Ücretin gününde ödenmemesi nedeniyle işgörme ediminden kaçınmak – Yargıtay kararları

…İşçinin ücretinin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmemesi halinde işçi iş görme borcunun yerine getirmekten kaçınabilir. Bu süre içinde ücret ödemesi uygulaması yapılacağı yasa tasarısında düzenlendiği halde Türkiye Büyük Millet Meclisimdeki görüşmeler sırasında bu düzenleme yasa metninden çıkarılmış ve bu suretle Yasama organı boşta geçen bu sürede ücret istenemeyeceğine dair iradesini açık olarak ortaya koymuştur.
34. maddenin bu düzenlemesine göre işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçındığı bu sürenin ücretini işverenden talep etmesi mümkün değildir. Zira, işçinin çalışmaması kendi iradesi ile oluşmuştur.
Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2004/13259 E. 2005/3782 K. 10.02.2005

…Somut uyuşmazlıkta davacı ve diğer işçilerin 2 aydır ücretlerini alamadıkları ve bu nedenle topluca iş görme edimini yerine getirmekten kaçındıkları, bunun üzerine işyerinde çıkarıldıkları ve devamsızlık tutanaklarının sonradan tutulduğu anlaşılmakladır.
Davacının davranışı iş görme edimini yerine getirmekten kaçınmadır. İş görme ediminden kaçınan davacı işçinin iş sözleşmesi davalı işveren tarafından feshedildiğinden ihbar tazminatının kabulü gerekir. Yazılı gerekçe ile bu tazminatın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/49945 E. 2011/18452 K. 20.06.2011

…Somut uyuşmazlıkta davacının toplu halde gerçekleşen iş görme edimini ifadan kaçınma eylemine katıldığı Mersin 1. İş Mahkemesinin 2007/3 D.İş sayılı dosyası ve Mersin 5. Noterliğinin 19.03.2007 ve 20.03.2007 tarihli tutanakları ile sabittir. Ancak dinlenilen tanık anlatımlarından, bu eylemin işveren tarafından fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretlerin ödenmemesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Bölge Çalışma Müdürlüğünün 29.03.2007 tarihli tutanağında fazla çalışma ücretlerinin ödendiği yönünde genel bir belirleme yapılmış ise de davalı tarafça davacının tüm çalışma dönemine ilişkin ücret bordroları ibraz edilmemiştir. Dosya içerisine ibraz edilen bordroların incelenmesinde ise 2007 yılı 1 ay bordrosu dışındaki diğer dönemlere ilişkin bordrolarda fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti tahakkuku bulunmadığı görülmüştür.
İşçinin bireysel kararı sonrası fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile yaptığı bu eylem toplu nitelikte olsa bile kanun dışı grev sayılmaz ve bu durum iş sözleşmesinin feshinde haklı neden teşkil etmez.
Bu husus dikkate alınmaksızın kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2009/16097 E. 2011/17333 K. 09.06.2011

…Davacı işçi son 7 ay elden ödenmekte olan ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek 4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde öngörülen çalışmaktan kaçınma hakkını kullanmıştır. Davalı işveren sözü edilen ödemelerin yapıldığını ispat edememiştir. Bu durumda davacı işçinin sözü edilen davranışı yasal bir hakkın kullanımı niteliğindedir. İşverence bu nedenle davacının iş sözleşmesinin feshi haklı bir nedene dayanmamaktadır.
9. HD. 2009/36983 E. 2010/9493 K. 06.04.2010

…4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde öngörülen çalışmaktan kaçınma hakkı kapsamında değerlendirilmelidir. Anılan Yasanın ilgili maddesinde, “ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Bir kısım işçilerin işe iade davası açtığı dönemde davacı işçinin işverence işe başlatılması da geçerli nedenin olmadığını ortaya koymaktadır.
Böyle olunca 22.7.2004 tarihli yazı ile yapılan fesih sebebiyle davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilmelidir.
9. HD. 2008/10291 E. 2008/11570 K. 06.05.2008

