Resmi kurum kayıtları – Fazla çalışma – Yargıtay kararları

“…Somut olayda davacı, davalı belediye emrinde kamyon şoförü olarak görev yapmıştır. Kamuya ait araçların kimin tarafından, ne zaman, ne şekilde kullanılacağı yasal olarak belirlenmiştir. Kamuda çalışan hiçbir şoförün yazılı talimat almadan kamu aracını garajdan çıkarması ve aracın riskini üstlenmesi düşünülemez. Bu nedenle kamyon şoförü olarak görev yapan davacının, aracı kullandığı saatler kayıt altında olmak durumundadır. Davacı fazla çalışma saatlerini araç görev emirleri, garaj giriş-çıkış kayıtları vb. belgelerle ispatlamak zorundadır.
Bu nedenlerle davacıya ait görev emirleri, garaj çıkış belgeleri vs. yazılı deliller araştırılarak davacının fazla çalışma saatleri, hafta tatili ve genel tatil çalışmaları belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken, mahkemece soyut tanık beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2012/26224 E. 2012/34375 K. 15.10.2012)

“…Somut olayda, işveren ve bir kamu kurumu olan K.Belediye Başkanlığı’nın, tüm iş ve işlemlerinin kayıt altına alınması gerektiği konusunda bir şüphe yoktur. Davacının çalışma süre ve şeklini gösteren puantaj kayıtları, çalışma çizelgeleri davalı tarafından delil olarak sunulmuş ise de, dosya içine alınmadığı anlaşılmıştır. Bu belgeler dosya içine alınmadan davacının talep etmiş olduğu hak ve alacakların sağlıklı ve doğru bir şekilde tespiti mümkün değildir.
Öncelikle yukarıda bahsi geçen bilgi ve belgelerin davalı Belediye Başkanlığından istenerek dosya içine alınması ve sonrasında bu bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamı nazara alınarak yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının talep etmiş olduğu hak ve alacakların belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2012/17235 E. 2014/22356 K. 30.06.2014)

“…Somut olayda; davalı işyeri kamu kurumu niteliğindeki Belediye Başkanlığı olup her türlü çalışmanın kayıt altında olması gerekir.
Mahkemece, davacının fazla çalışmasına ilişkin işveren talimatı olup olmadığı, resmi görev yazıları ve puantaj kayıtlarının bulunup, bulunmadığı davalıdan sorularak, davacının fazla mesai ve genel tatil çalışmaları konusundaki kayıtlar değerlendirilerek bir sonuca gidilmesi gerekirken soyut, yer, zaman ve saat içermeyen tanık beyanlarına dayanılarak fazla mesai ve genel tatil ücretlerine hükmedilmesi hatalıdır.”(9. HD. 2009/14933 E. 2011/15037 K. 23/05/2011)

“… Dosya kapsamına göre davacı işçinin park ve bahçeler müdürlüğünde işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı bir kamu kuruluşu olan belediyedir. İşverenin bu niteliği gereği işyerindeki gerek normal çalışma saatleri gerekse de fazla çalışma saatlerinin işyerinde kayıt altına alınmış olması gerekir. Bu nedenle fazla çalışmanın sadece soyut tanık ifadeleri ile hüküm altına alınması doğru olmadığı gibi, dosya içerisinde yer alan Toplu İş Sözleşmesinde belirlenen çalışma süreleri ve tanık ifadelerine dayalı olarak tespit edilen çalışma saatlerine göre fazla çalışma süresinin hesabında da hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap hatası yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece gerekirse işyerinde yapılacak incelemeler ile davacının yaptığı işin kapsamı, niteliği, fazla çalışma gerektirir yanı bulunup bulunmadığı yine var ise işyerinde yer alan kayıtlar tetkik edilerek çalışma saatlerinin ve buna bağlı olarak fazla çalışma yapılıp yapılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/19391 E. 2011/32107 K. 15.09.2011)

