İşçinin eğitim giderleri ile ilgili Yargıtay kararları

…Somut olayda, taraflar arasında 01.07.2004-31.12.2004 tarihleri arası geçeri i belirli süreli hizmet akdi yapıldığı, davalı işçinin 13.03.2006-25.04.2006 tarihleri arasında eğitime tabi tutulduğu, 17.04.2006 tarihinde ise zorunlu hizmet taahhütnamesini imzaladığı, bu taahhütnameye göre işçinin katıldığı bu eğitimin bitiminden itibaren 2 yıl süre ile bankada çalışacağı, bu 2 yıllık süre içinde haksız olarak işten ayrılırsa tüm eğitim harcamalarını ödeyeceği, ayrıca cezai müeyyide olarak aylık brüt ücretin 2 katı tutarındaki bedeli ödeyeceği, buna karşılık bu sürede banka haksız fesih yaparsa aynı miktar cezai şartın banka tarafından işçiye ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı işçi, 08.02.2007 tarihinde 2 yıllık süre dolmadan istifa ederek işten ayrılmıştır. Yukarıdaki ilkelere göre davacı işverenin davalı işçi için yaptığı eğitim giderinin öngörülen süre çalışılmaması nedeniyle istenmesi mümkün olup, çalışılan süreye göre bilirkişi tarafından hesaplanan eğitim gideri alacağının hüküm altına alınması gerekirken mahkemece gerekçesi açıklanmadan reddedilmesi hatalıdır.
9. HD. 2009/42496 E. 2012/5521 K. 22.02.2012

…Davalının banka tarafından eğitime gönderildiği ve yapılan eğitim giderlerinden davalının payına düşen bölümün talep edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içine konulan belgeler ve bu belgeler üzerinde inceleme yapan bilirkişinin davalıya verilen eğitim karşılığı davalıya yapılan masrafların belirlendiği görülmektedir. Bilirkişinin hesaplaması belgelere dayandığından ve davalının çalıştığı ve çalışmadığı süre orantılanarak talep edilen miktar olarak belirlenmiş olduğundan bu miktara hükmedilmesi gerekirken isteğin reddedilmesi hatalıdır.
9.HD. 2006/1619 E. 2006/7172 K.

…Somut olayda, davacı firmanın şirketin daha iyi işletilmesi amacıyla iki yazılım projesi aldığı ve bunların şirket içinde uygulanabilmesi için eğiticilerin eğitimi amacıyla satıcı firmanın görevli personelin bazı Oracle eğitimlerinden geçmelerini ve sertifika sahibi olmalarını şart koştuğu, bu bağlamda davacının bazı eğitimler aldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda verilen bu eğitim ve firmada çalıştığı süre içinde elde ettiği deneyim davalının kariyerine artı değer kazandırsa da davalının iş tecrübesi incelendiğinde veri tabanı yönetimi ve network alanlarında tecrübe sahibi olduğu, bugünkü kariyerinin davacı firmada almış olduğu eğitimlere bağlı olmadığı ayrıca bahse konu eğitimlerin kişiye özel eğitim olmayıp proje kapsamında projenin gerekliliği olarak verilen bir eğilim olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Gerçekten de davacı şirketin satın aldığı Oracle bilgisayar siteminin kurulması için davalıya aldırdığı eğilimin işletmede yürütülen projeler/satın alınan programlar sebebiyle verilen eğitim niteliğinde olup esas itibariyle davacı işverenin menfaatlerini gerçekleştirmeye yönelik olduğu için eğitim gideri talebinin reddi gerektiği halde kendi içinde dahi çelişkili karar ile kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
9. HD. 2011/50107 E. 2011/50232 K. 29.12.2011

…Somut olayda iş akdinin kurulduğu 14.11.2005 tarihinden önce yapılmış olsa da, davacı MESS-REFA eğitim kurslarına katılmıştır. Eğitim bedeli işverence karşılanmıştır. 04.11.2005 tarihli sözleşme tarafların iradeleri ile kurulmuştur. Sözleşmede haklı bir sebep olmaksızın iş akdinin feshi halinde 1.000 EURO bedelin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Arızi olarak yapılan görev harici işler feshi haklı kılmaz. İşçinin feshi haksızdır. Eğitim gideri hakkında değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
9. HD. 2008/1781 E. 2009/13520 K. 14.05.2009

Somut olayda davacı işçi davalı şirket bünyesinde 2 yıl 1 ay 2 gün çalışıp istifa ederek ayrılmıştır.
Davalı taraf, davacının kurum adına katıldığı UTS operatörü eğitim bedeli olan 5.045.0 TL’yi talep etmiş, davacı ihtirazi kayıt koyarak eğitim bedelini ödemiştir.
Davacı işçi, kuramca tahsil edilen eğitim parasının kanuni dayanağının bulunmadığını ayrıca tahsile dayanak gösterilen 22.12.2003 günlü taahhütname başlıklı belgenin işe başlanmadan imzalatıldığını bu belgenin özgür iradesi ile imzalatılmadığım belgenin rıza dışı imzalandığını belirtip kurumca tahsil edilen paranın iadesi ve idari işlemin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı adına yapıldığı beyan edilen eğitim giderleri ile ilgili makbuz veya makbuz yerine geçebilecek belge dosya içinde bulunmadığı gibi bu yönlü de mahkemece bir araştırma yapılmamıştır.
Mahkemece, varsa eğitim giderlerini gösterir delil ve belgelerin araştırılıp tespit edilmesi, gerekirse bilirkişiden rapor aldırılması gerekirken eksik araştırmaya dayalı hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2008/528 E. 2009/13501 K. 14.05.2009

