Gece çalışmasına ilişkin Yargıtay kararları

“…Somut olayda davacının, davalı belediyede itfaiye eri olarak 24 saat çalışıp 48 saat dinlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bir hafta 2 gün, diğer hafta 3 gün çalışıp 24 saatlik mesainin 10 saatinin ara dinlenmesi olduğu, 11 saati aşan 3 saatlik kısmın ise fazla çalışma olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacının çalıştığı günler yönünden saat 20.00-06.00 arasındaki dönemde de gece çalışması yaptığı belirtilerek gece çalışına ücreti hesaplanmıştır.
Dairemizin HGK tarafından da benimsenen yerleşik uygulamasına göre; 24 saat çalışıp 24 veya 48 saat dinlenme şeklindeki çalışmalardan işçinin fiilen en çok 14 saat çalıştığı kabul edilmektedir. 1475 sayılı Yasa döneminde yapılan bu tür çalışmalarda davacı haftalık 45 saatlik çalışına süresini doldurmadığından fazla mesai ücretine hükmedilemez. 4857 sayılı İş Kanun döneminde çalışmalar açısından ise, değinilen yasaya göre günlük 11 saati aşan çalışmalar, haftalık çalışma süresi doldurulmamış olsa dahi fazla çalışma sayıldığından, çalışılan günler açısından günlük 3 saatlik fazla çalışmanın yapıldığı kabul edilmelidir. Ancak bu tür çalışma sisteminde davacının gece fazla çalışması kabul edilmemektedir.
Mevcut çalışma sistemine göre davacının gece çalışma ücreti talebinin reddi yerine mahkemece kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/46229 E. 2013/5090 K. 11.02.2013)

“…Somut olayda, davacının davalı işyerinde hafta içi 18:00-08:00 ve hafta sonu 16:00-08:00 saatleri arasında çalıştığı ve gece çalışması yapıldığı sabittir. Bilirkişi 2 saat ara dinlenme süresi bulunduğu hesabıyla hafta içi !2saatlik çalışmadan 7,5 saati aşan 4,5 hafta tatilinde ise 6,5 saatlik sürelerin gece fazla çalışması niteliğinde olduğunu kabul ederek alacakları günlük I saate denk gelen ücretin %50 artırılmış kısmı üzerinden hesaplamıştır.
Davacının haftalık çalışmasının 4 gün çalışılan günlerde 50 saat olduğu ve 3 gün çalışılan günlerde ise 38 saat olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi gece çalışmalarını iki haftanın ortalamasını alarak 17,5 saat üzerinden hesaplamışsa da fazla çalışmanın haftalık esasa göre her hafta için ayrı ayrı yapılmaması hatalıdır.
4857 SK. 69. Maddesine göre gece çalışması; Çalışma hayatında “gece” cn geç saat 20.00’de başlayarak en erken saat 06.00’ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir.
Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin “gece” başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması, yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.
Davacının çalışına saatleri itibariyle çalışmaları gece çalışması niteliğinde ise de, 16:00-20:00 ile sabah 06:00-08:00 saatleri arası çalışması gece çalışma saatleri dışında kaldığından, bu saatlerin gece çalışması sayılacağına ilişkin yönetmelik de bulunmadığından bilirkişinin günlük hafta içi 12 ve hafta sonu 14 saatin tamamını gece çalışması olarak değerlendirmesi hatalıdır.
Haftalık çalışma süresi kural olarak 45 saat olup bu haftalık fazla çalışma süresini aşan kısım fazla çalışmadır. Bir saate denk gelen ücretin %50 artırılması ile hesaplama yapılması gerekir. Ancak gece çalışmalarının
7.5 saati geçen kısmı 69.maddeye göre fazla çalışma niteliğinde olup, 45 saat aşılmasa da o günlerde 7,5 saati aşan kısımlar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Davalı işveren bu fazla çalışmanın normal kısmını yani 45 saat içinde kalan kısmını aylık ücret içinde ödemiştir. Bu durumda davacının 7,5 saati aşan kısımlar açısından sadece %50 zamlı kısım alacağı bulunmaktadır. Mahkemece gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle 45 saat geçmeyen saatler yönünden %50 zamlı kısmı hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece bu yön gözetilmeden hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/15513 E. 2013/8198 K. 06.05.2013)