…Kabule göre; davalı işverence iş akdinin feshine gerekçe gösterilen olaya ilişkin olarak, işyerinde 23.03.2006 ve 24.03.2006 tarihinde ödenmeyen ücretler nedeniyle bir kısım işçi tarafından iş bırakma eylemi gerçekleştirildiği, eyleme katılan işçilerce eyleme katılmayan işçilere çalışmamaları yönünde baskı yapıldığı, işyeri eşyalarından yaka kartı ve önlüklerin yerlere atıldığı, işverene karşı küfürlü sözler söylendiği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Yasanın 34.maddesinde, ücretinin ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir sebep dışında ödenmemesi halinde işçinin iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabileceği, kişisel kararlarına dayanarak iş görev borcunu yerine getirmemelerinin sayısal olarak toplu bir nitelik kazanması halinde dahi grev olarak nitelendiriİçmeyeceği, işçilerin iş akitlerinin bu nedenle feshedilemeyeceği belirtilmiştir. Kanun hükmü, işçiye ücretlerinin ödenmemesi halinde iş görme edimini yerine getirmeme hakkı tanımış ise de, işyerinde çalışan diğer işçilere çalışmama yönünde baskı yapılması, işverene ve diğer işçilere hakaret edilmesi, işverene ait eşyalara zarar verilmesi işyeri disiplini ve barışını bozucu hareketler arasında yer almakta olup belirtilen eylem ve hareketlerin söz konusu madde hükmü kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu durumda davacı ve diğer işçilerin işyerinde gerçekleştirdikleri eylemin 4857 sayılı yasanın 34.maddesi kapsamında değerlendin İçmeyeceği, davacının iş akdinin fesih işleminin haklı nedene dayalı olduğu ve davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamadığı düşünülmelidir.
Ancak davacının feshe dayanak oluşturan olaylara karışıp karışmadığı, karışmış ise eylemlerinin boyutu dosya içeriğinden açıkça anlaşılamamaktadır. Davalı savunmasında, tanık beyanlarında ve delil listesinde bahsi geçen olay tespit tutanağına ve jandarma komutanlığının olaylara ilişkin tespitlerine dosya içinde rastlanmamıştır. Anılan tutanak ve tespitler dosyaya dahil edilmeli davacının feshe dayanak teşkil eden olaylara iştirak edip etmediği tartışılmalı, tanık sözleri değerlendirilmeli ve sonucuna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı istekleri hakkında bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2008/1570 E. 2008/4068 K. 10.03.2008

…Davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren ise, davacı ve diğer bir kısım işçilerin yemekhanede toplanarak kanunsuz grev yapması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, ücretin ödenmesinin gecikmesi 20 günü bulmadığı halde davacının diğer bir kısım işçilerle birlikte yemekhanede toplanıp vardiya süresince çalışmadığı bu durumun işveren haklı fesih imkanı verdiği gerekçesiyle isteklerin reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacı işçinin vardiyasına geldiği halde yemekhanede toplanan diğer işçilerine eylemine katılarak iş başı yapmadığı kanıtlanabilmiş değildir. Gerçekten, fesih yazısında belirtilen vardiyada çalışması gerekenler arasında davacının ismine rastlanmamıştır. Yine noter tespit tutanaklarında da davacı ismi yer almamıştır. Bununla birlikte noter tespiti ile işverence tutulan tutanaklarda S.A. ve S.A. isimleri yer almıştır. Davacının isminin tutanaklarda belirtilen şekilde yazılmış olması ihtimal dahilindedir. Mahkemece bu konu üzerinde durulmalı davacının olay günü işyerinde vardiyasına geldiği halde çalışmadığı ve tutanaklarda ismi geçen şahıs olduğu belirlendiğinde şimdiki gibi davanın reddine karar verilmelidir. Davacı işçi ile tutanaklarda ismi yer alan şahsın farklı olduğu belirlendiğinde ise davacının fesih yazısında belirtilen vardiya saatlerinde çalışması gerektiği halde yemekhanede toplandığı toplu olarak çalışmama eylemine katıldığı yöntemince ispatlanamadığından, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulüne dair hüküm kurulmalıdır. Mahkemece eksik incelemeyle
karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2007/4419 E. 2007/18701 K. 12.06.2007

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*