İşçi transfer ücreti hakkında bilinmesi gerekenler

4857 sayılı İş Kanununda 32 nci maddenin ilk fıkrasına göre genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para olarak ödenen tutar şeklinde tanımlanmıştır.
Transfer ücreti, yapılan işin karşılığı olmayan, transferi gerçekleştirmek isteyen işveren ile işçi arasında işçinin geçmişteki başarıları ve gelecekte işyerine yapacağı katkı gözönünde tutularak taraflar arasında serbestçe kararlaştırılan bir para borcudur.

İş karşılığı olan ücret ve ekleri ile transfer ücretinin hukukî nitelikleri farklıdır. Ücret bir hizmet karşılığı yapılan ödemedir. Bu farklılık indirimlerde, haciz ve iflas uygulamasında kendini gösterir.

Transfer ücreti anlık bir edim olup, işçinin belli bir süre çalışması karşılığı değildir. Bu itibarla işçinin kararlaştırılan süreden önce işyerinden ayrılması halinde dahi transfer ücreti tam olarak ödenmelidir (Yargıtay 9. HD. 1.4.2009 gün 2007/36468 E, 2009/9154 K.).

Transfer ücreti mahiyeti itibariyle Borçlar Kanununun 125 inci maddesi kapsamında olup, on yıllık zamanaşımına tabidir (Yargıtay 9. HD. 12.3.2009 gün 2007/29896 E, 2009/6771 K.).

Transfer ücreti ödeme günü taraflarca açıkça kararlaştırılmamışsa Borçlar Kanunun 101 inci maddesi uyarınca temerrüt için işçinin ihtarına gerek vardır. Transfer ücreti ücret ya da ücretin eki niteliğinde olmadığından, gününde ödenmediği takdirde 4857 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinde öngörülen bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz yerine, yasal faiz uygulanmalıdır.

Kıdem tazminatına esas alınacak olan ücretin tespitinde, değinilen Yasanın 32 nci maddesinde sözü edilen asıl ücrete ek olarak, işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatler de göz önünde tutulur. Buna göre transfer ücreti süreklilik göstermediğinden ve ücretin eki niteliğinde olmadığından tazminat hesabında dikkate alınmaz.

…Davacı işveren davalı işçinin işyerinde istifa suretiyle ayrıldığını ileri sürerek, ihbar tazminatının ödetilmesi ile işçiye işe girişte ödenmiş olan işe başlama priminin iadesini talep etmiştir.
Davalı işçi, iş sözleşmesinin işyeri yetkilisi tarafından feshedildiğini, buna göre isteklerin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının çalışma koşullarının ağırlaştırılması ve istifa etmesi yönündeki baskılar sonucu işçi tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davacı işverenin ihbar tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, ancak işe başlama priminin iadesi yönündeki isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde davalının istifa ettiğine dair bir yazılı delil bulunmamaktadır. Davacı işverenin istifanın delili olarak belirttiği 21.3.2007 tarihli ihtarnamede davalı işçi, işyeri yetkilisi tarafından iş sözleşmesinin feshedildiğini bildirmiş ve yasal haklarını talep etmiştir.
Davalının tanığı olarak dinlenen insan kaynakları müdürü ve genel müdür olarak çalışmış olan iki işçi de işveren feshi yönünde ayrıntılı biçimde anlatımda bulunmuşlardır. Buna karşın davacı işverenin dinlettiği tanık davacının istifa ettiğine dair soyut nitelikte anlatımda bulunmuştur.
Dosyaya davalı işçi tarafından sunulan mail yazısı içeriğinde de, davalı işveren yetkilisinin genel müdüre yazdığı 25.2.2007 tarihli yazıda davalı işçiden söz edilmiş ve işyerine faydadan çok zararlı olacağı ifade edilmiştir.
Böyle olunca davalı işçinin iş sözleşmesinin işçi tarafından değil, işverence haklı bir neden olmaksızın sonlandırıldığı kabul edilmelidir.
Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 4.4. maddesinde davalı işçiye işe başlama ile birlikte toplanı 60.000 TL ödeneceği öngörülmüş, 1.9.2008 tarihinden önce işçinin herhangi bir nedenle feshi halinde sözü edilen paranın iadesi hükme bağlanmıştır. İşverence yapılan fesih halinde işçiye verilmiş olan primin işverene iadesi yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır.
Davacı işçiye iş sözleşmesinin yapıldığı ve fiilen işe başladığı tarihlerde ödenen işe başlama pirimi niteliği itibarıyla transfer ücretidir. Transfer ücreti, yapılan işin karşılığı olmayan transferi gerçekleştirmek isteyen işveren ile işçi arasında işçinin geçmişteki başarıları ve gelecekte işyerine yapacağı katkı göz önünde tutularak taraflar arasında serbestçe kararlaştırılan bir borçtur.
İş karşılığı olan ücret ve ekleri ile transfer ücretinin hukuki nitelikleri farklıdır. Terim olarak transfer ücreti olarak belirtilmesi ona ücret özelliği kazandırmaz. Tazminatta verilen bir zararın giderimi söz konusudur. Ücret ise bir hizmet karşılığı yapılan ödemedir. Bu farklılık; indirimlerde, haciz ve iflas uygulamasında da kendini gösterir.
Transfer ücreti anlık bir edim olup, işçinin belli bir süre çalışması karşılığı değildir. Bu itibarla işçinin kararlaştırılan süreden önce işyerinden ayrılması halinde dahi transfer ücreti tam olarak ödenmelidir.( Yargıtay 9. HD. 1.4.2009 gün 2007/36468 E, 2009/ 9154 K.).
Yapılan bu açıklamalara göre, işe başlama priminin iadesi yönünde karar verilmesi doğru değildir. İsteğin bu yönden de reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2008/38823 E. 2010/31400 K. 02.11.2010

