Fazla çalışma – Bordroda tahakkuk bulunması- İhtirazi kayıt – Yargıtay kararları

“…Somut olayda, davalı tarafından ibraz edilen ve dosya içerisinde yer alan bazı aylara ait ücret tahakkuk bordrolarında fazla mesai tahakkukunun yapılıp ücretlerinin ödendiği tespit edilmiştir.
Davalının bu tespit ile aynı yöndeki iddiasına karşı davacı, 24.06.2010 havale tarihli dilekçe ile imza inkarında bulunmuştur.
Mahkeme ise bu husus üzerinde hiç durmamıştır.
Bordro asıllarının getirtilip davacının imzaya ilişkin itirazları doğrultusunda gerekli incelemenin yapılarak neticesine göre bu ayların dışlanıp, dışlanmayacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2010/35285 E. 2011/49047 K. 21.12.2011)

“…Somut olayda dosya içindeki Grafolog bilirkişi raporuna göre 2003 yılına ait 7.10,11 ve 12. aylar, 2005 yılına ait 6,7,8,9,10,11 ve 12. aylar ile 2006 yılına ait 1,2,3 ve 4. aylara ait bordrolardaki ve 2003/Mart ve Nisan ayı ücret pusulalarındaki imzalar davacıya ait değildir.
Yine dosya içindeki 2006 yılına ait mayıs-aralık dönemi ücret bordroları ile 2007/Ocak-Şubat bordroları imzasızıdır.
Davacı davalı işyerinde fazla çalışma yaptığını tanık beyanı ile ispat etmiştir.
Buna karşın mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2003 yılı 7,10,11 ve 12. aylar, 2005 yılı 6,7,8,9,10,11 ve 12. aylar, 2006 yılı 1,2,3 ve 4. aylar yönünden fazla çalışma alacağı hesaplamıştır.
2006 yılı Mayıs-Aralık dönemi ile 2007/Ocak-Şubat aylarına ail imzalı bordrolar bulunmadığı halde bu dönem için fazla çalışma hesaplaması yapılmamıştır.
Yine davacının davalı işyerinde 20.10.2002 tarihinde çalışmaya başladığı sabittir.
Bu durumda mahkemece gerekirse başka bir bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının çalışmaya başladığı tarihte dikkate alınmak suretiyle 2003 yılı 7,10,11 ve 12. aylar, 2005 yılı 6,7,8,9,10,11 ve 12. aylar ile 2006 yılının tamamı, 2003/Mart ve Nisan, yine 2007/Ocak-Şubat ayları yönünden fazla çalışma alacağı hesaplanmalıdır.”(9.HD. 2009/28940 E. 2011/47465 K. 07.12.2011)

“…Somut olayda mahkemece hükme esas alınan 5.1.2009 tarihli bilirkişi raporunda 20.4.2000-4.3.2005 dönemi için haftada 24 saat fazla çalışma üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak davalı işveren tarafından bu döneme ilişkin fazla çalışma tahakkuku bulunan imzalı ücret bordroları ibraz edilmiştir. Davacı tarafça imzaya itiraz edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda 2000/Mayıs ve 2003/Eylül bordrolarının altındaki imzalar davacıya ait olmadığı anlaşılmıştır.
Bunun üzerine bilirkişi tarafından bu aylar yönünden fazla çalışma alacağının hesaplandığı 10.3.2009 tarihli ek rapor dosyaya ibraz edilmiştir.
Mahkemece davacının fazla çalışma alacağı imzaların davacıya ait olmadığının anlaşıldığı 2000/Mayıs ve 2003/Eylül ayları yönünden hazırlanan rapora göre hüküm altına alınması gerekir. Eksik inceleme ile verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2010/10625 E. 2011/42428 K. 02.11.2011)

“…Somut olayda davacı bordrolarda gözükenden daha fazla mesai yaptığını, belgelerin birbirini tutmadığını beyan ederek eksik ödenen fazla mesai ücretini istemiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi raporunda “ davalı tarafından 2003/Nisan-2009 Ocak tarihleri arasındaki puantaj kayıtları, silah teslim tutanaklarından ve fazla çalışma yapılacak günler ve hafta sonlan ile ilgili iç yazışmalarının incelenmesinden; arızi haller hariç genel olarak haftanın 5 günü 09.00-19.00 veya 21.00 saatleri arasında çalışıldığı anlaşılmaktadır. Cumartesi ve Pazar günleri çalışılmayan haftalarda ortalama olarak 09.00-21.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesinin mahsubu ile haftada 52.5 saat çalışma yapıldığı, haftalık fazla çalışmanın 52.5-45=7.5 saat, ayın 4 hafta hesabı ile aylık ortalama 7.5 X4=30 saat fazla çalışma yapıldığı sonucuna varılmaktadır.
Ayda I hatta sonu aynı şekilde çalışıldığı taktirde 30+10.5=40.5 saat aylık
Ayda 2 hafta sonu aynı şekilde çalışıldığı taktirde 30+10.5+10.5=51 saat aylık
Ayda 3 hafta sonu aynı şekilde çalışıldığı taktirde 30+10.5+10.5+10.5=61.5 saat aylık
Ayda 4 hafta sonu aynı şekilde çalışıldığı taktirde 30-10.5+10.5+10.5+10.5=72 saat aylık
Ayda 5 hafta sonu aynı şekilde çalışıldığı taktirde 30+10.5+10.5+10.5+10. 5+10.5=82.5 saat aylık fazla çalışmanın olduğu tespitine ulaşılmaktadır.
Bordrolarda asgari 20, azami 40 saat fazla çalışma ücreti ödendiği görülmektedir. Bu fazla çalışma ücretlerinin hafta içi yapılan fazla çalışmalarına ait olduğu, en fazla ayda 1 hafta sonu çalışmalarını da içerdiği sonuç vc kanısına varılmaktadır. Puantaj kayıtlarından ayda 2 ve daha fazla hafta sonu çalışmalarının (Cumartesi Pazar) söz konusu olduğu aylarda bu hafta sonuna (Cumartesi, Pazar günlerine) tekabül eden fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği, işyeri uygulamasına göre % 100 zamlı ödenmesi gerektiği kanısına varılmaktadır. Puantaj kayıtlarından ayda 2 ve daha fazla hafta sonu çalışılan aylar tek tek tespit edilmiş ve bu aylarda ilave yapılan fazla çalışma ücretleri hesabı aşağıda gösterilmiştir.” denilerek fazla mesai ücreti hesaplanmıştır.
Davacı işçiye fazla çalışma ücreti tahakkuku yapılarak ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre imzalı ücret bordrolarından fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
Davacı, bordrolarda yazılı olandan daha fazla mesai yaptığını dosya içerisinde bulunan puantaj kayıtları, silah devir teslim ve rapor defteri ile iç yazışmalarla kanıtlamıştır. Bilirkişide bütün belgeleri dikkate alarak davacının bordrolarda yazılı olandan daha fazla mesai yaptığını tespit etmiş vc fazla mesai ücreti hesaplamıştır. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ile ilke kararı göz önünde tutulduğunda bilirkişi raporu değerlendirilerek fazla çalışma ücretine hükmedilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.”(9.HD. 2010/5844 E. 2012/12961 K. 16.04.2012)