“…Davacı vekili davacının haftanın 2 günü hariç diğer günler günde 4 saat fazla mesai yaptığını iddia ederek fazla mesai ücreti talep etmiştir.
Davacı tanık dinletmemiş, dinlenen ve beyanı hesaplamaya esas alman davalı tanığı davacının 1 gün 17.00-07.00 saatleri arasında çalışıp I gün dinlendiğini beyan etmiştir.
Benimsenen bilirkişi raporunda davacının 17.00-07.00 saatleri arasında 14 saat çalıştığı, 2,5 saat ara dinlenme süresinin mahsubu halinde 11,5 saat çalıştığı, haftalık mesaisinin 45 saati aşmamasına rağmen gece çalışmasının
7.5 saati aşmayacak olması nedeni ile haftada 3 gün günde 4 saatten haftalık 12 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücreti hesap edilmiştir.
Davacının haftanın 1 günü 17.00-07.00 saatleri arasında çalıştıktan sonra ertesi gün dinlendiği, bu hali ile bir hafta 3 gün, bir hafta 4 gün çalıştığı sabittir. Davacının mesaisi 17.00-07.00 saatleri arasında gerçekleştiğine göre, bu çalışmanın 20.00-06.00 saatleri arasındaki 10 saatlik bölümü gece çalışmasıdır. Bundan 1 saat ara dinlenme süresi çıkarıldığında gece çalışması 9 saat olmaktadır. Buna göre davacının 3 gün çalıştığı hafta 9-7,5= 1,5×3=4,5 saat; 4 gün çalıştığı hafta 1,5×4=6 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücretinin hesap edilmesi gerekirken, mesaisinin bir kısmı gündüz vaktine denk gelen davacının tüm çalışmasının gece çalışması gibi değerlendirilerek yapılan hesaplamaya itibarla karar verilmiş olması hatalıdır.”(7. HD. 2013/24389 E. 2014/3516 K. 11.02.2014)

“…Sayılı İş Kanunu 69.maddeye göre:
“Madde 69 – Çalışma hayatında “gece” en geç saat 20.00’de başlayarak en erken saat 06.00’ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir.
Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin “gece” başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması, yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.
İşçilerin gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez.”
Bilirkişi işyerinde postalar halinde çalışma uygulaması bulunmadığı halde davacının 18:00-08:00 saatleri arasındaki çalışmasından iki saat ara dinlenmek suretiyle günde 12 saat çalıştığını, gece çalıştığından 7,5 saati aşan 4,5 saatin fazla çalışma olduğunu kabul ederek haftalık 13,5 saat fazla çalışma alacağı hesaplamıştır.
Davacının iki günde bir 18:00-08:00 saatleri arasında çalıştığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının gece 20:00-06:00 saatleri arasında 10 saat çalıştığı bu saatlerin dışındaki çalışmalarının ise 4 saat sürdüğü açıktır. İşyerinde postalar halinde çalışma bulunmadığından işin yarısından fazlası gece döneminde geçse de çalışmanın tamamı gece çalışması niteliğinde sayılamayacaktır. Bilirkişice 14 saatlik çalışma süresinden iki saat ara dinlenmesini orantı kurarak gece ve gündüz çalışmalarından indirmek suretiyle sonuca gitmesi gerekirken gece çalışmanın 69.madde düzenlemesine aykırı olarak 12 saat olarak kabulü hatalıdır.”(7. HD. 2013/24796 E. 2014/7184 K. 01/04/2014)

“…Somut olayda, mahkemece davacının 20 gün çalışıp 10 gün izin yapması nedeniyle haftalık çalışma saatlerinin sınırların altında kaldığından bahisle fazla mesai ücreti alacağı bulunmadığına karar verilmiştir. Ancak dinlenen tanıkların “Vardiyanın birisi akşam 19.00 da başlayıp sabah 07.00’de biterdi” yönündeki beyanlarından davacının gece vardiyasındaki çalışma süresinin yasal sınır olan 7.5 saatin üstünde olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen ilke ve Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik ile ve İş Kanununa ilişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği Hükümleri ışığında günlük 7.5 saati aşan gece çalışmalarının fazla çalışma olarak kabulü ile hesap yapılması gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile fazla mesai ücreti alacağı talebinin reddi isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.”(7. HD. 2013/3898 E. 2013/12354 K. 01.07.2013)

