davacıya ikramiye ödendiğine dair bir iş uygulaması da belirlenememiştir. İkramiye isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Bu duruma göre tazminata esas alınan ücrete de ikramiye alacağı ilavesi de hatalıdır.
9.HD. 2006/9781 E. 2006/30129 K. 15.11.2006

…Taraflar arasında işçinin teşvik ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusunu teşkil etmektedir. Dosya içeriğine göre, işyerinde uygulanmakta olan 22.dönem toplu iş sözleşmesinin 55.maddesinde, kadrolu daimi işçilerin haklarından yararlanan kadrosuz sürekli işçilerden çalışmaları devam ettiği sırada yüksek okul (lisans, ön lisans) veya meslek yüksek okulunu bitirmek suretiyle diploma alan ve bunu ibraz edilenlere brüt 30 yevmiye tutarında teşvik ikramiyesi ödeneceği düzenlemesi mevcuttur. Şahsi sicil dosyasında yer alan belgeler dikkate alındığında, davacı, yüksekokul (4 yıllık iktisat) mezunu olarak işe başlamış, çalışmaktayken bulunduğu tahsil seviyesiyle eşdeğer olan 4 yıllık ikinci bir yüksekokulu bitirerek toplu iş sözleşmesi ile getirilmiş teşvik ikramiyesini talep etmiştir. İşverence, bitirdiği yüksekokul bulunduğu tahsil seviyesinde olmadığından bu talebi yerine getirilmemiştir. Toplu iş sözleşmesi ile getirilen teşvik ikramiyesi düzenlemesi, işyerinde çalışan işçilerin yüksek okul bitirmesini teşvik etmek, bu şekilde işyerindeki eğitim seviyesini yükseltmek amacına yönelik olarak getirilmiştir. Davacı işe başladığı tarihte zaten yüksekokul mezunudur. Çalışırken ikinci yüksekokulu bitirmiş olması, toplu iş sözleşmesinin belirtilen düzenleme amacına uygun olmadığından, söz konusu isteğin reddi gerekirken hatalı gerekçeyle kabul edilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2013/1513 E. 2013/30426 K. 26.12.2013

…Somut olayda davacı taraf 2010 yılı Haziran ayında sendika üyesi olduğunu 2010-2011 yılları arası geçerli olan T.İ.S. 28. maddeye göre işçilere yılda 4 maaş üzerinden verilmesi gereken ikramiyenin ödenmediğini belirterek talebin hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı taraf ise söz konusu ikramiye alacaklarının bordrolarında tahakkuk ettirilip ödendiğini savunmuştur. Mahkemece T.İ.S. ikramiyesinin işveren tarafından kısmen ödenmiş olması nedeniyle ödenmeyen kısmının kabulüne karar verilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinde de yıllık 4 maaş ikramiyesinin asıl ücretin içinde olduğu hükmü yer almakta ve 2010 yılı bordrolarının hepsinde çalışma süresi ile orantılı olarak ikramiye ödemesi yapıldığı görülmektedir. Bordroların incelenmesi neticesinde davalı işverenin sözleşmede ücrete dahil olan ikramiye ödemesini bordrolarda ayrıca tahakkuk ettirerek ödediği anlaşılmaktadır. Davacının sendika üyesi olduktan sonra kendisine ayrıca bir T.İ.S. ikramiyesi ödendiği bordrolardan anlaşılamamaktadır. Mahkemenin ödendiğini kabul etliği ikramiye alacakları işverenin davacının sendikaya üye olmadan da önce ödemiş olduğu sözleşmeden kaynaklanan ikramiye alacaklarıdır. Hal böyle olunca davalı tarafından davacıya sendika üyelik tarihi olan Haziran 2010 tarihinden sonra ayrıca bir ikramiye ödemesi yapılmadığı sabit olduğundan davacının T.İ.S. ikramiyesinin tamamen hüküm altına alınması gerekirken kısmen kabulü isabetsizdir.
7.HD. 2013/1194 E, 2013/10652 K. 06.06.2013

…Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının TİS’den kaynaklanan ikramiye alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
TİS’in 34/B fıkrasında ikramiyeden yararlanamayacaklar listesinde sayılan (devlet memuru gibi görev yapan) söz dizisinden sözü edilen görevlerde bulunanların masa başında çalışanlarına ikramiye verilmeyeceği anlaşılmaktadır.
İtfaiye görevi ikramiyeyi hak edecek eylemi gerektiren ve içerisinde tehlikeyi barındıran görevdir. Sözü edilen kişiyi yararlandırmamak TİSin ilgili hükmü ile bağdaşmaz.
Mahkemece yapılacak iş, TİS süresi de dikkate alınarak davacının masa başında çalışıp çalışmadığı araştırılıp karar vermektir. İlgili hükmün hatalı yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
9.HD. 2009/23384 E. 2011/39219 K. 24.10.2011

…Davalı işyerinde sözleşmeli personel olarak çalışmakta iken, davalı işverenin özelleştirilme aşamasında olması nedeniyle 08.01.2001 tarihinde iş mevzuatına kapsam dışı işçi olarak geçtiği ve bu tarihten Mart 2006 tarihine kadar ikramiye ve ilave tediyelerinin aldığı ücretten değil, aynı işyerinde çalışan kapsam içi işçi ücretinden ödendiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mahkemece; söz konusu ikramiyelerin davacının aldığı ücretten ödenmesi gerektiği kabul edilerek fark ikramiye ve ilave tediye isteklerinin kabulüne karar verilmiştir.
Kapsam dışı olan davacıya ödenmekte olan bu ikramiyelerin yasal dayanağı işyerinde uygulanmakta olan Kapsam Dışı Personel Yönetmeliğidir. Anılan yönetmeliğin 15. Maddesinde ise; mahkemece hüküm kurulan tarihlerde, kapsam dışı işçilere dava konusu ödenmesi gereken her iki ikramiyenin de, aynı işyerinde çalışan kapsam içi işçinin ücreti üzerinden ödeneceği yazılıdır. Böyle olunca; yönetmeliğin bu hükmü yürürlükte olduğu sürece davalı işverenin yaptığı uygulama anılan yönetmeliğe uygundur.
Aynı olay HGK nun önüne geldiğinde de, HGK nun 31.03.2010 tarih ve 2010/9-166 Esas. 2010/186 sayılı kararıyla işverenin uygulamasının yönetmeliğe uygun olduğuna karar verilmiştir.
Böyle olunca davacının fark ikramiye alacak isteklerinin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
9.HD. 2010/544 E. 2012/10816 K. 02.04.2012

…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 25.6.1992-10.7.2006 tarihleri arasında davalıda kapsam dışı statüde çalıştığı kabul edilerek TİS’den kaynaklanan akdi ikramiye alacağı 1995 yılından itibaren hesaplanmış mahkemece de kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada davacının sendika üye kayıt fişi bulunmamaktadır. Dosya bu nedenle geri çevrilmesine rağmen yine gönderilmemiştir.
Öte yandan davacının şahsi sicil dosyası incelendiğinde 25.6.1992 tarihinde P.T.T. Genel Müdürlüğüne geçici işçi olarak girdiği 15.11.2000 de davalıya büro hizmetlerinde çalışmak üzere geçiş yaptığı sonrasında 1.2.2001 günlü iş sözleşmesi imzalayarak davalı işyerinde koruma güvenlik memuru olarak kapsam dışı statüde çalışmaya devam ettiği, 10.7.2006 da da memur olarak nakledildiği anlaşılmıştır.
Davacının 1.1.2001 de imzaladığı akitte TİS zamlarının yansıtılacağı yazılı olmakla birlikle akdi ikramiye yer almamaktadır. Davacı bu tarihten sonra özel güvenlik görevlisi ve kapsam dışı statüde çalıştığından TİS ikramiyesinden yararlanması mümkün değildir.
Bu nedenle sendika üye kayıt fişi celbedilmeden emsal dunundaki çalışanların durumu belirlenmeden ve 1.1.2001-10.7.2006 tarihleri arasındaki statüsü nedeniyle TİS’den kaynaklanan ikramiye alacağından yararlanıp yararlanmayacağı belirlenmeden akdi ikramiye alacağının anılan tarihler arası için kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
9.HD. 2009/39961 E. 2009/32516 K. 01.12.2009