“…Somut olayda davacı, davalı belediyede belediye başkanının şoförü olarak, genel ve hafta tatilleri de dahil olmak üzere, her gün 08.00 – 24.00 saatleri arasında çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini, bu nedenle iş akdini İş Kanunu 24/11 – e maddesi gereğince haklı sebeple feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti isteklerinde bulunmuştur.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının günde ortalama 3 saat fazla çalışma yaptığı, tüm hafta tatillerinde ve genel tatillerde çalıştığı, bunların ücretlerinin ödenmediği, bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesi ile fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil miktarlarında % 30 takdiri indirim yaparak davanın kabulüne karar vermiştir.
Oysa çalışılan işyeri resmi bir kurumdur. Buna göre fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil çalışmalarının resmi kayıtlarla desteklenmesi gerekeceğinden, araçların görev kayıtları üzerinde gerekli incelemeler yapılarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2008/5300 E. 2009/19503 K. 06.07.2009)

“…Somut olayda; davalı Belediye olup, davacı işçi ise itfaiye eri olarak çalışmıştır. Davacı işçinin yaptığı işin mahiyeti de göz önüne alındığında, fazla çalışmaların davalı Belediyenin kayıtları ile doğrulanması gerekmektedir. Zira davacı işçinin Belediye’nin resmi görevlendirmesi olmadan fazla mesai yapması mümkün değildir. Davalı Belediye’nin kayıtları getirtilip, gerektiğinde mahallinde incelenerek fazla çalışma olgusunun araştırılması gerekirken soyut tanık anlatımlarıyla sonuca gidilmesi isabetsiz olup, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.”(9. HD. 2010/34597 E. 2012/42731 K. 13.12.2012)

“…Mahkemece fazla mesai alacağı konusunda sadece tanık anlatımlarına itibar edilmişse de, çalışmanın geçtiği işverenin asıl işvereni olan Milli Savunma Bakanlığının kamu kuruluşu olduğu dikkate alındığında, işçi çalıştırma ve çalışma usulleri kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu bu nedenle davalı bakanlığın alt işvereni işçilerin çalışma düzeni ve günlük çalışma saatlerine yönelik olarak yaptığı düzenlemelerin bulunup bulunmadığı, alt işveren tarafından yüklenilen işte çalışan yemekhane çalışanlarının çalışma saatlerinin belirlendiği düzenleme yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve varsa bu hususta belgeler getirtilmek ve bundan sonra bütün deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(7. HD. 2013/2241 E. 2013/1889 K. 28.02.2013)

“…Fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatillerinde çalışıldığını ispat yükü davacı işçi üzerindedir.
Davacı ve diğer çalışanların dosya içinde bulunan ücret bordrolarından daha önceki dönemlerde fazla çalışma alacağı tahakkuk ettirilmediği, davalının çalışılmadığını iddia ettiği, ancak hizmet tespiti davası ile belirlenen hizmet döneminde tanık beyanları doğrultusunda davacının 07:00-17:30 saatleri arasında çalıştığı ayrıca hafta tatili ve ulusal bayram, genel tatil günlerinde de çalıştığı kabul edilmiştir.
Davalı işyeri Belediye olup kabul edilen alacakların kayıtlarla desteklenmesi gerekir. Sadece tanık beyanlarıyla bu alacakların ispatı yeterli değildir. İleri sürülen çalışma saatleri klasik çalışma saatlerinin dışındadır. Bordrolarda diğer dönemlerde davacı veya diğer işçilere tahakkuk ettirilen fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili alacağı bulunmadığından tanık beyanlarıda kayıtlarla desteklenmediğinden mahkemece fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil ve hafta tatili alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/16242 E. 2013/9226 K. 20.05.2013)

“…Somut olayda, davacının temizlik işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davalı bir kamu kuruluşu olan belediyedir. İşverenin bu niteliği gereği işyerindeki gerek normal çalışma saatleri, gerekse de fazla çalışma saatlerinin işyerinde kayıt altına alınması gerekir. Bu nedenle fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve gece çalışmasının sadece soyut tanık ifadeleri ile hüküm altına alınması doğru değildir.
Davalı işyeri resmi kurum olup davacının da temizlik işçisi olduğu anlaşıldığından davacının normalde saat 17:00’a kadar çalıştığı beyan edilmesine rağmen her hafta 3 gün saat 19:00’a kadar yoğun çalışmasını ve fazla mesai yapmasını gerektiren ne gibi bir durum olduğu, hangi talimat doğrultusunda bu şekilde çalışma yapıldığı somut olarak ortaya konulmadan soyut gerekçelerle fazla çalışma alacağına hükmedilmesi hatalı olmuştur.”(7. HD. 2013/18514 E. 2013/13327 K. 15.07.2013)