“…Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının gece vc gündüz vardiyasında günlük 11 saat çalışma yaptığı belirtilerek haftalık 12 saat fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Davacının işyerinde bir hafta gündüz bir hafta gece vardiyasında çalışma yaptığı tüm tanık beyanları ile sabittir. Ancak mahkemece davacının fazla mesai alacağı hesaplanırken davacının günlük 7.5 saatin üzerinde yaptığı gece çalışmaları için fazla mesai hesaplaması yapılmaması hatalı olmuştur. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken davacının gece çalışmaları için hak ettiği fazla mesai ücretlerinin hesaplanması için bilirkişiden tekrar rapor aldırmak ve çıkacak sonuca göre alacağın kabulüne karar vermektir.”(7. HD. 2013/5257 E. 2013/12683 K. 04.07.2013)

“…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımlarına göre davacının gececi olarak 19.00-08.00 saatleri arası 1,5 saat ara dinlenme ile günlük 11,5 saat çalıştığı, davacının günlük çalışmasının 7,5 saati aştığı gibi haftalık 45 saatin de üzerinde olduğunu, davacının gece çalışmasının günlük 11,5 saat olduğunu haftalık ise 24 saat fazla çalışma yaptığı hesap edilmiş, mahkemece yapılan bu hesaplama uyarınca fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak davacının tüm çalışması gece çalışması olarak kabul edilmiş ise de, davalı işyerinde Postalar Halinde Çalışma Yönetmeliği kapsamına giren bir çalışma biçimi olmadığından 4857 sayılı Yasanın 69.maddesi uyarınca davacının sadece 20.00-06.00 saatleri arasındaki çalışması gece çalışması olarak kabul edilmelidir. 19.00-20.00 ve 06.00-08.00 saatleri arasındaki çalışması ise gündüz çalışması kabul edilmeli, gece döneminde daha çok dinlenmeye ihtiyaç duyulacağı dikkate alınarak 20.00-06.00 saatleri arasındaki çalışma süresinden 2 saat, gündüz çalışma süresine göre ise yarım saat toplamda 2,5 saat ara dinlenme mahsup edilerek bu şekilde tespit edilecek haftalık çalışma süresinin 45 saati aşıp aşmadığı, aşıyorsa bulanacak fazla mesai süresinin günlük 7,5 saati aşan gece çalışmasından arta kalan ve fazla mesai sayılan sürenin toplamından çok olup olmadığı belirlenmeli, çok ise haftalık 45 saati aşan fazla mesai, az ise günlük 7.5 saati aşan sürelerin toplamı fazla mesai olarak kabul edilmeli ve fazla mesai ücreti hesap edilmelidir. Örneğin davacı bir hafta 4 gün çalışmakta ise 17.00-08.00 saatleri arasında toplam 15 saatten 2,5 saatin mahsubu halinde 12,5 saat çalışmış ve haftalık bazda ise 50-45=5 saat fazla mesai yapmış olacak, davacının günlük 7.5 saati aşan 0.5 saatten 4 gün için hesap edilecek 2 saatlik fazla mesai süresinin üzerinde olması nedeni ile haftalık 5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai süresi hesap edilecektir.
Gece çalışması da yine 7.5 saat üzerinden hesap edilmelidir.
Mahkemece yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak davacının özellikle gececi olarak kabul edilen her ayın 3 haftasındaki çalışma süresi belirlenip ara dinlenme düşümü yapılarak davacının fazla çalışma alacağı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmamıştır.”(7. HD. 2013/20497 E. 2014/4094 K. 18.02.2014)