…Somut olayda mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin toplam 30 aylık olduğu, transfer ücretinin 30 aylık çalışma karşılığı verildiği, davacı danışmanlık hizmeti vereceğinden 30 aylık sürenin dikkate alınması gerektiği, tüm süre için verilen bu ücretin tamamına hak kazanamayacağı, transfer ücretinin 30 aya bölünerek ödeneceği, her aya 300.TL. düştüğü, fazlası ile ödeme yapıldığı, talep edilebilecek bir ücret olmadığı gerekçesi ile isteğin reddine karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda açıklandığı üzere transfer ücreti taraflar arasında serbestçe kararlaştırılan işveren için bir para borcu, işçi için alacak olduğu dikkate alınarak davacının 31.12.2005 tarihinde ödenmesi gereken transfer ücretinin, çalışma süresine bakılmaksızın tamamının ödenmesi gerekmektedir. Bu durumda, sözleşmede kararlaştırılan transfer ücreti mahiyetindeki alacaktan varsa bakiyesi hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
9.HD. 2007/36468 E. 2009/9154 K. 01.04.2009

…Davacı şirket davalı işçiye işe başlarken avans olarak 15000 TL nakit para ödendiğini ancak istifa ederken bu parayı iade etmediğini belirterek davalıdan tahsilini istemiştir
Davalı işçi dava dışı K.Porselen’de çalışırken davacı şirketçe önerilen 15000 TL transfer bedeli karşılığında davacı şirkete geçtiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece ilgili belgede ‘işe başlama avansı’ olarak verildiğinin yazılı olduğu ve bu şekilde ödendiği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından imzalanan 10.11.2005 tarihli belge ’ 11.8.2004 tarihinde işe başladım. İşe başlamam esnasında G. A.Ş ‘den işe başlama avansı olarak net 15000 TL nakden ve defaten aldım ‘şeklinde düzenlenmiştir.
Dairemizin 2007/40791 E 2009/11747 K sayılı ilamı ile onanan İzmir 10.İş mahkemesinin 2007/261-433 sayılı dosyasında G. şirketi tarafından başka bir çalışanından aynı tarihli belge ile 15000 TL avansın ödenmesi istenmiş bizim dosyamızın davalısı ile diğer bir tanık ifadelerinde başka bir firmada çalışırlarken davacı şirketten transfer teklifi geldiğini bunun üzerine çalıştıkları firmalardan ayrılarak davacı şirkete geçtiklerini ve bu paranın transfer ücreti olduğunu belirtmişler, mahkeme tarafından da transfer ücreti olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı ile aynı şekilde farklı şirketlerde çalışırken aynı tarihte aynı miktarda bir meblağın işe girdikleri tarihten daha sonraki bir tarihte “işe başlama avansı” adı altında davacı şirket tarafından ödenmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
Dosya içeriği ve emsal dosya itibariyle söz konusu bedelin transfer ücreti olarak kabulü ile davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
9.HD. 2008/13397 E. 2009/36904 K. 24.12.2009

…Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmede ödenmesi kararlaştırılan transfer ücretinden hakkaniyet indirimine gidilip gidilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Transfer ücreti, yapılan işin karşılığı olmayan, transferi gerçekleştirmek isteyen işveren ile işçi arasında işçinin geçmişteki başarıları ve gelecekte işyerine yapacağı katkı gözönünde tutularak taraflar arasında serbestçe kararlaştırılan bir para borcudur.
Transfer ücreti anlık bir edim olup, işçinin belli bir süre çalışması karşılığı değildir. Bu itibarla işçinin kararlaştırılan süreden önce işyerinden ayrılması halinde dahi transfer ücreti tam olarak ödenmelidir.
Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin yönetim kurulu danışmanının sorumlulukları başlığını taşıyan 5. maddesinin 8. fıkrasında işveren tarafından yönetim kurulu danışmanı olan davacıya 100.000 USD “transfer ücreti” ödeneceği belirtilmiştir.
Tüm bu tespitler karşısında transfer ücreti bir cezai şart olarak nitelendirilemeyeceğinden transfer ücreti olarak belirlenen tutardan hakkaniyet indirimi yapılması da mümkün değildir. Aksine uygulama ile hüküm kurulması isabetsizdir.
7.HD. 2013/14110 E. 2013/15342 K. 24.09.2013

…4857 Sayılı İş Kanununun 32. maddesinde genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan para ile ödenen bir tutardır.
İşçinin işi ifasının karşılığı olarak işverenin, iş sözleşmesinden doğan asli edim yükümüdür. İş sözleşmesinin kurucu öğesidir. Belirli süreli çalışmanın karşılığıdır. Başka bir anlatımla dönemseldir.
İkramiye, prim, bahşiş, komisyon, kârdan pay alma ücret ekleridir.
Ücret tazminat değildir. Tazminatta verilen bir zararın giderimi söz konusudur. Ücret ise bir hizmet karşılığı yapılan ödemedir. Bu farklılık; indirimlerde, haciz ve iflas uygulamasında da kendini gösterir.
Transfer ücreti, yapılan işin karşılığı olmayan transferi gerçekleştirmek isteyen işveren ile işçi arasında işçinin geçmişteki başarıları ve gelecekte işyerine yapacağı katkı gözönünde tutularak taraflar arasında serbestçe kararlaştırılan bir borçtur. Para borcunu ifade eder. işçi için alacaktır.
İş karşılığı olan ücret ve ekleri ile transfer ücretinin hukuki nitelikleri farklıdır. Terim olarak transfer ücreti olarak belirtilmesi ona ücret özelliği kazandırmaz.
Transfer ücreti yukarıda anlatılan gerekçe ile Borçlar Kanununun 125. maddesinde yer alan on yıllık zamanaşımına tabidir.
Somut olayda iş sözleşmesinde yer olan “fon yöneticisine göreve başladığı tarihte net 5.000 $ transfer ücreti ödenecektir” ibaresi ile oluşan işçi alacağı on yıllık genel zamanaşımına tabidir.
Mahkemece söz konusu istek ele alınarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken beş yıllık zamanaşımından söz edilerek davanın reddi hatalıdır.
9.HD. 2007/29896 E. 2009/6771 K. 12.03.2009

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*