İşyeri kayıtları – Fazla Çalışma – Yargıtay kararları

“…Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda işe giriş çıkış saatlerini gösteren dijital kayıtların davacının imzasını içermediği, bordrolarda da fazla çalışma sütununun bulunmadığı gerekçe gösterilerek tanık beyanlarına itibarla günde 3 saat üzerinden fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır.
Dosyada mevcut dijital kayıtlar incelendiğinde aylık olarak düzenlenip, günlük işe başlayış ve bitiş zamanını gösterdiği, çalışan işçinin imzasını veya yetkililerin onayını taşımadığı görülmektedir. Söz konusu kayıtların ne şekilde ve nasıl tutulduğu tespit edilmemiştir.
Zira kayıtlar tartışmasız gerçeği yansıtıyorsa bu kayıtlara göre aksi halde dosyada mevcut delillere tanık beyanlarına göre fazla çalışma alacağı tespit edilmelidir.
Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalıdır.”(9. HD. 2007/27606 E. 2008/26201 K. 10.10.2008)

“…Dava dilekçesinde davacının haftada 6 gün 8-19 saatleri arasında çalıştığı ve ulusal bayram ile genel tatillerde görev yaptığı ileri sürülmüş, bu yönden isteklerde bulunulmuştur.
Davacı tanıkları çalışma saatleri konusunda iddiayı doğrulayan anlatımlarda bulunmuşlardır.
Bilirkişi hesap raporunda, tanık beyanları doğrultusunda ve dava dilekçesinde açıklanan çalışma saatleri ile sınırlı hesaplamaya gidilmiştir.
Dosyaya davacının işyerine giriş ve çıkış saatlerini gösteren kayıtlar sunulmuştur. Her iki taraf da anılan kayıtlara dayanmaktadır. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri hesabında işyerine giriş ve çıkış kayıtlarından söz edilmekle birlikte, ortalama çalışma saatlerine göre günde 2 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir.
İşyerine giriş çıkışları gösteren kayıtlara göre hesaplama yapılmalı ve tam olarak günlük çalışma saatleri belirlenerek anılan işçilik hakları hüküm altına alınmalıdır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, salt işe giriş çıkış kayıtlarının esas alındığı hallerde bir indirime gidilmesi de doğru olmaz.”(9. HD. 2006/4960 E. 2006/17258 K. 13.06.2006)

“…Somut olayda, işe giriş-çıkış saatlerini gösterir belgeler dosyaya sunulmuş olup, belgeler dikkate alınmadan doğrudan tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Dairemizin, 2006/14491 E- 2006/33641 K ve 2007/31410 E-2008/33719 K. sayılı emsal nitelikte bozma kararları da dikkate alınarak Mahkemece yapılacak iş, giriş-çıkış kayıtları değerlendirilerek yapılacak hesaplamada davalı yararına kazanılmış hak ilkesi de dikkate alınarak, fazla çalışma ücreti kararda belirlenen miktardan fazla çıktığı takdirde şimdiki gibi, daha az çıktığı takdirde bu miktara göre karar verilmesidir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.”(9. HD. 2009/30452 E. 2009/26375 K. 09.10.2009)

“…Davacının 09.04.2004 tarihinden itibaren işyerine giriş-çıkış saatlerini gösteren manyetik kartlar olduğu halde, bu kartlar yerine çelişkili tanık ifadelerine göre fazla çalışma hesaplanması yerinde değildir.
İşyerinden tüm süreye ilişkin kayıt veya puantaj varsagetirtilmeli, gerekirse tanıklar yeniden dinlenerek kayıt öncesi ve sonrasına ait dönemlerde çalışma sisteminde bir değişiklik olup olmadığı tespit edilmeli, yazılı kayıtlarda yer alan şekilde çalışıldığı kabul edilmelidir.
Öte yandan, ilgili nizamnamenin 21. maddesi gereğince davacının normal haftalık çalışma süresinin 25 saat olması gerekmektedir, ancak bu saatin üstündeki çalışmalar fazla çalışma olarak kabul edilebilir.”(9. HD. 2009/30574 E. 2011/48619 K. 19.12.2011)

“…Mahkemece davacının haftada 6 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai alacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyada davalı S. Sanayi A.Ş. tarafından sunulan davacının giriş-çıkış saatlerini gösterir kart basma bilgileri mevcuttur. Bu bilgilerde davacının bazen hafta da 5 gün bazen de 6 gün çalıştığı görülmektedir.
Bilirkişi söz konusu belgeleri değerlendirmediği gibi mahkeme de tüm çalıştığı süre boyunca haftada 6 saat fazla mesai yaptığını kabul ederek hüküm kurmuştur.
Oysaki kart basma bilgilerinde davacının bazı haftalarda fazla mesai yapmadığı anlaşılmakta olup mahkemece yapılacak iş söz konusu belgelerdeki giriş çıkış saatlerine göre fazla mesai yapılan haftaların saptanması yönünden bilirkişiden ek rapor almaktan ibarettir.
Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.”(9. HD. 2006/15566 E. 2006/33749 K. 25.12.2006)

