Prim – Fazla çalışma ilişkisi -Yargıtay kararları

“…Mahkemece davacının fazla mesai ücret talebinin prim usulü ile çalışması, mesai saatlerini kendisinin ayarlaması nedeni ile reddine karar verilmiş ise de, bu kabul yerinde değildir.
Davacının hesaplamalara esas dönem itibari ile yaptığı görevler dikkate alınarak (organizasyon şemasında üstünde amirinin olup olmadığı önemli olmayıp) fiilen çalıştığı yerde üstünde ona emir ve talimat veren amirinin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, araştırma sonucu davacının çalıştığı yerde kendisine emir ve talimat veren bir amirinin bulunmadığının anlaşılması halinde mesai saatlerini kendisinin düzenlediği kabul edileceğinden fazla mesai ücret talebinin reddine karar verilmelidir.
Yapılan araştırma sonunda, davacının çalıştığı yerde kendisine emir ve talimat veren bir amirinin olduğu tespit edildiği takdirde davacının fazla mesai alacağı değerlendirilmelidir.
Davacı kendisine bağlı satış şefi ve satış temsilcilerini denetlemektedir.
Davacının satış temsilcilerinin çalışma sistemine paralel bir çalışma sistemi ile çalıştığı, tıpkı satış temsilcileri gibi belli hedeflerin gerçekleştirilmesine bağlı olarak prim karşılığı çalıştığı anlaşıldığından, yapılan prim ödemelerinin fazla mesaisini karşılayıp karşılamadığı araştırılıp belirlenmelidir.
Bu araştırma sonucunda davacıya ödenen primlerin yaptığı fazla mesai karşılığı ödenmesi gereken ücreti karşılamadığının anlaşılması halinde aradaki farkın davacıya fazla mesai ücreti olarak ödenmesi gerekmektedir.
Mahkemece açıklanan bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”(9. HD. 2010/32668 E. 2012/44085 K. 25.12.2012)

“…Somut olayda, davacı davalı iş yerinde satış müdürü olup, satış primi almaktadır. Bu tür çalışmalarda davacıya yapılan prim ödemelerinin fazla mesai çalışmasını karşılayıp karşılamadığı araştırılıp belirlenmelidir.
Bu araştırma sonucunda davacının aldığı primin yaptığı fazla mesai çalışmasını karşıladığının tespiti halinde Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca fazla mesai ücreti talebinin reddi yoluna gidilmelidir.
Davacıya ödenen primlerin yaptığı fazla mesai karşılığı ödenmesi gereken ücreti karşılamadığının anlaşılması halinde aradaki farkın davacıya fazla mesai ücreti olarak ödenmesi gerekmektedir.
Mahkemece açıklanan bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”(9. HD. 2011/2706 E. 2013/10687 K. 01.04.2013)

“…Somut olayda pazarlama elamanı olarak çalışan davacı davalı işyerinde önceden sabit asgari ücret üzerinden ve satış yapmaları halinde prim alarak çalıştıklarını çalışma koşullarında meydana gelen değişiklik ile satış kotası konulduğunu kotanın aşılması durumunda satış tahsilatının % 50’sini geçmediği sürece prim alacağına hak kazanamadığını, fazla çalışma yaptığı halde yılın 6-7 ayı prim alamadığını sabit ücretin ise 450 TL olarak asgari ücretin altında sabitlendiğini; prim alamadıkları aylarda davalı tarafından yasal zorunluluk sebebi ile asgari ücret yatırıldığını prim aldığı ay ise 450 TL ile asgari ücret arası farkların kesildiğini ekonomik olarak 450 TL ile geçinemedikleri fazla çalışma yaptığı halde ödenmediğini ileri sürmüştür. Hükme esas alman bilirkişi raporunda davacının sabit prim usulü ile sattığı mal bedelinin belirli bir yüzdesi prim alırken, işverence aşılması güç kota uygulanmasına geçildiği belirtilmiştir.
Dosya kapsamından davacının satış temsilcisi olarak aylık ücret ve prim usulü ile çalıştığı anlaşılmıştır. Öncelikle satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı da araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin, fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir. Mahkemece açıklanan hususlar üzerinde durularak, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak varsa fazla çalışma alacağının temel ücrete göre hesaplanması ve çıkan sonuca göre, prim ödemeleri bu fazla çalışmayı karşılıyorsa fazla çalışma alacağı isteğinin reddine, davacıya ödenen primler hesaplanan fazla mesai ücretini tam olarak karşılamıyorsa bakiye fazla çalışma ücreti isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/3593 F. 2014/1731 K. 07.02.2014)

