Fazla sürelerle çalışma – Yargıtay kararları

“…Mahkemece, dosya içine getirtilen işyerinde çalışılma şeklini gösteren mesai çizelgeleri, tanık anlatımları ve dosya kapsamı belgeler birlikte değerlendirildiğinde davacı işçinin haftada 44 saat çalıştığı, sözleşmede kararlaştırılan 36 saatlik çalışmayı aşan 8 saatlik mesai alacağı bilirkişi raporunda hesaplandığı davacının haftalık çalışması 45 saati aşmadığından 36 saati aşan çalışmalar fazla süreli çalışma kabul edilip bilirkişi tarafından %25 zamlı hesaplandığı; bazı haftalar hafta tatilinde davacının çalıştığı Bölge Çalışma Müdürlüğü İş Müfettişliği raporunda davacının hafta tatillerinde çalışması karşılığı hafta tatili alacağına hak kazandığı yönündeki tespiti de nazara alınarak müfettiş raporunun aksi ispatlanan kadar geçerli bir belge mahiyetinde bulunduğu belirlendiğinden aksi de işverence kanıtlanmaması sebebi ile bilirkişi raporunda belirtilen süre ve miktar kadar davacının hafta sonu çalışması karşılığı hafta tatili ücretine hak kazandığı raporda yapılan hesaplama miktarından 1/3 oranın da indirim uygulandığı gerekçesi ile bilirkişi raporundaki miktarlara göre, isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının 15.05.2004 tarihinden 01.07.2005 tarihine kadar davalı işyerinde haftada 4 gün çalıştığı, bu tarihten sonra yapılan yazılı sözleşme ile aylık ücretin brüt 489 TL olarak kararlaştırıldığı, ücrete fazla çalışma ücretinin de dahil olduğu belirtilmiştir.
Temmuz 2005 tarihine kadar ücret bordrolarının 16 gün üzerinden düzenlendiği, bu tarihten sonra ise 30 gün üzerinden düzenlendiği, Temmuz 2005’ten sonra bazı aylarda fazla mesai ücretinin tahakkuk ettirildiği, haftada 1 gün için hafta tatili ücreti olarak ödeme yapıldığı, bordroların imzalı olduğu görünmektedir.
Çalışına ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğü evrakına göre davacının başvurusu yok ise de, bir kısım işçilerin 18.02.2004-30.06.2005 tarihleri arasında günde 11 saat ve haftada 44 saat çalıştırıldıkları, haftada 8 saat fazla sürelerle çalıştırıldıkları, aynı dönemde her hafta için birer günlük hafta tatili ücretlerinin ödenmesi gerektiği hususu belirlenmiştir.
Dinlenen davacı tanığı da kendisinin Mayıs 2006 ayına kadar çalıştığını, davacının haftanın 4 günü sabah saat 10’daıı akşam saat 22’ye kadar çalıştığını beyan etmiştir.
Bu durumda davacının haftada 4 gün 36 saat çalışması gerekirken, 44 saat çalıştırılarak 8 saat fazla sürelerle çalışmasının ve hafta tatili günüde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı dönemin 15.05.2004-01.07.2005 arası dönem olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alman bilirkişi raporunda ise 15.05.2004-12.12.2007 arası, (dava tarihinde çalışmasına devam etmesi nedeni ile dava tarihine kadar) tüm çalışma dönemi boyunca fazla sürelerle çalışma ve hafta tatili günü ücreti ödenmesi gerektiği kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında davacının fazla sürelerle çalışmasının ve hafta tatili günii ücretinin 15.05.2004-01.07.2005 arası dönem için hesaplanması gerekirken, tüm çalışma dönemi için hesaplanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/13413 E. 2012/24990 K. 28.06.2012)

“…Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesinde haftalık çalışma süresi 40 saat olarak belirlenmiş olup 4857 sayılı İş Kanunun 41. maddesinin 3. fıkrasına göre 40 saati aşan çalışmalardan 45 saate kadar yapılan fazla çalışmaların %25 zamlı ücretten hesabı yapılması gerekmekte olup, bu hususun gözardı edildiği hesap raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.”(9. HD 2012/11715 E. 2014/16577 K. 23/05/2014)