“…Davacı işçinin fazla çalışma ücreti isteklerinin de kabulüne karar verilmiştir. Dosyaya davalı işverence bir kısım devam kartları sunulmuştur. Mahkemece bu belgeler bir değerlendirmeye alınmaksızın karar verilmesi de doğru değildir. Yine fazla çalışma ücreti hesabında, işçinin işyerinden ayrılmasının ardından hastanede yattığı ve istirahat raporu aldığı dönem için de hesaplama yapılması yerinde olmamıştır.”(9. HD. 2006/3027 E. 2006/8553 K. 04.04.2006)

“…Ayrıca, bilirkişi raporunda dosyada davacının giriş çıkış saatlerini gösteren bilgisayar kaydı dökümüne rastlanılmadığından bahisle işçi alacağı açısından sadece tanık beyanları dikkate alınarak yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiştir.
Dosyada bulunan ve davacının işe giriş çıkış kayıtlarının yer aldığı öne sürülen CD ortamındaki kayıtların delil değeri bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden sonuca gidilmesi de bozma nedenidir.”(9. HD. 2010/17908 E. 2012/26298 K. 04.07.2012)

“…Somut olayda davacı fazla çalışma yaptığını iddia etmiş ve davacı tanıkları da çalışma saatlerine ilişkin beyanda bulunmuşlardır.
Mahkemece dosyaya sunulan işe giriş çıkış saatlerine ilişkin bilgisayar kayıtlarına dayanarak davacının fazla çalışma yapmadığım kabul etmiştir.
Hükme esas bilirkişi raporundaki tespitler ve dayanak belgeler incelendiğinde davacının hesap dönemi içerisinde “7-8 günlük sürelerde kart basmadığının kayıtlı olduğu” anlaşılmıştır.
Öncelikle davacının kart basmadığı görülen sürelerde izinli ya da raporlu olup, olmadığı tespit edilerek izinli veya raporlu değilse kart basılmayan bu sürelere ilişkin olarak tanık beyanları bir değerlendirmeye tabi tutulup, fazla mesai alacağı olup olmadığının tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/29259 E. 2011/45378 K. 23/11/2011)

“…Somut olayda davacı fazla çalışma yaptığını iddia etmiş ve davacı tanıkları da çalışma saatlerine ilişkin beyanda bulunmuşlardır.
Mahkemece dosyaya sunulan işe giriş çıkış saatlerine ilişkin bilgisayar kayıtlarına dayanarak davacının fazla çalışma yapmadığı kabul edilmiştir.
Hükme esas bilirkişi raporundaki tespitler ve dayanak belgeleri incelendiğinde davacının dönem dönem kart basmadığı görülmektedir. Ayrıca zamanaşımı def-i dikkate alındığında dahi işverence sunulan giriş- çıkış kayıtlarının fazla çalışma bakımından incelemeye tabi tutulacak dönemi tümüyle kapsamadığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle davacının kart basmadığı görülen sürelerde izinli ya da raporlu olup, /olmadığı tespit edilerek izinli veya raporlu değilse kart basılmayan bu sürelere ve yukarıda belirtildiği gibi giriş-çıkış kayıtlarının hesaplama konu dönemi kapsamayan bölümüne ilişkin olarak tanık beyanları bir değerlendirmeye tabi tutulup, fazla mesai alacağı olup olmadığının tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/36285 E. 2012/1762 K. 25.01.2012)

“…Davacının çalışma saatlerini gösterir kayıtlar dosyaya sunulmuş olup bu kayıtlarda işe başlangıç ve bitiş saatleri ayrıntılı olarak görünmektedir.
Davacı da yargılama sırasında bu kayıtlara göre fazla çalışmanın tespit edilebileceğini ileri sürmüştür.
Mahkemece bilirkişiden alınacak ek rapor ile bu kayıtlara göre fazla çalışma yapıp yapmadığının tespiti ile fazla çalışmanın ve işçi tarafından gerçekleştirilen feshin haklılığının buna bağlı olarak değerlendirilmesi gerekirken üçlü vardiya ile çalışıldığı anlaşılan işyerinde tanık beyanlarına göre davacının haftada 3 saat fazla çalışma yapmış olabileceğinin kabulüne göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak alınacak ek rapor ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/29301 E. 2011/45370 K. 23.11.2011)

“…Dava dilekçesinde davacının haftada 6 gün 8-19 saatleri arasında çalıştığı ve ulusal bayram ile genel tatillerde görev yaptığı ileri sürülmüş, bu yönden isteklerde bulunulmuştur.
Davacı tanıkları çalışma saatleri konusunda iddiayı doğrulayan anlatımlarda bulunmuşlardır.
Bilirkişi hesap raporunda, tanık beyanları ve işyeri giriş çıkış kayıtları doğrultusunda ortalama olarak 8.30-19.00saatleri arasında çalıştığı belirtilerek hesaplamaya gidilmiştir.
Dosyaya davacının işyerine giriş ve çıkış saatlerini gösteren kayıtlar sunulmuştur. Her iki taraf da anılan kayıtlara dayanmaktadır. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretleri hesabında giriş çıkış kayıtları dikkate alınmaksızın ve ortalama olarak çalışma saatlerinden söz edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Hesaplamanın salt anılan giriş çıkış kayıtlarına göre yapılması halinde hakkaniyet indirimine gidilmesi de doğru olmaz.”(9. HD. 2006/31557 E. 2006/32154 K. 07.12.2006)