“…Somut olayda, satış temsilcisi olarak görev yapan davacıya, aylık sabit ücreti dışında yaptığı satışlara göre prim ödendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işveren tarafından gerçekleştirilen prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece uyuşmazlık konusu dönemde davacıya ödenen tüm prim tutarı araştırılmalı, neye dayalı olarak ve ne miktarda prim ödendiği belirlenerek, yapılan prim ödemesinin fazla çalışma ücretini karşılayıp karşılamadığı bir değerlendirmeye tabii tutularak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.”(22.HD. 2012/12080 E. 2013/5126 K. 12.03.2013)

“…Somut olayda davacı, fazla çalışma yaptığını iddia ederek fazla çalışma alacağı talebinde bulunmuş davalı ise davacının işyerinde müdür konumunda olduğunu, çalışma saatlerini kendisinin belirlediğini davacıya prim ödendiğini fazla çalışma alacağı talep edemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece fazla çalışma alacağı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinde davacının çalışma saatlerinin işveren tarafından belirleneceği kararlaştırılmıştır. İşverence prim ödemesi yapılması halinde işçinin ayrıca fazla çalışması nedeniyle fazla çalışma ücreti talep etmesi hakkaniyetle bağdaşmaz. Bilirkişi raporunda işverence yapılan prim ödemesinden söz edilmekte, tazminat hesabına yansıtılan ücret ise ikramiye olarak gözükmektedir.
Yapılacak iş, davacıya düzenli bir prim ödemesi yapılıp yapılmadığı belirlemek, davacıya düzenli prim ödemesinin varlığı halinde bu prim ödemesinin fazla çalışma alacağını karşılaması halinde fazla çalışma alacağının reddine karar vermek karşılamıyor ise aradaki farka karar vermektir.”(7.HD. 2013/2889 E. 2013/10517 K. 05.06.2013)

“…Somut olayda davacı, davalı şirkette satış elemanı olarak çalışmakta, maaş+prim usulü ile ücret almaktadır. Dinlenen tanıklarda davacının maaş+prim usulü ile çalıştığını ve maaşından daha fazla prim aldığını beyan etmişlerdir. Davacının maaş+prim usulü ile çalıştığı mahkemenin de kabulündedir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir. O halde mahkemece açıklanan ilkeler gereğince araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.”(9. HD. 2009/5283 E. 2011/5102 K. 25.02.2011)

“…Somut olayda, davacı otel rehberidir. Davalı Tanığı M.S.C.’ın beyanında da açıkça belirttiği üzere davacı ve bu işi yapan kişiler, davalı şirket tarafından yurtdışından getirtilip otellere yerleştirilen turistlerin sorunlarını otele gidip dinleyen, otelde kalan müşterilerle şirket arasındaki irtibatı sağlayan kişilerdir. Görevleri otellere gidip turistleri dinlemektir. Bu durumda davacının fazla mesai yapması kaçınılmaz olup işin doğası gereğidir. Davalı da tevilli olarak, davacının, kendisine işveren tarafından tahsisi edilen araba ile otellerde gezdiğini doğrulamaktadır. Dosyaya sunulan araç seyir defteri, işverenin çalışmaları kontrol amacıyla uyguladığı bir sistem olup davacının çalışma sistemini göstermektedir. Bu nedenle davacının çalışma düzeninin bir parçasının bu otel gezmeleri olduğunu kabul etmek zorunludur.
Davacı, 500,00TL + turistlere yaptığı tur satışlarından aldığı prim usulü çalıştığını bildirmektedir. Ve buna dair belgeler sunulmuştur. İşin pirim karşılığı yapıldığı durumlarda yapılacak iş, yapılan fazla mesai ile ödenen pirimin birbirini karşılayıp karşılamadığını tespit etmek ve arada bir fark varsa bunu vermektir. Mahkemece, sunulan seyir defteri, tur satış bilgileri ve diğer ödeme belgeleri hiç incelenmeksizin, “Davacının davalıdan aldığı ücretten daha fazlasını turistlere verdiği rehberlik hizmetinden kazanmaktadır. Bunu kendi beyanları ortaya koymaktadır. Primin miktarının belirlenmesinde, verilen rehberlik hizmeti, dolayısıyla turist sayısı belirleyici olduğu düşünüldüğünde, davacının fazla mesai ücreti alacağı olmadığı, kendi mesaisini kendisinin belirleyebildiği kanaatine varılmakla, davacının alacağının olmadığı anlaşılmıştır.” gerekçesiyle fazla mesai alacağının reddi hatalı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş denetime elverişli bir bilirkişi raporu alarak davacının yaptığı fazla mesai ile bu mesai karşılığı aldığı primlerin karşılaştırılarak eksik ödeme olup olmadığı belirlenerek çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.”(7. HD. 2014/6242 E. 2014/9770 K. 05.05.2014)