“…Dosya içinde bulunan belgeler arasında davalı işyerinde çalışma şartlarının da belirlendiği iş müfettişi raporu bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 92/3 maddesine uyarınca iş müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanmcaya kadar geçerlidir. Bu nedenle davacı tarafından çalışma sistemine ilişkin sunulan belgeler değerlendirilmeden karar verilmesi hatalıdır. İşin yapılış şekli kuşkuya yer vermeyecek şekilde zaman itibariyle çözülmelidir. Davacının bordrolardaki tahakkuktan fazla çalışması tespit edildiği takdirde bordronun ihtirazi kayıtsız imzalanmış olmasının belgelerle kanıtlanan fazla çalışmaya hükmedilmesine engel değildir. Bu nedenle mahkemece bu araştırmalar yapılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.”(9.HD. 2008/11625 E. 2009/37010 K. 25.12.2009)

“…Somut olayda; davacıya bir kısım aylarda fazla mesai alacaklarının ihtirazi kayıtsız ödendiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mahkemece; bu ödemeler banka yoluyla yapıldığından, banka yoluyla ödemede de ihtirazi kayıt koyma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle, ödenen miktar toplam fazla çalışma alacağından indirilerek bakiye alacağın kabulüne karar verilmiştir.
Banka yoluyla veya davacının belirttiği şekilde bankamatik yoluyla ödeme yapıldığında dahi hemen sonrasında bankaya veya işverene yapılacak bir bildirim ile ihtirazi kayıt koyma olanağı mevcut olduğundan mahkemenin anılan gerekçesi yerinde değildir. Kaldı ki mahkemece ödenen toplam fazla çalışma miktarı, hesaplanan toplam fazla çalışma alacağından indirilerek hüküm verilmiştir.
Dairemizin bu konudaki uygulaması ihtirazi kayıtsız ödeme yapılan aylar için fazla çalışma alacağı dışlanarak sadece fazla çalışma ödenmeyen aylar için anılan alacağın hesaplanması şeklindedir. 14.02.2008 günlü bilirkişi raporu da bu esasa uygun olarak düzenlendiğinden, söz konusu rapora göre davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.”(9.HD. 2010/5858 E. 2012/16719 K. 14.05.2012)

“…Somut olayda, mahkemece tanık beyanları doğrultusunda davacının haftada 15 saat fazla çalıştığı, bordroda daha az süreler üzerinden ödeme yapıldığı kabul edilerek ödenen miktarın mahsubu ile bakiye fazla çalışma alacağına hükmedilmiştir.
Dairemizin istikrar kazanmış uygulamalarına göre imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
Dosyada bulunan bordroların davacı tarafından imzalandığı ve ihtirazi kayıt bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda davacı bordroda görünen
sürelerin üzerinde fazla çalışma yaptığını tanık beyanıyla değil ancak yazılı belgeyle ispatlayabilir.
Mahkemece aksi yönde değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2011/33834 E. 2011/45170 K. 22.11.2011)

“…Dairemizin kararlılık kazanan uygulamasına göre, fazla çalışma süresi ve ücreti gösterilen bordroyu ihtirazi kayıt koymadan imzalayan işçi, eşdeğer belgelerle daha fazla çalıştığını kanıtlamaması halinde bordroda gösterilen fazla çalışma süresini kabul etmiş sayılır.
Buna göre, imzalı bordrolarda fazla çalışma süresi gösterilen ayların hesaplamada nazara alınmaması gerekir.
Tüm dava konusu dönem için fazla çalışma süresi belirleyip daha sonra bordrolarla ödenen miktarın indirilmesi şeklinde hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir.”(9.HD. 2006/2406 E. 2006/24519 K. 21.09.2006)

“…Somut olayda, davacının ücret bordrolarında her ay fazla mesai ödemesi tahakkuk ettirildiği ve tahakkuk ettirilen bu ücretin davacıya ödendiği uyuşmazlık dışıdır. Davacı, davalı işyerine güvenlik görevlilerinden yarım saat önce gelip, onlarla birlikte işyerinden ayrılmasına rağmen, güvenlik görevlilerine göre fazla mesai ücretlerinin eksik ödendiğini iddia etmiştir. Dosyaya sunulan davacıya yapılan fazla mesai ödemelerini içeren ücret bordoları davacı tarafından imzalanmıştır. Yerleşik yargı kararları gereği, davacı, imzalı ücret bordrolarında belirtilen saatten fazla, fazla mesai yaptığını ancak yazılı delile ispat edilebilir. Ancak davacı, bu hususu yazılı delille ispat edememiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı emsali olduğu iddia edilen güvenlik görevlilerinin yapmış olduğu fazla çalışma ile davacının yapmış olduğu fazla çalışma kıyaslanarak, tüm hesaplama yöntemlerine aykırı bir şekilde, davacıya eksik fazla çalışma ücreti ödendiği belirlemesi yapılmıştır. Oysaki, dosya içindeki belgelerden, davacının giriş ve çıkış kayıtlarına göre yapılan fazla mesai ücretleri ödenmiştir. Davacı daha fazla, fazla çalışma yaptığını yazılı belge ile ispatlayamadığına göre, fazla çalışma ücreti isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne dair hüküm kurulması isabetsiz olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2014/10335 E. 2014/18287 K. 29.09.2014)

“…Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı lehine tanık beyanlarına istinaden haftalık 15 saat üzerinden %30 hakkaniyet indirimi ile fazla mesai ücreti hesap edilmiş, bu miktardan davacıya 14.6.2004-14.1.2008 tarihleri arasında ödenen fazla mesai ücreti mahsup edilmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre işçinin ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordolarda yazılı olandan daha fazla çalıştığını yazılı belge ile ispatı gerekmektedir. Dosyaya sunulu davacının imzasını havi bordrolarda ihtirazi kayıt bulunmamaktadır. Davacı bordrolarda yazılı olandan daha fazla çalıştığını eşdeğer yazılı delil ile ispat edememiştir.
O halde davacının imzaladığı fazla mesai tahakkuku bulunan aylar dışlanmak sureti ile fazla mesai tahakkuku bulunmayan aylar için fazla mesai ücreti hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”(9.HD. 2010/18174 E. 2012/25327 K. 02.07.2012)