“…Tanıklar da Cumartesi günleri çalışıldığına ilişkin beyanda bulunmamışlardır.
Bu nedenle, davacının haftada beş gün çalıştığı kabul edilerek çalışma saatlerinin tespit edilmesi gerekirken, altı günlük çalışma süresine göre fazla çalışma ücreti alacağının kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2006/4467 E. 2006/25790 K. 04.10.2006)

“…Dosya içeriğine göre, davalı tarafça 04.01.2007-31.12.2007 , 02.01.2008- 31.12.2008, 02.01.2009-31.03.2009 tarihleri arasındaki günlere ait işyeri giriş çıkış kayıtları ile çalışına dönemine ilişkin olarak davacının imzasını içerir ücret bordroları sunulmuştur. Davacının imzasını içerir ücret bordrolarının bir kısmında fazla mesai tahakkukunun yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alman bilirkişi raporunda fazla mesai tahakkuku bulunup ihtirazi kayıt beyan edilmeksizin imzalanan bordro içeriğinin aksi bordro muadili yazılı bir belge ile ispatlanamadığından fazla mesai tahakkuku bulunan ayların hesaplama dışı bırakıldığı belirtilmiştir. Oysa ki bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması mümkün olup davalı tarafça dosyaya sunulan işyeri giriş çıkış kayıtları imzalı ücret bordrolarının aksini ispatlar, aynı kuvvette belge niteliğindedir. Hal böyle olunca davacının fazla mesai ücreti alacağının işyeri giriş çıkış kayıtları esas alınarak zamanaşımı deli de gözönünde bulundurularak hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.”(22. HD. 2013/13442 E. 2014/23494 K. 10.09.2014)

“…Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici 3. madde” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı H.U.M.K. nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/ II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, fazla çalışma ücretinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının uzun süre işveren nezdinde çalıştığını, 30.06.2011 tarihinde iş sözleşmesine son verildiğini, çalıştığı döneme ilişkin fazla mesai alacaklarının ödenmediğini bildirerek ek davasındaki miktarlarla birlikte
32.219,38 TL fazla mesai alacağının en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığını, fazla çalışma yapılmasının yetkili makamdan önceden onay alınmasına bağlı olduğunu, davacının bu durumu bilmesine rağmen fazla çalışma yaptığını iddia ederek alacak talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Yerel Mahkemece, davacının fiilen fazla mesai yaptığının işveren belgeleriyle kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Özel Daire tarafından yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece, önceki gerekçelerle ve davalı tarafça sunulan ve dayanılan yazılı kayıtlar varken bu kayıtlara karşı tanık dinlenemeyeceği, davada resen araştırma ilkesinin de geçerli olmadığı, basit yargılama usulüne tabi olan davada tarafların tüm delillerini yasal süre içerisinde sundukları, taraflara resen yeni delil sunmak ve tanık bildirmek için süre verilemeyeceği, davacının tespit edilen sürelerde fazla mesai yaptığının dosya kapsamından sabit olduğu, fazla mesai yapmasına rağmen sırf yetkili makamdan önceden onay alınmadığı için Personel Yönetmeliğinin 5.02 maddesine uygun davranılmadığı gerekçesiyle fiilen yapılan fazla mesailerin dikkate alınmamasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair ilk hükümde direnilmiştir.
Direnme hükmü, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Açıklanan maddi olgu, bozma ve direnme kararlarının kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; fazla çalışma olgusunun tespiti yönünden, iş yeri elektronik giriş çıkış kayıtlarının yeterli olup olmadığı, söz konusu kayıtların fiili durum ile örtüşüp örtüşmediğinin araştırılmasına gerek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Konuya ilişkin yasal düzenlemeler 4857 sayılı İş Kanununun 41 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. Anılan düzenlemelere aykırılık, bir diğer ifade ile sınırlamalara rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla Çalışma ücretinin de ödenmesi gerekmektedir.
Fazla çalışmayı ispat yükü, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçiye ait olup, fazla çalışma yapıldığı yazılı delil, ya da tanıkla ispatlanabilir.
Bu kapsamda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, ücret bordroları delil niteliğindedir. Fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği açıktır. Hukuk Genel Kurulu’nun 04.05.2011 gün: 2011/9-193 E.: 2011/269 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.
Somut olay açıklanan ilkeler çerçevesinde ele alındığında:
Dosya içerisinde bulunan, davalıya ait işyerine ait elektronik kartlarda yer alan giriş çıkış kayıtlarından ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlenen rapordan, 2006-2011 yılları arasında fazla çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında bir kısım üyeler, işyerine giriş çıkış yapıldığını gösteren elektronik kart kayıtları ile yetinilmeyip, elektronik kayıtların fiili duruma uygun olup olmadığı konusunda araştırma yapılması gerektiği görüşünü ileri sürmüş iseler de, Kurul çoğunluğu tarafından bu görüş benimsenmemiştir.
Bu durumda, işyeri giriş çıkış kayıtları ile davacının fazla çalışma iddiasının doğrulanmış olması ve özellikle davalı tarafça, yetkili makamdan önceden onay alınmadığı için Personel Yönetmeliğinin 5.02 maddesine uygun davranılmadığı iddiası dışında savunmasını ispata elverişli başkaca delil sunulmamış olmasına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından elektronik kayıtların fiili duruma uygun olup olmadığı konusunda araştırma yapılması gerektiğine işaret eden Özel Daire bozma ilamına karşı direnilmesi yerindedir.
Ne var ki, Yüksek Özel Daire bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları incelenmediğinden, bu yönde inceleme yapılmak üzere dosyanın Özel Daire’ye gönderilmesi gerekir.”(HGK. 2013/22-206 E. 2013/1500 K. 30.10.2013)