…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda diğer davalı işçinin eğitimi için yapılan masrafların belirlenmesinde davacı işverenin dosyaya ibraz ettiği tek sayfalık bir listeye itibar edilmiştir.
Anılan listede hangi tür harcamalar yapıldığı ve miktarı belirtilmiş ise de, dayanakları dosyaya ibraz edilmemiştir.
Davalının itirazı üzerine, davacı işveren bu konudaki belgelerin Gebze Bayramoğlu’ndaki tesislerde bulunduğunu belirterek gerekli incelemenin orada yapılmasını istemiş ancak, mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Mahkemece, öncelikle davalıya belgelerini ibraz etmesi için kesin mehil verilmeli veya istinabe yoluyla davacın işverenin Gebze’deki işyerinde bulunan kayıtlarının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2006/6036 E. 2006/27005 K. 12.10.2006

…Mahkemece ilk olarak davacının istediği sözleşmeden doğan cezai şart talebinin yerinde olduğuna kanaat getirilerek davanın kısmen kabulüne dair verilen karar 9. Hukuk dairesi 2009/43346 esas ve 2012/6509 kararı ile “ öncelikle mahkemenin, davalı için yapılan eğitim giderlerini bilirkişi marifetiyle tespit edip, davacı tarafından eğitim verilen işçi sayısına göre davalının payına düşen eğitim giderleri belirlenmeli ve davacının çalıştığı süreye göre bir oranlama yapılarak davalının sorumlu olduğu miktar hüküm alıma alınmalıdır.” gerekçesiyle bozma kararı verilmiş ve bu kez mahkemece Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davacı işverenden yapılan eğitim giderlerine ilişkin delillerin ibrazının istendiği, ancak davacının davalı için yaptığı eğitim giderini ve miktarını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalının görmüş olduğu kursun süreside gözetilerek, kursun niteliği, masraflarının miktarı ve türü konusunda Sağlık Bakanlığının ilgili birimlerinden bu konuda bilgi alınmalı, ayrıca davalının eğitim gördüğü Gazi Üniversitesi Hastanesinin ilgili birimlerinden konu ile ilgili bilgi istenmeli, ortalama bir masrafın olabileceği de gözetilerek davalının gördüğü
kurs süresine oranlama yapılmak suretiyle sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir. Eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
22. HD. 2013/37154 E. 2014/1142 K. 30.01.2014

İşverence işçi adına yapılan eğitim giderlerinin tamamı yerine, işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirim yapıldıktan sonra kalan miktarının tahsiline karar verilmesi gerekir. Gerçekten işçi, eğitimden sonra çalışmayı yükümlendiği sürenin bir kısmında çalışmış ise işverene bu konuda katkı sağlamış olmakladır. İşçinin yükümlü olduğu sürenin tamamında çalışılmış olunması halinde ise. işverence eğitim giderleri istenemez (Yargıtay 9.HD. 6.10.2008 gün 2007/27538 E, 2008/25446 K.).
Somut olayda, iş akdinin davacı tarafından evlilik nedeniyle sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Saplanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacı işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak (kıstelyevm) Hesaplanarak eğitim giderine hükmedilmcsi gerekirken eğitim gideri talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
9. HD. 2012/25091 F.. 2012/29498 K. 13.09.2012

…Taraflar arasındaki iş sözleşmesinde davalıya verilen eğitim giderinin istenebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca söz konusu eğitimin davacıyla yapılan sözleşme gereği davalı işçinin yapacağı iş nedeniyle aldırılması zorunlu olan eğitim olduğu anlaşılmaktadır. Bıı itibarla; davacı işverenin davalıdan eğitim gideri adı altında herhangi bir talepte bulunması mümkün değildir.
Somut olayda; davalı işçinin iş akdini haklı olarak feshettiği dc anlaşılmakla, eğitim giderine yönelik davacı işverenin talebinin tümden reddi gerekirken kısmen hüküm altına alınması isabetsiz olup hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
9. HD. 2011/6563 E. 2013/14692 K. 15.05.2013

…Taraflar arasında imzalanan hizmet akdinin 4. maddesinde davacının yönetici adayı olarak göreve başladığı, bu amaçla özel eğitimden geçirileceği, sözkonusu eğitim süresi bitiminden itibaren üç yıl içinde işçinin istilâsı halinde eğilim süresince banka tarafından kendisine ödenen ücretler ile banka dışı eğitmenlere ve eğitim şirketlerine ödenen ücretlerin kendisine düşen kısmı cezai şart olarak ödeyeceği öngörülmüştür.
Mahkemece cezai şartın tek taraflı olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Bu konuda isteği ikiye ayırmak gerekirse eğitim süresince ödenen ücretler ile banka dışı eğitmenlere ve eğitim şirketlerine ödenen ücretlere ilişkin eğitim gideri ayrı ayrı ödemelerdir.
Eğitim süresince ödenen ücretlerin geri istenmesi olanağı bulunmadığından bunun reddine dair karar doğrudur.
Öteki ödemeye gelince; bunun bir bilirkişi incelemesini gerektirdiği açıktır. Banka dışı eğitmenlere ve eğitim şirketlerine ödenen ücretlerin miktarı bilirkişi marifeti ile araştırılıp belirlenmeli ve BK. 161/son maddesine göre bir değerlendirme yapılarak hüküm kurulmalıdır.
9. HD. 2001/10098 E. 2001/14113 K. 19.09.2001