“…Somut olayda, davacının temizlik işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davalı bir kamu kuruluşu olan belediyedir. İşverenin bu niteliği gereği işyerindeki gerek normal çalışma saatleri, gerekse de fazla çalışma saatlerinin işyerinde kayıt altına alınması gerekir. Bu nedenle fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve gece çalışmasının sadece soyut tanık ifadeleri ile hüküm altına alınması doğru değildir.
Mahkemece gerekirse işyerinde kayıtlar üzerinde yapılacak incelemeler ile davacının yaptığı işin kapsamı, niteliği, fazla çalışma gerektirir yanı bulunup bulunmadığı, var ise işyerinde yer alan kayıtlar tetkik edilerek çalışma saatlerinin ve buna bağlı olarak fazla çalışına, hafta talih, genel tatil ve gece çalışması yapılıp yapılmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.”(9. HD. 2010/63 E. 2012/12463 K. 12.04.2012)

“…Somut olayda, mahkemenin önceki kararı davalı kamu kurumu olduğu, işçi çalıştırma ve çalışma usullerinin kayıtlara dayanması gerektiği, işyeri kayıtları, özellikle varsa fazla mesai çizelgeleri, işyerine giriş çıkış kayıtları, görevlendirme yazıları, ücret bordroları getirtilip yasal ve hukuksal gerekçelere göre incelenip değerlendirilmesi, neticede getirtilen kayıtlar ile ispatlandığı takdirde dava konusu fazla çalışma ücreti isteğinin kabulüne karar verilmesi, aksi taktirde soyut tanık beyanlarına dayanarak eksik inceleme ile karar verilemeyeceği yönünden bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararma uyarak tebligat üzerine şerh düşmek suretiyle davalı belediyeden işyeri kayıtlarını talep etmiştir. Davalı Belediye tarafından yazıya cevap verilmemiştir.
2004/8125 Karar sayılı Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik 7. Maddesine göre Resmi yazışmalarda A4 (210×297 mm) ve A5 (210×148 mm) boyutunda kağıt kullanılır. 8. Maddeye göre “Bilgisayarla yazılan yazılarda “Times New Roman” yazı tipi ve 12 karakter boyutunun kullanılması esastır. Rapor, form ve analiz gibi özelliği olan metinlerde farklı yazı tipi ve karakter boyutu kullanılabilir.”
Mahkemenin tebligat üzerinde şerh düşmek suretiyle gönderdiği yazı anılan maddelere ve yönetmeliğin diğer hükümlerine uygun değildir.
Davalı cevap dilekçesinde davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin kurum içerisinde herhangi bir kayıt bulunmadığını beyan etmiştir.
Çalışma yapılan işyeri kanunla kapatılmasına karar verilen belde Belediye Başkanlığı olup yerleşim ve nüfus yoğunluğu bakımından da iddia edildiği gibi haftada 6 gün çalışmayı ve haftanın 3 günü 21:00 a kadar sürecek fazla mesai yapılmasını gerektirecek yoğunlukta çalışmayı gerektirmeyeceği açıktır.
Davalı kamu kurumu olduğu, işçi çalıştırma ve çalışma usullerinin kayıtlara dayanması gerektiği için, özellikle puantaj kayıtları, varsa fazla mesai çizelgeleri, işyerine giriş çıkış kayıtları, görevlendirme yazıları, ücret bordroları getirtilip yasal ve hukuksal gerekçelere göre incelenip değerlendirilmelidir.
Davalı Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin kayıt bulunmadığını beyan ettiğine ve resmi usule aykırı olsa da kayıt gönderilmediğine göre davacının fazla çalışına yaptığına ilişkin kayıt bulunmamaktadır.
Fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıldığının ispat külfeti davacı işçiye aittir. Neticede davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığı yazılı kayıtlar ile ispatlanamadığı için bu taleplerin reddine karar vermek gerekirken soyut tanık beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2012/1470 E. 2012/1646 K. 24.01.2012)