“…İşçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (m.69/3). Bu hal de günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gccc çalışmaları yönünden haftalık 45 saat olan yasal çalışma sınırı aşılmasa da gece çalışmasında 7.5 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararı bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/40862 E, 2009/ 17766 K).
Somut olayda davalı işyerinde ayda 2 hafta 22.00 – 08.00 saatleri arasında gece çalışması yapıldığı sabittir. Davacının bu dönemde haftalık çalışma süresi 45 saattir. Ancak günlük çalışmasının 1,5 saatlik kısmı fazla çalışmadır. Davalı işveren bu fazla çalışmanın normal kısmını aylık ücret içinde ödemiştir. Bu durumda davacının %50 zamlı kısım alacağı bulunmaktadır. Mahkemece gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle günlük 1,5 saatlik fazla çalışma alacağının %50 zamlı kısmı hüküm altına alınmalıdır.”(9. HD. 2011/24250 E. 2011/15156 K. 24.05.2011)

Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesinde davacının hafta sonları dahil 20.00-.08.00 saatleri arasında çalıştığını, her ay haftada 1-2 kez tuttuğu 24 saatlik nöbetler karşılığı ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiş, davalılar vekili ise davacının 08.00-20.00 ve 20.00-08.00 saatleri arasında günde 12 saat çalışarak ertesi gün 24 saat dinlenmek suretiyle haftada 4 gün çalıştığını savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 12 saat çalışıp 24 saat dinlenme şeklinde çalışması nedeni ile fazla çalışma alacağı bulunmadığı tespiti yapılmıştır.
Mahkeme ise, davacının fazla çalışına yaptığını ispat edemediği gerekçesi ile fazla çalışma alacağının reddine karar vermiştir.
Davacı iddiası, davalılar savunması ve davacı ve davalı tanıklarının anlatımlarından davacının gece veznesinde görevli olarak 20.00-08.00 saatleri arasında haftada 4 gün çalıştığı anlaşılmaktadır.
Davacının belirlenen bu çalışma sistemine göre haftalık çalışma süresi 45 saati geçmese bile gece çalışmaları yönünden günde 7,5 saati aşan çalışmaları için fazla çalışma alacağı bulunduğu düşünülmeden fazla çalışma alacağının reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.”(9. HD. 2013/15225 E. 2014/7495 K. 10.03.2014)