“…Somut olayda davacı, davalı şirkette satış elemanı olarak çalışmakta, ınaaş+prim usulü ile ücret almaktadır. Dinlenen tanıklarda davacının maaş l prim usulü ile çalıştığını ve maaşından daha fazla prim aldığını beyan etmişlerdir. Davacının maaş+prim usulü ile çalıştığı mahkemenin de kabulündedir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir. O halde mahkemece açıklanan ilkeler gereğince araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/5238 E. 2011/3945 K. 18.02.2011)

“…Somut olayda, davacının satış temsilcisi olarak ve prim usulü çalıştığı anlaşıldığından, aldığı primlerin fazla mesai alacağını karşılayıp karşılamadığı dikkate alınmalıdır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak, gerekirse, taraflar arasındaki sözleşmede yıllık 270 saatlik fazla çalışmanın ücretin içinde kararlaştırıldığı hususu da gözetilerek bilirkişiden ek rapor alınıp, sonucuna göre fazla mesai ücreti talebinin değerlendirilmesi ve prim ödemeleri fazla çalışmayı karşılıyorsa fazla çalışma alacağı talebinin reddine karar verilmesi, şayet davacıya ödenen primler fazla mesai ücretini tam olarak karşılamıyorsa bakiye fazla çalışma ücreti talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2011/12914 E. 2013/15568 K. 23.05.2013)

“…Maaş+prim sistemiyle çalışan bir işçinin fazla çalışma alacağı hak edebilmesi için primle karşılanmayan sürede fazla çalışına yaptığının ispatlanması gerekir. Davacının primlerini almadığı iddiasına rastlanılmamıştır. Bu durumda yapılacak iş, davalıya pirim ödeme belgelerini ibraz etmek iizere kesin önel vermek, pirim ödeme belgeleri ibraz edilirse bu ödemeleri hakedilen fazla çalışma alacağından mahsup etmek belge ibraz edilmez ise davacının en son aldığı aylık prim miktarını asgari ücrete oranlayarak geçmiş dönem alabileceği prim miktarını bulup hakettiği fazla çalışma alacağı miktarından düşülerek karşılanmayan fazla çalışma alacağı var ise bu miktarın tahsili gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.”(7.HD. 2013/27147 E. 2014/4000 K. 17.02.2014)

“…Somut olayda, davacı vekili davacının fazla mesai yaptığını iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece, tanık anlatımlarına göre davacının haftalık 5 saat, sekiz haftada bir ise 25 saat fazla mesai yaptığının kabul edildiği, davacının her ay ücret bordrosuna değişen oranlarda satış primi tahakkuku yapıldığı vc bu paraların davacıya ödendiğinden bahisle, ödenen satış primi ve yapılan fazla mesailer dönemsel olarak karşılaştırılmak suretiyle aradaki farkın belirlenmesi suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir. Fazla mesai ücreti alacağının hesaplandığı 21.09.2006-30.06.2011 tarihleri arasındaki tüm çalışma döneminde davacı işçiye ödenen satış priminin net 41.122,37 TL olduğu, fazla çalışmaları karşılığında ödenmesi gereken ücretlerinin ise net 24.143,66 TL olduğu görülmüştür. Satış temsilcisi olan davacıya yukarıdaki ilke kararı kapsamında ödenen satış priminin fazla çalışmaları karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşıladığı ve bu nedenle fazla çalışma alacağı talebinin reddi gerektiği sabit iken hatalı yöntemle fazla çalışma ücret alacağı belirleyen bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.”(7.HD. 2013/23279 E. 2014/5766 K. 12.03.2014)

