Fazla mesai alacaklarında hakkaniyet indirimi

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda taktiri indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.).

Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
9. Hukuk Dairesi, önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukatla temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.). Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tarafından bilenemeyeceğinden, Yargıtay 9. Hukuk Dairesince, 2011 yılı itibarıyla maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır.

Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosyada zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır. Yine daha önceki kararlarımızda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmckle birlikte, Borçlar Kanununun 16 l/son, 325/son,43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmediİnlemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden, Dairemizce eski görüşümüzden dönülmüş ve fazla çalışma alacağından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.

“…Somut olayda, davacının fazla çalışma yaptığı davalı tanık beyanına ve Bölge Çalışma Müdürlüğü raporuna göre tespit edilmiştir. Fazla çalışma ücretinden indirimi öngören bir yasal düzenleme olmasa da, bir işçinin günlük normal çalışma süresinin üzerine sürekli olarak fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hastalık, mazeret, izin gibi nedenlerle belirtilen şekilde çalışılamayan günlerin olması kaçınılmazdır. Böyle olunca fazla çalışma ücretinden bir indirim yapılması gerekir. Mahkemece hakkaniyet indirimi yapılmamış olması hatalıdır.”(9.HD. 2008/29438 E. 2010/17169 K. 08.06.2010)

“…Somut olayda mahkemece davacının fazla çalışma alacağının tanık beyanlarına dayanılarak kabulü karşısında hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken bu hususun gözardı edilerek hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”(7.HD. 2013/1446 E. 2013/3803 K. 18.03.2013)

“…Somut olayda; davacı fazla çalışma yaptığını ancak ücretinin ödenmediğini iddia etmiş, davalı ise fazla çalışma alacağı olmadığını savunmuştur.
Dinlenen davacı ve davalı tanık beyanlarına göre davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığı anlaşılmakladır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da hesaplama tanık beyanları ve davacı tarafından ibraz edilen bir kısım giriş ve çıkış belgeleri dikkate alınarak davacının çalışma süresi belirlenerek hesaplaması yapılmıştır.
Mahkemece, söz konusu bilirkişi raporu uyarınca fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmış, ancak hakkaniyet indirimi yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamından davacının fazla çalışma yaptığı sabittir. Ancak davacının fazla çalışma yaptığı tüm çalışma dönemini kapsamayan bir kısım giriş-çıkış belgeleri ile takdiri delil olan tanık beyanlarına göre kabul edilmiştir.
Bu nedenle yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda hüküm altına alman fazla çalışma alacağından makul bir oranda takdiri indirim yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile indirim yapılmadan hüküm kurulması hatalıdır.”(9.HD. 2010/8774 E. 2012/16412 K. 09.05.2012)

“…Somut olayda hesaplama tamamen tanık beyanlarına dayanmış olmakla hesaplanan fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretlerinden indirime gidilmesi gerekirken tamamının hüküm altına alınması hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Mahkemece günde 1 saat fazla çalışma kabulünün makul olduğundan söz edilmişse de, bir çalışanın her gün aynı şekilde normal mesainin üzerine fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir.
Öte yandan aynı mahkemece aynı işverenle ilgili olarak aynı isteklerle açılan başka bir davada mahkemece yine haftada 6 saat fazla çalışına hesaplandığı halde indirime gidilmiş ve davalının temyizi üzerine sözü edilen karar onanmıştır (Yargıtay 9.HD. 26.10.2010 gün 2008/ 41124 E, 2010/ 30466 K).
Mahkemece temyize konu bu davada da istek konusu fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretlerinden Dairemizin emsal kararlarında belirtilen % 30 oranında indirime gidilerek bir karar verilmesi gerekirken, indirim yapılmaması hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.”(9.HD . 2009/10264 E. 2010/37858 K. 14.12.2010)

“…Kabule göre ise, fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma alacağı hesaplanmış ve çıkan miktar üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yapılmamıştır. Mahkemece hesaplanan miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken indirim yapılmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2012/11308 E. 2013/1419 K. 31.01.2013)

“…Somut olayda; fazla çalışma ücret alacağı yönünden 2007 yılı öncesi çalışma dönemi için dinlenilen tanık beyanları doğrultusunda davacının haftada 7.5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda fazla çalışma ücret alacağı için belirlenen miktardan takdiri indirim yapılmaksızın hüküm kurulmuştur. Hesaplama tanık beyanlarına dayanmış olmakla bilirkişi tarafından belirlenen fazla çalışma ücretinden indirime gidilmesi gerekirken tamamının hüküm altına alınması da bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/4741 E. 2011/4865 K. 24.02.2011)

“…Somut olayda, davacı, ayda 80 saat fazla mesai yapmasına rağmen karşılığının ödenmediğini iddia etmiştir.
Davalı, fazla çalışma yapılmadığını savunmuştur.
Davacı tanığı, mesainin saat 06.00-23.00 arasında olduğunu ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini belirtmiştir.
BÇM raporunda, davacının ayda 80 saat fazla mesai yaptığı vc ücretinin ödenmediği belirtilmiştir.
Mahkemece, BÇM raporu ve davacı tanığının beyanına göre davacının ayda 80 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılarak, ara dinlenmesi düşülmeden ve 818 sayılı BK.43,44 uyarınca hakkaniyet indirimi yapılmadan karar verilmiştir.
Davacının fazla çalışmaları belgelere ve puantaj kayıtlarına dayanmamaktadır. Mahkemece hüküm altına alman fazla çalışma ücreti hesabında, davacının çalışma süresinden ara dinlenmesi düşülmemiş ve hakkaniyet indirimi yapılmamıştır.
Davacının fazla çalışması belgeye dayanmadığından ara dinlenmesi düşülerek bulunacak miktar üzerinden 818 sayılı BK.43, 44 uyarınca hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm vermek yerine yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/49978 E. 2012/9984 K. 26.03.2012)