“…4857 sayılı îş Kanunu’nun da kural olarak haftalık çalışma esası benimsenmiştir. Kanunun 41. Maddesine göre “Fazla çalışma. Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. 63 üncü madde hükmüne göre denkleştirme esasının uygulandığı hallerde, işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık iş süresini aşmamak koşulu ile bazı haftalarda toplam kırkbeş saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmaz”. 63. maddeye göre ise “Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Bu halde, iki aylık süre içinde işçinin haftalık ortalama çalışma süresi, normal haftalık çalışma süresini aşamaz. Denkleştirme süresi toplu iş sözleşmeleri ile dört aya kadar artırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanunu ve bu Kanuna bağlı ilgili yönetmelikte haftalık çalışma esasının istisnalarına da yer vermiştir.
a) Günlük çalışma süresinin onbir saatten fazla olamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğinden, tespit edilen fazla sürelerin denkleştirmeye tabi tutulmaması, onbir saati aşan çalışmalar için zamlı ücret ödenmesini gerektirir.
b) İş Kanununun 63 üncü maddesinin son fıkrası uyarınca sağlık kuralları bakımından günde ancak 7,5 saat ve daha az çalışılması gereken işlerde, bu süreyi aşan çalışmalar fazla mesai ücreti ödenmesini gerektirir.
c) Maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon, tünel inşaatı gibi işlerin yer ve su altında yapılanlarında, günlük çalışma esası vardır.
d) En önemlisi ise gece çalışmalarında getirilen sınırlamadır. Kanunun 69/3 maddesi uyarınca “işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez”. Kanunda belirtilen bu süre günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa dahi, günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir.
Diğer taraftan ış hukukunda çalışma olgusunu, bu kapsamda fazla mesai yaptığını, tatillerde çalıştığım iddia eden işçi, karşılığı ücretin ödendiğini de işveren kanıtlamalıdır. Fazla çalışma her türlü delille kanıtlanabilir. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Fazla çalışmanın bu delillerle kanıtlanması halinde kanunun belirtilen esaslarına ara dinlenmesi süreleri de dikkate alınarak fazla mesai ücretinin hesaplanması, bilirkişiden hesap raporu alınmasına bağlıdır. Hesap raporunun ise kanuna ve yönetmeliğe uygun olması gerekir. Hesap raporunun belirtilen esaslara uymaması halinde, bilirkişinden ek rapor alınması veya yeni bir bilirkişiye rapor düzenletilmesi gerekir. Hesap raporu alınması için verilen kesin süre içinde giderinin yatırılmaması, fazla çalışmanın kanıtlanmadığı anlamına gelmez. Bu şekildeki gider delil ikamesi avansı değil, gider avansı niteliğindedir. Kaldı ki hesap raporu alınması için gider yatırılmış, ancak bilirkişi hatalı hesaplama yapmış ise ek rapor için ücret yatırılmasına karar verilmeden ek rapor alınmalıdır. Bu durum 6100 sayılı HMK.’un 30. Maddesi uyarınca usul ekonomisi ilkesinin gereğidir. Hakim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz, gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davacı işçi davalının matbaa işyerinde sunulan 2008 ve 2009 yılı işe giriş vc çıkış saatlerini gösteren cetvellere, tanık anlatımlarına göre gece çalışmıştır. Hükme esas raporda bilirkişi, davacının gece çalışmalarını dikkate almadan, haftalık 45 saat çalışma esasına göre haftada 45 saati aşan çalışması bulunmadığı gerekçesiyle fazla mesai ücret alacağı bulunmadığını belirtmiştir. Davacı taraf bu rapora itiraz etmiştir. Yukarda açıklandığı gibi gece çalışmalarında günlük çalışma esası dikkate alınmalı ve
7,5 saati geçen çalışmalar fazla çalışmalar olarak kabul edilmelidir. Hükme esas rapor fazla çalışma esasları yönünden kanuna ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğundan, bu rapora dayanılarak fazla çalışma ücret alacaklarının reddi hatalıdır. 6100 sayılı HMK.’un 30, bilirkişi raporuna itirazı düzenleyen 281. Maddeleri dikkate alınarak gece çalışmaları nedeniyle günlük çalışma esasına göre davacının 7,5 saati aşan çalışmaları fazla çalışma kabul edilerek, bilirkişiden ek rapor alınmalı vc sonucuna göre karar verilmelidir.”(9. HD. 2011/22852 E. 2012/17763 K. 21.05.2012)

“…Somut olayda, davacının güvenlik görevlisi olarak 14 saat süren çalışmasından sadece bir saat ara dinlenme indirilmiştir. Belirtilen çalışmasından bir buçuk saat ara dinlenme indirilmelidir.
Davacı gerek dava dilekçesi gerek davacı tanıklarının anlatımlarında belirtildiği gibi 12/24 sisteminde, diğer bir anlatımla fiilen 9 saat çalıştıktan sonra 24 saat dinlenmekte, ardından 12.5 saat çalışmakta, yine 24 saat dinlenmekte ve çalışmasını bu şekilde sürdürmektedir. Bu şekil çalışmada ayın her haftası aynı şekilde çalışma olmadığından ayın her haftası için çalışma saatleri ayrı ayrı hesaplanmalıdır.
Bundan sonra; 1475 sayılı İş Yasası dönemindeki çalışmalarda haftalık 45 saati aşan çalışmalar, 4857 sayılı İş Yasası döneminde ise; haftalık 45 saati ve ayrıca günlük 11 saat ve gece çalışmalarında da günlük 7.5 saati geçen çalışmaların her koşulda fazla çalışma oluşturacağı gözetilerek ve usuli kazanılmış hak ilkesine de uyularak anılan alacağın hesaplanması gerekmektedir.
Buna rağmen her haftada üç gün 9, üç gün ise 13 saat çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması hatalıdır.”(9. HD. 2009/35621 E. 2012/3476 K. 13.02.2012)