“…Somut olayda, davalı işveren tarafından dosyaya sunulan davacının çalıştığı dönemi kapsayan işe giriş çıkış saatlerini gösterir kayıtlar sunulmuştur. Bilgisayar çıktısı olarak dosyaya sunulan giriş çıkış saatlerini gösterir kayıtların düzenli ve ayrıntılı tutulduğu görülmekte ise de, kaydın tutulma şekli dikkate alındığında davacı işçinin imzasının olmasının mümkün bulunmaması nedeni ile, söz konusu kayıtların işveren tarafından neye dayanılarak, ne şekilde düzenlendiği, giriş çıkış saatlerini belirleyen sistemin ne olduğu, gerçeği yansıtıp yansıtmadığı araştırılıp, gerçeği yansıttığının belirlenmesi durumunda fazla çalışmanın olup olmadığının söz konusu kayıtlara dayanılarak belirlenmesi yerine, tanık beyanlarına dayanılarak belirlenmesi doğru değildir. Eksik inceleme ile fazla çalışma ücreti isteğinin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.”(7. HD. 2013/20165 E. 2013/17371 K. 24.10.2013)

Somut olayda, davalı işveren tarafından delil listesinde dayanılan işe giriş çıkış saatlerini gösterdiği iddia edilen bilgisayar kayıtları dosyaya getirilmemiştir. Kayıtlar getirildikten sonra davacı işçinin imzasının bulunup bulunmadığı, söz konusu kayıtların işveren tarafından neye dayanılarak, ne şekilde düzenlendiği, giriş çıkış saatlerini belirleyen sistemin ne olduğu, gerçeği yansıtıp yansıtmadığı araştırılıp, gerçeği yansıttığının belirlenmesi durumunda fazla çalışmanın olup olmadığının söz konusu kayıtlara dayanılarak belirlenmesi yerine, sadece tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi doğru değildir. Eksik inceleme ile fazla çalışma ücreti isteğinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/18568 E. 2014/6061 K. 17/03/2014)

“…Somut olayda; hükme esas bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının haftada 6 gün, günde 12 saat çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenme süresi düşüldüğünde haftalık 18 saat fazla mesai yaptığı, ayrıca dini bayramların yarısı ile diğer genel tatillerde ve milli bayram günlerinde çalıştığı kabul edilerek sözü edilen alacaklar hesap edilmiş, mahkeme tarafından hakkaniyet indirimi yapılarak alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Dosya içine davacının işe giriş çıkış saatlerini gösteren kart okuma kayıtları sunulmuştur. Bilirkişi tarafından olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilmeyen bu kayıtlara mahkemece davacı ve davalı tanık beyanları ile uyuşmaması, davacının imzasını içermemesi, davacı şirket dışında başka bir şirket tarafından tutulduğunun beyan edilmemesi nedenleri ile itibar edilmemiş ise de, söz konusu kayıtlarda çoğu zaman normal mesai saatlerinden daha sonraki saatlerde işyerinden çıkışları gösteren kayıtlar mevcuttur. İşyerinde giriş çıkışların kart sisteminde olması nedeniyle davacının kayıtlarda imzasının olmaması da son derece doğaldır. Bu itibarla işe giriş çıkışı gösteren kart okuma kayıtlarının bulunduğu dönem bakımından bu kayıtlara göre; bulunmayan dönem bakımından ise şimdiki gibi davacının fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını hesaplattırılmalı, davacı temyizinin olmadığı da gözetilerek fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının çıkıp çıkmamasına göre de davacı işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshettiğinden fesih olgusunu tekrar değerlendirilmelidir.
Mahkemece bu hususlar yerine getiriİmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.”(7. HD. 2013/27355 E. 2013/23747 K. 27.12.2013)