“…Somut olayda, fazla çalışma hesaplamasında, 4857 Sayılı Yasanın 45. maddesine göre çalışına sürelerinin haftalık hesaplanması gerekirken, yıllık süre üzerinden hesaplanması hatalıdır.
İlke kararı doğrultusunda, hakkaniyet indirimlerinin yapılması gerekirken, fazla çalışmanın 270 saatlik ücret içinde değerlendirilerek takdiri indirim yapılmaması da ayrıca bozma nedenidir.”(9. HD. 2010/337 E. 2012/11412 K. 04.04.2012)

“…Somut olayda davacı işçinin fazla çalışması takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayalı olarak belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda fazla çalışma ücretinden takdiri bir indirim yapılmadan bilirkişi raporunda belirlenen miktarın tamamının hüküm altına alınması hatalıdır.”(9. HD. 2010/14052 E. 2012/19851 K. 07.06.2012)

“…Somut olayda, hüküm altına alınan fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacakları takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına göre hesaplandığı halde, mahkemece, 818 sayılı BK.43, 44 uyarınca makul bir oranda hakkaniyet indirimi yapılmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2010/15359 E. 2012/23360 K. 18.06.2012)

“…Mahkemece davacı işçinin son üç yıllık süre içinde her gün 2 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiş ve buna göre hesaplanan fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır.
Aynı şekilde işçinin talebi doğrultusunda son 4 yıl için bayram ve genel tatillerin tamamında çalışına yaptığı kabul edilerek anılan istekle ilgili hüküm kurulmuştur.
Bir işçinin belirtilen süre içinde sürekli olarak açıklanan şekilde çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hastalık mazeret izin gibi nedenlerle belirtilen şekilde çalışılamayan günlerin olması kaçınılmazdır. Bu nedenle fazla çalışma ücreti ile bayram ve genel tatil ücretinden hakkaniyete uygun bir indirime gidilmeksizin karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2006/12904 E. 2006/13958 K. 15.05.2006)

“…Davacı işçinin işyerinde çalıştığı 3 yıl 8 ay süreyle her gün 3 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır. Bir işçinin bu kadar uzun süre içinde sürekli olarak aynı şekilde çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hastalık, mazeret ve izin gibi nedenlerle bu şekilde çalışılamayan günlerin olması kaçınılmazdır. Fazla çalışma ücretinden makul bir indirim yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.”(9.HD. 2006/7650 E. 2006/15777 K. 30.05.2006)

“…Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 20.00-06.00 saatleri arasında gerçekleşen çalışmaları yönünden hak kazandığı gece zammı alacağından hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunumun 69/3. maddesinde, işçilerin gece çalışmalarının günde yedi buçuk saati geçemeyeceği ve gece çalışmaları yönünden haftalık kırk beş saat olan kanuni çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedi buçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödeneceği düzenlenmiştir. Bıı durumda gece çalışmalarının niteliği itibari ile fazla çalışma olduğu kabul edilmelidir. Fazla çalışma niteliğinde olan gece çalışmalarına ilişkin ücret alacaklarının yazılı belgeler ve işveren kayıtları yerine tanık anlatımlarına göre hesaplanması durumunda, bu ücret alacağından hakkaniyet indirimi yapılması gerekir.
Somut olayda, tanık anlatımları ile belirlenen çalışma düzenine göre hesaplanan gece zammı ücret alacağından hakkaniyet indirimi yapılmamış olması isabetsiz olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2013/21331 E. 2013/19106 K. 17.09.2013)

“…Somut olayda davacının çalışma şekli ve süresi tartışmasız olup, dava konusu fazla çalışma ve genel tatil ücret alacağı hesabı puantaj kayıtlarına dayanmaktadır. Nitekim davalı işyerinde çalışan ve davacı işçi ile aynı şartlarda çalışan işçinin davalı işveren hakkında açtığı davada hesaplamanın belgelere dayalı olması nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmayan karar dairemiz denetiminden geçerek kesinleşmiştir. ( Y 9. HD. 24.09.2008 gün ve 2007/ 27461 E. 2008/ 24645 E. sayılı ilam) Söz konusu fazla çalışma ve genel tatil ücret alacağı hesabının işveren kayıtlarına dayanması nedeni ile hakkaniyet indirimi yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2009/10947 E. 2011/12595 K. 28.04.2011)

.
“…Somut olayda, Mahkemece tanık beyanlarına ve ÇSGB raporuna göre davacının işyerinde fazla çalışmasının bulunduğu kabul edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftanın 6 günü 08:30-21:00 saatleri arasında çalıştığı, 1,5 saat ara dinlenme düşülerek haftada 66 saat çalışması olduğu kabul edilmiş vc davacının 21 saat fazla çalışmasının bulunduğu belirlenmiştir. İmzalı ücret bordrolarına göre davacıya bazı aylar fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılmakta olup, bilirkişi raporunda fazla çalışma ödemesi yapılan aylar dışlanmaksızın, davacının hesaplanan fazla çalışma ücretinden davacıya bordro ile ödenmiş olan fazla çalışma ücreti mahsup edilerek, sonuç fazla mesai alacağı belirlenmiştir. Yine mahkemece, fazla çalışma olduğu ÇSGB raporu ile belirlendiği gerekçesi ile fazla çalışma alacağından hakkaniyet indirimi yapılmamıştır.
Davacının belirlenen fazla çalışma süresi kuşkuya yer vermeyecek yazılı belgeye dayanmadığına göre, fazla çalışma ücreti alacağından, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre hakkaniyet indirimi yapılması gerekir.
Davacıya ait imzalı bordrolarına göre bazı aylara ilişkin fazla çalışma ücret ödemesi yapıldığı anlaşılmakta olup, fazla mesai ücret tahakkuku bulunan aylar dışlanmak sureti ile fazla mesai ücreti belirlenerek, belirlenen ücret üzerinden hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; bilirkişiden ek rapor alınıp değerlendirme yapıldıktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul vc yasaya aykırı olup bozma nedenidir.”(7.HD. 2013/2668 E. 2013/8870 K. 14.05.2013)