…Davacı, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile sona erdiğini ve emeklilik ikramiyesinin 20 yıl çalışma süresini tamamlayarak emekli olan üyelere ödenen ikramiyenin yarısı kadar ödenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, fark emeklilik ikramiyesi alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, emeklilik ikramiyesi ödemesinin tüzüğe uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının emeklilik ikramiyesinin tüzüğe uygun olarak ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir..
Mahkemece davacının emeklilik ikramiyesinin Vakıf Tüzüğünün 93. maddesine uygun şekilde hesaplanıp ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de davacının Vakıf Tüzüğünün 93. maddesindeki değişikliğe yönelik itirazının değerlendirilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılacak iş davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde açıkladığı 1993 yılında yapılan değişikliğin davacıya tebliğ edilip edilmediği veya çalışanlara duyurulup duyurulmadığı hususu araştırılarak, tüzüğün değişiklikten önceki 93. maddesinin metni getirtilerek davacı vekilinin itirazları değerlendirilip karşılanarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2013/10999 E. 2014/17839 K. 02.06.2014

…Davacı işçi son dönem için ikramiye isteğinde bulunmuş, mahkemece bir maaş tutarında ikramiye talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İşyerinde yılda 4 ikramiyenin olduğu ve davacıya ilk 3 dönem ikramiyesinin ödendiği tartışma dışıdır.
Davacı işçinin iş sözleşmesi 31.10.2002 tarihine kadar çal ıştığı anlaşılmakla, ikramiye hesabında son 3 aylık süre içinde çalışılan günlerin dikkate alınarak kıstelyevm usulü bir hesaplamaya gidilmesi gerekir.
Davacının 2002 yılının tamamında çalışmış gibi ikramiye isteğinin kabulü hatalı olmuştur.
9.HD. 2006/12367 E. 2006/18963 K. 27.06.2006

…Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin 4. maddesinde ikramiye alacağının performansa ve her yıl başında belirlenen iş hedeflerinin başarılma derecesine göre ne miktarda ödeneceği açıklanmıştır.
Performansa dayalı primlerin tahakkukunu gösteren 2006 yılı satış cetvelleri ve ilgili belgelerin işyerinden getirtilmesine ilişkin işyerine yazılan yazı cevabı takipsiz bırakılmıştır.
Söz konusu belgelerin işyerinden getirttirilerek, sözleşmede yazılı performans ve iş hedeflerinin başarılma derecesi bilirkişi aracılığı ile saptanmalıdır. Yeterli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile ikramiye alacağı isteğinin reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2009/9793 E. 2011/9481 K. 30.03.2011

…Davacı, davalı işyerinde 08.10.1973 – 26.02.2007 tarihleri arasında çalıştığını, emeklilik suretiyle ayrıldığını, işyerinde çalışan işçilere bir yıllık çalışmaları karşılığı, ertesi yıl en son aldıkları maaş tutarında teşvik ikramiyesi ödendiğini, nitekim 20.02.2007 tarihli B.D.T.M. yazısında da 2006 yılı teşvik ikramiyesinin ödenmesinin öngörüldüğünü, kendisine teşvik ikramiyesinin ödenmediğini iddia ederek, teşvik ikramiyesinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dilekçesinden ne istendiğinin tam anlaşılamadığını, davacının ibraname vererek kendilerini ibra ettiğini savunmuştur.
Mahkemece “B.D.T.M’nm 20.02.2007 tarihli ve 0120001193 sayılı yazılarıyla ihracatçı birliklerinde üstün gayretli ve verimli çalışma gösteren ve halen görevde bulunan daimi personele teşvik ikramiyesi verileceği belirtilmiştir. Aynı birim 14.02.1997 tarih ve 827 sayılı yazıları ile teşvik ikramiyesinin otomatik bir uygulama olmayıp, gösterilen performansa bağlı olarak makamın takdirine bağlı bulunduğunu ifade ederek ikramiyenin tüm personele seyyanen uygulanmamasını istemiştir.
Davacı tarafça talep olunan teşvik ikramiyesi hizmet süresi boyunca her halükarda hak edilecek bir alacak değildir. Teşvik ikramiyesi ödenmesi davalı işyerinin uygulamasına göre üstün gayret gösteren personelin ödüllendirilmesi amacını taşımaktadır. Davacının çalıştığı süre boyunca teşvik ikramiyesi almaya hak kazandığı davacı tarafça ispatlanamamıştır.” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararında da belirtildiği gibi, teşvik ikramiyesinin personelin performansına göre ödeneceği kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de 2006 yılı ikramiyesinin kimlere ödendiği, davacının performansının araştırılıp araştırılmadığı, teşvik ikramiyesinin ödeme kriterlerinin neler olduğu etraflıca araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir
9.HD. 2008/38460 F.. 2010/34054 K. 22.11.2010

