İşe başlatmama tazminatı – Yargıtay Kararları

“…Somut olayda davacının iş sözleşmesi 30.9.2005 tarihinde feshedilmiş açmış olduğu işe iade davasının kesinleşmesinden sonra süresi içerisinde işe alınmak üzere müracaat ettiğinde işverence 11.8.2006 tarihinde işe başlatılmayacağı bildirilmiştir.
Dolayısıyla 11.8.2006 itibariyle feshin kesinleştiği kabul edilerek bu tarihteki ücreti esas alınarak istekler hesaplanmalıdır.
Hükme esas alman bilirkişi raporunda kıdem tazminatı hesabına esas alınan ücret doğru olarak 11.8.2006 tarihinde geçerli olan tavandan hesaplanmış ancak ihbar tazminatı hesabında 30.9.2005 tarihine 4 aylık sürenin ilavesi ile 30.1.2006 tarihindeki ücreti esas alınmıştır. Halbuki davalı işyerinde 1.3.2006 tarihinde yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girmiş olup fesih de 11.8.2006 tarihinde kesinleştiğine göre bu tarih de ki alabileceği ücret toplu iş sözleşmesi hükümleri dikkate alınarak belirlenmeli dava konusu istekler bu ücrete göre hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir”(9.H D. 2008/22949 E. 2010/7943 K. 25.03.2010)

“…Somut olayda davacı vekili feshin işe başlatılmamak sureti ile kesinleştiği tarihteki Tabipler Odası Asgari Ücret Tarifesine göre saptanacak ücret üzerinden alacakların hesaplanmasını talep etmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 4 aylık boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatının ödendiği sırada hesaplamaya esas alınan ücrete itiraz etmemesi nedeni ile aylık 1.380,80-TL brüt ücret esas alınarak davaya konu alacaklar hesaplanmıştır.
İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır. Bu fesih tarihine göre işverence ihbar ve kıdem tazminatı ödenmelidir. Hesaplamada dikkate alınacak ücret, işe başlatılmadığı tarihteki son ücret olup, kıdem tazminatı tavanı da aynı tarihe göre belirlenmelidir. îşe iade davasında kararın kesinleşmesine kadar geçecek olan en çok 4 aya kadar süre hizmet süresine eklenmeli, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin hakkı bakımından çalışılmış gibi değerlendirilmelidir.
Bu ilke ışığında davacının geçersiz sayılan fesih tarihinde aldığı ücretin aynı tarihte geçerli Türk Tabipler Odasınca belirlenen asgari ücrete oranı belirlendikten sonra, davacının işe başlatılmamak sureti ile feshin kesinleştiği tarihteki yine Türk Tabipler Odasının bu tarih itibari ile yürürlüğe koyduğu asgari ücrete oranı üzerinden bulunacak son ücreti esas alınarak, taleple bağlılık kuralı da gözardı edilmeden davaya konu alacakların hesaplanması gerekirken yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi hatalıdır.”(9.HD. 2009/9547 E. 2011/14096 K. 10/05/2011)

“…Somut olayda davacının iş akdine işverence haksız son veri Idiği ve davacının açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığı, yasal sürede işverene başvurusu üzerine işe alınmayarak, işçinin haklarının bir kısmının ödendiği, bakiye alacak ve fazla çalışma alacağına ilişkin olarak açtığı iş bu davada mahkemece bilirkişi tarafından geçersiz fesih tarihindeki ücrete göre yapılan hesaplamaya değer verilerek karar verilmiştir.
Mahkemece alacakların işe iade kararının yerine getirilmemesi sonucu oluşacak feshin kesinleştiği tarihteki emsal ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2009/4634 E. 2011/4939 K. 24.02.2011)

“…Mahkemece davacının işe iade kararının yerine getirilerek işe başlatılması için işverene başvurup vurmadığı, işe başlatılmamışsa işe başlatmama tarihi ve o tarihteki ücret miktarı araştırılmadan işe iade davasına konu olan 14.03.2006 tarihi fesih tarihi olarak kabul edilerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hesaplamaların bu tarihe göre yapılması hatalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davacının işe iade kararının yerine getirilerek işe başlatılması için işverene başvurup vurmadığı, işe başlatılmamışsa işe başlatmama tarihi ve o tarihteki ücret miktarı araştırılarak buna göre denetime açık bir bilirkişi rapora alınarak sonucuna göre hüküm kurmaktır.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2008/39278 E. 2010/26253 K. 28.09.2010)