“…Somut olayda davacının fazla çalışma alacağı müfettiş raporlarına dayanılarak hesaplanmıştır, fazla çalışma ücreti hesabının İş Müfettişi raporundaki tespitlere dayanması sebebiyle mahkemece indirime gidilmemesi ise hatalıdır. Çünkü, fazla çalışmanın işçinin işe giriş çıkış saatlerini gösteren kayıtlara dayalı olarak hesaplanmadığı açıktır. Dosyada mübrez İş Müfettiş tutanağının tanık beyanları dikkate alınarak oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple hesaplanan fazla çalışma ücretinde takdiri indirime gidilmesi gerekirken yazılı şekilde indirim yapılmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/12667 E. 2014/16969 K. 12.06.2014)

“…Somut olayda; otobüs şoförü olarak çalışan davacının takograf kayıtları teknik bilirkişi tarafından çözümlenmiş, davacının işten ayrıldığı tarihe kadar toplam 2898 saat fazla mesai yaptığı tespit edilmiştir. Hesap bilirkişisi teknik bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki tespitleri dikkate alarak fazla çalışına ücretini hesaplamıştır. Davacının fazla çalışma ücreti takograf kayıtlarına dayandığından 11.280 TL olarak hesaplanan fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmaması gerekirken mahkemece % 20 oranında indirim yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2012/6244 E. 2012/27580 K. 07.12.2012)

“…Davacı işçiye, davalı işverence fazla çalışma saat ücreti 2 Amerikan Doları olarak ödenmiştir. Davacı işçi ihtirazi kayıtsız olarak ödemeleri almıştır. Bununla birlikte davacının aylık ücreti dikkate alındığında % 50 zamlı saat ücretine göre ödenmesi gereken fazla çalışma ücreti daha fazla olmalıdır.
Bilirkişi raporunda bordrolarda davacı işçiye yapılmış olan fazla çalışma ücreti tespit olunmuş ve buna göre zamlı saat ücreti üzerinden ödenmesi gereken tutar belirlenmek suretiyle aradaki fark hesaplanmıştır.
Mahkemece fazla çalışma ücretinden % 50 oranında indirime gidilerek istekle ilgili olarak karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışına ücreti, tamamen işyeri kayıtları ve işverenin ödeme belgelerine dayalı olarak belirlenmiştir. Bu durumda fazla çalışma ücretinden taktiri indirime gidilmesi doğru olmaz. Bilirkişi raporunda yazılı olan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece indirim yapılarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur”(9.HD. 2006/4051 E. 2006/19642 K. 04.07.2006)

“…Somut olayda mahkemece hükme esas alman bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığının dosya içindeki 2007/ Ekim ayı puantaj kaydı ile sabit olduğu belirtilerek tüm dönem için yapılan hesaplamadan takdiri indirim yapılmasına gerek olmadığı belirtilmiş ise de davacının, sadece çalışma döneminin bir ayı için puantaj kaydı ibraz edilmiş olup geri kalan dönem de yapılan fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması tanıkla ispat edilmiştir. Bu durumda yukarıda belirtildiği üzere hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan miktarlardan takdiri indirime gidilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/36642 E. 2012/44364 K. 26.12.2012)

“…Somut olayda; Dosyaya sunulan puantaj kayıtlarının saat içermemesi ve tanık anlatımlarına göre davacının fazla çalışma yaptığının anlaşılması karşısında bilirkişi raporunda belirlenen miktardan makul oranda taktiri indirim yapılarak fazla çalışma ücreti talebinin kabulü gerekirken Mahkemece fazla çalışma ücreti talebi hakkında karar verilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2012/2643 E. 2014/7147 K. 05.03.2014)

“…Somut olayda fazla mesai ücreti hesaplanırken puantaj kayıtlarına dayanıldığı için mahkemece hakkaniyet yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa davacının çalıştığı gün sayısı yönünden puantaj kayıtlarına dayanılmış ise de çalışılan günlerde günlük kaç saat çalışıldığı hususu tanık beyanları ile açığa kavuşturulmuştur. Dolayısı ile davacının çalışılan günlerde kaç saat fazla mesai yaptığı hususu tanık anlatımlarına bağlı olarak hesaplanmış olmakla, hesaplanan fazla mesai ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Mahkemece bu husus gözetilmeden fazla mesai ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmadan hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2014/6826 E. 2014/18899 K. 01.10.2014)

“…Somut olayda; davacının fazla çalışması salt işveren puantaj ve kayıtlarıyla kanıtlandığı halde hesaplanan fazla çalışma alacağından takdiri indirim yapılması yerinde değildir.”(9. HD. 2010/9372 E. 2012/17607 K. 21.05.2012)