…Davacı gazeteci 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 14. maddesinde öngörülen ikramiye yönünden istekte bulunmuş, davalı işveren davaya konu dönem içinde işverenin zarar ettiğini savunmuştur. Mahkemece ikramiye isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 14. maddesinin son fıkrasında, “gazeteciler her hizmet yılı sonunda işverenin sağladığı karın emeklerine düşen nispi karşılığı olarak asgari birer aylık ücret tutarında ikramiye alırlar” şeklinde kurala yer verilmiştir. Davalı işveren istek konusu yıllar yönünden zarar ettiğini ileri sürmüş ve dosyaya bu yönde bilançolar sunmuştur. Mahkemece bu konu üzerinde durulmaksızın eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup ikramiye alacağı bakımından kararın bozulması gerekmiştir.
9.HD. 2008/348 E. 2008/12804 K. 27.05.2008

…Somut olayda, davalının mali kayıtlarının incelenmesinde 2003 yılında kar edip etmediği kesin olarak saptanamamıştır. Bu konunun uzman mali bilirkişiden sorularak ikramiye alacağını hak edip etmediği belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
9.HD. 2011/14763 E. 2013/16411 K. 30.05.2013

…Davacı, 5953 sayılı Yasanın 14/son maddesinde göre ikramiye talebinde bulunmuş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir. İlgili yasa hükmüne göre yasal ikramiyeye hak kazanılabilmesi için işverenin kâr etmiş olması gerekir. Somut olayda TMSF nin el koyması üzerine işyerinin davalı şirkete devredildiği anlaşılmakla 2008 yılı ve öncesine ait dönemler için kâr elde edip etmediğinin ilgili vergi dairesinden araştırılması gerekir.
9.HD. 2010/51173 F.. 2013/10818 K. 02.04.2013

…Somut olayda davacı gazeteciye her aylık ücret bordrosuyla ikramiye ödendiği tartışmasızdır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yapılan ödemenin akdi ikramiye olduğu ve yasal ikramiyenin ödenmediğinden söz edilerek hesaplamaya gidilmiştir. İş sözleşmesinde yasal ikramiye dışında akdi ikramiye kararlaştırılmamıştır.
5953 sayılı Yasanın 14. maddesinde sözü edilen ikramiye asgari olup, taraflarca belirtilenin üzerinde ikramiye belirlenmesi de mümkündür.
Davacı işçiye yasal ikramiyenin üzerinde ikramiye ödemeleri yapılmış olmakla, ikramiye isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü hatalıdır.
9.HD. 2009/33343 E. 2012/12059 K. 10.04.2012

…Davalı banka tarafından işyerinden emekli olan personele her yıl 1 maaş tutarında banka kuruluş ikramiyesi ödenmektedir. Davacının iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle değil, işverenin feshiyle sona ermiştir. Davacı fesihten sonra bankanın vakıf sandığına başvurarak emekliye ayrılmıştır. Banka personel komitesince 17.10.2008 tarihinde davacının bu ikramiyeden faydalandırılmamasına karar verilmiştir. Bu ikramiyenin ödenmesi işverenin uhdesinde olan bir haktır. İşverenin davacıyı bu ikramiyeden yararlandırmayacağına ilişkin kararı nazara alındığında, davacı, banka kuruluş ikramiyesine hak kazanamayacağından bu talebinin reddi gerekir.
9.HD. 2011/52321 E. 2013/22703 K. 17.09.2013