“…Somut olayda mahkemece tanık beyanlarına itibar edilerek davacının fazla mesai ve milli bayramlarda çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Seri olarak açılan dosyalarda ve dairemizden emsal geçen dosyalarda işe giriş çıkış saatlerini gösteren kart okuma çizelgeleri sunulmuştur. Her ne kader bilirkişi davalı tanık beyanlarına göre dahi normal mesai saatleri dışında fazla çalışma olmasına rağmen bu çizelgelerde bu çalışmaların gösterilmemiş olması ve çizelgelerde davacının imzasının olmaması nedenleriyle bu kayıtlara itibar etmemişse de, söz konusu kayıtlarda normal mesai saatlerinden daha sonraki saatlerde işyerinden çıkışları gösteren kayıtlar da mevcuttur. İşyerinde giriş çıkışların kart sisteminde olması nedeniyle davacının kayıtlarda imzasının olmaması da doğaldır. Yapılacak iş; söz konusu işyerine giriş çıkış kayıtlarını içeren çizelgelere göre davacının fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını hesaplattırmak, fazla mesai ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığını tekrar değerlendirmektir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı
olup bozmayı gerektirmiştir.”(7. HD. 2013/20590 E. 2014/10266 K. 09.05.2014)

“…Dosya içinde davacının işe giriş çıkış saatlerini gösteren kart okuma kayıtları bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Davalı tarafça sunulan kart okuma çizelgelerinde davacının imzası olmadığı, normal mesai saatleri dışında fazla mesai yapıldığı beyan edilmesine rağmen kart okuma çizelgesinde normal mesai saatleri dışında hiç çalışma bulunmadığı, kart okuma çizelgelerinin davalı şirket dışında internet aracılığıyla bu işi yapan şirketler tarafından tutulan kayıtlar olduğunun da belirtilmediği gerekçeleriyle kart okuma çizelgeleri dikkate alınmamıştır.
Mahkemece, kart okuma kayıtlarında normal mesai saatleri dışında da çalışmaların bulunduğu ve mahiyeti itibariyle bu kayıtların davacının imzasını içermesinin mümkün olmadığı değerlendirilmeden yanılgılı gerekçe ile yazılı işyeri kayıtları yerine takdiri delil niteliğindeki tanık beyanları nazara alınarak hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla çalışma ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınması hatalı olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/21276 E. 2014/4907 K. 03.03.2014)

“…Somut olayda, davacının hak ettiği fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları hesaplanırken dosyaya sunulan kartlı giriş- çıkış kayıt dökümünün, davacı tarafından imzalanmadığı gerekçesiyle dikkate alınmadığı ve şahit anlatımları ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Ancak kartlı geçiş sistemi, işe giriş çıkışları kart basma saatine göre tespit ederek sistemde saklayan ve dökümü istendiğinde liste halinde veren bir sistemdir. Bu sebeple bu kayıtlarda davacının imzasının olmaması doğaldır. Mahkemece bu tür kayıt sistemine işverence elle müdahale yapılabileceği ve bu belgelere itibar edilemeyeceği de belirtilmiş olup, yargılama sırasında kayıtlara işverence müdahale edildiği, kayıt dışında da çalışmalar bulunduğu veya kart bastırılmadan çalışma yaptırıldığı iddia ve ispat edilmediğine göre fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları hesaplanırken giriş çıkış kayıtları esas alınmalıdır. Mahkemece, bilirkişiden adı geçen alacaklar yönünden işyerinde ara dinlenme süresinin günlük bir buçuk saat olarak uygulandığı da gözönünde bulundurularak, kart basma kayıtlarına göre hesaplama yapılması için ek rapor aldırılmak ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile şahit beyanlarına itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2013/2616 E. 2014/935 K. 27.01.2014)

“…Hükme esas alman bilirkişi raporunda işe giriş çıkış kayıtlarının tutulduğu elektronik isteme ait dökümlerde davacı imzası olmadığı için itibar edilmediği belirtilmiştir. Hesaplamalara esas alman tanık beyanları ile kart dökümlerindeki işe giriş çıkış saatlerinin örtüştüğü görülmüştür. Kaldı ki elektronik ortamda tutulan ve ihtiyaç olduğunda dökümü alman sistemlerde davacının dökümler üzerinde imzası olması da beklenemez. Ancak bu durumlarda varsa davacının bu kayıtların usulünce oluşturulmadığı yönündeki itirazları incelenebilir. Somut olayda bu kayıtlara açık bir itiraz olmadığı gibi tanık beyanları ile de giriş çıkış kart dökümleri doğruladığından, bu dökümlerde işe giriş çıkışın olmadığı dini bayram günlerinin de genel tatil alacağından dışlanması gerekir. Mahkemece gerektiğinde bu konuda ek rapor alınarak giriş çıkış kaydı içermeyen dini bayram günleri dışlanarak ulusal bayram genel tatil ücretinin yeniden belirlenmesi gerekir.”(22. HD. 2012/26886 E. 2013/8157 K. 18.04.2013)