“…Somut olayda, mahkemece davacı şahidinin beyanına itibarla fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki davacı şahidinin de davalıya karşı işçilik hak ve alacaklarının tahsili istemiyle açtığı davada, benzer talepte bulunduğu anlaşılmakta olup, iş bu davada iş yerindeki çalışma sürelerinin belirlenmesi açısından menfaatinin bulunduğu açıktır. Dosya kapsamında ise şahit beyanının doğruluğunu denetlemeye elverişli delil bulunmamaktadır. Hal böyleyken, çalışmanın geçtiği yerin resmi kuruma ait olduğu nazara alınarak, davaya konu dönemlerde davacının çalıştığı sağlık ocağının haftanın kaç günü ve hangi saatler arasında açık olduğu davalı bakanlıktan sorularak belirlenmeli ve neticeye göre dosya kapsamı bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde salt davacı şahidinin beyanına dayanılarak, sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.”(22. HD. 2013/2377 E. 2014/595 K. 21.01.2014)

“…Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai konusunda hesap yapılırken davacı şahit anlatımları dikkate alınarak tüm çalışma dönemi aynı şekilde çalıştığı kabul edilmiştir. Davacı şahit beyanları ile işin niteliği uyumlu gözükmemektedir. Mahkemece fazla çalışma konusunda sadece bu iki şahit anlatımına dayanılarak davacının çalışma düzeni açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulması hatalıdır.
Oysa çalışmanın geçtiği yer resmi kuruma ait olup işyerinde yapılan çalışmalara ilişkin görev tanımları, hizmet alım sözleşmeleri, işyerine giriş ve çıkışları gösteren kayıtlar ile puantaj belgeleri dosya arasına alınmalı, işyerinde kaç personel çalıştığı, bunların sözü edilen işyerinde haftada kaç gün, kaç saat çalıştıkları, işçilerin tümü için aynı saatlerde mi yoksa nöbet usulüne göre mi çalışmalar yapıldığı belirlenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek gerekirse işyerinde keşif yapılmak suretiyle şahitlerce ileri sürülen çalışma düzenin mevcut olup olmadığı ve günlük çalışma süresi belirlenerek davacının fazla mesai alacağının varlığı hakkında bir karar verilmelidir. Mahkemece yazılı
şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2013/6219 E. 2014/4662 K. 04.03.2014)
KARŞI OY
Davacı işçinin fazla mesai alacağının hüküm altına alınması talebinin kabulüne ilişkin mahkeme kararı sayın çoğunluk tarafından eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararında da belirtildiği üzere fazla çalışma yapıldığı iddiası işyeri kayıtları, işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri içi yazışımalar gibi yazılı delillerle kanıtlanabildiği gibi, yazılı belgenin bulunmaması halinde tanık delili ile de ispat edilebilmesi mümkündür. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar, işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu da göz önünde bulundurulur.
Davacı işçi sözü edilen alacaklarını kanıtlamak bakımından tanık anlatımlarına dayanmış olup, mahkemece dinlenen tanık anlatımlarına göre fazla mesai alacağı ortaya çıkmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf, tanık anlatımlarının aksini gösteren herhangi bir kayıt ve belge dosyaya sunmamıştır.
Mahkemece taraflara delillerini sunmaları için usulüne uygun süre verilmiştir. Taraflarca verilen süre içinde delil bildirilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 145.maddesinde öngörülen sonradan delil sunma koşulları da bulunmadığı halde, davalı tarafın elinde bulunan ve lehine olan belgelerin mahkemece re’sen istenmesi 6100 sayılı Kanununun 25. Maddesinde öngörülen “taraflarca getirilme ilkesi”ne aykırı düşer. Anılan hükme göre kanunla belirtilen durumlar dışında hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Maddede dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisi vurgulanmıştır. Somut olayda talep edilen alacaklar tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konulara ilişkindir. Bu nedenle hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemez. Davalı kurum temsilcisinin veya vekilinin varsa lehine olan belgeleri ibraz etmemesi müvekkil ile vekil arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirmektedir.
Öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31.maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi” hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgilidir. Somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus bulunmamaktadır. Mahkemece fazla mesai alacağına ilişkin verilen kararın onanması gerektiği kanaati ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.