“…Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak sözkonusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmek gerekir.
Somut olayda, satış elemanı olarak çalışan davacının ücret vc prim usulü çalıştığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda haftalık üç saatten 22.232,16 TL fazla çalışma alacağı hesaplanmış (yüzde 30 indirim ile 15.562,51) davacıya tüm hizmet boyunca ödenen 206,60 TL prim ücretinin mahsubu ile 2.232,16 TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece prim alacakları mahsup edilmeden fazla çalışma alacağı kabul edilmiştir. Davacının çalışmalarını, çalışma saatlerini kendisinin belirlediği, performansına göre ücrete ilaveten prim aldığı, aldığı primlerin fazla mesai alacağını karşıladığının anlaşılmasına göre fazla mesai ücret alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2014/2289 E. 2014/3430 K. 21.02.2014)
KARŞI OY
Somut olayda davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak çalışan davacının fazla mesai alacağı isteği mahkemece kabul edilmiştir.
Dairemizce davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediği, yaptığı satıştan ücret+prim aldığı, aldığı primlerin fazla mesaiyi karşıladığı gerekçesiyle fazla mesai alacağına ilişkin isteğin reddine karar verilmesi gerektiğinden söz edilerek mahkeme kararı oyçokluğu ile bozulmuştur.
Davacı satış temsilcisi olarak sabit ücret + prim karşılığı çalışmıştır. Dosya içeriğine göre aylık kotanın tutturulması halinde prim ödenmektedir. Kotanın normal çalışma saatleri dahilinde tutturulması durumunda da prim ödenmesi gerektiğine göre fazla mesai yapmak zorunda kaldığı durumda fazla mesai alacağına hak kazanacağı açık olduğuna göre primin fazla mesai karşılığı olduğu söylenemez. Satış temsilcisi olan davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, kendisine verilen günlük veya haftalık programdan anlaşılabilir. Programın fazla mesaiyi gerektirmesi halinde davacının çalışına saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemez. Bu durumda, bilirkişi aracılığı ile keşif yapılarak davacıya verilen günlük veya haftalık programın fazla mesaiyi gerektirip gerektirmediği belirlenmeli sonucuna göre anılan alacak hakkında bir karar verilmelidir. Salt tanık anlatımlarından hareketle sözü edilen alacağın hüküm altına alınması doğru olmaz. Programın fazla mesaiyi gerektirmesi halinde fazla mesai alacağının sabit ücret üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması gerekir. Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne gerekçesi itibariyle katılamıyorum.

“…Somut olayda taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu belirtilmiştir. Davacının haftada 9 saat fazla çalışma yaptığı sabittir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ayda 36 saat fazla çalışına yaptığı ve ücrete tabi olan 22,5 saatlik miktar düşüldüğünde ayda 13.5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Ancak davacıya bordrodaki ücret dışında üç ayda bir değişen miktarlarda prim ödemesi yapılmaktadır. Dosya içindeki prim ödemlerinin toplamı net 3.348,67 TL’dir. Bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma alacağı ise net 2.530,83 TL’dir. Bu durumda davacıya yapılan prim ödemesi fazla çalışma alacağından fazla olup, fazla çalışma ödenen prim ile karşılandığından
Mahkemece davacının fazla çalışma alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2012/8924 E. 2014/13325 K. 28.04.2014)

“…Somut olayda; karara esas alınan bilirkişi raporunda, satış temsilcisi olarak çalışan davacıya, çalışma süresi boyunca toplam brüt 52.739,68 TL satış primi ödemesi yapıldığının bordrolardan anlaşıldığı belirtilmiştir. Tanık beyanlarına göre belirlenen çalışma düzeni bakımından, hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra, davacının net 10.681,28 TL fazla mesai alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda prim ödemesinin fazla mesai ödemesi olarak kabul edilmesi halinde prim ödemesinin fazla mesai alacağını karşıladığı ve fazla mesai alacağının bulunmayacağı hususu mahkemenin taktirine bırakılmıştır. Dosya kapsamından davacıya satış primi ödemesi yapılmış olduğu ve söz konusu satış priminin fazla mesai alacağını karşıladığı sabittir. Bu kapsamda fazla mesai alacağının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.”(7.HD. 2014/847 E. 2014/8819 K. 24.04 20147)