“…Somut olayda davacının 23.10.2009 fesih tarihi itibariyle ücretinin belirlenmesi için mahkemece davalıdan emsal işçilerin ücret bordroları istenmiş, davalı tarafından da emsal teşkil eden şube müdürlerinin onaylı bordrolarının gönderildiği bildirilmiş ise de gönderilen bu bordrolara dosya içinde rastlanmadığı gibi hükme esas alman 14.8.2012 tarihli bilirkişi raporunda da dosyaya gönderilen maaş bordrosu yerine İ.R.Ö.ıe ait SGK prim tahsilat makbuzunda 4.485,02 TL prim tutarı yer aldığından bahisle bu tutar üzerinden hesaplama yapılmıştır.
Davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücreti dikkate alınarak talep edilen alacakların hesaplanması gerekir. Davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretin belirlenmesinde, davacı ile kıdemi, eğitim durumu ve yaptığı iş birebir aynı olan emsal işçiler gerekirse taraflardan sorularak, belirlenecek emsal işçilerin kayıtları davalı işverenden getirtilmek suretiyle, emsal işçinin ücreti ve buna bağlı olarak işe başlatmama tarihindeki davacının ücreti tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenerek, belirlenen ücrete göre hesaplama yapılması gerekir. Yapılacak iş, davalı anonim şirketin genel müdürlüğüne müzekkere yazılarak emsal durumdaki işçilerin
23.10.2009 tarihindeki bordroları istenerek emsal ücreti belirleyip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece eksik inceleme ile yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.”(9.HD. 2013/19235 E. 2014/1422 K. 31/01/2014)

“…Somut olayda; işe iade kararının kesinleşmesinden sonra, davacı işçinin işe başlatılma talebi davalı işveren tarafından 16.03.2007 tarihinde reddedilmiştir. Davacının hak kazandığı kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatlarının, davacının işe başlatılmadığı 16.03.2007 tarihinde emsal işçilere ödenen ücrete göre belirlenmesi gerektiği yönündeki mahkeme kabulünde isabetsizlik yoktur. Ancak emsal işçilerin 2007 yılı Mart ayında almakta oldukları ücretleri gösterir bordroların incelenmesinde, M.Ö.G. isimli işçinin aylık brüt ücretinin 9.100.00 TL, F.Ö.T. isimli işçinin ise aylık brüt ücretinin 8.900.00 TL olduğu görülmektedir. Hükme esas alman bilirkişi raporunda, herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin M.Ö.G. isimli çalışanın ücreti emsal alınarak hesaplama yapılmıştır. Davalı taraf bu işçi ile davacının farklı görev ve Unvanda çalıştırıldıklarını ileri sürmektedir. Mahkemece, emsal nitelikte ücretleri bildirilen işçilerden hangisinin görev, unvan ve kıdeminin davacıya en yakın olduğu araştırılmamıştır. Bu durumda, yüksek ücret alan işçinin davacının emsali olduğu kabul edilerek belirlenen rakamlara göre hüküm kurulması isabetsizidir.”(22.HD. 2012/17312 L. 2012/18664 K. 18.09.2012)

“…Dosya içeriğine göre, iş sözleşmesinin işverence feshinin ardından açılan dava sonucunda feshin geçersizliğine ve işe iadeye dair verilen karar onanarak kesinleşmiş, süresinde işçi tarafından yapılan başvuruya rağmen işverence işe başlatılmayarak işçilik haklarına karşılık bir miktar ödeme yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin fark alacaklarının hesaplanmasında esas alınacak emsal ücret noktasında toplanmaktadır. Somut olayda işverenin davacıyı işe başlatmama tarihi, diğer bir deyişle fesih tarihi, ödemelerin yapıldığı 15.2.2010 olarak kabul edilmiştir. Hükme dayanak bilirkişi raporunda işe başlatmama tarihindeki emsal üeret olarak, davalı bankanın müdür yardımcısı pozisyonundaki M.N.B. isimli personelin eylül 2010 ayı bordrosunda yer alan br 3.855 tl ücret esas alınmıştır. Oysa işe başlatmama tarihi olan şubat 2010 ayı bordrosunun esas alınması gereklidir. Emsal ücret seviyesi bu şekilde doğru tespit edilerek fark alacakların hesaplanması için hükmün bozulması gerekmiştir.”(22.HD. 2012/9160 E. 2012/28135 K. 13.12.2012)

“…Somut olayda hükme esas alman bilirkişi raporunda işe başlatmama tazminatı davalının ibraz ettiği 17.03.2008 tarihli yazı ekindeki giydirilmiş ücret bilgilerine göre hesaplanmıştır.
İşe başlatmama tazminatının yukarıdaki ilkeler doğrultusunda çıplak brüt ücretten hesaplanması gerekirken yazılı gerekçe ile giydirilmiş brüt ücretten yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2009/2277 E. 2011/3308 K. 14.02.2011)

“…İşe başlatmama tazminatının hesabına esas alınacak ücret çıplak ücrettir.
Mahkemece alınan tazminatın hesabında giydirilmiş ücretin esas alınarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”(9.HD. 2006/9456 E. 2006/29700 K. 13.11.2006)

“…Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işe başlatmama tazminatının hesabında hangi ücretin esas alınacağı noktasında toplanmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda işe başlatmama tazminatı için işe başlatmama tarihindeki ücret, ikramiye, izin parası, bayram harçlığı, yakacak servis ve yemek parasının eklenmesi suretiyle giydirimli ücret olan 50.06 TL üzerinden hesaplanmıştır. İşe başlatmama tazminatından giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanacağına dair kanuni bir düzenleme bulunmadığından işe başlatmama tazminatı işçinin çıplak ücreti üzerinden hesaplanmalıdır. Mahkemece davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durulup bilirkişiden işe başlatmama tazminatı konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.”(22.HD. 2011/5998 E. 2012/1244 K. 06.02.2012)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*