.
“…Dosya kapsamında 2006 ve 2005 yıllarının bir kısmını kapsayacak şekilde “şube açılış/kapanış ve fazla mesai formu” başlıklı davacının imzasını taşıyan ve ilgili gün itibariyle davacının çalıştığı saat aralığını gösteren belgeler yer aldığı anlaşılmaktadır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücretine dair alacak belirlenirken. 2006 ve 2005 yıllarına ait kayıtlardan hareketle davacının ortalama günde 3 saat fazla çalışma yaptığı kanaatiyle hesaplama yapılmıştır.
Mahkemece bilirkişi tarafından hesaplanan alacak tutarından davacının fazla mesai yaptığı iş yerine ait yazılı belgeler ile belirlendiği gerekçesiyle hakkaniyet indirimi yapılmamıştır.
Yukarıda da belirtildiği üzere fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda hakkaniyet indirimi gidilmeyeceği ana kuraldır. Ancak somut olayda sadece 2006 ve 2005 yıllarının bir kısmını kapsayacak şekilde işveren belgeleri mevcut olup belgeler hesaba konu tüm çalışma süresini kapsamamaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; işveren belgesine dayanarak hesaplamaya konu edilen dönem için karar gerekçesinde belirtildiği gibi herhangi bir indirim yapmamak ve ancak işveren belgelerine dayanmayan dönem bakımından ise hakkaniyete uygun düşecek bir indirim yapmaktır. Mahkemece yazılı gerekçe ile fazla çalışma ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmaması isabetsizdir.”(9. HD. 2009/37001 E. 2012/2580 K. 01.02.2012)

“…Somut olayda kabule göre mahkemece fazla çalışma alacağı ile genel tatil alacakları takdiri indirim yapılmaksızın hüküm altına alınmıştır.
Fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının hesabında ibraz edilen puantaj kayıtları dikkate alınmış ise de puantaj kayıtları ibraz edilmeyen çalışma süreleri için tanık beyanlarına göre hesaplanma yapıldığından fazla çalışma ve genel tatil alacaklarından takdiri indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.”(9. HD. 2011/27702 E. 2011/50068 K. 28.12.2011)

“…Davalı işyerinde yetkili sendikanın imzaladığı Toplu İş Sözleşme düzeninin uygulandığı ve çalışma koşulları ile ödenecek ücretlerin Toplu İş Sözleşmesi hükümleri ile belirlendiği tartışmasızdır.
Özellikle yangın sezonu yangın ekibinde görevlendirilen işçilere günlük 3 saat fazla mesai ücreti ödeneceği de belirtilmiştir. Böyle bir düzenlemede işçinin yangın ekibinde olması halinde yangın sezonu süresince davacı işçiye günlük 3 saat fazla mesai ücreti ödenmelidir. Bu tür bir çalışmada eksik ödeme var ise ihtirazı kayıt olmasa bile fark ödeme hüküm altına alınmalı, ayrıca takdiri indirime gidilmemelidir. Bu düzenleme haftalık 45 saat esasının istisnası olarak işçi lehine düzenlenmiştir.”(9. HD. 2011/26661 E. 2012/12718 K. 16.04.2012)

“…Mahkeme fazla çalışma ücretinden % 5 oranında hakkaniyet indirimi yapmıştır. Yukarıda belirtilen ilke kararımız doğrultusunda yapılan bu indirimin az olduğu ortadadır. Bu nedenle, daha makul, hakkın özünü zedelemeyecek ve hakkaniyete uygun bir indirimin yapılması gerekirken yazılı şekilde indirim yapılması da hatalıdır”(9.HD. 2010/3897 E. 2012/14370 K. 25/04/2012)

“…Somut olayda, mahkemece kabul edilen fazla mesai ücreti alacağından 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43,44. maddelerine göre %10 indirime gidilmiş ise de işin niteliği vc dosya kapsamına göre bu oran azdır.
Makul bir miktarda indirime gidilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”(9. HD. 2009/30598 E. 2011/44007 K. 21.11.2011)

“…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda zamanaşımı defiyle sınırlı olarak son beş yıl için haftada 18 saat fazla çalışına ücreti hesabı yapılmış, mahkemece %10 indirime gidilerek 33.904,64 TL olarak isteğin kabulüne karar verilmiştir. Genel tatil ücretinden de aynı oranda indirim yapılmıştır. Hesaplamaya konu çalışma süreleri ve hesaplanan tutar dikkate alındığında yapılan indirim oranı düşüktür.
Yukarıdaki bent uyarınca fazla çalışma ücretleri belirlendikten sonra Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamalarına göre fazla çalışma ile genel tatil ücretlerinden % 30 oranında indirim yapılmalıdır.”(9. HD. 2009/50037 E. 2012/19513 K. 05.06.2012)

“…Mahkemece, davacının haftalık 45 saat olan yasal çalışma süresini 18 saat aşacak şekilde çalışma yaptığı, ıslah tarihi itibarı ile davacının alması gereken fazla mesai ücretinin 48.237,60 TL olduğu bu hususun 16.06.2009 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, hesaplanan fazla mesai ücreti alacağından davacının raporlu ve izinli olduğu günlerin mahsubu ile zamanaşımı def’inin göz önünde bulundurulduğu, Borçlar Kanunun 43. ve 44. maddesi gereğince % 10 hakkaniyet indirimi yapıldığı belirtilerek fazla çalışma ücreti isteği kabul edilmiştir.
Oysa hesaplamaya konu dönem zamanaşımı defiyle sınırlı son beş yıl olup bu kadar uzun süre içinde işçinin hastalık mazeret ve izin gibi nedenlerle normal çalışma süresinin üzerine her gün üç saat fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Mahkemece hesaplamaya konu süre ve takdiri delil niteliğindeki tanık beyanı ile belirlenen fazla çalışma tutarı dikkate alınarak daha yüksek bir oranda hakkaniyet indirimine gidilerek karar verilmelidir”(9.HD. 2010/485 F.. 2012/23689 K. 19.06.2012)