“…Mahkemece karara esas alman hesap raporunda davalı işyerinde davacının işyerinde çalışma düzenine ilişkin işyeri kaydı sunulmadığından bahisle davacı tanıkları tarafından doğrulanan davacının iddiası doğrultusunda hesaplanan tutarlardan % 30 oranda hakkaniyet indirimi yapılarak fazla çalışma ve genel tatil ücretleri hüküm altına alınmıştır.
Davacının çalıştığı hastane işyerinin bir kamu kurumu olduğu ve kamu kurumlarında yapılan çalışmaların, harcamaların ve gelir ve giderlerin kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında dava konusu fazla çalışma ücretinin salt tanık beyanlarına dayanılarak kabulü isabetli olmamıştır.
Davacının dava konusu alacakların ait olduğu dönemde çalıştığı işyeri ve yaptığı işle ilgili kayıt ve belgeler, hizmet alım sözleşmeleri, ihale dokümanları, teknik ve idari şartnameler, puantaj kayıtları, nöbet çizelgeleri, görev belgeleri, davacının çalıştığı işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerine ait çalışma düzenini belirleyen belgeler davacının işvereni olarak çalıştığı alt işveren şirketlerden getirtilmeli, tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve bu suretle davacının dava konusu fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağı olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/9999 E. 2013/211 K. 22.01.2013)

“…Somut olayda, davacının, alt işverenler ile davalı Belediye arasında imzalanan hizmet alını sözleşmeleri kapsamında çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından, davacının fazla mesai alacağı davacı tanıklarının anlatımlarına göre belirlenmiştir. Ancak, davacının, bir kamu kurumu olan belediye nezdinde çalışmasından dolayı, çalışmaları hakkında asıl işveren olan belediye tarafından kayıt ve belge düzenlenmiş olabileceği düşünülerek, bu belgeler de getirtilmeden sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. Öncelikle alt işverenlerle yapılmış olan hizmet alım sözleşmelerine ait şartnameler ile varsa davacı ve arkadaşlarının günlük çalışmaları ile ilgili olarak asıl işveren belediye tarafından tutulmuş kayıt ve belgeler ve ayrıca günlük puantaj kayıtları getirtilmeli, davalı asıl işveren kamu kurumu olduğundan olabildiğince kayıt ve belgelere ulaşılmalı, bundan sonra tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutulmalı ve gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmaksızın sadece davacı tanıklarının beyanlarına itibar ederek eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2013/520 E. 2013/29714 K. 19.12.2013)

“….Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai, konusunda hesap yapılırken davacı ile birlikte menfaat birlikteliği olan şahit anlatımları dikkate alınmıştır. Mahkemece fazla mesai, çalışması konusunda sadece şahit anlatımına dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Oysa çalışmanın geçtiği yer resmi kuruma ait olup alt işverene verilen temizlik işini alan alt işverendeki çalışma süresine ait bordrolar ve eğer banka hesabına ücret ödemesi yapılıyorsa bunlara ilişkin ekstreler, ihale şartnameleri ile hakediş belgeleri, getirtilmelidir. Ayrıca iş yerinde yapılan çalışmalara ilişkin görev tanımları, iş yerine giriş ve çıkışları gösteren kayıtlar ile puantaj belgelerin tümü dosya arasına alınarak ihale ile alman işin kaç işçi tarafından gerçekleştirildiği, şartnamede kaç işçi öngörüldüğü, çalışma şartlarının hangi davalı tarafından belirlendiği veya değiştirildiği, diğer bir anlatımla asıl işverenin çalışma şartlarına müdahale edip etmediği, fazla çalışma talimatı verip vermediği, hizmet alım sözleşmesindeki ihale bedeli içinde fazla mesai ücretinin bulunup bulunmadığı, eylemli olarak çalışan ve ihale sözleşmesine göre çalıştırılması gereken işçi sayıları ile işin mahiyetine göre fazla mesainin gerekip gerekmediği, haftada kaç gün, kaç saat çalıştıkları, fazla çalışmanın ne şekilde gerçekleştirildiği, işçilerin tümü için aynı saatlerde mi yoksa vardiya usulüne göre mi çalışmalar yapıldığı belirlenip tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken taraf şahitlerinin çelişkili anlatımları ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD 2013/1403 K. 2013/29632 K. 19.12.2013)