“…Mahkemece tanık ifadelerine itibar edilerek davacının fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacağını hakettiği yönünde hüküm kurulmuştur. Davalı tarafından dosyaya sunulan ve davacının imzasını taşıyan puantaj kayıtlarının yazılı belge niteliğinde olup aksinin ancak eşdeğer delillerle kanıtlanabileceği dikkate alınmadan karar verilmesi hatalıdır. Davacıdan bu belgelere karşı diyecekleri sorulmadan, göstereceği deliller toplanmadan ve sözkonusu belgeler tüm dosya içeriği ile bir incelemeye tabi tutulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.”(9.HD. 2008/5580 E. 2009/18810 K. 03/07/2009)

“…Somut olayda mahkemece, bordrolarda fazla mesai tahakkukunun olması ve davacının da bunları ihtirazı kayıtsız imzalamış olması nedeniyle fazla mesai talep hakkının bulunmadığına ve talebin reddine karar verilmiştir. Davacı ise davalının hep aynı miktarda fazla mesai tahakkuku yaptırdığını bunun gerçeği yansıtmadığını, bordrolarda gösterilenden daha fazla mesai yapıldığını araç sevk irsaliyeleri ile ispatladığını belirtmiştir. Dosyaya davacı tarafından 21 adet araç sefer çizelgesi sunulmuştur. Mahkemenin de kabul ettiği üzere davalı işveren tüm bordrolarda fazla mesai tahakkuku göstermiş ve bordroların bir kısmı davacı tarafından imzalanmış, imzasız olanların ise karşılığı eksiksiz olarak davacının banka hesabına ödenmiştir. Hal böyle olunca yukarıda bahsedilen ilke kararı kapsamında davacının bordroda gösterilen fazla mesai miktarından daha fazla mesai yaptığına ancak yazılı delillerle ispatlaması gerekecektir. Bu bağlamda davacı tarafından dosyaya sunulan söz konusu çizelgeler yazılı delil niteliğinde olduğundan davacının bu dönemlere ilişkin fazla mesai alacağının hesaplanması gerekecektir. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(7. HD. 2013/7772 E. 2014/504 K. 16.01.2014)

“…Somut olayda mahkemece, davacının güvenlik görevlisi olarak haftanın 5 günü 1.5 saat ara dinlenme yaparak haftada 52.5 saat çalıştığı ve 7.5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir. Yapılan bu hesaplamada herhangi bir yanlışlık yoktur. Ancak davacının çalıştığı dönemde belli aylarda bordrolarında fazla mesai tahakkuku yapılmış ve bu miktarlar davacının banka hesabına ödenmiştir. Davacı bu ödemeleri ihtirazı kayıtsız kabul etmiştir. Bu nedenle davacının bu aylarda bordroda gösterilen miktardan daha fazla mesai yaptığının ise yazılı delille ispatlanması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre somut olayda böyle bir durum olmadığından yapılacak iş, davacının bordrolarından fazla mesai tahakkuku olan ayların tespiti ile bu ayların hesaplamadan dışlanması suretiyle davacının fazla mesai alacağını tespit edip hüküm altına almaktır. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(7.HD. 2013/13859 E. 2014/1386 K. 30.01.2014)

“…Mahkemece hükme esas alman bilirkişi raporunda iş müfettişinin raporundaki tespit dikkate alınarak davacının bir hafta 3 saat. I hafta 15 saat, ortalama olarak ise haftalık 9 saat fazla mesai yaptığı, BÇM raporunun ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan ücret bordrolarına eşdeğer yazılı belge olduğu kabul edilerek bordrolarda tahakkuku yapılan fazla mesai ücretleri mahsup edilmek sureti ile bakiye fazla mesai ücreti hesaplanmıştır.
Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre işçinin ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordolarda yazılı olandan daha fazla çalıştığını yazılı belge ile ispatı gerekmektedir. Bu nedenle Bölge Çalışma Müfettişi tarafından tanzim edilen rapor yazılı delil olarak kabul edilemez. Kaldı ki iş müfettişi fazla mesaiye ilişkin tespitini tanık beyanlarına göre yapmıştır. Davacı tarafça başka yazılı delil ibraz edilmediğine göre davacının imzaladığı fazla mesai tahakkuku bulunan aylar dışlanmak sureti ile davacının haftalık 9 saat fazla mesai yaptığı benimsenerek buna göre fazla mesai ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”(9.HD. 2010/23016 E. 2012/19204 K. 04.06.2012)

“…Somut olayda, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının fazla çalışması karşılığı bordro karşılığının düzenlenen bordrolarda tahakkuk yapılarak ödendiği sabittir. Bordrolarda ihtirazi kayıt bulunmamaktadır. Bu durumda bordronun aksi ancak yazılı belgeyle ispatlanabilir. Bölge Çalışma Müdürlüğü raporu dinlenilen kişilerin beyanları esas alınarak düzenlendiğinden yazılı belge niteliği taşımadığı halde bu raporun yazılı belge niteliği taşıdığı gerekçesiyle imzalı bordroların düzenlendiği aylarla ilgili hesaplama yapılarak bordro ile yapılan ödemeler mahsup edilerek alacağın hüküm altına alınması hatalı olmuştur.”(7.HD. 2013/8789 E. 2013/8752 K. 13.05.2013)

“…Somut olayda hükme esas alınan bi lirkişi raporunda aylık ücret bordroları nda bir miktar da olsa fazla çalışma tahakkuku olduğu, bordrolara itibar edilmesi halinde davacının fazla çalışma ücreti isteyemeyeceği, ancak davacı tanık beyanlarına göre 08.30-21.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile hafta da 24 saat davalı tanığının beyanına göre 08.30-19.00 arası 1 saat ara dinlenme ile haftada 12 saat fazla çalışma yaptığı, her iki taraf tanık beyanlarına göre belirlenen fazla çalışma sürelerinin ortalaması alındığında haftada 18 saat fazla çalışma yaptığının kabul edilebileceğini belirterek hesaplama yapmıştır.
Aylık ücret bordrolarında 2005 Haziran ayından sonra fazla çalışma ücreti tahakkuku olmayıp öncesi tüm aylarda tahakkuk mevcuttur.
Mahkemece davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ve taleple bağlı kalınarak 2350 TL fazla çalışma ücreti hüküm altına alınmıştır. Oysa fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar yönünden davacının o ay bordroda görünenden daha fazla çalışarak fazla mesai yaptığı yazılı belgelerle kanıtlanmamıştır.
Bu sebeple fazla çalışma ücreti tahakkuku bulunan aylar hesaplama dışı bırakılarak tahakkuk bulunmayan aylar için dosya içeriğinde mevcut deliller itibariyle hesaplama yapılmalıdır”(9.HD. 2010/10702 E. 2012/16584 K. 10.05.2012)