“…Somut olayda, hükme esas alman bilirkişi raporunda, ıslaha karşı yapılan zamanaşımı def’i savunması nazara alınarak hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağından, Mahkemece % 10 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Hesaplamaya esas alman çalışma süresi ve alacağın miktarı nazara alındığında, yapılan indirim oranı yeterli değildir. Anılan nedenle, çalışma süresi ve alacağın miktarına göre, % 30 oranından az olmamak üzere, hakkaniyet indirim oranı yeniden değerlendirilerek, fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2012/14070 E. 2013/3354 K. 19.02.2013)

“…Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini alımştır. Bu sebeple mahkemece hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarından hakkaniyet indirimi yapılması yerinde ise de indirim oranının %10 ile sınırlı tutulması karşısında indirim oranın yetersiz olduğu değerlendirilmiştir.”(7.HD. 2013/3919 E. 2013/10296 K. 03.06.2013)

“…Somut olayda; yerel mahkemece bilirkişinin hesapladığı miktardan %15 oranında indirim yapılması hakkaniyete uygun olmamıştır.
Yerel mahkemece yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda hakkaniyet indirimi oranının yeniden daha fazla belirlenmesi için kararın bozulması gerekmiştir.”(9.HD. 2009/37478 E. 2011/15014 K. 23.05.2011)

“…Somut olayda; davacının fazla çalışma süresinin tanık anlatımlarına göre hesaplandığı anlaşılmaktadır. Davacının çalışma süresi, tanık beyanları ve dosya içeriğine göre fazla çalışma alacağından yapılan %15 oranındaki indirim azdır.
Fazla çalışma alacağından % 30 dan aşağı olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılması dosya içeriğine daha uygun düşecektir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/5099 E. 2014/3411 K. 21.02.2014)

Somut olayda davacının plasiyer olarak çalıştığı dikkate alınarak hesaplanan
fazla çalışma ücreti alacağından daha fazla indirim yapılması gerekirken %20 indirim yapılması hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.”(9. HD. 2007/34791 E. 2008/34285 K. 19.12.2008)

“…Dosya içeriğine göre davacının davalı şirkete ait işyerinde 21.09.2007- 22.06.2009 tarihleri arasında dolum makinesinde çalıştığı, işyerinden 22.06.2009 günlü istifa dilekçesi üzerine 23.06.2009 tarihi itibari ile çıkışı yapılmıştır.
Davacı işyerinde fazla çalışma yaptığını iddia ederek fazla çalışmaları karlılığı ücret alacağı isteğinde bulunmuş, karara esas alınan hesap raporunda davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının haftada 18 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek hesaplanan tutar üzerinden mahkemece % 20 oranda hakkaniyet indirimi yapılarak fazla çalışma ücreti isteği hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğine göre davacının işyerinde yaptığı işin niteliğine ve tanık beyanlarına göre davalı işyerinde fazla mesai yapıldığı yönündeki iddiası doğrulanmakta ise de mahkemece fazla çalışma ücretinden yapılan hakkaniyet indirimi yetersiz kaldığından davacının çalışma koşulları dikkate alınarak hesaplanan tutar üzerinden daha fazla bir hakkaniyet indirimi takdir edilerek fazla çalışına ücret alacağı hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”
22.HD. 2012/11301 E. 2013/1220 K. 29.01.2013

“…Mahkemece, hesap edilen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından % 20 oranında yapılan takdiri indirim azdır. Çalışma süresinin uzunluğu, lıcsap edilen alacak miktarları, insan takati, davacının izinli ve raporlu olabileceği günler dikkate alınarak % 30 oranından daha az olmamak üzere takdiri indirim yapılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. “22.HD. 2014/19459 E. 2014/24091 K. 16.09.2014

“…Somut olayda davacı davalı belediye işyerinde 1999-2004 yılları arasında şoför olarak çalıştığını, çalışma süresince hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının karşılığı ücretlerin ödenmediği iddiasıyla ücret alacağı isteğinde bulunmuş; mahkemece karara esas alınan hesap bilirkişinin tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmış. Hesap bilirkişisi raporunda fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretlerinden mahkemece % 30 oranda hakkaniyet indirimi yapılması varsayımı ile hesaplanan tutarlar üzerinden % 30 oranda indirimli olarak hesaplama yapılmış mahkemece karar gerekçesinde sözkonusu işçilik alacaklarından hakkaniyet indirimine değinilmeden hesap raporundaki % 30 oranda indirimli tutarlar hüküm altına alınmıştır.
Dava dilekçesinde davacının günlük vc haftalık çalışma saati belirtilmeden fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmaları karşılığı ücret alacağı isteğinde bulunmuş, davalı belediye ise davacının devam çizelgesi, puantaj kaydı bulunmadığını davacının iddia ettiği çalışmalarının olmadığını belirtmiştir. Davalı taraf tanık listesi vermemiştir. Bilirkişi dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına göre hesaplama yapmıştır.
Dosya içeriğine göre davacının işyerinde yaptığı işin niteliğine ve tanık beyanlarına göre kamu kurumu olan davalı belediyede fazla mesai yapıldığı, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı yönündeki iddiası doğrulanmakta ise de mahkemece yapılan indirim dosya içeriğine göre yetersiz kaldığından tanık beyanları ve yapılan işin niteliği dikkate alınarak hesaplanan tutarlar üzerinden % 50’den az olmamak suretiyle indirim yapılarak fazla çalışına, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir”
22.HD. 2012/11282 E. 2013/1203 K. 29.01.2013
“…Somut olayda davacı taraf davalı iş yerinde fazla mesai yaptığını iddia ederek fazla çalışma ücreti talebinde bulunmuş, mahkemece bu talep %50 hakkaniyet indirimi yapılarak kabul edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece takdiri delil niteliğindeki tanık beyanlarına dayanılarak hesaplanan fazla çalışma ücretinden % 50 oranında hakkaniyet indirim yapılmışsa da, takdiri indirim yapılması yerinde olmakla birlikte yapılan %50 oranındaki indirim hakkın özünü etkileyecek oranda fahiş miktardadır. Mahkemece hayatın olağan akışına uygun daha makul bir oranda indirim yapılmalıdır.”
9. HD. 2010/18647 E. 2012/26791 K. 06/07/2012

