Ücrete zam yapılmaması – eksik zam nedeniyle fesih – Yargıtay kararları

…Davacı işyeri hekimi olup davalı iş yerinde emsali bulunmamaktadır. Davalı işveren tarafından sunulan kayıtlarda davacının ücretinde az da olsa artış yapıldığı görülmektedir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre hizmet akdinde zam yapılmasına ve zam oranına ilişkin açık hüküm bulunmaması durumunda zam yapılmamasının başlı başına davacıya haklı fesih imkanı tanımayacağı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle davacının iş akdini feshi haklı nedene dayanmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2011/35899 E. 2013/25207 K. 07.10.2013

…Kökleşmiş içtihatlarımıza göre işçinin zam talebinin işverence karşılanmaması işçiye iş sözleşmesini fesih hakkını vermez. Ancak işverence bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediği ve taraflar arasında bu konunun huzursuzluk yarattığı açıktır.
Öte yandan işçinin işyerini bu nedenle terk ettiği ve dosya içeriğindeki tüm delillerden ve olayların akış sürecinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2007/1692 E. 2007/28190 K. 26.09.2007

…Dosya içindeki bilgi ve belgeler ile taraf tanıklarının beyanlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının ücretine zam yapılmasını talep ettiği, bu talebin davalı işveren tarafından kabul görmemesi nedeni ile işyerini terketmek sureti ile iş sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre işçinin ücretine zam yapılmasını talep etmesi ve bu talebin kabul edilmemesi halinde iş sözleşmesini feshi işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturmamaktadır.
Bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2011/7901 E. 2011/14055 K. 10.05.2011

…Dosya içeriğine göre, davacı ve arkadaşlarının ücretlerde yeniden düzenleme yapılmasını isteyen dilekçe vermelerinin ve işverence bu talebin kabul edilmemesinin ardından davacının işyerine gelmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır.
Mahkemece davacının isteklerinin reddi ile davalı karşı davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, aksine yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2007/ 17489 E. 2007/24471 K. 17.07.2007

Davalı, iş sözleşmesinin işçinin başka iş bulduğundan, istifa ederek ayrılması sebebi ile son bulduğunu iddia etmiştir. Davacı işyerinde 01.04.1999-15.12.2009 tarihleri arasında 011 yıl sekiz ay ondört gün çalışmıştır. Ancak bu uzun sürede işçinin asgari ücretine hiç zam yapılmaması ve yukarıda açıklandığı üzere fazla çalışma yaptırıldığı halde ücretinin de ödenmediğinin anlaşılmasına göre davacının istifasının bu gerekçelere dayalı olarak değerlendirilerek, sözleşmenin işçi tarafından sona erdirilmesi işçinin haklı feshi olarak kabul edilmek suretiyle kıdem tazminatının hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi bozma nedenidir.
22. HD. 2012/12794 E, 2013/2912 K. 14.02.2013

…Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürmektedir Davalı işveren zam talebinin kabul edilmemesi üzerine işçinin işten ayrıldığını savunmuş ve bu hususta düzenlenmiş devamsızlık tutanaklarını dosyaya sunmuştur.
Davacı tanıkları, ücretine zam yapılması talebinin işveren tarafından kabul edilmemesi nedeni ile davacının işe bıraktığı yönünde beyanda bulunmuşlardır. Her ne kadar aynı tanıklar işyerinde ücretlerin gecikmeli ve eksik ödendiğini ifade etmişlerse de, davacının bu sebeple işten ayrıldığı yönünde bir iddiası bulunmamaktadır.
Davacının iş sözleşmesini zam isteğinin kabul edilmemesi nedeni ile sonlandırdığı davacı tanık anlatımları ile sabit olup, taraflar arasında ücret artışına ilişkin düzenleme içeren yazılı bir sözleşme bulunmaması nedeni ile ücrete zam yapılmaması işçiye haklı fesih imkanı tanımadığından kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
22.HD. 2012/25335 E. 2013/14723 K. 18.06.2013

…Davacı, dava dilekçesinde açıkça aynı pozisyonda bulunan işçilere zam yapılmasına rağmen kendisine zam yapılmadığı için iş sözleşmesini haklı olarak feshettiğini iddia etmiştir. Ancak, ispat yükü kendisinde olmasına rağmen, kendisi ile aynı pozisyonda bulunan işçilerin ücretine zam yapılmasına rağmen kendi ücretine zam yapılmadığını somut şekilde ispat edememiştir. Kararın gerekçesinde mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bu durumda davacı işçi tarafından iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği ispat edilemediğinden kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22. HD. 2013/18589 E. 2014/29579 K. 30.10.2014

…Davacı, dava dilekçesinde açıkça aynı pozisyonda bulunan işçilere zam yapılmasına rağmen kendisine zam yapılmadığı için iş akdini haklı olarak feshettiğini iddia etmiştir. Ancak, ispat yükü kendisinde olmasına rağmen, kendisi ile aynı pozisyonda bulunan işçilerin ücretine zam yapılmasına rağmen kendi ücretine zam yapılmadığını somut şekilde ispat edememiştir. Kararın gerekçesinde mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Bu durumda davacı işçi tarafından iş akdinin haklı olarak feshedildiği ispat edilemediğinden kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
7. HD. 2013/12844 E. 2013/19825 K. 21.11.2013

…Somut olayda, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, sunulan delillerden, davacı işçinin ücretinde diğer işçilere oranla daha az artış yapılması nedeniyle istifa ederek iş ilişkisini sonlandırdığı anlaşılmaktadır.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, az ücret artışı haklı istifa nedeni olmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
9. HD. 2009/43762 E. 2012/6663 K. 01.03.2012
…Davacı işçi iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren davacının haklı bir neden olmaksızın işyerini terk ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ve açmış olduğu karşı davada ihbar tazminatını talep etmiştir. Mahkemece davacının isteklerinin kabulüne, karşı davanın reddine dair karar verilmiştir.
Davacı işçinin bir gurup iş arkadaşı ile birlikte ücret artışını beğenmeyerek işverene dilekçe verdikleri ve ücretleri ile bazı sosyal haklarının arttırılmasını istediği hususu tartışma dışıdır. Davalı işverence söz konusu dilekçede yer alan taleplerin kabul edilmemesi üzerine 7.9.2005 tarihinde davacı işçi ve bir kısım işçilerin işyerine geldikleri halde çalışmadıkları ve sonraki günlerde de nedensiz olarak işyerine gelmedikleri işverence düzenlenen tutanaklar ile bunu doğrulayan tanık anlatımları ile sabit olmuştur. Davacı tanıkları ise davacı işçi ile aynı konumda olup işverenle bu konuda husumet içinde olan kişilerdir. Bu nedenle salt bu tanıkların beyanlarına göre sonuca gidilmesi de doğru olmaz.
Mahkemece iş bulmanın güç olduğu bir dönemde davacı ile 5 arkadaşının işyerinden ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hükmün gerekçesinde açıklanmışsa da, işverence tutulan tutanaklar ile tanık beyanları karşısında aksinin kanıtlandığı bir durumda bu şekilde varsayıma dayalı olarak sonuca gidilmesi doğru olmaz.
Dosya içeriğine göre, davacı ve arkadaşlarının ücretlerde yeniden düzenleme yapılmasını isteyen dilekçe vermelerinin ve işverence bu talebin kabul edilmemesinin ardından davacının işyerine gelmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır. Mahkemece davacının isteklerinin reddi ile davalı karşı davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, aksine yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2007/9045 E. 2007/17998 K. 05.06.2007

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*