…Somut olayda; davacı banka tarafından dosya içerisine ibraz edilen eğitim giderlerine ilişkin listenin incelenmesinde, toplam 8 aylık eğitim dönemi için öğrenci başına düşen toplam maliyet 19.912.00 TL olarak gösterilmiştir.
Toplam maliyetin belirlenmesine esas listede, reklam giderleri, öğrenci maaşları, beklenmeyen giderler gibi eğitim giderlerinden kabul edilemeyecek miktarlarla birlikte, bankacılık okulunda konaklayan öğrenciler için yapılan, konaklama, gece ekibi, hizmetli (temizlik ve yatakhane ) giderleri, konaklayanlar için yemek gideri, elektrik, su giderleri gibi kalemler yer almakta olduğu anlaşılmıştır.
Davalı eğitim gördüğü dönemde Ankara’da ikamet etmesi nedeni ile bankacılık okulunda konaklamamıştır. Bu durumda okulda konaklayan öğrenciler için yapılan giderler ile reklam giderleri, beklenmeyen giderler gibi eğitime yönelik olup olmadığı belirlenmeyen masraflar ve bu dönemde davalıya ödenen aylık ücretlerin eğitim giderine dahil edilmesi hatalıdır.
Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/307 E. 2012/8436 K. 14.03.2012

…Somut olayda davalı tarafça ibraz edilen iş sözleşmesi ve taahhütname de davacı- karşı davalı işçinin ikametgahı Ankara da bulunmaktadır. Davacı-karşı davalı işçi eğitim süresince Ankara da kendi evinde kaldığını belirtmektedir.
Öncelikle davacının belirttiği husus araştırılmalıdır. Davacı işçinin bankacılık okulunda konaklamadığının tespit edilmesi halinde işveren tarafından ibraz edilen okul maliyet tablosundaki konaklayan öğrencilere yönelik yapılan giderlerden sorumlu tutulmaması gerekir. Ayrıca taraflar arasında iş sözleşmesi kurulduğundan davacıya ödenen öğrenci maaşı eğitim gideri olarak talep edilemez. Yine reklam gideri ve beklenmeyen giderlerden davacı işçinin sorumlu tutulması hatalıdır (bkz. Dairemizin 17.9.2009 gün 2008/8279 E. 2009/23342 K.). gerekirse bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak davalı-karşı davacı bankanın eğitim gideri alacağı tespit edilmelidir.
9. HD. 2008/18992 E. 2010/4977 K. 25.02.2010

…Somut olayda; davalı banka tarafından dosya içerisine ibraz edilen eğitim giderlerine ilişkin listenin incelenmesinde, toplam 8 aylık eğitim dönemi için öğrenci başına düşen toplam maliyet 19.912.00 TL olarak gösterilmiştir.
Toplam maliyetin belirlenmesine esas listede, reklam giderleri, öğrenci maaşları, beklenmeyen giderler gibi eğitim giderlerinden kabul edilemeyecek kalemlerle birlikte, gece ekibi, hizmetli (temizlik ve yatakhane) giderleri, yemek gideri, elektrik, su giderleri gibi kalemler yer almakta olduğu anlaşılmıştır.
Davacının reklam giderleri, gece ekibi, beklenmeyen giderler gibi eğitime yönelik olup olmadığı belirlenmeyen masraflar ve bu dönemde davacıya ödenen aylık ücretlerin eğitim giderine dahil edilmesi hatalıdır. Bu giderlerin mahsup edilerek hesap yapılması yerine, hesaplamada dikkate alınarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/46829 E. 2013/7668 K. 05.03.2013

…Davacı, davalıya eğitim verildiğini, 20.10.2005 tarihli protokolde eğitim karşılığı 2 yıl çalışacağının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının istifa ederek çalışmadığını iddia ederek davalıya verilen eğitim giderinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı protokolün geçersiz olduğunu savunmuştur. Mahkemece, bilirkişice belirlenen eğitim gideri cezai şart kabul edilip, % 30 oranında takdiri indirime gidilerek hüküm kurulmuştur.
Somut olayda davalının eğitim süresi sonunda çalışmadığı, çok kısa süre sonra istifa ederek ayrıldığı anlaşılmakladır. Eğitim gideri bir cezai şart değildir. Böyle olunca belirlenen eğitim giderinden takdiri indirim yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2008/13186 E. 2009/37048 K. 25/12/2009

…Dosya içerisinde taahhütname bulunmaktadır. Bu taahhütnamede hüküm altına alınan eğitim gideri alacağından sorumlu tutulan davalı kefilin imzası bulunmaktadır.
Davalı işçinin eğitim süresinin uzaması nedeni ile sorumlu olduğu miktar arttırılmıştır. Bu nedenle Borçlar Kanunu’nun kefalete ilişkin hükümleri çerçevesinde kefilin imzası altında kendisini yükümlülük altına soktuğu sorumluluk limitinin aşılıp aşılmadığı konusunda yeterli araştırma inceleme yapılmalıdır. Zira bu husustaki mahkeme kararının gerekçesi yeterli değildir. Bu yöne ilişkin davalı tarafın savunma ve itirazları da değerlendirilmemiştir.
Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda bir değerlendirme yapılıp gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/38941 E. 2011/11081 K. 12.04.2011

