Ödeme itirazı – Ücret alacağı – Yargıtay kararı

…Dava 20.10.2010 tarihinde açılmış olup o tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK’nun 188.maddesinde “Hakimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide de kabul edilmektedir. (Prof.Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü 1990 cilt l.s:900)
Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu kuşkusuzdur. Dava hakkının varlığı ya da düşmüş bulunmasının incelenmesi, doğrudan hakime verilmiş ödevlerden olması karşısında Yargıtay Dairesi, önceden ileri sürülmemiş olsa hile temyiz aşamasında dava şartının tamam olup olmadığını kendiliğinden gözetebilir.
Davanın hukuksal niteliği gereği davalı, temyiz aşamasında da borcu sükiıt ettiren bir belge vermiş ise, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir. Gerçekten de, yargılamada davayı inkar eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından da söz edilemeyecektir.
Sonuç itibariyle; yargılama aşaması henüz tamamlanmamış böyle bir durumda, borcu itfa eden belgenin veya dava şartının söz konusu olduğu hallerde, dava sonuçlanıp kesinleşmemiş ise, ibraz edilen ve borcu söndüren yazılı belgenin dikkate alınması gerekir.
Bu hukuki olgu ve tespitler karşısında somut olayda; davalı tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan yıllık izin belgelerinin davacıya sorularak değerlendirilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
7. HD 2013/3050 E. 2013/4814 K. 28.03.2013

…Kural olarak, yargılama aşamasında dayanılıp sunulmayan deliller, temyiz veya karar düzeltme aşamasında sunulamazlar; sunulmuş olsalar bile, bu aşamalardaki incelemeler sırasında dikkate alınamazlar. Bu kuralın tek istisnası, dayanılıp sunulan delillin, o davaya konu borcu söndüren bir nitelik taşıması; örneğin, davaya konu borcun ödenmiş olduğunu gösteren makbuz, ibraname gibi bir belge olmasıdır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (Mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 188.) 114. maddesinde, “Hâkimin re’sen nazarı dikkate alması kanunen iktiza eden hususlar” deyimi ile dava şartlarının kastedildiği ve bu nedenle dava şartlarının mahkemece kendiliğinden gözetileceği hususu öğretide dc kabul edilmektedir. (Prof. Dr. Baki Kuru; Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001 Bası, Cilt 2, s. 1343, Prof. Dr. Saim Üstündağ; Medeni Yargılama Hukuku Cilt 1-11-İst. 1997 s.28 ve 871). Bu noktada, dava hakkının bir anlamda dava şartı olduğu da dikkate alınmalıdır. Dava hakkının varlığı ya da yokluğunun incelenmesi, doğrudan hâkime verilmiş ödevlerden olması karşısında, Yüksek Özel Dairece, önceden ileri sürülmemiş olsa bile temyiz aşamasında dava şartının var olup olmadığını kendiliğinden gözetmesinde bir usuli engel bulunmamaktadır. Davanın hukuksal niteliği ve somut olayın özelliği gereği davalı, temyiz aşamasında dava konusu borcu söndüren nitelikte bir belge vermişse, bu belge üzerinde gerekli inceleme yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekir.
Diğer bir anlatımla yargılama aşamasında, borcu itfa eden belge değerlendirilmeye alınmalıdır. Gerçekten de, yargılamada davayı inkâr eden davalının savunması borcun bulunmadığı savunmasını da kapsar. O nedenle, davalının borcun ne sebeple bulunmadığını açıklama ve iddianın aksine, delillerini ikame etme hakkının ortadan kalktığından söz edilemez. Belirtilen nedenlerle, temyiz aşamasında sunulan ve borcu söndüren bir belgenin varlığı karşısında savunmanın genişletilmesi yasağından söz edilemeyeceğinin (HMK 140. mülga HUMK. Md. 202) kabulü zorunludur! HGK Kararı: 27.02.2012 gün ve 2012/9-842 E, 2013/291 K).
Dosya içeriğine göre davalı temyiz aşamasında davacının hüküm atlına alınan alacakları ile ilgili temyiz aşamasında ödeme belgeleri (makbuz- bordro gibi) sunmuştur. Bu ödeme belgeleri yukarda belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği gibi borcu sona erdiren nitelikte olduğundan yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerekir. Bu belgelere karşı davacı tarafa diyecekleri sorulmalı, değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
9. HD 2012/26360 E. 2014/23878 K. 09.07.2014

…Dava, 1086 sayılı HUMK’nun yürürlükte olduğu dönemde açılmış olup, HMK’dan önce açılan davalara yönelik olarak ödeme defi her aşamada ileri sürülebilir itirazlardandır.
Bu nedenle, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ödeme belgeleri ve izin belgelerinin değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
9. HD 2010/4611 E. 2012/12559 K. 12.04.2012

…Davalı vekili temyiz aşamasında ibraname ve fazla mesai bordroları ibraz etmiştir.
Ödeme def’i itiraz niteliğinde olup hakkı ortadan kaldırır. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
Mahkemece ibraname ve fazla mesai bordroları davacıya gösterilerek diyecekleri sorulmalı bu belgelerle ilgili tarafların delilleri toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
9. HD 2006/18206 E. 2006/22897 K. 18.09.2006

…Mahkemece davacının ulusal bayram-genel tatil ücreti ile hafta tatili çalışma ücretinin rapor doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Vekili temyiz dilekçesi ekinde 05.11.2007 tarihli “ibraname” başlıklı belge ibraz etmiştir.
Bu belgenin sunulması ödeme defi niteliğindedir. Yargılamanın her aşamasında sunulabilir.
Bu nedenle Mahkemece temyiz dilekçesi ekinde sunulan 05.11.2007 tarihli “ibraname” başlıklı belge aslı getirtilerek davacıdan bu belgeye karşı diyecekleri sorulup, sonucuna göre yukarıdaki yasal düzenleme ve ilkeler dikkate alınarak ibranamenin ulusal bayram-genel tatil ile hafta tatili çalışma ücretlerine yönelik olarak değerlendirilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
9. HD 2009/23414 E. 2011/38312 K. 19.10.2011

…Somut olayda, davalı işveren tarafından davacının talep ettiği alacakların ödendiği savunulmuş, temyiz aşamasında ödemeye ilişkin olarak 07.12.2011 havale tarihli dilekçe ekinde yapılan ödemelere ilişkin makbuz ve banka dekontları sunulmuştur.
Ödeme borcu ortadan kaldıran nitelikte bir savunma olduğundan her aşamada sunulması mümkündür.
Mahkemece temyiz aşamasında sunulan ödemeye ilişkin belgelere karşı davacının beyanı alındıktan sonra gerek görülmesi durumunda, sunulan belgelere göre ödeme yapılan alacak kalemlerinin belirlenmesi için bilirkişiden ek rapor alınarak, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir.
9. HD 2011/52713 E. 2011/50263 K. 29.12.2011

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*