“…Somut olayda mahkemece, tanık beyanına itibar edilerek davacının Mayıs- Eyliil ayları arasındaki dönemde haftada 10 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Dosyaya davacının işe giriş çıkış saatlerini gösteren çizelgeler sunulmuştur. Her ne kadar hükme esas alman bilirkişi raporunda, tanık beyanlarına göre davacının normal mesai saatleri dışında fazla çalışmasının olmasına rağmen bu çizelgelerde bu çalışmaların gösterilmemiş olması ve çizelgelerde davacının imzasının olmaması nedeniyle bu kayıtlara itibar edilmemişse de, söz konusu çizelgelerde zaman zaman normal mesai saatlerinden daha sonraki saatlerde işyerinden çıkışları gösteren kayıtlar mevcuttur. İşyerinde giriş çıkışların kart sisteminde olması nedeniyle davacının kayıtlarda imzasının olmaması da son derece doğaldır. Ayrıca, davacı her ne kadar kartının normal mesai saati içinde cihaza bastırıldığını, ancak işyerinde çalışmaya devam ettiğini ileri sürmüş ise de, bu iddiasını ispatlayamamıştır. Yine davacı, işyeri dışında da çalıştırılarak fazla mesai yaptırıldığını belirtmiş ise de, davacının normal mesai saatleri içinde dışarıdaki işlerin yaptırılması için götürüldüğü ve mesai bitmeden önce işyerine getirildiği yönündeki davacı tanığının beyanı karşısında bu iddiasını da kanıtlayamadığı anlaşılmıştır. Yapılacak iş; söz konusu işyerine ait giriş çıkış kayıtlarını içeren çizelgelere göre bilirkişiye davacının fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığını hesaplattırıp çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/8075 E. 2013/16028 K. 02.10.2013)

“…Somut olayda davalı vekili tarafından dosyaya bir takım puantaj kayıtları sunulmuştur. Bu tutanakların incelenmesinden; anılan tutanakların elektronik ortamda tutulduğunun anlaşılması, davalının savunmasına göre de işyerinde kapı giriş çıkışlarında kart basıldığının beyan edilmesi karşısında, sistemin işyerindeki giriş çıkışları denetlediği ve giriş çıkışların günlük kayıt altına alındığı izlenimi edinilmektedir. Puantaj kayıtları ile işçinin izin kullandığına dair belgeler arasında uyum bulunmaktadır. Mahkemece, belgelere karşı davacının diyecekleri sorulmamıştır. Öncelikle anılan puantaj çizelgelerinin geçerliliği üzerinde durulmalı ve bu konuda anılan kayıtlar ile dosyadaki diğer belgeler arasında çelişki olup olmadığı araştırılmalı, bu hususlar karar gerekçesinde irdelenmelidir. Davacının anılan puantaj kayıtlarını kabul etmesi ya da kayıtların diğer bilgi ve belgelerle uyumlu olduğunun belirlenmesi durumunda, somut olayın özelliği de dikkate alınarak puantaj kayıtlarına itibar edilerek davacının fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarına yönelik hesaplama yapılmalıdır. Bu konuda eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2012/28343 E. 2014/22155 K. 27.06.2014)

“…Somut olayda, davacının, davalı şirketlerin kurduğu ortaklık nezdinde, İncirlik Üssünde yapılan villa inşaatlarında makine mühendisi olarak çalıştığı, çalışmanın davalı şirketler ile Amerikan ihale makamının anlaşamaması nedeniyle inşaata bir süre ara verildiği, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti yönünden Kasıırı-Arahk 2008. Ocak-Şubat 2009 tarihlerinde işyerinde çalışan olmadığı, işçilerin işyerine gelerek işveren emrinde hazır bekledikleri bildirilmiş; ayrıca İncirlik Üssüne giriş ve çıkışların saat 19:00 dan sonra mümkün olmadığı en geç bu saatte işe son verildiği, bu saatten sonra kimsenin içeri alınmadığının ileri sürülmesine göre İncirlik Üs Komutanlığına yazı yazılarak işçilerin işe giriş çıkış saatlerini gösterir kapı kayıtlarının getirtilip fazla çalışma alacağı yönünden gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak tüm deliller bir arada değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı E.-K.Ltd.Şti.’niıı bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.”(7. HD. 2013/15482 E. 2013/8572 K. 09.05.2013)

“…Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tek tanık anlatımına dayanılarak 45 dakika ara dinlenme mahsubu ile davacının fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Dosya kapsamında bulunan fabrika personeli çalışma saatlerini gösterir levhada mesai saatlerinin hafta için beş gün 08:00- 18:30 arası olduğu, 1 saat ara dinlenme ve iki kez 15 dakikadan oluşan çay molası verildiği yazılıdır. İmzalı puantaj kayıtları ve çalışma saatlerini gösterir levha uyarınca davacının 45 saati aşan çalışması bulunmadığından fazla çalışma alacağının reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir “(22. HD. 2013/3576 E. 2014/1718 K. 07.02.2014)