…Somut olayda tarafların iş sözleşmesine ek olarak bir taahhütname imzaladığı ve bu belgede işverenin işçiye 6 ay süre ile mesleki geliştirme eğitimi vereceği, işveren iş akdini geçerli sebeplere dayanmadan feshetmesi veya çalıştırılması gereken mecburi hizmet şartına veya süresine uyulmaması halinde personelin aldığı maaşın 4 katı tutarında cezai şartı ödeyeceği, çalışanın ise aldığı eğitim karşılığında 24 ay işverenin işyerinde mecburi hizmet yapacağı, mecburi hizmet şartına veya süresine uymadığı takdirde aldığı brüt maaşın 4 katı tutarında eğitim ve cezai şartı ödeyeceğini kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Anılan taahhüt eğitim gideri karşılığı kararlaştırılan bir cezai şart olması nedeniyle geçerlidir.
Taraflar arasında mesleki geliştirme eğitiminin kimin tarafından verileceği açıkça belirlenmemiştir. Bu nedenle dosya içinde davalının imzasını taşıyan eğitim devam belgeleri mevcut olduğu için anılan eğitimin verildiği kabul edilmelidir.
Bu durumda davacının sözleşme gereğini yerine getirdiği bu belgelerden anlaşılmakta olup davalı mecburi hizmet karşılığı çalışmayı taahhüt ettiği süre sona ermeden ayrıldığı için cezai şarta hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2009/17331 E. 2011/19555 K. 30.06.2011

…Somut olayda tarafların iş sözleşmesine ek olarak bir taahhütname imzaladığı ve bu belgede işverenin işçiye 6 ay süre ile mesleki geliştirme eğitimi vereceği, işveren iş akdini geçerli sebeplere dayanmadan feshetmesi veya çalıştırılması gereken mecburi hizmet şartına veya süresine uyulmaması halinde personelin aldığı maaşın 4 katı tutarında cezai şartı ödeyeceği, çalışanın ise aldığı eğitim karşılığında 24 ay işverenin işyerinde mecburi hizmet yapacağı, mecburi hizmet şartına veya süresine uymadığı takdirde aldığı brüt maaşın 4 katı tutarında eğitim ve cezai şartı ödeyeceğini kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Anılan taahhüt eğitim gideri karşılığı kararlaştırılan bir cezai şart olması nedeniyle geçerlidir. Taraflar arasında mesleki geliştirme eğitiminin kimin tarafından verileceği açıkça belirlenmemiştir. Bu nedenle dosya içinde davalının imzasını taşıyan eğitim devam belgeleri mevcut olduğu için anılan eğitimin verildiği kabul edilmelidir.
Bu durumda davacının sözleşme gereğini yerine getirdiği bu belgelerden anlaşılmakta olup davalı mecburi hizmet karşılığı çalışmayı taahhüt ettiği süre sona ermeden ayrıldığı için cezai şarta hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2012/23475 E. 2012/31856 K. 26.09.2012

…Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, cezai şartın taraflar arasında denklik ve eşitlik ilkelerine aykırı olarak kaleme alındığı, davalıya sözleşmenin 8. Maddesinin son fıkrasında belirtilen cezai şartsız fesih hakkı tanınmadığı, bu nedenlerle taraflar arasında yapılan sözleşmede belirtilen cezai şartın davalıyı bağlamadığı ve uygulama alanı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda,ibraz edilen sözleşme ile diğer kayıt ve belgeler değerlendirildiğinde; davacı tarafın cezai şart alacak miktarının sözleşme kapsamına uyduğu, sözleşme ile getirilen cezai şartın miktarı ile hangi şartlarda taraflarca talep edilebileceğinin belirlendiği, sözleşmenin sona ermesinden önce davalının sözleşmeyi feshettiği, kişisel ve ailevi sebeplerin istifa sebebi olarak gösterildiği anlaşılmıştır.
Eğitim ve öğretimin yıl boyunca bütünlüğünün korunmasını sağlamak için davacı işverenin bu tür bir sözleşme yapması doğaldır. Cezai şart getirilmeden yapılacak bir sözleşmeye uymayarak dönem içinde okuldan ayrılan bir öğretmenin yerine başka bir öğretmen bulmak her zaman mümkün olmadığı gibi, bulunsa dahi dönem içinde, dersler belli bir aşamaya geldikten sonra faaliyete başlayacak bir öğretmenin öğrencilere ve öğrencilerin de yeni bir öğretmene intibak sağlaması zaman alacak ve eğitim-öğretim hizmetinde belli bir süre aksama yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
Davalının kendi iradesi ile sözleşme imzaladıktan sonra bu sözleşmeyi feshetmesi sebebiyle yükümlü olduğu cezai şarttan doğan meblağı davacıya ödemesi gerekir. Davalı, kişisel ve ailevi sebeplerden dolayı görevinden istifa ettiğini keşide ettiği istifaname ile davacıya bildirmiş ise de, yargılama aşamasında T. Üniversitesinde okutman olarak iş bulduğu için görevinden ayrıldığı anlaşılmakta olup, bu haliyle davacının sözleşme şartlarını ihlal ettiği açıktır.
Taraflar arasındaki ekonomik dengesizliğin davalı aleyhine olması, yine sözleşmenin ihlal şart ve gerekçeleri ile davalının şahsi ve ekonomik durumu dikkate alınarak sözleşmeyle belirlenen cezai şart miktarında takdiri bir indirim yapılarak istemin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/38723 E. 2013/1806 K. 17.01.2013

…Dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki 10.05.2011 tarihli taahhütname ile davalı işçi, iş sözleşmesini 13.05.2013 tarihine kadar istifa etmek suretiyle sonlandırmayacağını bildirmiş, bu tarihe kadar, gerek istifa gerekse 4857 sayılı İş Kanunu’nun maddelerine göre haklı sebeple sözleşmenin feshedilmesi hallerinde, başlangıçta aldığı ve gideri tümüyle şirket tarafından karşılanan eğitim, ulaşım, konaklama, yemek, organizasyon masraflarına istinaden 10.000,00 TL eğitim giderine ilişkin cezai şartı ödemeyi taahhüt etmiştir. Taahhütnamede düzenlenen husus aslında cezai şart olmayıp eğitim gideridir. Davalı işçinin 22.08.2011 tarihinde istifa ettiği konusu uyuşmazlık dışıdır. Bu durumda işçi tarafından taahhüt ettiği eğitim giderlerinin işverene ödenmesi gereklidir. Belirtilen alacağın tespiti açısından, davacıya yapılan eğitim masraflarına dair belgeler işverence dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacı işverenden tüm belgeleri getirterek, bu eğitimlere kaç kişinin katıldığını da tespit ederek, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla, ispatlanan eğitim giderlerinden davacının payına düşen kısmı hesaplatmak, ardından işçinin çalıştığı süre ile oranlayarak, davalının ödemesi gereken alacak miktarım tespit etmekten ibarettir. Yazılı şekilde hatalı değerlendirmeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
22. HD. 2013/5323 E. 2014/4148 K. 27.02.2014

…Uyuşmazlık cezai şarttan kaynaklanmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinin 14. maddesinde “çalışan özel bir eğitime tabi tutulmuştur. Çalışan iki yıldan önce işten ayrılır, ya da iki yıl dolmadan hizmet akdi işveren tarafından haklı nedenle feshedilirse işverene 2000 Dolar ödeyecektir” ibaresi bulunmaktadır. Davacıya eğitim verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Eğitim verilmesi karşılığı sözleşmelere konulan cezai şartın geçerli olduğu ve tek taraflı olarak kabul edilmeyeceği, Dairemizin kökleşmiş içtihatlarınca benimsenmiştir.
Mahkemece yapılacak iş söz konusu isteği Borçlar Kanunu 16 l/son maddesine göre değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Hatalı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2007/21505 E. 2007/ 23135 K. 11.07.2007

…Davalı işçi tarafından imzalanan taahhütnamede, davacı bankanın açtığı 19.07.2008 tarihli sınavı kazandığını, uzman yardımcılığı görevinin gerektirdiği yetkinlikleri kazanmak için eğitime katılmayı, eğitimler sonrası bankanın belirleyeceği göreve her hangi bir nedenle başlamadığı veya göreve başladıktan sonra 5 yıl içinde bankadan istifa ederek ayrıldığı ya da bankaca iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümleri doğrultusunda haklı nedenle feshedildiği takdirde bankaya eğitim ve konaklama bedelini ve 15.000 TL. ödemeyi taahhüt ettiğini beyan etmiştir.
Davalı işçinin 02.03.2009 tarihli dilekçesi ile istifa ettiği ve 09.03.2009 tarihi itibariyle istifasının kabul edildiği, davalıdan eğitim giderinin talep edilmesi üzerine davalının 30.03.2009 tarihinde 1.018,10 TL eğitim giderini davacı bankaya ödediği, davacı bankanın dava dilekçesi ile taahhütnamede belirlenen 15.000 TL nin tahsili için dava açmıştır.
Davalı işçi tarafından tek taraflı olarak taahhüt edilen cezai şart koşulu geçerli değildir. Davacı banka tarafından aynı nedenle açılan eğitim gideri ve cezai şart alacağının tahsili için açılan vc cezai şart talebinin reddine ilişkin İzmir 8. İş Mahkemesinin 2009/332-580 F..K. sayılı kararı Dairemizin 01.03.2012 tarih ve 2009/46749 E. 2012/6701 K. sayılı ilamı ile Ankara 18. İş Mahkemesinin 2009/879- 2009/937 E.K. sayılı kararı Dairemizin 16.04.2012 tarih ve 2010/5979 E. 2012/12969 K. sayılı ilamları ile onanmıştır.
Mahkemece eğitim giderine bağlı cezai şart talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/16920 E. 2012/23424 K. 18.06.2012

…Dava konusu icra takibi, davalı banka tarafından davacı işçi aleyhine taraflar arasındaki taahhütnameye dayanılarak, belirtilen miktarda taahhüt bedeli ve eğitim gideri toplamı için yürütülmüştür.
Sözkonusu taahhütnamede yer alan cezai şart düzenlemesi, işçi aleyhine tek taraflı yük getirir nitelikte olduğundan geçerli değildir. Ancak işveren, işçinin taahhüt ettiği süre boyunca çalışacağı inancı ile onun eğitimi için yaptığı masrafları talep edebilir. Mahkemece, davalı tarafından sunulan eğitim gideri belgeleri bilirkişiye inceletilmeli, davacının çalıştığı süre ile orantılı olacak şekilde işverenin yaptığı bu masraflar dikkate alınmalıdır. Yazılı şekilde hatalı gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
22. HD. 2013/29964 E. 2013/22859 K. 31.10.2013