“…Mahkemenin bozma ilamının (3) numaralı bendinde yer alan ve fazla mesai ücretinden takdiri indirim oranına ilişkin direnmesinin incelenmesinde;
Bilindiği üzere, takdiri delil ile kanıtlanan fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği Yargıtay kararlarında istikrarlı uygulama halini almıştır. Fazla çalışma ücretinden indirimi öngören bir yasal düzenleme olmasa da, bir işçinin günlük normal çalışma süresinin üzerine sürekli olarak, fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hastalık, mazeret, izin gibi nedenlerle belirtilen şekilde çalışılamayan günlerin olması kaçınılmazdır. Böyle olunca fazla çalışma ücretinden bir indirim yapılması gerçek duruma uygun düşer.
Nitekim, fazla çalışma iddiasının takdiri delil ile kanıtlanması durumunda hakkaniyet indirimi yapılması gerekeceği hususu Hukuk Genel Kurulu’nun 04.02.2009 gün 2009/9-2 E., 2009/48 K.; 04.11.2009 gün 2009/9-419 E. 2009/475 K.; 05.05.2010 gün 2010/9-239 E. 2010/247 K.; 06.04.2011 gün 2010/9-748 E. 2011/60 K.; 27.04.2011 gün 2011/9-41 E. 2011/237 K.;
14.11.2012 gün 2012/9-844 E. 2012/794 K. ve 19.06.2013 gün 2012/9-1685 E 2013/852 K. sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla çalışma olgusu, kesin delillerle değil, tanık beyanları ile kanıtlanmıştır. Bu durumda, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda bilirkişi raporunda belirlenen fazla çalışmadan, hakkaniyete uygun bir miktar indirim yapılarak, fazla çalışma ücreti alacağının tespit edilmesi gerekirken, davalıya ait işyerinin kapasitesi ve indirim oranının hakkın özüne dokunduğu hususları gözetilmeksizin yarı oranında hakkaniyet indirimi ile fazla çalışına ücreti alacağına hükmedilmesi yönündeki kararda direnilmesi isabetsizdir.
O halde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davalıya ait işyerinin pastane oluşu ve indirim oranının hakkın özüne dokunan nitelikte bulunduğu hususları da gözetilerek. Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararma uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
HGK. 2013/9-254 E. 2013/1504 K. 30.10.2013

“…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla çalışma ücretleri hesaplanmış, mahkemece % 50 oranında indirime gidilerek bakiyesi yönünden isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma ücretinden indirim işçinin her gün belirtilen şekilde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olmasından kaynaklanmaktadır. Dairemizce genelde kabul edilen indirim % 30 oranında olmaktadır.
Somut olayda Mahkemenin çalışma saatlerini inandırıcı bulmaması halinde bu yönde kararını gerekçelendirmesi gerekirken hakkaniyet indirimini yüksek tutmak sureliyle alaeağı % 50 oranında indirilmesi, hakkın özüne aykırıdır. Fazla çalışma ücretinden daha düşük bir oranda oranında indirim yapılarak isteğin kabulüne karar verilmelidir.
7.HD. 2013/11150 E. 2013/17593 K. 28.10.2013