…Davalı banka ile davacı arasında kuruluş ikramiyesi ödenmesi ile ilgili yazılı bir sözleşme olmadığı gibi konu ile ilgili herhangi bir yasal düzenlemede bulunmamaktadır. Kuruluş ikramiyesi davalı Banka yönetiminin taktirinde olup, atifet niteliğinde olduğundan davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2010/38386 E. 2013/61 K. 14.01.2013

…Davacının hüküm altına alman göç ikramiyesi işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 64. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde de emekliye ayrılan personele başka bir şehre taşınması halinde maaşının %75’i oranında göç tazminatı ödeneceği belirtilmiştir. Davacının iş sözleşmesi emeklilik nedeniyle değil işverenin feshiyle sona erdiğinden davacı bu göç ikramiyesine hak kazanmaz. Bu talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
9.HD. 2011/52321 E. 2013/22703 K. 17.09.2013

…Davalı işveren, ikramiyelerin bordrolardan da anlaşılacağı üzere, aylık ücrete ilave olarak ödendiğini savunmuştur.
Dosyada bulunan bordrolarda ikramiye adı altında ödemeler yer almaktadır.
Bordrolarda davacının imzası bulunmamakla birlikte, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı davacı vekili tarafından ileri sürüldüğüne göre, ilgili banka kayıtları üzerinden gerekli incelemeye gidilmeli ve ikramiye olarak davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu konuda eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2006/25785 E. 2006/30082 K. 14.11.2006

…Davalı işveren ikramiye ve ilave tediyenin ödendiğine ilişkin tahakkuk belgeleri ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporundan bunların değerlendirilip değerlendirilmediği anlaşılmamaktadır.
Davacıya ödenen ikramiyeler tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ödenenler hesap dışı bırakılarak, bakiyesi hüküm altına alınmalıdır.
9.HD. 2006/13166 E. 2006/32153 K. 07.12.2006

…Davacı vekili davacının ikramiye alacağının ödenmediğini iddia etmiştir.
Davalı vekili davacının alacaklarının ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda dosya arasında bulunan imzasız bordrolardaki ikramiye alacağının ödenmediği kabul edilerek bu miktar alacak hüküm altına alınmış ise de, davalının ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığı yönündeki savunması da dikkate alınarak davacının lehine davalı tarafından bordro ile tahakkuk ettirilen ikramiye alacaklarının ödenip ödenmediğinin tespiti bakımından davacının ücretini aldığı banka kayıtlarının celbi ve gerekirse bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre ikramiye alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.
9.HD. 2011/42120 E. 2012/25311 K. 02.07.2012

…Yine akdi ikramiye ve giyim yardımı alacakları TİS den kaynaklandığından 2822 sayılı yasanın 61. maddesindeki bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi yerine en yüksek mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesi isabetsizdir.
9.HD. 2008/13302 E. 2009/36182 K. 21.12.2009

…Dava konusu ikramiye alacağı, aile ve kira yardımı alacağı niteliği itibarıyla ücret ve diğer sosyal hak niteliğinde olup Borçlar Kanunun 126. maddesi gereğince beş yıllık zamanaşımına tabidir. Buna göre 07.12.2005 dava tarihi itibarıyla anılan istekler zamanaşımına uğramıştır. Diğer yandan bu husus Dairenin bozma kararı kapsamı dışında kalıp kesinleşmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur Buna göre dava konusu ikramiye alacağı, aile ve kira yardımı alacağı isteklerinin zamanaşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
9.HD. 2009/2143 E. 2009/6438 K. 10/03/2009

…Davacının kabul edilen ikramiye alacağı hak ettiği tarihteki asgari ücret esas alınarak hesaplanmış ise de bu hesap tarzı hatalıdır.
Yapılacak iş davalının son aldığı ücretin fesih tarihindeki asgari ücrete oranlanması yapılarak ikramiyenin hak edildiği tarihteki asgari ücretin bu orana göre artırılması suretiyle tespit edilecek ücret üzerinden ikramiye alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2009/36289 E. 2011/47907 K. 12.12.2011