…Somut olayda, davacı davalı ile aralarında 28/02/2005 tarihli ve belirsiz süreli iş akdi imzalandığını, sözleşmenin I inci maddesinin 11 inci bendinde; “Personel istendiğinde hizmet içi veya görevin gerektirdiği diğer eğitimlere katılmak zorundadır. Bu çeşit personelden zorunlu hizmet talep edilir. İşveren tarafından işçi her hangi bir eğitim veya kursa gönderildiğinde işçi gönderilen sürenin 20 katı kadar kendisini eğitime gönderen işverenin işyerinde çalışmak zorundadır. Eğer işçi belirtilen süreden önce iş sözleşmesini feshederse işverene işten ayrılırken alınış olduğu aylık brüt ücretin 20 katı kadar tazminat ödemeyi kabul eder. İşverenin 4857 Sayılı Yasa ve diğer yasalardan doğan hakları saklıdır. “ hükmünün yer aldığını, bu hükme dayanarak davalının T. C. S. Bakanlığı Gazi Üniversitesi Hastanesi Hemodiyaliz Kursuna gönderildiğini, kursun başlama tarihinin 25/07/2005 tarihi olduğunu, kursun süresinin 3 ay olduğunu, davalının kursun bitimini beklemeden ve zorunlu çalışma yükümlülüğünü yerine getirmeden 21/09/2005 tarihinde iş akdini haksız olarak feshettiğini savunmuştur.
SSK kayıtlarından, davalıya ait işyeri dosyasından ve tüm dosya kapsamından; davalının davacıya ait işyerinde 01/03/2005 tarihinde işe başladığı, taraflar arasında 28/02/2005 tarihli ve belirsiz süreli iş akdi imzalandığı, sözleşmenin 1 inci maddesinin 11 inci bendinde; “Personel istendiğinde hizmet içi veya görevin gerektirdiği diğer eğitimlere katılmak zorundadır. Bu çeşit personelden zorunlu hizmet talep edilir. İşveren tarafından işçi her hangi bir eğitim veya kursa gönderildiğinde işçi gönderilen sürenin 20 katı kadar kendisini eğitime gönderen işverenin işyerinde çalışmak zorundadır. Eğer işçi belirtilen süreden önce iş sözleşmesini feshederse işverene işlen ayrılırken alınış olduğu aylık brüt ücretin 20 katı kadar tazminat ödemeyi kabul eder. İşverenin 4857 Sayılı Yasa ve diğer yasalardan doğan hakları saklıdır. “ hükmünün yer aldığı, bu hükme dayanarak davalının davacı şirket tarafından T. C. S. Bakanlığı Gazi Üniversitesi Hastanesi Hemodiyaliz Kursuna gönderildiği, kursun başlama tarihinin 25/07/2005 olduğu, kursun süresinin 3 ay olduğu, davalının kursun bitimini beklemeden 21/09/2005 tarihinde iş akdini feshettiği, davalı tarafından davacıya gönderilen yazılı fesih bildiriminde “görülen lüzum üzerine. . “ iş akdinin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan tespitler kapsamında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin I inci maddesinin 11 inci bendinde hüküm altına alınan “tazminat ödeme yükümlülüğünün” teknik anlamda bir cezai şart olmadığı, ayrıca bu yükümlülüğün tek taraflı olduğu, tek taraflı olarak cezai şart düzenlemesine geçerlik tanıtlamayacağı anılan sözleşmede yer alan “tazminat ödeme yükümlülüğünün” davalının eğitim süresi sonunda sözleşme ile kararlaştırılan garanti çalışma süresini teminat altına almaya yönelik bir yaptırım olduğu, bu hükme uyulmaması halinde davacının, davalıdan yapılan eğitim giderlerini talep edebileceği, bu nedenle öncelikle yerel mahkemenin, davalı için yapılan eğitim giderlerini bilirkişi marifetiyle tespit edip, davacı tarafından eğitim verilen işçi sayısına göre davalının payına düşen eğitim giderleri belirlenmeli ve davacının çalıştığı süreye göre bir oranlama yapılarak davalının sorumlu olduğu miktar hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2009/43346 E. 2012/6509 K. 29/02/2012

…Davalının davacı banka nezdindc 26/01/2009 – 31/01/2010 tarihleri arasında çalıştığı ve davacı bankadan istifaen ayrıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu akdi şartta eğitim giderlerinin iadesinin yanı sıra cezai şart kararlaştırılmasıyla çifte güvence getirildiği, hükmün bu yönüyle işçi aleyhine tek yanlı nitelik taşıdığı, kaldı ki davacıya 26/01/2009-04/02/2009 tarihleri arasında verilen 10 günlük eğitimin 2 gününün oryantasyona yönelik olduğu, davacının 1 yıl 6 gün çalışmasını sürdürdüğü ve verilen kısa eğitim için getirilen 5 yıllık çalışma taahhüdünün oranlılık ilkesine uygun düşmediği, 5 yıllık çalışma yükümlülüğü süresinin işçinin fesih hakkını amacını aşar şekilde sınırladığı gözetilerek davacının cezai şart talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2011/31128 E. 2013/25108 K. 07.10.2013