“…Dosyada bulunan davacının imzaladığı ve ihtirazi kayıt koymadığı bordolarda davacı için fazla mesai ücreti tahakkuku yapılmıştır. Bu durumda davacı bordroda yazılı olandan daha çok fazla mesai yaptığını ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Sunulan irsaliyeler bıı anlamda yazılı delil ise de, bunların hesaplama yapılan tüm istek dönemine teşmil edilmesi mümkün değildir. Ayrıca irsaliyelerin alt tarafında iş yerinin açılış kapanış saatlerinin 08.00-20.00 olarak gösterilmesi davacının bu saatler arasında çalıştığına yazılı delil kabul edilemez. Önemli olan fiilen davacının hangi saatleri arasında çalıştığıdır. Öte yandan imzalı bordrolar karşısında davalı tanığının bu davadaki ya da başka bir davadaki beyanına dayanılarak hesaplama yapılması mümkün değildir. Bu itibarla bozma ilamına uygun biçimde davacının sunduğu irsaliyelerin ait olduğu döneme münhasır olmak üzere fazla mesai ücreti hesap edilmeli, bu dönem için bordolarda yapılan fazla mesai tahakkukları mahsup edilerek bakiye fazla mesai ücreti hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde hazırlanan rapora itibarla karar verilmiş olması hatalı olmuştur.”(7. HD. 2013/17925 E. 2013/14839 K. 17.09.2013)

“…Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftada 30 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalı işveren elektrik dağıtım firması olup davacı İzmir/Konak ilçesinde elektrik açma-kapama işinde çalışmıştır. Davalı işveren tarafından davacının çalışma saatlerine ilişkin GPRS kayıtları ibraz edilmiştir. Mahkemece bu kayıtlar bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın salt tanık beyanlarına göre fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.”(9. HD. 2011/46010 E. 2013/34266 K. 23.12.2013)

“…Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftada 30 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davalı işveren elektrik dağıtım firması olup davacı İzmir/konak ilçesinde elektrik açma-kapama işinde çalışmıştır. Davalı işveren tarafından davacının çalışına saatlerine ilişkin GPRS kayıtları ibraz edilmiştir. Mahkemece bu kayıtlar bir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın salt tanık beyanlarına göre fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.”(9. HD. 2011/34229 E. 2013/24437 K. 30.09.2013)

“…Belgelerde yazılı değişen mesai saatlerine göre davacının fazla mesaisinin bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir.
Mahkemece davacının, personel çalışma saatlerine ilişkin listelere göre günde 9 saat çalıştığı, haftada 9 saat fazla çalışına yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafça dosyaya sunulan çeşitli tarihlerdeki çalışma süresine ilişkin duyurular genel mahiyette olup çalışma süreleri de farklılık göstermektedir. Bilirkişi raporunda ise söz konusu belgeler hakkında herhangi bir irdeleme yapılmamıştır.
Bu durumda fazla mesai isteği yönünden doğru sonuca varılabilmesi için işyerinde çalışma saatlerini belirten belgeler bilirkişiye yeniden incelettirilerek belgelerde yazılı mesai saatlerine göre davacının fazla mesaisinin bulunup bulunmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2006/6967 E. 2006/27575 K. 18.10.2006)

“…Mahkemece, bozma kararına uyulduğu ve davacı tarafından operatör raporları altındaki imzalar kabul edildiği halde, bu raporlara hiç değer verilmeden, yalnız önceki kararda olduğu gibi tanık raporlarıyla sonuca gidilmesi hatalıdır.
İşyerinde şoför olarak çalışan davacının çıktığı seferle ilgili çakış tarihi ve saati, varış saati ve tarihi operatör raporlarında bulunduğuna ve davacı da bu raporları kabul ettiğine göre, fazla mesai ücret alacağının hesaplanmasında bu raporlara değer verilmesi gerekir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.”(9. HD. 2006/3766 E. 2006/7044 K. 20.3.2006)

“….Somut olayda, mahkemece güvenlik görevlisi olan davacının 12 saat çalışıp 24 saat dinlenme esasına göre çalıştığı kabul edilerek karar verilmiştir. Ancak izin kullanma dönemlerinde çalışma sisteminin değiştiği davacı beyanı ile ileri sürülmüştür.
Dosyaya sunulan güvenlik personeli devir teslim defterinde çalışan güvenlik elemanlarının isimleri ve gün be gün çalışma saatleri imzaları ile tespit edilmiştir.
Bu durumda fazla çalışmanın işverenden sadır yazılı belge ile ispatı söz konusudur.
Dolayısıyla anılan alacağın nöbet defterleri doğrultusunda belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde tanık beyanlarına itibar edilerek hesaplanması isabetsizdir.”(9. HD. 2011/48037 E. 2011/50238 K. 28.12.2011)