“….Somut olayda temizlik araç sürücüsü olarak davalı belediye ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan alt işverenler nezdinde görev yapan davacının çalıştığı işyerinin kamu kurumu olduğu, kamu kurum ve kuruluşlarında tüm faaliyetlerin ve özellikle de ücret ödemelerinin kayıt ve belgeyle yapılmasının zorunlu olduğu kuralı nazara alınarak davacının görev yaptığı çalışına gün ve saatlerine ilişkin tüm kayıtlar getirtilerek dosya kapsamına alınmalı bundan sonra dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilerek işyeri kayıt ve belgelerine göre davacının iddia ettiği fazla mesai, genel ve hafta tatili günlerinde çalışmasının olup olmadığı araştırılıp belirlenmeli, işyeri kayıt ve belgelerine değer verilmez ise bunun dayanakları gösterilerek gerekçelendirilmeli ve bundan sonra tüm deliller yeniden bir değerlendirilmeye tabi tutularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece belirtilen yönler dikkate alınmaksızın yazılı gerekçe ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/28571 E. 2013/14448 K. 14.06.2013)

“…Somut olayda öncelikle bilgisine başvurulmuş olan tanıkların davalı belediyeye karşı davalarının olup olmadığı (birbirine tanıklık halinin bulunup bulunmadığı) belirlenmeli ve davalı belediyeye yazı yazılarak davacının dava konusu alacakların ait olduğu dönemde çalıştığı işyeri ve yaptığı işle ilgili kayıt ve belgeler, puantaj kayıtları, nöbet çizelgeleri, görev belgeleri, çalışma düzenini belirleyen belgeler getirtilmeli, ayrıca daha önce aynı isteklerle davalı belediyeye karşı dava açılıp açılmadığı, açılmış ise o davalarda toplanmış olan deliller ve verilmiş kararlar ve özellikle davacının davalı belediyeye karşı açtığı Kırıkkale îş Mahkemesinin 2007/575 esas sayılı dava dosyası dosya içine alınarak dava konusu dönemdeki davacının işyerindeki çalışma düzenine ilişkin deliller de nazara alınarak tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, 2007/575 esas sayılı dava dosyasında verilen kararın 01.04.2009 tarihine kadar olan süre bakımından kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı yönü üzerinde de durulmalı bu suretle davacının dava konusu ücret alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/16468 E. 2013/16114 K. 02.07.2013)

“…Davacının çalıştığı S. Genel Müdürlüğüne bağlı huzurevinin bir kamu kurumu olduğu ve kamu kuruşlarında yapılan çalışmaların, harcamaların ve gelir ve giderlerin kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında dava konusu fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretinin salt tanık beyanına dayanılarak kabulü isabetli olmamıştır.
Davacının dava konusu alacakların ait olduğu dönemde çalıştığı işyeri ve yaptığı işle ilgili kayıt ve belgeler, hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartnameler, puantaj kayıtları, nöbet çizelgeleri, görev belgeleri, davacının çalıştığı işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerine ait çalışma düzenini belirleyen belgeler ile asıl işverenin alt işverene verdiği işle ilgili olarak yaptığı düzenlemelere ve alt işveren işçilerinin günlük çalışma sürelerinin belirlenmesine yönelik bilgi ve belgeler asıl işveren ile davacının çalıştığı alt işveren şirketten getirtilmeli, tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve bu suretle davacının dava konusu fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ücret alacağı olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2013/31744 E. 2013/30421 K. 26.12.2013)

“…Somut olayda çalışılan işyeri askeri bölgede bulunup, tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere askeri yetkililerce işyerine giriş çıkış kayıtları tutulmaktadır. Dosyada bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığı 10. Tanker Üs Komutanlığı tarafından gönderilen 26.10.2010 tarihli belgeye göre davacının tüm çalışma süresine ilişkin işyeri giriş-çıkış kayıtlarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. Bu belgenin varlığına rağmen bilirkişi tarafından genel tatil ve hafta tatili ücreti alacakları hatalı şekilde tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplanmıştır.
Mahkemece bu hususa dikkat edilmeden, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin kabulüne karar verilmiş olması doğru olmayıp bozma nedenidir.”(7. HD. 2014/13088 E. 2014/17979 K. 24.09.2014)