…Davacı işçi davalıya ait işyerinde hemşire olarak çalışırken üç ay süreyle hemodiyaliz sertifika kurs programına katılmıştır. Davacı işçinin kurs sonrasında işyerinde çalışmadığı dosya içeriğiyle sabit olmuştur.
İş sözleşmesinin 12. maddesinde işçinin taahhüdüne aykırı davranması halinde eğitim süresinde işçiye yapılan ödemelerle sosyal güvenlik ve sağlık primlerinin geri ödenmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, üç ay süreyle işçiye ödenen ücretlerden % 40 oranında indirim yapılarak davalı karşı davacı işverenin iş sözleşmesi hükmüne dayanan talebi kısmen kabul edilmiştir.
Davacı işçinin eğitim gördüğü süre içinde iş ilişkisinin devam ettiği açıktır. Eğitim dönemi için ücretler işverence sigorta primi ve gelir vergisi kesilmek suretiyle ödenmiştir.
İşçiye eğitim süresince ödenmiş olan ücretlerin geri alınması mümkün değildir. Bu yönde sözleşme hükmü de geçersizdir. Kaldı ki davacı işçi eğitim süresinin bir bölümünde akşam saatlerinde işyerinde fiili olarak çalışmıştır. Böyle olunca geçersiz iş sözleşmesi hükmüne dayalı olarak eğitim dönemine ait ücretlerin işverene geri ödenmesine dair karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2010/39427 E. 2013/10118 K. 26.03.2013

…Somut olayda taraflar arasında imzalanmış bulunan Eğitime Tabi Tutulacak Personele Mahsus Yüklenme Senedinin 5. maddesinde işçinin 2 yıl içerisinde herhangi bir kanuni nedene dayanmaksızın istifa etmesi halinde eğitimi için yapılan masrafları ödeme taahhüdünde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 16/06/2003 -29.12.2004 tarihleri arasında davalı işveren bağlı çalışmış olduğu ve yüklenme senedinde öngörülen 2 yıllık çalışma süresi dolmadan istifa etmek suretiyle işten ayrıldığı hususu tartışma dışıdır. Bu durumda, işçi adına yapılan eğitim giderlerinin tamamı yerine, işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre belirlenecek oranda eğitim giderlerinden indirim yapılarak hüküm kurulması gerekir. Mahkemece, eğitim giderlerinin tamamının tahsiline karar verilmesi hatalıdır.
İşverenin toplu olarak verilen eğitimler sebebi ile yaptığı giderlerin işçi başına düşen tutarı aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek sureli ile belirlenir. Davacı Genel Müdürlük tarafından 14.08.2003 tarihli Faturaya istinaden eğitim gören tüm işçiler için toplu ödeme yapıldığı anlaşılmakla birlikte, bu faturanın hangi eğitim dönemine ilişkin düzenlendiği ve ilgili dönemde kaç işçiye eğitim verildiği araştırılmadan eksik incelemeye dayalı karar verilmesi de hatalıdır.
Davacı hizmet sözleşmesinden kaynaklanan eğilim gideri için takip talebinde bulunmuştur. Takip konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden, likit bir alacağın varlığı söz konusu olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken, kabulü hatalıdır.
9. HD. 2009/7498 E. 2011/7393 K. 17.03.2011

…Davalının banka tarafından eğitime gönderildiği ve yapılan eğitim giderlerinden davalının payına düşen bölümün talep edildiği anlaşılmaktadır.
Dosya içine konulan belgeler ve bu belgeler üzerinde inceleme yapan bilirkişinin davalıya verilen eğitim karşılığı davalıya yapılan masrafların belirlendiği görülmektedir. Bilirkişinin hesaplaması belgelere dayandığından ve davalının çalıştığı ve çalışmadığı süre orantılanarak talep edilen miktar olarak belirlenmiş olduğundan bu miktara hükmedilmesi gerekirken isteğin reddedilmesi hatalıdır.
9.HD. 2006/1619 E. 2006/7172 K. 22.03.2006

…Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bakiye 8 ay 10 günlük süreye ilişkin 12.579.88 TL ücret alacağı hesaplanmış Mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda bir araştırmaya gidilmeksizin takdiren % 60 oranında indirim yapılarak 7547.92 TL bakiye süre ücreti hüküm altına alınmıştır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacının sözleşmenin feshinden sonraki dönem için başka bir yerden gelir elde edip etmediği, iş başvurusunda bulunup bulunmadığı saptanmalı, sözleşme kapsamındaki işi yapmamaktan dolayı tasarruf ettiği miktarlar belirlenmeli, kazanmaktan kasten feragat ettiği şeyler mevcut ise ücret toplamından indirilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
9. HD. 2009/41078 E. 2012/2947 K. 02.02.2012

