İşçiye ödenen primlerin kıdem tazminatına dahil edilmesi usulü

Prim, işçinin mal veya hizmet üretiminde daha istekli hale gelmesi ve başarısının artması için işverence ödül niteliğinde verilen ek ödemeler şeklinde tanımlanabilir. Prim ödemesinden amaç, işçinin dava verimli bir şekilde çalışmaya özendirilmesidir. Pirimin kişiye özgü olması sebebiyle ikramiyeden farklı olarak prim ödemelerinin genel bir nitelik taşıması gerekmez. Bununla birlikte, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece pirim uygulaması yönünden de işverenin eşil davranma borcu söz konusudur.

İşçinin prime hak kazanması için işyerinde pirim ödemesini gerektiren dönemin sonuna kadar çalışmış olması gerekmez. İşyerinde çalışılan süreyle sınırlı olmak üzere işçinin prim talep hakkı vardır.

Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde, Yasanın 32 nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler göz önünde tutulur. Buna göre devamlılık gösteren prim ödemeleri kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır.

Kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücretin tespitinde, işçiye ödenen primlerin, performansa ve satış miktarına göre belirlendiği ve değişken olduğu durumlarda dahi, prim ödemeleri devamlılık arzediyorsa, fesih tarihinden geriye doğru bir yıl içinde ödenen primlerin toplanarak ortalaması bulunmalı ve ücrete eklenmelidir.

Değişken primlerin giydirilmiş ücrete dahil edilmesindeki yöntem, fesihten geriye doğru 1 yıllık miktarın toplanıp 365 e bölünerek günlük yevmiyeye dahil edilmesi şeklindedir.

Konuya ilişkin emsal yargıtay kararları;

“…Somut olayda, davacının girdiği ameliyat başına prim aldığı gerek serbest meslek makbuzları ve gerekse tanık beyanlarıyla sabittir. İhbar ve kıdem tazminatı hesaplanırken prim alacağı dikkate alınmamıştır. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.”(9. HD. 2008/32256 E. 2010/19009 K. 15.06.2010)

“…Mahkemece “…kıdem tazminatı bakımından da pirim ödemesinin devamlılık arz etmediği bu nedenle de kıdem tazminatı farkı alacağının da olmadığı …” değerlendirmesi ile fark kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içerisindeki bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde son 1 yıl içerisinde iki ay dışında davacıya prim ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Bu tespit karşısında prim ödemesi hususunda devamlılık şartının yerine gelmiş olduğunun kabulü gerekir. Farklı tutarlarda prim ödemesi yapılması bu durumu değiştirmez. 23.3.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda ödenen primlerin ortalamasının alınarak giydirilmiş ücret hesabında bu tutarın nazara alınması doğru bir hesaplama yöntemidir. Mahkemece 23.3.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda hesap edilen bakiye kıdem tazminatı tutarının hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.”(7.HD. 2013/11946 E. 2013/18322 K. 05.11.2013)

“…Hükme esas alman bilirkişi raporunda davacının giydirilmiş ücret hesabında davacıya ait son ücret bordrosundaki ciro pirimi dikkate alınarak davacının giydirilmiş ücreti hesaplanmıştır. Ancak davalı taraf ciro priminin her ay ödenmediğini ve miktarlarının aydan aya değiştiğini savunmuştur. O halde mahkemece davacıya ait son bir yıllık ücret bordroları davalıdan istenerek aylık ortalama ödenen ciro primi tespit edilerek giydirilmiş ücret hesaplanmalıdır. Hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.”(7.HD. 2014/4498 E. 2014/20254 K. 05/11/2014)

“…Somut olayda ücret bordrolarına göre davacıya asgari ücrete ek olarak her ay değişken oranda prim ödenmektedir.
Bilirkişi davacının asgari ücreti üzerinden ve prim eklenerek giydirilmiş ücret üzerinden kıdem ve ihbar tazminatı alacağım seçenekli olarak hesaplamıştır.
Mahkemece davacıya ödenen primlerin performansa ve satış miktarına göre belirlenen değişken primler olduğu bunun giydirilmiş ücrete dahil edilmeyeceği kabul edilerek sonuca gidilmişse de, yukarıda anlatılan ilkeler ışığında her ay değişken oranda olsa da ödenen prim giydirilmiş ücrete dahil edilmelidir. Buna göre sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.”(9.HD 2010/14122 E. 2012/23054 K. 14.06.2012)