“…Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının fazla mesai, hafta sonu ve ulusal bayram genel tatil çalışmaları davacı tanık beyanlarına göre belirlenmiştir. Mahkemece, davacı tanıklarının işverene karşı davası olduğu ve çalışma düzenini belirlemeye yönelik başkaca da delil olmadığı gerekçesi ile hesaplanan alacak miktarlarından %50 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmıştır. Davalı işverene yönelik olarak Dairemizde temyiz incelemesi yapılmış olan 2013/17433 -2013/18924 – 2013/’ 19422 – 2013/22483 – 2013/23404 E. Sayılı dosyalarda da işyeri çalışma düzeninin benzer şekilde belirlenmiş olduğu ve işyeri niteliği ile tanık beyanlarına göre belirlenmiş olan çalışma düzeninin makul düzeyde olduğu dikkate alındığında, mahkemece %50 oranında hakkaniyet indirimi uygulaması hakkın özünü etkileyecek biçimde yüksek bir oran olup, alacak miktarı ve belirlenen çalışma düzenine göre %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulanması dosya kapsamına ve hakkın özüne daha uygun olacaktır. Mahkemece fazla oranda hakkaniyet indirimi uygulanmış olması hatalı olup bozma nedenidir.”
7. HD. 2013/24722 E. 2014/4798 K. 27/02/2014
“…Mahkemece davacının fazla mesai yaptığı kabul edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan fazla mesai alacağı üzerinden %30 oranında takdiri indirim yapılarak fazla mesai alacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya içeriği ve tanık anlatımlarına göre hesaplanan fazla mesai alacağından % 50 den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken, daha düşük oranda indirim yapılması hatalı olmuştur.
22.HD. 2013/25037 E. 2013/21337 K. 10.10.2013
Davacının temyiz itirazları yönünden; davacının işverene bağlı gerçekleşen hizmet süresi, yapılan işin niteliği ve yoğunluğu gibi hususlar dikkate alındığında, hüküm altına alınan fazla çalışma ücret alacağına %50 oranında takdiri indirim uygulanması da hatalı bulunmuştur.
Yukarıda belirtilen bozma gerekçesi doğrultusunda belirlenecek fazla çalışma ücret alacağından makul oranda bir indirim yapılması hususunda da kararın bozulması gerekmiştir.
22.HD. 2013/2352 E. 2014/3766 K. 25.02.2014
“…Mahkemece tanık beyanı ile ispatlanan fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarından hakkaniyet indirimi yapılması doğru ise de yapılan %60 oranındaki indirim hakkın özünü etkileyecek oranda olup fahiştir. Bu nedenle takdiri indirimin daha makul oranda yapılması gerekirken yazılı şekilde takdiri indirim hatalıdır.
9.HD. 2010/18837 E. 2012/25490 K. 02.07.2012
“…Somut olayda, davacı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesini istemiş, mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak talep kabul edilmiş vc hükmedilen alacak miktarından % 60 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır.
Mahkemece hükmedilen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarından, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43, 44. maddeleri uyarınca makul bir oranda indirim yapılması gerekirken, gerekçe gösterilmeden hakkın özünü etkileyecek düzeyde % 60 oranında hakkaniyet indirimi yapılması fahiş olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2010/17666 E. 2012/24302 K. 25.06.2012
“…Somut olayda, davacının fazla çalışmaları tanık beyanlarına göre hesaplanmıştır.
Bilirkişi yaptığı hesaplamada, fazla çalışma ücreti miktarını indirimli olarak hesaplamış, buna rağmen mahkemece bu tutardan tekrar indirim yapılarak % 70 oranında hakkaniyet indirimi yaparak hüküm vermiştir.
Mahkemece, davacının fazla çalışma ücreti alacağında gerekçesi dahi açıklanmadan hakkın özünü etkileyecek oranda fazla indirim yapılması hatalıdır.
9.H D. 2010/9652 F.. 2012/16643 K. 14.05.2012
“…Somut uyuşmazlıkta; fazla çalışma süresi tanık beyanları doğrultusunda belirlendiğinden bilirkişi tarafından hesaplanan miktar üzerinden takdiri indirim yapılmasında isabetsizlik bulunmamakla birlikte takdiri indirim oranının gerekçe gösterilmeksizin %75 olarak yüksek nispette belirlenmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2009/9074 E. 2011/9661 K. 31.03.2011
“…Somut olayda, davacının fazla çalışma yaptığı tanık beyanlarına göre tespil edilmiştir. Mahkeme %80 oranında hakkaniyet indirimi yapmak suretiyle alacağın varlığını kabul etmiştir. Davacı işçinin yaptığı iş ve çalışma süresi dikkate alındığında % 80 indirim fazladır. Daha makul bir oranda indirim yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
9.HD. 2008/35219 E. 2010/25211 K. 21.09.2010
“…Somut olayda, fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinden hastalık mazeret izin gibi nedenlerle çalışılamayan süreler sebebiyle 2/3 oranında yapılan indirim fahiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulamaları gereği 1/3 oranında indirime gidilmeli ve takdiri indirim sebebiyle reddedilen miktarlar bakımından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemelidir.
9.HD. 2010/13812 E. 2012/34492 K. 16.10.2012
“…Dosya içeriğine göre, davacının fazla çalışına yaptığı ispat edilmiş olup, anılan alacağın hüküm altına alınması isabetlidir. Ancak davacının hesaplanan fazla çalışma alacağından 2/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılmış olması dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Yargıtay’ın emsal kararlan da dikkate alınarak hakkaniyet indiriminin 1/3 oranında yapılması gerekirken, fazla miktarda indirim yapılmış olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2012/14030 E. 2013/2546 K. 11.02.2013