“…Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla mesai yaptığına ilişkin beyanda bulunan davacı tanığı ile davalı arasında aynı konuda husumet bulunduğundan tanık beyanına itibar edilemeyeceği, davalı işveren taralından çalışma saatlerini gösterir seyir defteri içeriğine göre davacının fazla mesai iddiasını ispatlayamadığı yönünde görüş belirtilmiş mahkemece de bu doğrultuda taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davalı işveren tarafından ibraz edilen seyir defteri 2000-2001 yıllarına ve 01.01.2006 -05.08.2006 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin olup, davacının imzasını taşımamaktadır. Davalının zaman aşımı itirazı dikkate alındığında, 01.01 2006 -05.08.2006 tarihleri arasındaki 2 ay 5 günlük süre için ibraz edilen seyir defteri kayıtlarına itibar edilerek tüm çalışma süresi yönünden fazla çalışma ücret alacağının reddine karar verilmesi hatalıdır.
Davalı işveren tarafından ibraz edilen seyir defteri kayıtları dışında, dosya içerisinde mağaza açılış kapanış saatlerini gösteren alarm sistemi kayıtları da bulunmaktadır. Bu kayıtlarda davacının şifresi ile mağazanın açılış ve kapanışı yapılan saatler belli olup, kayıtlar davacının iddiasını doğrular niteliktedir. Mağazanın açılış ve kapanış saatlerini gösterir alarm sistemi kayıtları değerlendirmeye tabii tutularak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/545 E. 2011/37042 K. 12.10.2011)

“…Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda işyerine giriş çıkışı gösteren kart okuma kayıtlarına göre davacının haftanın 5 günü 07.30-17.30 saatleri arasında çalıştığı belirtilerek çalışmanın başlangıcı saat 07.30 olarak kabul edilip 17.30’dan sonraki 25 dakikaya kadar olan geç çıkışları değerlendirilme dışı tutularak günlük 9 saati aşan çalışmaların fazla çalışmanın olduğu esasına göre hesaplama yapılmış ise de, kart okuma kayıtlarının incelenmesinde davacının bazı günler fiili çalışmasının 9 saatin altında olduğu görülmektedir. Bu itibarla davacının bazı günler 9 saati aşan çalışması olsa da bazı günler 9 saatin altında çalışması söz konusu olabileceğinden, şimdiki gibi çalışmanın başlangıcı sabah saat 07.30 olarak kabul edilip 17.30’dan sonraki 25 dakikaya kadar olan geç çıkışlar değerlendirme dışı tutularak haftalık bazda hesaplama yapılmalı, haftalık 45 saati aşan çalışması varsa fazla çalışma kabul edilerek ücreti hesap edilmelidir. Hafta ortasında ücret değişimleri gerekçe gösterilerek 4857 sayılı Yasa hükümlerine aykırı biçimde haftalık yerine günlük bazda fazla çalışma hesap edilen rapora göre karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra çıkacak sonuca göre davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden alacak hakkında karar vermektir.”(7. HD. 2014/739 E. 2014/4502 K. 25.02.2014)

“…Somut olayda davacının fazla mesai yaptığı elektronik kayıtlarla sabit kabul edilmiş ise de, davalı işveren öncelikle fazla mesai hakkında işyeri personel yönetmeliğinde öngörülen prosedüre uyulmadığını ve ayrıca elektronik kayıtların da gerçeği yansıtmadığını ileri sürmüştür.
Dairemizce incelenen 2012/6852 esas, 2012/12757 karar numaralı 07.06.2012 tarihli emsal kararda belirtildiği üzere; Personel Yönetmeliğinin 5.2 maddesinde fazla mesailer hakkında “Çalışmanın normal mesai saatleri bittikten sonra veya tatil günlerinde devam etmesini gerektiren hallerde ilgili mevzuatın tespit elmiş olduğu sınır ve şartlara içinde fazla mesai yapılır. Fazla mesai yapılması yetkili makamdan önceden onay alınmasına bağlıdır.” şeklinde düzenleme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Personel Yönetmeliğindeki bu düzenlemeye uyulmadan fazla mesai yapılmasının sebebi açıklığa kavuşturulmadığı gibi elektronik giriş-çıkış kayıtlarının fiili durumla örtüşüp örtüşmediği saptanmamıştır. İşyerine giriş yapıldıktan ne kadar sonra işbaşı yapıldığının, işten çıkışta işyerinin hemen terk edilip edilmediği, edilmemişse hangi sebeple terk edilmediğinin belirlenmesi, Personel Yönetmeliğinde fazla mesai hakkında öngörülmüş olan prosedüre uyulup uyulmamasının zorunlu olup olmadığı, uyulmadan fazla mesai yapılmasının mümkün olup olmadığı hususlarında taraflara tanık delili bildirmeleri için imkan tanınmalı, gösterilecek tanıkların bilgisine başvurulmalı, davacının elektronik kayıtlarda belirtilen çıkış saatine kadar gerçekten fazla mesai oluşturacak biçimde çalışıp çalışmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, daha sonra işyerinde iş müfettişi tarafından yapılmış soruşturmaya ait rapor ve dayanağı belgelerde getirtilmeli, olay tüm yönleriyle aydınlatılmalı ve bundan sonra tüm deliller yeniden değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/18181 E. 2013/19341 K. 20.09.2013)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*