“…Somut olayda; davacı işçinin davalı Belediye Başkanlığına ait Beştepeler Parkında gece bekçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı Belediye Başkanlığı 13.10.2011 tarihli müzekkere cevabında, gece bekçilerinin 17:00- 07:30 saatleri arasında çalıştıklarını, birgün istirahat edip ertesi gün akşam 17:00>da yeniden çalışmaya başladıklarını bildirmiştir. Bu durumda davacının günde yedibuçuk saati aşan çalışmaları için fazla çalışma ücretine hak kazandığı sabittir. Bilirkişiden ek rapor alınarak hak kazanılan fazla çalışma ücret alacağı belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.”(22. HD. 2013/4066 E. 2013/4423 K. 05.03.2013)

“…Dosya içeriğine göre, davacı işyerinde haftada altı gün, 08.00-17.00 arası çalışmaktadır, ayrıca ayda bir hafta 17.00-08.00 arası gece çalışması yapmaktadır. Tanık anlatımları ile sabit olan bu bir hafta 17.00-08.00 arası çalışma günlük onbeş saat çalışma anlamına gelmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 69/3.maddesinde yer alan düzenleme gereği, gece çalışması günlük yedibuçuk saati geçemeyeceğinden, davacının günde yedibuçuk saati aşan çalışması fazla çalışma olarak değerlendirilmelidir. İşin özelliği gereği ara dinlenmesi iki saat olarak düşüldüğünde, işçinin aylık otuz saat fazla çalışma yaptığı ortaya çıkmaktadır. Mahkemece fazla çalışma ücreti belirtilen şekilde hesaplanmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.”(22. HD. 2012/9926 F.. 2012/29723 K. 27.12.2012)

“…Somut olayda, davacının haftalık fazla çalışma süresi 45 saatin altında kalsa da gece çalışmaları için 7,5 saati aşan 2,5 saat üzerinden fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Saat ücreti normal mesai ücretinin 1,5 kat fazlası olarak esas alınmıştır.
Davalı işveren davacının aylık ücretini 45 saati geçmese de ödediğinden 45 saatin içerisinde normal ücretinin zaınsız kısmı kendisine ödenmiş olmaktadır. Davacının hakettiği ancak ödenmeyen kısım ise %50 zamlı saat ücretidir.
Bilirkişinin 1,5 kat fazlasıyla yaptığı hesap sonucunda davalı normal mesai saati karşılığı ödediği ücreti mükerrer olarak yeniden ödemek durumunda kalacaktır.
Bilirkişiden bu yönde yeniden rapor almak gerekirken hatalı hesaplama içeren rapor doğrultusunda hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2012/30022 E. 2012/31741 K. 25.09.2012)

“…4857 sayılı İş Kanununun 69/3 maddesi uyarınca “İşçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez”. Bu hal günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden haftalık 45 saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde 7.5 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreli ödenmelidir. Dairemizin kararı bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/ 40862 E, 2009/ 17766 K). Ancak haftalık 45 saati aşmadığı takdirde, gece çalışmasında 7.5 saati aşan fazla çalışmanın karşılığı ücretin kendisi ödendiği için, sadece zamlı kısmı hesaplanıp ödenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta puantaj kayıtlarına göre davalı işyerinde ayda 2 hafta 22-08 saatleri arasında gece çalışması yapıldığı ve haftalık çalışmanın 45 saati aşmadığı, gece olan günlük çalışmada ara dinlenme çıkarıldığında davacının 1.5 saat fazla çalışma yaptığı sabittir. Davalı işveren bu fazla çalışmanın normal kısmını aylık ücret içinde ödemiştir. Bu durumda bu fazla çalışmanın ödenmeyen %50 zamlı kısmı kalmıştır. Bu nedenle gerektiği takdirde bilirkişiden ek rapor alınarak bu fazla çalışmanın ödenmeyen %50 zamlı kısmı belirlenmeli ve hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece bu durum gözetilmeksizin fazla mesai ücret alacağına karar verilmesi hatalıdır.”(9. HD. 2011/45046 E. 2011/34137 K. 03.10.2011)