“…Öte yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda bordrolarda yazılı fazla mesai süreleri mahsup edilerek alacak hesabı yapılmış ise de, davacının imzası bulunan bordro ve hesap pusulalarının imzalı olanlarında davacının ihtirazi kayıt koymadığı anlaşılmaktadır.
Davacı ihtirazi kayıtsız imzaladığı bordrolarda yazılı olandan daha çok fazla mesai yaptığını yazılı delil ile ispat edemediğine göre fazla mesai tahakkuku bulunan bu aylar dışlanarak hesaplama yapılmalıdır. Bu yön üzerinde durulmaması da hatalıdır.”(9.HD. 2009/36069 E. 2011/36498 K. 10.10.2011)

“…Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteklerinde bulunmuş, davalı işveren yapılan fazla çalışmaların aylık ücret bordroları ile ödendiğini savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışmaların karşılığının
ödendiğinin işverence kanıtlanamadığı gerekçesiyle hesaplamaya gidilmiştir. Mahkemece taktiri indirime gidilerek bilirkişi raporunda hesaplanan fazla çalışma ücretlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde yer alan aylık ücret bordrolarının bir kısmında, fazla çalışma ücreti tahakkukuna yer verilmiştir. Davacının imzaya itirazı olmadığı gibi, o ay içinde yapılan fazla çalışmaların daha fazla olduğu noktasında ihtirazi kaydı da bulunmamaktadır.
Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre, fazla çalışma tahakkukunu da içeren aylık ücret bordrolarının ihtirazi kayıtsız olarak imzalanması halinde aynı dönem için tahakkuku aşan fazla çalışma iddiası yazılı delille kanıtlanmalıdır.
Somut olayda fazla çalışma ispatı noktasında yazılı delil de bulunmamaktadır. Bu durumda hesaplamaya konu dönem içinde kalan ve fazla çalışma ücreti tahakkuku içeren imzalı bordronun bulunduğu aylar fazla çalışma ücreti yönünden hesaplama dışı tutulmalıdır.
Mahkemece davalının bordrolarda yer alan fazla çalışma tahakkuklarına dair davalının itirazları değerlendirilmeli ve gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre fazla çalışma ücreti hakkı olup olmadığı belirlenmelidir. Bu konuda eksik incelemeyle ve davalının itirazları değerlendirilmeden karar verilmesi hatalıdır.”(9.HD. 2012/16349 E. 2012/20559 K. 12.06.2012)

“…Somut olayda mahkemece, davacının fazla çalışma yaptığından bahisle fazla çalışma alacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyada sunulmuş bulunan bordrolardan 2009 yılı Şubat ayı, 2008 yılı Ocak-Aralık arası tüm aylar, 2007 yılı Ocak-Aralık arası tüm aylar ile 2006 yılı Aralık, Kasım, Ekim, Eylül, Ağustos, Temmuz ve Haziran aylarına ait imzalı bordrolarda fazla çalışma ücret tahakkuku olduğu görülmüştür.
Buna karşılık bilirkişi tarafından bordrolarda hızla çalışma ücreti tahakkuk ettirilmesine rağmen davalı tanık beyanından bordroda gösterilen miktar dışında daha fazla çalışma yapıldığı sonucuna varıldığından bahisle ve yapılan ödeme miktarlarının düşülerek hesaplama yapıldığı ve mahkemece yapılan bu hesaplamanın hükme esas alındığı anlaşılmıştır.
13u nedenlerle yukarıda yapılan açıklamalarda göz önünde bulundurularak söz konusu bordrolardan fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilmiş aylar hesaplama dışında bırakılarak alacağın hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı ve eksik değerlendirme ile sonuca gidilmesi hatalıdır.”(9.HD. 2010/18855 E. 2012/27988 K. 10.09.2012)

“…Somut olayda bilirkişi bordroda tahakkuk bulunan aylar bulunduğunu belirterek bu aylardaki fazla çalışma alacaklarının asgari ücret üzerinden düzenlenmesi nedeniyle aradaki farkları hesaplamıştır. Davacının ücretlerin ödenmediğine ilişkin itirazı bulunmadığına vc bordroda gösterilen saatlerin üzerinde çalışıldığı yazılı belge ile de ispatlanamadığına göre fazla çalışma tahakkuku bulunan ayların dışlanması gerekirken mahsup yoluna gidilmesi hatalı olup bozma nedenidir.”(7.HD. 2013/25124 E. 2014/4080 K. 18.02.2014)

“…Somut olayda, davalı işveren tarafından sunulan davacının imzası bulunan 2010 yılına ait ücret ödeme bordrolarında 6., 7., 8., 9. ve 10. aylarda fazla mesai tahakkuku yapıldığı görünmekte olup, davacı tarafından belirtilen miktardan daha fazla mesai yaptığı yazılı belge ile ispat edilmemiştir. Bu ödemeler dikkate alınıp söz konusu aylar dışlanmadan fazla mesai ücretinin hesaplanarak hüküm altına alınması hatalı olmuştur.”(7.HD. 2013/6629 E. 2013/14381 K. 12.09.2013)

“…Somut olayda mahkemece davacının haftalık 9 saat fazla mesai yaptığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Ancak dosyaya sunulan ve davacının ihtirazı kayıtsız imzasını taşıyan bordrolara göre davacıya 2010 yılında 9 ay, 2009 yılında 9 ay, 2008 yılında 7 ay vc 2007 yılında ise 4 ay da değişen miktarlarda fazla mesai ödemesi yapılmıştır. Bu nedenle davacı bu aylara ilişkin fazla mesai ücreti talebinde bulunamaz. Hal böyle iken mahkemece fazla mesai alacağı hesaplanırken bu ayların hesap dışı bırakılması gerekirken bu aylara ilişkin de fazla mesai alacağı hesaplayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/1251 E. 2013/2411 K. 07.03.2013)