“…Somut olayda, bilirkişi tarafından hesaplanan fazla çalışma ücretinden, mahkeme tarafından 2/3 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır.
Bu indirimi oranı hakkın özünü ortadan kaldıracak derecede fahiştir.
Yapılacak indirimin daha makul bir oranda olması gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2010/15368 E. 2012/23821 K. 20.06.2012
“…Somut olayda, davacının bilirkişi tarafından belirlenen fazla çalışma ücret alacağından 2/3 oranında takdiri indirim yapılmıştır. Mahkemenin emsal nitelikteki 2005/2273 E 2005/2274 E ve 2005/2276 E sayılı dosyalarında takdiri indirim oranı 1/3 olarak uygulanmıştır.
Emsal nitelikteki dosyaların davacısı olan işçiler ile aynı sürelerde çalışan davacı açısından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin takdiri indirim oranının 2/3 olarak uygulanması isabetsizdir.
9.HD. 2011/36114 E. 2012/751 K. 18.01.2012
“…Somut olayda davacının haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücretleri hesaplanmış, mahkemece -% oranında indirime gidilerek bakiyesi yönünden isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Fazla çalışma ücretinden indirim işçinin her gün belirtilen şekilde çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olmasından kaynaklanmaktadır.
Somut olayda alacağın % oranında indirilmesi, hakkın özüne aykırıdır.
Fazla çalışma ücretinden emsal dosyalar da dikkate alınarak daha makul bir oranda indirim yapılarak isteğin kabulüne karar verilmelidir.
9.HD. 2009/29766 E. 2012/1429 K. 24.01.2012
“…Tanık beyanıyla ispatlanan fazla çalışına ücretinden takdiri indirim yapılması yerinde ise de indirimin hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde 4/5 oranında fazla yapılması bozmayı gerekmiştir.
9.HD. 2010/11929 E. 2012/18417 K. 24.05.2012
Mahkemece davacı lehine hesap edilen fazla mesai ücretinden hakkaniyet indirimi yapılmış ise de, yapılan 5/6 oranındaki indirim hakkını özünü etkileyecek oranda yüksektir. Daha makul bir oranda hakkaniyet indirimi yapılması gerekir.
9.HD. 2010/33640 E. 2012/44064 K. 25.12.2012
Somut olayda, mahkemece kabul edilen fazla çalışma ücreti alacağından 6/7 oranında, genel tatil ücreti alacağından ise 6/7 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır.
Mahkemece yapılan bu indirimler hakkın özünü etkileyecek düzeyde olup, fahiştir.
Yapılacak indirimlerin, hakkın özünü zedelemeyecek şekilde, daha makul bir oranda olması gerekirken yazılı şekilde fahiş oranlarda indirim yapılması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9.HD. 2010/8672 E. 2012/22842 K. 13.06.2012
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 09.00- 20.0 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile haftada 6 gün çalışarak, hafta da 15 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmış ve mahkemece kararın gerekçe bölümünde bilirkişi tarafından belirlenen haftalık fazla çalışma süresi benimsendiği açıklanmıştır.
Ancak haftalık 15 saatlik fazla çalışma süresi esas alınarak belirlenen ücret miktarından takdiri indirim yapılmaksızın, haftalık fazla çalışma süresinin 8 saat olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek hüküm kurulması ve davacının bu kabule göre hak kazandığı fazla çalışma ücretinin miktarının kararda belirtilmemesi hatalıdır.
9.HD. 2009/38883 E. 2011/35242 K. 05.10.2011
“…Öte yandan, fazla çalışma ücretinden yapılan hakkaniyet indiriminin davalının zamanaşımı itirazından sonra tesbit edilen 13.620,61 TL üzerinden yapılması gerekirken, zamanaşımı itirazı dikkate alınmadan tesbit edilen
19.184,84 TL üzerinden yapılması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
22.HD. 2012/26055 E. 2013/19383 K. 20.09.2013
“…Mahkemece 06.11.2009 tarih ve 2009/152-380 E-K sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ardından anılan kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 22.05.2012 tarih ve 2009/45174-2012/17961 E-K karar sayılı ilamı ile davalının sair temyiz itirazlarının reddedilerek, davacının aldığı ücretin miktarı ve türü ile yine ücretin belirlenecek türüne göre fazla mesai alacağının hesabına dair temyiz itirazları bakımından araştırmaya yönelik bozma kararı verilmiştir.
Yapılan ilk yargılamada Yargıtay uygulaması nazara alınarak fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücretlerinden 1/2 oranında hakkaniyet indirimi yapılmıştır. Bu kararın yalnızca davalı tarafça temyiz edilmesi karşısında
davalı yararına doğan usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ücretlerinden 1/2 yerine 1/3 oranında hakkaniyet indirim yapılması suretiyle belirlenen tutarlar üzerinden hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir.
7.HD. 2013/10833 E. 2013/12199 K. 28.06.2013

“…Hakkaniyet indirimi nedeni ile reddedilen alacaklar için davalı lehine vekalet ücreti doğmasa da, zamanaşımı def’i sebebi ile reddedilen alacaklar için davalı yararında vekalet ücretine hükmedilmelidir.
22.HD. 2012/19884 E. 2013/7446 K. 05.04.2013
“…Hakkaniyet indirimi nedeni ile reddedilen alacaklar için davalı lehine vekalet ücreti doğmasa da, zamanaşımı def’i sebebi ile reddedilen alacaklar için davalı yararında vekalet ücretine hükmedilmelidir.
22.HD. 2012/19884 E. 2013/7446 K. 05.04.2013
Mahkemece cezai şart alacağından Borçlar Kanununun 325/son maddesi gereğince indirim yapılmasına rağmen indirim yapılan miktar içinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Dairemizin uygulamalarına göre, Borçlar Kanununun 16l/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddelerine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim, fazla çalışma genel tatil ve hafta tatili ücretlerinden yapılan takdiri indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerekir.
Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir.
9. HD. 2009/26229 E. 2011/47614 K. 08.12.2011
“…Davalı işyerinin davalı bakanlığa devredilmesinden önce, davacının çalıştığı tarihlerde işvereni olan SSK mn 11.09.2003 günlü yazısından Sağlık Teşkilatı Yönetmeliği uyarınca nöbetçi olduğunun ertesi gün izin verilemeyen çalışanlara ve davacıya bu nedenle ek ödeme verildiği davacının da kabulündedir.
Böyle olunca bu ek ödeme nöbetleri nedeni ile gerçekleşen fazla çalışması karşılığı ödendiğinden, ödenen miktar ödendiği aylar dışlanmadan fazla çalışma hesabı yapılması da hatalı olup, bozma sebebidir.”
9.HD. 2008/26837 E. 2010/15049 K. 31.05.2010

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*