“…Somut olayda, davacının işyerinde ara dinlenmeler düşüldükten sonra, hafta içi 12 saat çalışma 36 saat dinlenme, hafta sonu ise 14 saat çalışma ve 34 saat dinlenme şeklinde çalıştığı vc gece çalışması yaptığı sabittir. Bilirkişi, gccc çalışmaları yönünden günde 7,5 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmesi gerektiği kabulü ile 12 saat çalışma yapılan gecelerde 12- 7,5=4,5 saat, 14 saat çalışma yapılana gecelerde 14-7,5=6,5 saatlik sürelerin gece fazla çalışması niteliğinde olduğu davacının bir hafta 20 saat, diğer hafta 15,5 saat fazla çalışması olduğu ve (20+15,5=35,5/2=17,75) haftalık ortalama 17,75 saat fazla çalışma yaptığını kabul ederek alacakları günlük 1 saate denk gelen ücretin %50 artırılmış kısmı üzerinden hesaplamıştır. Bilirkişi gccc çalışmalarını iki haftanın ortalamasını alarak 17,5 saat üzerinden hesaplamışsa da fazla çalışmanın haftalık esasa göre her hafta için ayrı ayrı yapılmaması hatalıdır.
4857 SK.69. Maddesine göre gece çalışması; Çalışma hayatında “gece” en geç saat 20.00’de başlayarak en erken saat 06.00’ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir.
Bazı işlerin niteliğine ve gereğine göre yahut yurdun bazı bölgelerinin özellikleri bakımından, çalışma hayatına ilişkin “gece” başlangıcının daha geriye alınması veya yaz ve kış saatlerinin ayarlanması, yahut gün döneminin başlama ve bitme saatlerinin belirtilmesi suretiyle birinci fıkradaki hükmün uygulama şekillerini tespit etmek yahut bazı gece çalışmalarına herhangi bir oranda fazla ücret ödenmesi usulünü koymak veyahut gece işletilmelerinde ekonomik bir zorunluluk bulunmayan işyerlerinde işçilerin gece çalışmalarını yasak etmek üzere yönetmelikler çıkartılabilir.
Davacının çalışına saatleri itibariyle çalışmaları gece çalışması niteliğinde ise de, 16:00-20:00 ile sabah 06:00-08:00 saatleri arası çalışması gece çalışma saatleri dışında kaldığından, bu saatlerin gece çalışması sayılacağına ilişkin yönetmelik de bulunmadığından bilirkişinin günlük hafta içi 12 ve hafta sonu 14 saatin tamamını gece çalışması olarak değerlendirmesi hatalıdır.
Haftalık çalışma süresi kural olarak 45 saat olup bu haftalık fazla çalışma süresini aşan kısım fazla çalışmadır. Bir saate denk gelen ücretin %50 artırılması ile hesaplama yapılması gerekir. Ancak gece çalışmalarının
7,5 saati geçen kısmı 69.maddeye göre fazla çalışma niteliğinde olup, 45 saat aşılmasa da o günlerde 7,5 saati aşan kısımlar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Davalı işveren bu fazla çalışmanın normal kısmını yani 45 saat içinde kalan kısmını aylık ücret içinde ödemiştir. Bu durumda davacının 7,5 saati aşan kısımlar açısından sadece %50 zamlı kısım alacağı bulunmaktadır. Mahkemece gerekirse bilirkişiden rapor alınmak suretiyle 45 saat geçemeyen saatler yönünden %50 zamlı kısmı hüküm altına alınmalıdır.”(7. HD 2013/22706 E. 2014/11110 K. 22/05/2014)

“…Davacı işçi gece çalışması ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece 4857 sayılı İş Kanununun 69. maddesi ile toplu iş sözleşmesinin 31. maddesi uyarınca 20.00-06.00 saatleri arasındaki çalışmalardan ara dinlenme süresi de düşülerek % 100 zamlı ücrete göre hesaplama yapılmış ve isteğin kabulüne karar verilmiştir. Toplu iş sözleşmesinde gece çalışmaları için % 100 zamlı ücret ödeneceği kurala bağlanmıştır. Davacı işçiye çalışma karşılığı ücretlerinin zamsız olarak ödendiği de tartışma dışıdır. O halde hesaplama sadece zam kısmı itibarıyla yapılmalıdır. Davacı işçiye gece çalışmalarıyla ilgili hiç ücret ödemesi yapılmamış gibi zamlı ücret üzerinden tam ücret hesabıyla sonuca gidilmesi de hatalı olmuştur.”(9. HD. 2008/28940 E. 2010/8560 K. 30/03/2010)