“…Somut olayda davalı işverence dosyaya davacının imzasını içeren bordrolar sunulduğu ve bordroların bir kısmında fazla çalışma ödemeleri yer aldığı anlaşılmaktadır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda tüm çalışma süresi bakımından tanık anlatımlarına göre belirlenen çalışma saatlerinden hareketle fazla çalışma ücreti tutarı bulunduğu ardından ise bordrolarda ödenen tutarların toplamının hesaplanan tutardan mahsup edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak fazla çalışma ödemesi olan aylar bakımından gerekli ödemelerin yapıldığı kabul edilerek hesaplamada bu ayların dışlanması suretiyle alacak miktarı belirlenmelidir. Fazla çalışma ücreti olarak bulunan tutardan bordrolarda ödenen tutarların toplamının mahsup edildiği hesap şekline itibarla hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.”(7.HD. 2013/11007 E. 2013/18811 K. 11.11.2013)

“…Davacı vekili 18.5.2005 tarihli dilekçesi ekinde bir kısım ücret bordroları sunmuştur. Bahsi geçen ücret bordrolarında davacı işçiye her ay için 52 saat ile 139 saat arasında değişen çalışmaları içiıı fazla çalışma ücreti ödendiği belirtilmiştir. Davacı işçi bu dönemler için bordroda belirtilenin dışında fazla çalışma yaptığını kanıtlayabilmiş değildir.
Söz konusu bordro dönemleri hesaplama dışı bırakılmak suretiyle fazla çalışma ücreti belirlenmeli ve istekle ilgili bir karar verilmelidir.”(9. HD. 2006/2508 E. 2006/8545 K. 04.04.2006)

“…Somut olayda, tanık anlatımlarına göre kanıtlanan fazla çalışma ücreti hesaplanırken tüm çalışma süresi için hesaplamalar gerçekleştirilmiş, bordrolarda ödendiği anlaşılan miktarlar bu rakamdan düşülmüştür. Oysa yukarıda açıklandığı gibi, bordrolarda söz konusu alacak için ödeme yapılan aylar hesaplama dışı bırakılarak, ödeme olmayan aylar için hesaplama yapılmalı ve bu rakamda uygun bir indirime gidilmelidir. Hatalı bilirkişi raporuna dayalı hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.”(9.HD. 2008/25098 E. 2010/11618 K. 21/04/2010)

“…Somut olayda mahkemece hükme esas alman bilirkişi raporuna göre davacının haftada 10 saat fazla çalışma yaptığı sabittir.
Dosya içindeki 2007 yılı ücret bordrolarının imzalı olup fazla çalışma tahakkuku bulunduğundan bilirkişi 2007 yılını dışlayarak fazla çalışma alacağı hesaplamıştır.
Ancak davalı tarafça davacının tüm çalışma dönemi için imzalı ücret bordroları ibraz edilmiştir. 2007 yılı dışındaki bordrolarda da fazla çalışma tahakkukları bulunmaktadır. Ayrıca davacı işçi tarafından bu bordrolar imzalanırken ihtirazi kayıl ileri sürülmemiştir.
Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle dosya içindeki tüm bordrolar yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak davacının fazla çalışma alacağı hakkında yeniden bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.”(9.HD. 2009/33371 E. 2011/49020 K. 21.12.2011)

“…Somut olayda, davacı tarafından da kabul edilen imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Davacı işçinin bu aylarda ihtirazi kaydı bulunmadığına göre, gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir.
Davacının ihtirazi kaydı bulunmamasına ve 458 TL aldığını kabul etmesine rağmen bu aylar açısından yeniden hesaplama yapılarak alındığı iddia edilen miktarın mahsubu hatalıdır.
Bu dönemler için mahsup değil, fazla çalışma alacağının hesaplanmaması yoluna gidilmelidir. Karar bu yönüyle de hatalıdır.”(9.HD. 2008/12108 E. 2009/34084 K. 10.12.2009)

“…Somut olayda, davalı tarafça dosyaya sunulan bazı aylara ilişkin ücret bordrolarında davacı lehine fazla çalışma ücret alacağı tahakkuk ettirildiği ve anılan bordroların davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalandığı görülmüştür.
Davacı, bordrolarda gösterilenden daha fazla çalışma yaptığını yazılı belge ile kanıtlayamamıştır.
Bu nedenle bordrolarda fazla çalışma ücret alacağı olan aylar dışlanarak hesap yapılması gerekirken, tüm çalışma süresince fazla çalışma ücret alacağı hesaplanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2009/39052 E. 2011/49714 K. 26.12.2011)

“…Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2007 yılı bordrolarına göre fazla mesai tahakkuku bulunan aylar dışlanarak fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Aynı şekilde 2006 yılı ücret bordrolarında da bazı aylarda fazla mesai tahakkukunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş bilirkişiden ek rapor da alınmak suretiyle, 2006 yılına ait bordrolarda bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda fazla mesai alacağı hakkında karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.”(9.HD. 2009/42607 E. 2012/4225 K. 15.02.2012)

“…İşverence dosyaya sunulan bordroların fazla mesai ile ilgili bir sütunu bulunmamasına karşın bazı aylar bakımından aylık 30 günü aşan yevmiye ödemeleri yapıldığı görülmekledir ki; bilirkişi tespitine göre de bordrolar ile dosya içerisinde banka ödeme kayıtları örtüşmektedir. Davacı taraf bordro ve ödeme belgelerine karşı herhangi bir itiraz dile getirmemiş, davalı taraf ise bu fazladan ödenen yevmiyelerin davacının fazla çalışması karşılığı olduğunu savunmuştur.
Şu halde 30 günlük yevmiyeyi aşan ödeme bulunan aylar bakımından fazla çalışma karşılığı ödemelerin yapıldığı kabul edilerek hesaplamada bu ayların dışlanması suretiyle alacak miktarları belirlenmeli iken Mahkemece bu aylarda ödenen tutarlar toplamının fazla mesai alacağı olarak belirlenen toplam tutardan mahsubuyla sonuca varılan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.”(7.HD. 2014/11953 E. 2014/17991 K. 25.09.2014)

“…Somut olayda davacının fazla çalışma ve genel tatil alacakları talebi mahkemece kabul edilerek hüküm altına alınmışsa da aynı şekilde temyiz incelemesine gelen 2011/25656 esas sayılı dosyada mevcut “mesai ödemeleri” başlıklı belgelerden 2010 yılı Mayıs ve Temmuz ayları ile 2008 yılı Temmuz, Eylül ve Ekim aylarında ödeme yapıldığı, davacının karşısına imza attığı anlaşılmıştır.
Mahkemece bu belgeler davacıya gösterilip imzaya itiraz etmediği takdirde bu aylara ilişkin fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödendiği kabul edilerek ödemenin yapıldığı aylar dışlanmak suretiyle alacakların hesaplanması gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması hatalıdır.”(9.HD. 2011/25658 E. 2012/15146 K. 02.05.2012)