…Somut olayda, davacıya ait aylık ücret bordroların ibraz edilmesinden önce düzenlenen 28.4.2009 tarihli bilirkişi raporunda dosya içeriğinde Temmuz 2008 ve sonrasına ait ücret bordrolarının bulunduğu, önceki dönemlere ait bordroların bulunmadığı belirtilerek bilinmeyen önceki dönem ücretlerini asgari ücrete oranlayarak bulunan ücrete göre ikramiye alacağı hesaplanmıştır.
Davalının ücret bordrolarını sunmasından sonra alınan ek rapor da ise ödeme belgesi veya imzalı bordrolarda ikramiye ödemesi olmadığı belirtilerek yeni bir hesaplama yapılmamıştır.
Davalı aylık ücret bordrolarını sunarak ikramiye hesabının bordrolarda yazılı ücret seviyesi üzerinden yapılmasını istemiş, ancak hükme esas alınan raporda dav acın m ücretinin belirli olmadığı gerekçesiyle asgari ücrete oranlama yaparak daha yüksek ücret üzerinden ikramiye alacağı hesaplanmıştır.
Davacının ücreti bordrolar ile belirli ‘olup, ücret miktarında ihtilaf söz konusu değilken bilirkişinin ibraz edilen bordroları göz ardı ederek ikramiye alacağını daha yüksek ücret seviyesi üzerinden hesaplaması ve mahkemece bu yüksek miktara itibar edilerek hüküm altına alınması hatalıdır.
9.HD. 2010/6539 E. 2012/13703 K. 19.04.2012

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.1.2001-29.5.2003 tarihleri arasında davacının aldığı son ücret üzerinden ikramiye alacağı kıstelyevm olarak hesaplanmıştır. Ancak dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre ikramiye alacağı hesabında talep edilen döneme göre o tarihte alman ücret dikkate alınmalıdır. Mahkemece bu konuda bilirkişiden ek rapor alınarak ikramiye alacağı istek konusu süreye ilişkin olarak dönem ücretlerine göre hesaplanarak sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
9.HD. 2007/30185 E. 2008/28441K. 24.10.2008

…Mahkemece davacının çalıştığı dönemle ilgili ikramiye alacağına hak kazandığına dair yapılan değerlendirme ycrindedir.
Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, günlük ikramiye tutarı; günlük ücret x 120 gün (yılda 4 aylık ücret karşılığı ikramiye ödenmekle) / 365 x 144 gün (davacının haftada 3 gün çalıştığının kabulü ile yılda fiilen çalıştığı süre) / 365 x 1 şeklinde hesaplanmış bulunmaktadır.
Sıralanan yasal düzenlemeler karşısında akçeli haklar oranlama yapılmak suretiyle hesaplanmalıdır. Bu cümleden hareketle tam süreli çalışanların yıl içindeki fiili çalışma süresi belirlenerek 4 aylık ücret kadar ödenen ikramiyenin gün olarak karşılığı tespit edildikten sonra davacının fiili çalışma süresine göre hak ettiği ikramiye tutarının hesaplanması gerekirken hatalı şekilde yapılan hesaplamaya göre karar verilmesi isabetsizdir.
9.HD. 2009/22763 E. 2011/38422 K. 20.10.2011

…Dosya kapsamı nazara alındığında;bizzat davacı tarafından delil olarak ibraz edilen ücret bordrosuna göre işveren tarafından normal ücret tutarı 979.0 TL ve maaşa yansıtmak suretiyle ödenen ikramiye tutarı 326.33 TL olmak üzere toplam 1305.33 TL brüt ücret ödemesi yapıldığı bu hususu dosya içerisindeki SSK hizmet cetvellerindeki prime esas kazanç tutarının 1305.33 TL olarak gösterilmesinin de doğruladığı bu haliyle işverence yıllık dört maaş tutarı ikramiyenin her ay maaşa yansıtılmak suretiyle ödendiği anlaşılmaktadır. 26.2.2008 havale tarihli bilirkişi raporunda ise, yukarıda izah edildiği üzere içerisine ikramiye tutarı aylık olarak yansıtılan ücrete ikinci kez ikramiye tutarı eklenmek suretiyle giydirilmiş ücret hesabı yapılarak kıdem tazminatı tutarı hesaplanması hatalı olup iş bu bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalıdır.
9.HD. 2008/24737 E. 2010/11297 K. 19.04.2010

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*