“…Somut olayda davacı fazla çalışma ücretini istemiştir. Mahkeme tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi, davacının haftalık 1 saat fazla çalışma yaptığını tespit etmiştir.
TİS’in 26. maddesinde haftalık fiili çalışma süresi 40 saat olarak kararlaştırılmıştır. TİS’in 27/1 maddesinde ise haftalık çalışma süresinin 40 saati aşan 40-45 saat arası (45 dahil) çalışmaların fazla sürelerle çalışma olarak kabul edildiği ve bu çalışmalar karşılığı ücretin, normal çalışma ücretinin % 50 fazlasıyla ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi davacının haftalık çalışma süresi olan 40 saati aşan 1 saatlik çalışması bulunmakta olup bu 1 saatlik çalışma fazla sürelerle çalışmadır.
Dairemiz tarafından onanan emsal kararlarda da davacı ile aynı işi yapan işçilerin haftalık 1 saat fazla sürelerle çalışma yaptıkları kabul edilmiş, fazla süreli çalışma ücretleri normal ücretlerinin % 50 fazlası olarak hesaplanmıştır.
Temyize konu olayda ise bilirkişi fazla sürelerle yapılan çalışmayı fazla çalışma olarak niteleyip ücreti, normal ücretin % 100 zamlı saat ücreti üzerinden hesaplamış ve mahkemece bu rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davacının yaptığı fazla sürelerle çalışmanın fazla çalışma olarak kabul edilip normal ücretin %50 fazlası yerine, % 100 zamlı ücreti üzerinden yapılan hesaplamaya değer verilerek hüküm kurulması isabetsizdir.”(9. HD. 2011/44976 E. 2012/11811 K. 09.04.2012)

“…Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının haftada allı gün toplanı kırksekiz saat çalıştığı, bireysel iş sözleşmesine göre haftalık çalışma süresinin kırk saat, bu durumda kırkbeş saate kadar çalışmasının fazla süreli çalışma, kırkbeş saati aşan çalışmasının ise fazla mesai olduğu anlaşılmakla, mahkemece belirtilen bu esaslar doğrultusunda davacının fazla süreli ve fazla mesai alacağı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.”(22. HD. 2013/12715 E. 2014/14522 K. 27.05.2014)

“…Somut olayda taraflar arasındaki iş sözleşmesinde çalışma süresinin haftalık 20 saat olarak kararlaştırıldığı açıktır. Bu durumda davacının haftalık 20 ile 45 saat arasındaki çalışmalarının fazla süreli çalışma olarak kabulü ile ücretin %25 zamlı haline göre, varsa 45 saat üzeri fazla çalışma sürelerinin ise %50 zamlı ücrete göre hesaplanması gerekirken, 20 saat üzeri tüm çalışmanın fazla çalışma kabul edilmesi hatalı olup bozma nedenidir.”(22. HD. 2013/4404 E. 2014/3241 K. 20.02.2014)

“…Somut olayda, davacının işyerinde satış ve pazarlama elemanı olarak çalıştığı, ve her gün üç-dört saat fazla çalışma yaptığı iddiasıyla fazla çalışma ücret alacağı talep edilmiştir.
Dava vekili ise işyerine giriş çıkışların kartla yapıldığını, davacının fazla çalışma yapmadığını savunmuştur. Mahkemece karara esas alınan hesap raporunda davacının 19.01.2009 tarihli kısmi süreli iş sözleşmesinde haftalık yirmiikibuçuk saat çalışma süresi kararlaştırıldığı, bu şekilde iş sözleşmesinde kararlaştırılan süreden fazla olarak yapılan çalışmalar fazla çalışma kabul edilerek davacının kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı dönem için günlük üç saat için fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun, 41/3. maddesi gereğince işçinin normal çalışma ücretinin sözleşmelerle haftalık kırbeş saatin altında belirlenmesi halinde, işçinin bu süreden fazla, ancak kırkbeş saate kadar olan çalışmaları “fazla sürelerle çalışma” olarak adlandırılır. Bu şekilde fazla saatlerde çalışma halinde ücret, normal çalışma saat ücretinin yüzde yirmibeş fazlasıdır.
Hal böyle olunca davacının iş sözleşmesi ile kararlaştırılan haftalık yirmiikibuçuk saatten fazla çalışmasının haftalık çalışma süresi kırkbeş saate kadar olan çalışma süresi fazla süreli çalışma kabul edilerek fazla çalışma ücret alacağı hesaplanması gerekirken iş sözleşmesi ile kararlaştırılan haftalık yirmiikibuçuk saat çalışmanın üstündeki çalışmaların fazla çalışma olarak kabul edilerek yapılan hesaplama hatalıdır.”(22. HD. 2013/3027 E. 2014/7495 K. 09.04.2014)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*