“…Somut olayda; dosya kapsamında yer alan davacı tarafından imza itirazına uğramayan bordrolarda fazla çalışma tahakkukları bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda söz konusu tahakkukların hep aynı oranda olması ve iddia ve davacı tanıklarıyla doğrulanan ücret miktarı dikkate alınarak bordrolarda ödendiği gözüken fazla çalışmaların ücretin parçası olduğu sonucuna ulaşılmış ise de, bilirkişice yapılan bu çıkarım yerinde değildir. Fazla çalışmaların hep aynı miktarda olması ya da oransal olarak aynı oranda olması mümkündür.
Diğer taraftan davacı tarafından imza itirazına uğramayan yazılı belgeler karşısında davacı tanık beyanları da fazla çalışma olarak gözüken tutarların ücretin içinde yer alan tutarlar olarak kabulünü gerektirecek nitelik vc ağırlıkta değildirler.
Bu itibarla davacı tarafından imza itirazına uğramayan bordrolarda fazla çalışma tahakkuku olan dönemlerde daha yüksek fazla çalışma yapıldığı ancak eş değer bir delille ispatlanabileceğindcn bu tarz yazılı delillerin dosyada yer almadığı göz önüne alınarak fazla çalışma tahakkuku olan söz konusu dönemlerin dışlanarak davacının fazla çalışma ücreti talebinin hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ve buna bağlı olarak eksik inceleme yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.”(22.HD. 2013/7874 E. 2014/7561 K. 09.04.2014)

“…Taraflar arasında fazla çalışma alacağının hesaplanması da uyuşmazlık konusudur. Dosya içerisinde bulunan davacı tarafından imzalanmış 2010/8 (96,29 TL), 2010/9 (231,09 TL), 2010/10 (86,66 TL), 2010/11 (173,32 TL), 2011/05 (78,49 TL), 2011/08 (156.98 TL), 2011/9 (52,33 TL), 2011/11 (130,28 TL) dönemlerine ait ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkukları görülmektedir. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, davacı işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün olmayıp, işçinin ihtirazi kayıt koymadan imzaladığı bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Bu nedenle; Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatları da göz önünde tutulduğunda, fazla çalışma alacağı hesaplanırken belirtilen ayların dışlanması yani hesaplamaya bu ayların hiç dahil edilmemesi gerekirken, sözü edilen aylar dahil edilmek suretiyle bu aylar için ödenen fazla çalışma ücretlerinin hesaplanan fazla çalışma ücreti alacağından düşülerek hesaplama yapılması da hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.”(7. HD. 2014/598 E. 2014/7982 K. 14.04.2014)

“…Somut olayda davalının sunduğu davacının imzasını havi ve üzerinde ihtirazi kayıt bulunmayan bordrolarda davacı için fazla mesai tahakkuku olduğu, ancak hükme esas alman 14.02.2013 tarihli ek bilirkişi raporunda söz konusu bordrolar dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığı ve mahkemece anılan rapordaki fazla mesai ücret hesabına göre karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar dikkate alınarak davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ve üzerinde fazla mesai tahakkuku ile davacının imzası bulunan bordrolara ait dönem dışlanarak, davalı tarafça ıslah dilekçesine karşı yapılan zamanaşımı delii de nazara alınmak suretiyle, ispat edilen fazla mesai ücretine ilişkin alacak miktarı eksiksiz bir biçimde tespit edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/9148 E. 2014/12388 K. 12.05.2014)

“…Somut olayda, dosyada mevcut bir kısmı imzalı bir kısmı imzasız ücret bordrolarında hafta sonu fazla mesai ücreti tahakkuklarının olduğu görülmektedir. Bilirkişinin fazla mesai hesabında fazla mesai tahakkuku olan bordroları dışlamadığı izlenimi edinilmektedir.
Mahkemece davacının ücretlerinin yatırıldığı banka hesap ekstresi getirilerek dosyada mevcut bordrolar birlikte değerlendirilerek, ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku olan aylar dışlanarak fazla mesai hesabı yaptırılıp sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması hatalıdır.”(9.HD. 2012/7489 E. 2014/12241 K. 10.04.2014)

“…Somut olayda; dosya içerisinde bulunan seyir defterlerinde davalı işyeri çalışanlarının yaptıkları fazla mesailerin ve tarihlerinin belirtildiği, söz konusu belgelerin mağaza yöneticisi, sendika temsilcisi ve operatör onayına sunulduğu, bir kısmının sendika temsilcisi tarafından da imzalandığı, ayrıca dosyada mevcut davacıya ait ancak davacının imzası bulunmayan ücret bordrolarında davacıya fazla mesai ücreti tahakkuk ettirildiği görülmektedir.
Mahkemece seyir defterlerinde görülen fazla mesailerin bordroda karşılıklarının bulunup bulunmadığı ve ücret bordrolarının imzasız olması nedeniyle davacının ücretlerinin ödendiği banka kayıtları getirtilmek suretiyle ücret bordroları ve seyir defterlerine uygun olarak banka kanalıyla ödeme yapılıp yapılmadığı belirlenmelidir.
Seyir defterinde görülen ve karşılığı ödenmeyen alacak var ise tespit edilmeli, ancak işyeri kayıtlarına dayanması nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmamalıdır. Seyir defterlerine uygun tahakkuk ve ödeme yapıldığı takdirde ilgili döııem dışlanmalıdır. Seyir defterinde ve ücret bordrolarında tahakkuk olmayan dönemler için tanık beyanları dikkate alınarak hesaplama yapı İmalıdır. Tanık beyanları dikkate alınarak yapılacak fazla mesai alacaklarına Mahkemece hakkaniyet indirimi yapılmalıdır. Mahkemece davacının fazla mesai ücreti olup olmadığı konusunda yukarıda belirtilen hususlarda ek rapor alınarak karar verilmesi için Mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.”(22. HD. 2014/11164 E. 2014/18973 K. 24.06.2014)