…Somut olayda, davalı işçinin 03.12.2007 tarihinde işveren ile imzaladığı sözleşmeye göre 3 yıl çalışmasının öngörüldüğü, ancak davalının sözleşme süresi bitmeden 04.03.2010 tarihinde işten istifa ile ayrıldığı, sözleşmeye göre bu durumda işverenin işçiden 6 aylık ücreti tutarında tazminat ve eğitim gideri masrafını talep edebileceği, davacının sadece eğitim giderini dava konusu ettiği, mahkemece bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi tarafından dosyada mevcut 5 adet konaklama bedeli ve ekstra harcamalar açıklaması bulanan faturalara göre ve 39 kişilik liste esas alınarak davalıya düşen eğitim masrafının hesaplandığı, mahkemece de bu sonucun hüküm altına alındığı görülmüştür.
Davalı eğitime katılanların sayısının gerçekte 39 değil 150 olduğu, faturalardaki ekstra harcamaların eğitimle ilgisi olup olmadığının araştırılmadan masrafa dahil edildiği, çalışılan süreye göre oranlama (kıstelyevm) yapılmadan hesaplanan meblağın hüküm altına alındığı noktalarından itiraz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde çalışma süresine göre kıstelyevm hesaplamanın yapılmaması ve ekstra harcamaların ne için olduğunun anlaşılamamasının yukarıdaki ilkelere aykırı olduğu anlaşılmakla, eğitime katılan personel sayısı konularında davalının itirazlarının karşılanmaması hatalı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
9. HD. 2012/16968 E. 2014/19520 K. 16.06.2014

…Somut olayda, davacı banka davacının iş sözleşmesinde belirtilen en az çalışma süresine uymayarak işyerinden istifa ederek ayrıldığını, iş sözleşmesi gereğince eğitim giderlerini ödemesi gerektiği beyan etmiştir. Davalı çalışan sözleşmesinde öngörülen çalışma süresini tamamladığını belirtmiştir. Bilirkişi raporunda davacı banka tarafından davalıya yapılan eğitim masrafları davalının çalıştığı süre ile orantılı olacak şekilde hesaplanmıştır. Mahkemece davacının iş sözleşmesinde kararlaştırılan süreden önce istifa ederek işyerinden ayrıldığı, yapılan giderlerin talep edilebileceği belirtilerek, davacının çalışma süresine göre oranlama yapılmadan eğitim giderine hükmedilmiştir. İşveren, işçinin taahhüt ettiği süre boyunca çalışacağı inancı ile onun eğitimi için yaptığı masrafları talep edebilir. Ancak bu gider hesaplanırken davacının çalıştığı süre ile oranlayarak hesaplama yapılması gereklidir. Hal böyle olunca mahkemece davacının çalıştığı süre ile orantılı olacak şekilde işverenin yaptığı masraflar dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22. HD. 2013/2551 E. 2014/1177 K. 31.01.2014

…Davacı işverenin davalı işçi için harcadığı eğitim giderlerine ilişkin belgeler sırf davalı işçi için yapılan harcamaları göstermekten uzaktır. Bilirkişi tarafından davacı işveren için eğitimin verildiği otelin vermiş olduğu 28.03.2010-29.05.2010 tarihleri arasını gösterir 668.245.92 TL tutarlı 8 adet fatura üzerinden o dönemde eğitim gören 25 kişi olduğu kabul edilerek davalı işçi için yapılan harcama tutarının 26.729.83 TL olduğu kabulü ile sonuca gidilmişse de bu hesap yöntemi hüküm kurmaya elverişli değildir.
Örneğin, 29.05.2010 tarihli fatura tutarı KDV dahil 65.309.84 TL olup 24-29.05.2010 tarihleri arasında 989 konaklamaya ilişkindir. Kısacası bu fatura 5 günlük süre içinde 989 konaklama için kesilmiş olup, davalı için yapılacak konaklama bedeli 65.309.84/989*5= 330.19 TL olduğu hesaplanmaktadır. Tüm harcama faturaları belli tarih aralıklarında ve belli sayıda konaklama için kesilmiş olup, bu faturalardan davalı işçiye isabet eden miktar üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, fatura tutarları üzerinden hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2012/18603 E. 2014/19672 K. 16.06.2014

…Davacı Banka ile davalı işçi arasında akdedilen hizmet sözleşmesinin cezai şart maddesinde; istifa halinde; eğitim süresince Banka tarafından kendisine ödenen ücretler ile banka dışı eğitmenlere ve eğitim şirketlerine ödenen ücretlerin kendisine düşen kısmı cezai şart olarak ödeneceği ifade edilmiştir.
Kural olarak eğitimde davalı işçinin çalıştığı varsayılarak o dönem ile ilgili ödenen ücretler geri istenemez. Eğitim giderlerine ise davalı işçinin çalıştığı süre dikkate alınarak oranlanarak hükmedilmelidir.
Öte yandan birden fazla öğrencinin eğitimden yararlanışı nedeniyle davalıya ait olduğu sınıf listesi dikkate alınarak davalıya düşen eğitim gideri hesaplanması gerekir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2003/3842 E. 2003/16903 K. 13.10.2003

…Somut olayda; sözleşmenin 16. maddesindeki; “Personel, gerek yurt içi ve gerekse yurt dışında göreceği eğitim sonucu edindiği bilgi, mesleki sır ve tecrübeleriyle işveren şirkette çalışmaya iki yıl süre ile devam edeceğini peşinen kabul eder. Aksi takdirde işverene eğitim gideri, tazminat ödemeyi kabul eder” hükmünde belirtilen iki yıllık süre eğitimin alındığı tarihten itibaren başlatılmalı buna göre dava konusu eğitim gideri hakkında yukarıda belirtilen yasal ve hukuksal gerekçelere göre bir karar verilmelidir.
9. HD. 2008/21881 E. 2010/8102 K. 25.03.2010

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*