“…Mahkemece fazla mesai alacağı konusunda sadece tanık anlatımlarına itibar edilmişse de, çalışmanın geçtiği işverenin asıl işvereni olan Milli Savunma Bakanlığının kamu kuruluşu olduğu dikkate alındığında, işçi çalıştırma ve çalışma usulleri kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu bu nedenle davalı bakanlığın alt işveren işçilerinin çalışma düzeni ve günlük çalışına saatlerine yönelik olarak yaptığı düzenlemelerin bulunup bulunmadığı, alt işveren tarafından yüklenilen işte çalışan yemekhane çalışanlarının çalışma saatlerinin belirlendiği düzenleme yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve varsa kapı giriş-çıkış kayıtları ile bu husustaki belgeler getirtilmeli, bütün deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(7. HD. 2013/2180 E. 2013/10649 K. 06.06.2013)

“…Davacı ve davalı işyeri kayıtlarına dayandığına göre; işyerine giriş çıkışlarda kart basılıyorsa buna ilişkin kayıt ve belgeler, alt işverendeki işçi şahsi sicil dosyası, puantaj kayıtları, günlük çalışmalara ilişkin tüm kayıt ve belgelerle ası! işverenin alt işverenin çalışmasını denetlemek amacıyla tuttuğu kayıtlar, askeri yemekhanedeki günlük çalışma düzenini belirleyen her türlü kayıt ve belge ile nizamiye giriş kayıtlarının getirtilmesi ve bu suretle toplanacak tüm delillerin yeniden değerlendirmeye tabi tutularak gerekirse bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Dosyada dinlenen davacı tanıklarının da aynı sebeple davalı aleyhine dava açtıkları ve birbirlerine tanıklık etmek sureti ile mahkemeden çıkacak sonuçtan menfaat elde edecekleri tartışmasız olduğundan, başka delillerle desteklenmeden tek başına husumetli olan tanık beyanları ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2013/12758 E. 2013/14681 K. 17.06.2013)

“…Somut olayda, mahkemece şahit beyanlarına göre, davacının, haftada 3 gün 15:30-07:30 saatleri arasında 16 saat çalıştığı, çalışma saatleri gece olduğu için günlük 3, haftalık 9 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ve dosyaya sunulan çalışma çizelgelerinde davacının imzası olmadığından bu çizelgelere itibar edilmemiştir. Çalışma çizelgelerinde davacının imzası yok ise de, çalışılan işyerinin kamu işyeri olduğu ortadadır. Bu durumda çalışma çizelgelerinin aksinin şahit beyanları ile ispatlanamayacağı gözetilmeden, çalışma çizelgesi sunulan dönemlerle ilgili çizelgelere göre hesap yapılması, diğer dönemler içinde şahit beyanlarına göre şimdiki gibi hesap yapılarak, davacının temyizinin olmadığı da dikkate alınarak hükmedilen tutarı aşmamak kaydıyla, fazla çalışma ücreti alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken hatalı yorum ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.”(22. HD. 2012/29487 E. 2013/31008 K. 30.12.2013)

“…Davalı belediye bir kamu kuruluşu olup, ibraz edilen belgelerin incelenmesinde tüm çalışmaların kayıt altına alındığı, çalışılan hafta tatili, genel tatil günlerinin işaretlendiği görülmektedir. İşyerinin resmi kurum olması özelliği dikkate alındığında puantaj kayıtlarında davacı işçinin imzasının bulunmaması sonuca etkili görülmemiştir. Söz konusu kayıtlar incelenmiş olup davacının fazla çalışma, genel tatil çalışması yapmış olduğu dönemler tespit edilmiştir. Davacının kayıtlara göre tahakkuk eden ve ödenenlerin dışında fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında davacının belirtilen alacaklarının reddi yerine soyut ve çelişkili şahit anlatımlarına dayanılarak hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili çalışma alacaklarının kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.”(22. HD. 2013/1392 E. 2013/29622 K. 19.12.2013)