“…Somut olayda davacı işçi bir dönem 15-23 vardiyasında çalışmıştır. Buna göre 1.12.2005 tarihinde protokolün imzalandığı dönem öncesi için ilgili toplu iş sözleşmelerinin 44 ve 41.maddelerine göre % 25 zamlı ücret ödenmesi gerekmekle, bilirkişinin bu yönde yapmış olduğu hesaba göre isteğin kabulü yerindedir. Ancak, 1.12.2005 tarihinde imzalanan protokolde, vardiya saatlerinden söz edilmemiş ve gece çalışmaları için % 50 zamlı ücret ödeneceği kuralı getirilmiştir.
Postalar Halinde İşçi Çalıştırılarak Yürütülen İşlerde Çalışmalara İlişkin Özel Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7.maddesinin 2.fıkrasında. “Çalışma süresinin yarısından çoğu gece dönemine rastlayan bir postanın çalışması, gece çalışması sayılır” şeklinde kurala yer verilmiş olmakla, aksine özel bir düzenleme olmadığı sürece ve bir çalışmanın yarısından çoğu gece saatlerinde yapılmadıkça, çalışma gece çalışması olarak değerlendirilemeyeccktir. Bu nedenle protokolün yürürlüğe girdiği 1.12.2005 tarihi sonrası için gece çalışma süresi sadece 3 saat olan davacı işçi yönünden gece çalışması ücreti ödenmesi mümkün değildir. Gerekirse bilirkişiden ek hesap raporu alınarak 1.12.2005 tarihi sonrası için isteğin reddi yönünde karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.”(9. HD. 2009/6634 E. 2009/7620 K. 23.03.2009)

“…Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 15.10.2008 tarihinde görevinin değiştirildiği, buna ilişkin yazılı bildirimin 16.10.2008 tarihinde yapıldığı ve davacının görev değişikliğini kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde ya da yargılama süresince davacının 7,5 saatten fazla gece çalışması yaptırıldığı ya da gece çalışmasına uygunluk raporu alınmadığı yönünde bir iddiası olmadığı, yapılan gece çalışmalarının davacının yeni görevine ilişkin çalışma şekli olup, davacının görev değişikliği yapılan 16.10.2008 tarihinden istifa tarihi olan 29.12.2008 tarihine kadar bu yönde bir itirazın olmadığı gibi gece çalışmasına uygunluk raporunun alınmamasının yaptırımı idari para cezasıdır. Davacı işçi, gece çalışmalarına itiraz etmemiş, yeni işinin çalışma sistemine göre çalışmıştır. Gece çalıştırılmasının yaptırılması akdin feshi sebebi olamayacağından istifanın haklı nedene dayanmadığı anlaşıldığından davacının kıdem tazminatı talebinin de reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.”(9. HD. 2010/29477 E. 2012/38202 K. 19.11.2012)

“…Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 20.00-06.00 saatleri arasında gerçekleşen çalışmaları yönünden hak kazandığı gece zammı alacağından hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 69/3. maddesinde, işçilerin gece çalışmalarının günde yedi buçuk saati geçemeyeceği ve gece çalışmaları yönünden haftalık kırk beş saat olan kanuni çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedi buçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödeneceği düzenlenmiştir. Bu durumda gece çalışmalarının niteliği itibari ile fazla çalışma olduğu kabul edilmelidir. Fazla çalışma niteliğinde olan gece çalışmalarına ilişkin ücret alacaklarının yazılı belgeler ve işveren kayıtları yerine tanık anlatımlarına göre hesaplanması durumunda, bu ücret alacağından hakkaniyet indirimi yapılması gerekir.
Somut olayda, tanık anlatımları ile belirlenen çalışma düzenine göre hesaplanan gece zammı ücret alacağından hakkaniyet indirimi yapılmamış olması isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2013/21331 E. 2013/19106 K. 17.09.2013)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*