“…Somut olayda ücret bordrolarının tetkikinde; 2011 yılında prim ödemeleri olduğu görülmüştür.
Kıdem tazminatına esas ücret belirlenirken sadece son ay ücret bordrosu esas alınarak hesap yapılmış ise de bordrolarda ki prim miktarı değişken olup ayrıca fazla çalışma ücreti tahakkuku da mevcuttur.
Primin giydirilmiş ücrete dahil edilmesi yerinde ise de fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücretlerinin giydirilmiş ücrete dahil edilmesi mümkün değildir.
Ayrıca değişken primlerin giydirilmiş ücrete dahil edilmesindeki yöntem, fesihten geriye doğru 1 yıllık miktarın toplanıp 365 e bölünerek günlük yevmiyeye dahil edilmesi şeklindedir. Bu sebeple davacının kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücreti yukardaki ilke kararı ve açıklamalar doğrultusunda belirlenerek hesaplanmalıdır.”(9.HD. 2012/8875 E. 2014/14984 K. 08.05.2014)

“…Somut olayda dosya içeriğine göre davacıya her ay asgari ücrete ilaveten değişen miktarlarda prim ödendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda bir ücret bordrosunda belirtilen prim tutarı giydirilmiş ücretin belirlenmesinde dikkate alınmış ise de, her ay değişkenlik arz eden primin yıllık toplamı 365’e bölünerek bir günlük miktar belirlendikten sonra temel ücrete ilave edilmek sureti ile giydirilmiş ücret tespit edilmelidir. Hatalı hesaplama ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.”(22.HD. 2012/16588 E. 2013/4985 K. 11.03.2013)

maaşa zam

“…Somut olayda kıdem ve ihbar tazminatının hesaplanmasında esas alınan giydirilmiş ücretin belirlenmesinde yıllık ortalama prim miktarı yerine sadece bir aya ilişkin prim miktarının belirlenerek hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2012/16595 E. 2013/4991 K. 11/03/2013)

“…Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ihbar tazminatına esas ücret belirlenirken, giydirilmiş brüt ücrete dahil edilen teşvik primi miktarı, 2008 yılı sekizinci ve dokuzuncu ay bordrolarında gösterilen prim ödemeleri esas alınarak tespit edilmiştir. Bilirkişi raporundan sonra ibraz edilen 2008 yılı 3 ve 4 ay ücret bordroları ile 2008 yılı 8 ve 9 ay ücret bordroları bir arada değerlendirildiğinde, davacıya ödenen teşvik priminin her ay değişik miktarlarda olduğu görülmektedir. Davalı işveren bu ödemenin yapılan satışa göre değişkenlik arz ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda fesihten önceki son bir yıllık çalışma dönemine ait ücret bordroları celp edilerek, tüm yıl için ödenen toplam teşvik primi miktarı belirlenmeli ve bu miktarın 365 ‘e bölünmesi ile elde edilecek ortalama günlük teşvik primi miktarın hesaplamaya dahil edilmelidir.”(22.HD. 2012/24467 E. 2013/14009 K. 11.06.2013)

“….Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıya ödenen primler devamlılık arzetmediği gerekçesi ile kıdeme esas ücrete eklenmemiş ise dc. dosya içinde bulunan bordrolardan davacıya hemen hemen her ay değişik miktarlarda prim ödendiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davacı işçiye fesih tarihinden geriye doğru 1 yıl içinde ödenen primlerin toplanarak ortalamasının bulunması ve bu miktar esas alınarak kıdeme esas ücrete eklenecek prim tutarının hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”(9.HD. 2009/21254 E. 2011/36499 K. 10.10.2011)

“…Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının giydirilmiş ücreti belirlenirken ciro primi ödemesinin de dikkate alınması doğrudur. Ancak davacıya son bir yıl içinde ödenen prim toplamının aylık ortalaması bulunarak, bu miktarın ücrete eklenmesi gerekirken: son ay ödenen prim miktarının ücrete dahil edilerek bulunan miktara göre hesaplama yapılması hatalıdır. Yeniden yapılacak hesaplamada davalı lehine oluşabilecek usuli kazanılmış hak korunmalıdır.”(9. HD. 2012/10884 E. 2014/15924 K. 15.05.2014)

“….Somut olayda Mahkemece davalı işyerinde müşteri ilişkileri yönetmeni olan davacının iş akdinin işverence haksız feshedildiği, ücretinin 750 TL olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmıştır.

Taraflar arasında davacının aldığı ücret ihtilaflıdır. Davacı sabit ücret dışında ayrıca düzenli olarak prim aldığını iddia etmiştir. Toplanan delillerden de davacıya her ay devamlı prim ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda primin davacının alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilmesi gerekir.

Davacının temel ücreti ve aldığı prim miktarına göre aylık ücret tutarının 1.500 TL net ücret olduğu doğrulanmıştır.
Mahkemece bilirkişi tarafından düzenlenen raporda söz konusu miktara göre yapılan hesaplamaya değer verilmesi gerekirken sadece temel ücret esas alınarak belirlenen alacakların hüküm alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2008/42954 E. 2010/31796 K. 04/11/2010.)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*