“…Somut olayda, mahkemece dosya arasında bulunan bordrolarda fazla çalışma ücreti ödendiği iddia edilmiş ise de bordrolar üzerinde davacının herhangi bir imzasının bulunmadığı, bu fazla çalışma ücretlerinin davacıya ödendiğine dair herhangi bir belgeye rastlanılmadığından bordrolar delil niteliğinde sayılmamış, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma alacağı kabul edilmiştir.
Davalı bir kamu kurumu olup işçi çalıştırma ve çalışma usulleri kayıtlara dayalıdır. Nitekim davalı işveren tarafından muntazam olarak düzenlenmiş puantaj kayıtları ve bordrolar dosyaya sunulmuştur. Davalı Belediye kayıtları resmi kayıt niteliğindedir. Puantaj kayıtlarında davacının fazla çalışmaları gösterilmiş, bordroda tahakkukları da yapılmıştır.
Davacıya alacakların ödenip ödenmediği banka kayıtları da getirilerek değerlendirilmeli sonucuna göre davalıya yemin teklifi delili de hatırlatılarak bir karar verilmelidir”(9. HD. 2012/16593 E. 2012/17141 K. 15.05.2012)

“…Somut olayda, davalı işveren işyerinde Park ve Bahçeler Müdürlüğünde bahçıvan olarak çalışan davacı, çalışması boyunca fazla çalışma yaptığını iddia etmiş ve iddiasını ispat amacı ile iki şahit dinletin iştir. Davalı işveren ise puantaj kayıtlarını sunmuştur. Puantaj kayıtlarında davacının işe gelip gelmediği günler kayıt altına alınmış olup, çalışma saatlerine ilişkin bilgi yer almamaktadır. Bu durumda fazla çalışmanın şahitle ispatı imkan dahilindedir. Ancak dinlenen davacı şahitlerinden biri Park ve Bahçeler Müdürlüğünün Deniz Dünyası adlı akvaryumda görevli olup, diğeri ise Gecekondu Sosyal Konutlarında yıkım işçisi olarak çalışmaktadır. Dolayısıyla bahçıvan olarak çalışan davacının çalışma düzenini ve saatlerini bilmeleri mümkün olmadığından, beyanlarına itibar edilerek fazla çalışma alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması isabetli olmamıştır. Davacı tarafından fazla çalışma yapıldığı yöntemince ispat edilemediğine göre, anılan isteğin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2014/4773 E. 2014/5346 K. 10.03.2014)

“…Genel Sağlık Sigortası (GSS) Türkiye’deki Sosyal Güvenlik Kurumlan olan Emekli Sandığı, Bağ-Kur, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ve Yeşilkart’ı tek bir çatı altında, GSS çatısı altında toplamayı hedeflemiştir. Medula bu çalışmanın bilişim ayağıdır. Devlet hastaneleri, özel hastaneler, üniversite hastaneleri, diyaliz merkezleri ve daha birçok sağlık kuruluşunun verdikleri hizmet kullandıkları tıbbi malzeme ve ilaçların bedelinin geri ödeme kurumu tarafından ödenmesi için GSS medula meb servislerini kullanmaları gerekmektedir. GSS medula meb servisleri aracılığıyla hak sahipliği ve sözleşme doğrulama yani provizyon alma hizmeti alınmakta ve böylece hasta kabul ve sevk işlemleri yapılabilmektedir. Provizyon alma işleminin mümkün olmadığı hallerde acil hariç hastanede çalışma yürütülmesi bu hali ile mümkün değildir. Bu nedenle davalı vekilinin bu talebi üzerinde durularak istek dönemini kapsar şekilde medula sistemi üzerinden ulusal bayram genel tatil günleri ile mesai saatleri dışında provizyon alıp almamanın mümkün olup olmadığı, hangi branşlara, hangi tarihlerden itibaren provizyon alma hizmeti verildiği sorulmalı, yazı cevabı geldikten sonra davacının yaptığı iş, tanık anlatımları ve toplanmış deliller birlikte değerlendirilerek davacının ulusal bayram genel tatil çalışması ile fazla çalışması olup olmadığı konusunda sonuca varılmalıdır.
Bu yönün gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”(7.HD. 2014/6941 E. 2014/18152 K. 25.09.2014)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*