“…Somut olayda davacının asgari ücret ı prim usulü çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda fazla mesai alacağı hesaplanırken davacının almış olduğu primlerin oniki aylık ortalaması maaşına eklenerek gerçek maaşı bulunmalı vc çıkan sonuç üzerinden % 50 zamlı kısmının hesaplanması, daha sonra da almış olduğu primlerin fazla çalışma ücretlerini kapsayıp kapsamadığı araştırılmalıdır.”(22.HD. 2012/6994 E. 2013/204 K. 21.01.2013)

“…Somut olayda, davacı. Adana ilinde davalı işyerinin Yeni Baraj mağazasında, mağaza müdürüdür. Ancak, tanık C.D.’ın beyanına göre, çalışma saatlerini düzenleyen seyir defterinin İstanbul merkez tarafından ve ara ara da Adana’daki Bölge Müdürü tarafından denetlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının kendi mesaisini kendisini belirlemediği açıktır. Davacının fazla mesai yapması durumunda bunun ücretinin kendisine ödenmesi gerekir.
Mahkemece, davacının fazla mesai alacağını tespitinde, davacının her ay ücret bordrosuna değişen oranlarda satış primi tahakkuku yapıldığı ve bu paraların davacıya ödendiğinden bahisle, ödenen satış primi ve yapılan fazla mesailer karşılaştırılmak suretiyle aradaki farkın belirlenmesi suretiyle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı görülmektedir. Ne var ki davacı, satış temsilcisi olarak çalışmamakta olup, daha fazla çalışarak kotasını ve primi yükseltme imkanına sahip değildir. Davacı, mağaza müdürü olup, sabit market işyerinde, işyerinin tertip ve düzeninden ve çalışma ortamının huzurundan sorumludur. Bu nedenle, satış cirosunun belli bir yüzdesi olarak verilen satış priminin satış temsilcilerinin aldığı satış pirimi ile eş değer tutulması mümkün değildir. Böyle olunca da, her ne kadar, davacıya her ay değişen oranlarda satış primi ödenmekte ise de, bu primin, davacının yaptığı fazla mesailerin karşılığı olarak görülmesi ve fazla mesai ücreti alacağından mahsubu doğru olmamıştır. Zaten davacı ile işveren arasındaki iş akdinde de verilen satış priminin fazla mesailere karşılık olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. Davalı da bunu ispat elmiş değildir. Bu nedenle hatalı yöntemle fazla çalışma ücret alacağı belirleyen bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının yaptığı fazla mesailerin karşılığının ödenmediğinin kabulü ile yapılan hesaplamaya göre hüküm kurmaktan ibarettir.”(7.HD. 2013/10578 E. 2013/17651 K. 28.10.2013)

“…Davacı işçi ile davalı işveren arasında 07.06.1994 tarihinde imzalanan iş akdi içeriğine bakıldığında fazla çalışmalar için personele fazla çalışma ücretinin ödeneceğine ilişkin hükmün varlığı dikkat çekmektedir.
Ayrıca davacı işçiye her ay düzenli olarak ödendiği iddia edilen primin fazla çalışma karşılığı olarak ödendiğine ilişkin yazılı bir ibareye rastlanılmamıştır.
Buna göre, davacının fazla mesai ve hafta tatili alacağının belirlenip neticesine göre feshin haklı olup, olmadığı da tekrar değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/38954 E. 2011/49665 K. 26.12.2011)

