İhbar tazminatında faiz nasıl hesaplanır?

4857 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesine göre ödenmesi gereken ihbar tazminatında faize hak kazanabilmek için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir.

Bununla birlikte bireysel ya da toplu iş sözleşmesiyle, iş sözleşmesinin feshi halinde ihbar tazminatının ödeme zamanıyla ilgili olarak açık bir hükme yer verilmişse, belirlenen ödeme tarihi faiz başlangıcı olarak esas alınır (Yargıtay 9.HD. 24.10.2008 gün 2008/30158 E, 2008/28418 K.).

İhbar tazminatına fesih tarihinden değil dava tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Eğer ıslah var ise, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmelidir. Temerrüt yoksa takip tarihinden itibaren yasal faiz verilmelidir.

İşe iade davası sonrasında, işçinin süresi içinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmadığı tarih fesih tarihi olmakla, ihbar tazminatı bakımından faiz başlangıcı da, işçinin işe alınmayacağının açıklandığı tarih ya da bir aylık işe başlatma süresinin sonudur.

İhbar tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz oranı değişen oranlara göre yasal faiz olmalıdır. Bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde faklı bir faiz türü öngörülmüşse, yasal faizin altında olmamak kaydıyla kararlaştırılan faiz uygulanır.Örneğin Toplu İş Sözleşmesi ile, işletme kredisi faizi veya en yüksek mevduat faizi uygulanacağı kararlaştırılabilir.

“…Somut olayda, davacı ihbar tazminatı alacağının işlemiş faizini de takip talebinde istemiştir.
İcra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmesi söz konusu değildir.
Mahkemece, bilirkişi raporunda hesaplanan işlemiş faiz alacağı kabul edilmiştir.
Açıklanan ilkeler gereğince, ihbar tazminatı açısından işlemiş faiz alacağı yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır.”(9.HD. 2008/34966 E. 2010/25788 K. 24/09/2010)

“…İhbar tazminatının gecikme faizi mevduat faizi değil yasal faizdir. Bu nedenle ihbar tazminatına yasal faiz yürütülmesi gerekirken talebi de aşan şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2008/12449 E. 2008/9650 K. 21.04.2008)

“…Davacı işyerinin devralındığını belirterek çalıştığı tüm süreye ilişkin kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece anılan tazminatların fesih tarihinden itibaren faiz yürütülerek tahsiline dair hüküm kurulmuştur.
İhbar tazminatına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2006/8599 E. 2006/29252 K. 06.11.2006)

“…Davacı ihbar tazminatı alacağı talebinde de bulunmuş olup ihtarnamede bu alacak için talep bulunmadığı gibi alacak doğmadığından faiz tarihinin dava ve ıslah tarihi olması gerekirken mahkemenin aksine düşüncelerle yazılı şekilde ihtarname tebliğ tarihini esas alması hatalıdır.”(9.HD. 2006/12637 E. 2006/14465 K. 16.05.2006)

“…Davacı 12.7.2005 tarihinde tebliğ edilen 7.7.2005 tarihli ihtarnamesi ile kesinleşen mahkeme kararma göre işe iadesine karar verilmesini istemiş ve işverence bu isteği mahkeme kararına uygun şekilde yerinde görülmemiştir.
İşverence davacının işe başlama isteği kabul edilmediğine göre tebliğ tarihinden bir ay sonra davacının iş akdinin işverence feshedildiğinin kabulü gerektiği.4857 sayılı İş Yasası’mn 21.maddesinde öngörülmektedir. Bu durumda mahkemenin hüküm altına aldığı işe başlatmama tazminatına 12.8.2005 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Davacı ihbar tazminatı farkı ile izin ücreti alacakları talebinde bulunmuş olup ihtarnamede bu husus belirtilmediği gibi ihtar tarihinde doğmayan bu alacaklar için faiz başlangıç tarihlerinin dava ve ıslah tarihi olması gerekirken mahkemenin aksine düşüncelerle yazılı şekilde ihtarname tebliğ tarihini esas alması hatalıdır.”(9.HD. 2006/14091 E. 2006/19715 K. 05.07.2006)

“…Toplu iş sözleşmesinin 23. maddesinde ihbar önelleri düzenlenmiş ve fesih halinde işverence yapılacak olan ödemlere en yüksek işletme kredisi faizinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Sözü edilen kural ihbar tazminatıyla ilgili olup, izin ücreti bakımından yasal faize karar verilmelidir.”(9.HD. 2007/19043 E. 2008/1494İK. 10.06.2008)

“…Hüküm altına alınan ihbar tazminatının ödenmesi gereken tarih, bir başka deyişle temerrüt tarihi ile temerrüdün gerçekleşmesi halinde uygulanacak faiz türü hakkında davacının üyesi bulunduğu sendika ile davalı arasında imzalanmış Toplu İş Sözleşmesi hükmü bulunmaktadır. Tarafların bu konuda bir düzenleme yapmasının yasaya aykırı bir yönü bulunmamaktadır. Buna göre hüküm altına alınan ihbar tazminatına fesih tarihini takip eden 15 nci günden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2007/509 E. 2007/29259 K. 17.01.2014)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*