“…Taraflar arasındaki “Alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adana 2.İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 04.07.2007 gün ve 2006/818 E-2007/1123 K.sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 26.12.2008 gün ve 2007/30876-2008/35472 sayılı ilamı ile; (“…Davacı, işyerinde değişen vardiyalar halinde çalıştığını, toplu iş sözleşmesinin 41 .maddesinde düzenlenen gece zammının ödenmesi gerektiğini belirterek talepte bulunmuştur.
Davalı tarafından davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Mahkemece gece zammı alacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosya içeriğinde bulunan bordrolarda gece zammı ödemesine ilişkin tahakkuklar yer almaktadır. Her ne kadar bordrolarda işçi imzası bulunmamaktaysa da, işyerinde ödemelerin ne şekilde yapıldığı araştırılmalı, banka hesabına ödeme yapılması söz konusuysa ilgili banka ekstreleri getirtilmeli, dava konusu alacak ile ödeme yapılıp yapılmadığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…”) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
TEMYİZ EDEN : Davalı vekili
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, toplu iş sözleşmesi uyarınca davacıya gece zammı ödenmesi gerektiği hususunda Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmamasına; davacının gece zammı alacağına hak kazanmadığı yönündeki savunmayı içeren cevap dilekçesinin sunulmasından daha sonra dosyaya giren ücret bordrolarının bir kısmında, davacıya muhtelif tarihlerde gece zammı ödemesi yapıldığı yönünde açıklamaların yer alması karşısında, bozma ilamında gösterilen şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmasının zorunlu olmasına, ücret bordrolarında davacı imzasının bulunmamasının da böylesi bir araştırma yapılması gereğini ortadan kaldıracak nitelik taşımamasına göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”(HGK. 2009/9-565 E. 2010/46 K. 03.02.2010)

“…Somut olayda davacı fazla çalışma yaptığını ve genel tatil günlerinde çalıştığını ancak ücretinin ödenmediğini iddia etmiştir.
Davalı ise ücret bordrolarını ibraz etmiş olup fazla çalışma ve genel tatil çalışmaları karşılığının ödendiğini savunmuş ve ücret bordrolarının yeterli olmaması halinde banka dekontlarının istenilmesini talep etmiştir.
Mahkemece “Kural olarak fazla çalışma ile genel tatil günlerindeki çalışmaların her türlü delille ispatlanması mümkündür.
Dosya kapsamına, iş yeri kayıtlarına, dinlenen tanık anlatımlarına nazaran işveren tarafından uyuşmazlık konusu alacaklara yönelik herhangi bir ücret tahakkukunun yapmadığı anlaşılmakta olup dosya kapsamına nazaran davacının fazla mesai yaptığı ve genel tatil günlerinde çalıştığı anlaşılmakla bilirkişi tarafından belirlenen miktarlardan mahkememizce takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak fazla çalışma ücreti 9116.34 TL. genel tatil ücreti 1354,42 TL olarak mahkememizce resen belirlenmiştir” gerekçesiyle fazla çalışma ve genel tatil alacakları hüküm altına alınmıştır.
Dosyaya sağlık raporları, imzasız ücret bordroları, bazı aylara ait devam çizelgeleri ibraz edilmiştir.
İbraz, edilen ücret bordrolarından 2004 yılı Eylül ve Ekim aylarında fazla çalışma, 2006 yılı Haziran ve Temmuz aylarında yıllık izin, Ağustos ayında fazla çalışma ve genel tatil. Eylül ayında fazla çalışma. Kasım ayında yıllık izin ve genel tatil, 2007 yılı Ocak ayında fazla çalışma ve genel tatil, Şubat ayında fazla çalışma, Temmuz ayında fazla çalışma. Ağustos ayında yıllık izin ücretlerinin tahakkuk ettirildiği, 2007 yılı Ekim-Kasım-Aralık aylarında ise toplamda 49 gün raporlu, 2008 yılı Şubat ve Mart ayı ile devamında raporlu olduğu görülmüştür.
Hal böyle olunca davacının yaptığı fazla çalışma ve genel tatil çalışmaları karşılığında bordrolarda tahakkuk yapıldığı, ancak bordroların imzasız olduğu anlaşılmıştır.
Bordrolar imzasız olduğu halde mahkemece davalı tarafından bildirilen davacıya ait banka kayıtları getirtilmemiştir.
Davacının, ücretlerinin ödendiği banka kayıtları getirtilerek bordrolarda yer alan bu tahakkukların ödenip ödenmediği belirlenerek, ödendiğinin anlaşılması halinde ve izinli ve raporlu olduğu sürelerin ayrıca dışlanması gerektiği de gözönünde tutularak fazla çalışma ve genel tatil taleplerinin yerinde olup, olmadığı belirlenerek, sonucuna göre davacı feshinin haklı olup olmadığının tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.”(9.HD. 2010/1877 E. 2012/11384 K. 04.04.2012)

“…Davalı işveren vekili, puantajlarda görülen fazla mesai çalışma ücretlerinin ait olduğu ayların bordrolarında tahakkukunun yapıldığını, bordro karşılıklarının davacının banka hesabına yatırıldığını ve davacı işçinin ihtirazi kayıtsız ücretlerini bankadan aldığını, davacıya yapılan ödemelerin ilgili bankadan istenebileceğini bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bildirmiştir.
Davacı işçinin bilirkişi raporuna bir itirazı olmamıştır. Gerçekten de dosya içerisinde mevcut işverence tanzim ve ibraz edilen puantaj kayıtları ile bordroların karşılaştırılmasında, puantaj kayıtlarında gösterilen fazla çalışma sürelerinin karşılığı ücretlerin ait olduğu ay bordrolarında tahakkuklarının yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar bordrolarda davacının imzası bulunmamakta ise de dosya içeriğinden davacının ücretlerinin adına banka hesabına yatırıldığı ve davacının ücretlerini banka hesabından aldığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bordrolarda tahakkuku yapılan alacakların eksiksiz, aynı miktarda banka hesabına yatırılması ve işçinin ücretlerini ihtirazi kayıtsız bankadan alması halinde, artık işçi bunun üzerinde fazla mesai alacağı olduğunu ileri sürerek alacak talebinde bulunamaz. Mahkemece ilgili bankadan bu yönde bir araştırma yapılmamıştır.
Öncelikle, yapılması gereken iş; bankadan ilgili dönemler içerisinde davacı işçiye yapılan ödemelerle ilgili belge ve dokümanlar istenmeli, bordrolardaki tahakkuklarla karşılaştırması yapılmalı, eksik bir ödeme olup olmadığı tespit edilmeli, gerekirse ycııi bir rapor veya ek rapor alınmak suretiyle, davacının bilirkişi raporuna bir itirazının olmaması da göz önüne alınarak, oluşacak sonuç doğrultusunda fazla çalışma alacağı hakkında bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2009/9755 E. 2009/24877 K. 01/10/2009)

“…Davalı vekili fazla çalışma ile bayram ve genel tatil tahakkuklarını da içeren bazı ücret pusulaları sunmuş, bilirkişi raporunda pusulalar imzasız olduğu için değerlendirmeye alınmamıştır.
Davalı vekili pusulalarda geçen tahakkukların işçinin banka hesabına ödendiğini belirtmiş ve banka hesap numarası bildirerek bu durumun araştırılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece konuyla ilgili savunma üzerinde durulmaksızın karar verilmesi hatalıdır.
Banka hesabına ödemelerin yapılıp yapılmadığı belirlenerek yukarıdaki ilke ve esaslar dahilinde hesaplamaya gidilmelidir.”(9.HD. 2009/24079 E. 2011/47956 K. 13.12.2011)

