Fazla çalışma ücretinde faiz, zamanaşımı ve hakkaniyet indirimi

Fazla çalışma ücreti geniş anlamda ücret niteliğinde olup, 4857 sayılı İş Kanununun 34 üncü maddesi gereğince, gününde ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.

İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda, istekle bağlı olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında kısmi dava açılması halinde dava veya ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir.

Belirsiz alacak davası şartlarını taşıması halinde dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemişse davanın açıldığı tarihte temerrüde düşülmekle faize bu tarihten itibaren hükmedilmelidir.

Kısmi davada faiz dava ve ıslah tarihinden itibaren verilir.
4857 sayılı Kanundan daha önce yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasada ücret-fazla çalışma alacaklarıyla ilgili olarak özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği halde. 4857 sayılı İş Kanunun 32/8 maddesinde, işçi ücretinin beş yıllık özel bir zamanaşımı süresine tabi olduğu açıkça belirtilmiştir. Ancak bu Kanundan önce tazminat niteliğinde olmayan, ücret niteliği ağır basan dönemsel nitelikteki işçilik alacakları, Borçlar Kanununun 126/1 maddesi (6098 Sayılı TBK 147) uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir.
01.01.2000-31.12.2006 arası ücret kısmi olarak 500 TL talepli 06.06.2007 de açılmış olsun. Cevap dilekçesiyle zamanaşımı defi ileri sürüldüğünde davadaki 500 TL için otomatik dava tarihi 06.06.2007 den 5 yıl geriye gidilir. 06.06.2002 öncesi zamanaşımına uğramıştır.
06.06.2002-31.12.2006 arası alacak 500 TL yi karşılıyorsa dava dilekçesindeki bu talep bir kenara konulur. Rapor sonrası davacı raporda tespit edilen 10000 TL üzerinden %30 hakkaniyet indirimi yaparak 07.08.2010 da davasını ıslah etmiş olsun. Islaha karşı yeni bir zamanaşımı itirazı ileri sürülmesi halinde (dava açıldığında yapılan zamanaşımı itirazı ıslahtaki talebi karşılamaz) bu durumda ıslah tarihi 07.08.2010 dan geriye 5 yıl gidilir ve 07.08.2005-31.12.2006 arası hariç (ilk dava dilekçesinde talep edilen 500 TL dışında) önceki dönem alacakları zamanaşımına uğramış olur.
Yukarıda görüldüğü üzere bir kenara koyduğumuz ilk kısmi talep olan 500 TL sonraki ıslahtan etkilenmemekte ve bağımsız olarak 5 yıl öncesinden itibaren kabul edilmektedir.
Islah halinde iki ayrı hüküm kurulmaz. Kurulacak hüküm şu şekilde olacaktır:
Davacının 500 TL fazla çalışma alacağının dava tarihi 06.06.2007 den itibaren en yüksek mevduat faiziyle(2003 öncesine denk gelen kısım varsa yasal faizdir)ıslah ile artırılan 2000 TL nin ıslah tarihi olan 07.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
şeklinde hüküm kurulur.
Hakkaniyet indirimi konusuna gelince:
Hakkaniyet indirimi alacağın toplamı üzerinden yapılır. Alacağın toplamı ilk kısmi talebi aşmakta ise hiçbir şekilde kısmi talep olan 500 TL den hakkaniyet indirilmez. 500 TL aynen hüküm altına alınır ve ıslah sonrası talep yani indirim sonucu kalan miktar üzerinden karar verilir. Daha açık ifadeyle aslında 500 TL nin de dahil olduğu toplam alacak üzerinden hakkaniyet indirildiğinden alacak indirim sonrası 500 TL üzerinde kalıyor görünmese de o da hakkaniyetten etkilenmiştir) dava dilekçesindeki bu miktar tam olarak hüküm altına alınmalıdır. Yani az önce 10000 TL hesaplanan alacaktan %30 hakkaniyet indirimi yapıldığında elde edilen 7000 TL fazla çalışma rakamı dava ile talep edilen 500 TL den fazla olduğundan 500 TL den ayrıca hakkaniyet indirimi -toplam miktardan yapıldığından bir daha- yapılmamalıdır.
Davacı davasını ıslah etmediğinde bazaıı yanılgılı olarak 500 TL talepli davada alacak toplamı %30 hakkaniyet sonrası 7000 TL olmasına rağmen 500 TL talepli kısmi davayı da “davanın kısmen kabulü ile %30 hakkaniyet indirimi yapılarak 350 TL nin kabulüne fazlaya ilişkin kısmın reddine” şeklinde hatalı olarak kısmen kabul etlikleri görülmektedir. Halbuki %30 hakkaniyet indirimi toplam 10000 TL üzerinden yapılmış ve elde edilen 7000 TL, kabul edilen dava dilekçesindeki kısmi 500 TL’lik talebin çok üzerindedir. Mahkemenin ek davada bağlayıcı ve belirli olması açısından sadece %30 hakkaniyet indirimi yaparak davayı kabul etmesi gerekir. Yani hüküm şu şekilde olmalıdır: “Davacının 10000 TL olarak belirlenen fazla çalışma alacağından %30 hakkaniyet indirimi yapılarak talep edilen 500 TL’nin dava tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına.” Hakkaniyet indirimi sonrası bakiye alacak için ek dava açıldığında mahkeme yeni bir hakkaniyet indirimi tartışması yapmadan ilk hükümde gösterdiği %30 oranı üzerinden 7000-500=6500 TL bakiye kısmı hüküm altına alacaktır.
Dava ıslah ile artırılmış olmasa bile, kısmi talep hesaplanan alacakların aşağısında kalsa da raporun hangi seçeneğine itibar edildiği hangi oranda hakkaniyet indirimi yapıldığı bakiye alacağın ek dava ile talep edilebileceği gözetilerek mutlaka yazılmalıdır.
Islah ile artırılan kısmın tamamı zamanaşımına uğramışsa hakkaniyet indirimi toplam fazla çalışma alacağından değil tabii ki zamanaşımı sonrası kalan kısmi miktar üzerinden yapılacaktır. Ancak somut olayda 500 TL lik talep cüzi bir miktar olmakla bu tür küçük miktarlar üzerinden hakkaniyet indirimi yapılmasına gerek de yoktur
Islahla faiz talebinde bulunulmamışsa;
%30 hakkaniyet indirimi yapılarak davacının 500 TL fazla çalışına alacağının dava tarihi 06.06.2007 den itibaren en yüksek mevduat faiziyle ıslah ile artırılan 9500 TL’nin faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Şeklinde hüküm kurulur.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*