“…Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine, günlük 7,5 saat esasına göre çalışması gereken davacının 8,5 saat çalıştığı, ancak bu bir saat fazla çalışmada 15’er dakikadan 30 dakika ara dinlenme yapması nedeni ile yarım saat fazla çalışma ücretinin Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, ayrıca bordroda davacıya çalışılan işin niteliğine göre % 10 zamlı ücret ödendiği, bu zamlı ücretin indirilerek alacağa karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda alman bilirkişi raporuna itibar edilerek, davacıya % 10 luk ödeme olmasa da bordro ile %15 verimliliği teşvik primi ödemesi yapıldığı, bunun mahsubu halinde davacının fazla çalışma ücret alacağı olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, yapmışsa ücretlerinin hangi esaslara göre belirleneceği, verimliliği teşvik primi ödemesinin fazla çalışma ücretinden mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Davacının sağlık kuralları bakımından günde 7,5 saat veya daha az çalışılması gereken işler hakkındaki yönetmelik kapsamında olmasına rağmen günde 8,5 saat ve 5 gün üzerinden çalıştığı konusunda ise taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Belirtmek gerekir ki davalı tarafın mahsup defi incelendiğinde Verimliliği Teşvik Primi ek bir ödemedir. Fazla çalışmanın alternatifi olmadığı gibi, işçiler fazla çalışma yapsınlar ya da yapmasınlar oranları değişmekle beraber bu ödemeye hak kazanacaklarıdır. Fazla mesai zamanları için bunun ödenmeyeceğinin ifade edilmesi ck ödemenin sadece normal çalışma süreleri için öngörüldüğünü gösterir. Bu nedenle davacının fazla çalışma ücretinin % 15 olarak ödenen verimliliği teşvik priminden mahsubu hatalıdır. Ara dinlenme düşülerek yarım saat üzerinden hesaplanan fazla mesai alacağının tahsiline karar verilmelidir.”(9. HD. 2014/13406 E. 2014/15361 K. 12.05.2014)

“…Davacının kendisinin kabulünde olduğu üzere ücret+prim esasına göre çalıştığı açıktır. Sunulan cari hesap ekstresinden davacının yüksek miktarlarda prim ödemesi aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının prim usulü ile çalıştığı anlaşıldığından fazla çalışma ücreti alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/11955 E. 2012/17459 K. 17.05.2012)

“…Davacı çalışma süresi içinde fazla çalışma yaptığını belirterek fazla çalışma ücreti talebinde bulunmuştur. Davacının imzasını taşıyan iicrct bordrolarında her ay değişen miktarlarda prim tahakkuk ettirildiği görülmekledir. Davacının satış elemanı olarak serbest zamanlı çalıştığı ve yaptığı satış miktarına göre prim aldığı dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının çalışma saatlerini kendisinin belirlediği bu nedenle fazla çalışma yapmadığı kabul edilerek anılan alacağın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/3921 E. 2011/7179 K. 16.03.2011)

“…Somut olayda, davacının pazarlama elemanı olarak ve prim usulü ile çalıştığı, yaptığı işi ve ücret sistemine göre mesai saatlerinin kendisi tarafından belirlendiği, fazla çalışma yaptığında karşılığının prim olarak ödendiği anlaşıldığından fazla çalışma alacak talebinin kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/5699 E. 2012/11580 K. 05.04.2012)

“…Somut olayda davacı davalı işyerinde kart satış temsilcisi olarak çalıştığını belirterek günde 08.30-21.00 arası çalıştığını ancak fazla mesai alacağının ödenmediğini belirtmiştir. Davalı ise işyerinde pirim ödemesinin olduğunu ve davacının primini arttırmak için kendisinin fazla çalışmalarının olduğunu savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının primden yararlanmak için gece geç saatlere kadar ve bazen cumartesi günleri de çalıştığından haftalık 12 saat fazla mesai yaptığı, maaş+prim usulü çalıştığından yaptığı fazla mesainin saat başına düşen kısmını aldığı, ancak zamlı kısmının ödenmediğinden zamlı kısım hesaplanmıştır. Davalı işyerinde maaş+prim usulü çalışıldığı tartışmasızdır. Davacıya dosyada bulunan bordrolardan da anlaşıldığı üzere her ay ayarlama adı altında prim ödemesi yapılmıştır. Ilal böyle olunca davacıya fazla çalışmalarının karşılığının prim adı alında ödendiği görülmektedir. Mahkemece davacının fazla mesai alacağının reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(7.HD. 2013/4844 E. 2013/11141 K. 13.06.2013)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*