“…Ücret bordrolarında fazla mesai tahakkuku bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bordrolarda davacının imzası bulunmamakla birlikte ödemelerin banka vasıtasıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemiz uygulamasına göre, banka aracılığıyla yapılan ödemeler bordrodaki tahakkuka uygun ise; başka bir anlatımla, ödemeler içerisinde bordrodaki fazla mesai ve hafta tatili çalışmaları ile ilgili tahakkuk ettirilen ücretler ödenmişse ve bu ödeme sırasında işçinin bir ihtirazi kaydı mevcut değilse bordrolar imzalanmış gibi kabul edilir.
Bu durumda tahakkuk edip ödenen fazla mesai ve hafta tatili, genel tatil çalışmalarından daha fazla bir çalışma mevcutsa eşdeğerde yazılı bir delille kanıtlanması gerekir.
Mahkemece banka ödeme belgeleri celbedilmeli yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda ek rapor alınmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.”(9.HD. 2006/13995 E. 2006/32247 K. 11.12.2006)

“…İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, işçinin yapılan tahakkukun ayrıntılarını görme ve değerlendirme imkanı bulunmadığından, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir, fakat bu durumda, banka aracılığıyla yapılan ödemelerin, ilgili döneme ilişkin hak kazanılan alacak miktarından mahsup edilmesi gereklidir.
Somut olayda, dosyaya sunulan Ocak 2006 ila Kasım 2007 ayları arasına ait imzasız ücret bordrolarında, Aralık 2006 ayı dışındaki aylarda, fazla çalışma ücreti tahakkukları bulunmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan tahakkuklar bordroların imzasız oldukları gerekçesiyle nazara alınmamıştır. İşçi ücret ödemelerinin banka aracılığıyla yapıldığı sabit olup, Dairemizin geri çevirme kararı sonrasında dosyaya celp edilen banka hesap dökümlerinin incelenmesinden, anılan bordrolardaki tahakkukların işçinin banka hesabına yatırıldığı anlaşılmıştır. Hal böyleyken anılan ödemelerin nazara alınmaması hatalıdır. Anılan sebeple, banka aracılığıyla ödendiği anlaşılan bordrolardaki fazla çalışma ücreti tahakkuklarının, bordrolar imzasız olduğundan işçinin yapılan tahakkukun ayrıntılarını görme ve değerlendirme imkanı bulunmadığı da nazara alınarak, ilgili döneme ilişkin hak kazanılan alacak miktarından mahsup edilmesi gereklidir. Yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/29496 E. 2013/21168 K. 08.10.2013)

“…Somut olayda, davacının haftanın beş günü 07.30-19.30 saatleri arasında çalıştığı, cumartesi günü ise 07.30-13.00 saatleri arasında çalıştığı, ara dinlenmenin mahsubundan sonra haftada 10 saat fazla çalışma yaptığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Hükme esas alman bilirkişi raporunda, fazla çalışma süresi hatalı belirlenmiştir. Her ne kadar ücret bordroları imzasız ise de, davacı taraf bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretini almadığını beyan etmemiş, sadece göstermelik fazla çalışma ücreti ödemesi yapıldığını, kendisinin çalışma süresinin daha fazla olduğunu belirtmiştir. Bu durumda, ücret bordroları imzasız olduğundan, sözkonusu bordrolarda tahakkuk ettirilen ve davacı tarafından da ödendiği kabul edilen fazla çalışma ücreti miktarları, haftada 10 saat olarak hesaplanan fazla çalışma ücretinden mahsup edilerek, davacının fazla çalışma ücreti alacağı tespit edilmelidir. Hatalı değerlendirme ile fazla çalışma ücreti tahakkuk ettirilen ayların tamamının hesaplama dışında tutulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/1515 E. 2013/30581 K. 27.12.2013)

“…Somut olayda, hükme esas alman bilirkişi raporunda fazla mesai konusunda hesaplama yapılırken ücret bordrolarında görünen fazla mesai tutarlarının, ücret bordrolarının imzasız olması sebebiyle dikkate alınmadığı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklamalar uyarınca imzasız ücret bordrosunda yazılı olan tutarların bankaya yatırılması durumunda, yatırılan aylar için artık fazla mesai alacağının hesaplanmaması gerekirken yanılgılı ve eksik inceleme ile karar verilmesi bozma sebebidir.”(22.HD. 2013/29496 E. 2013/21168 K. 08.10.2013)

“…Somut olayda, dosya içerisinde ibraz edilen imzasız ücret bordrolarında, davacıya hafta tatili mesaisi ve resmi tatil mesaisi adı altında ücret tahakkukları yapıldığı görülmektedir. Her ne kadar ücret bordroları imzasız ise de, davacıya ücret ödemesinin banka kanalı ile yapıldığı da dosya içerisinde belgeler ile sabittir. Bu durumda, ücret bordrolarında gösterilen tahakkukların davacının banka hesabına yatırılarak, ödenip ödenmediği değerlendirilmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi isabetsizdir.
Ayrıca bordrolarda hafta tatili ve resmi tatil mesaisi gösterilen ayların hesaplamada nazara alınmaması gerekirken sözkonusu aylarda yapılan ödemelerin hesaplanan toplam hafta tatili ve resmi tatil alacağından mahsup edilmesi de hatalıdır.”(22.HD. 2013/954 E. 2013/30183 K. 24.12.2013)

“…Dosyada mevcut ücret bordrolarının bir kısmında fazla mesai ücreti tahakkuku bulunmaktadır. İler ne kadar ücret bordroları imzasız ise de tahakkuk ettirilen miktarın davacıya ödenen aylık ücrete ilave edilerek banka aracılığı ile ödenip ödenmediği araştırılmalı, tahakkuk ettirilen bu fazla mesai ücretleri, aylık ücrete ilave edilmişse ödenen miktarlar mahsup edilerek fazla mesai ücretleri yeniden hesaplanması gerektiğinden mahkemenin hatalı bilirkişi raporunu esas alarak karar vermesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/2447 E. 2014/1129 K. 30.01.2014)

“…Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosyaya sunulan bordrolarda bir kısım aylar için fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili alacakları yönünden tahakkuklarının bulunduğunu, ancak, bordroların imzasız olması ve ödeme belgelerinin sunulmaması nedeniyle hesaplamada gözönüne alınmadığını belirtilerek, tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmıştır. Mahkeme, fazla mesai hesabı konusunda, rapora bağlı kalmadan, yerleşik yargı içtihatlarına göre, re>sen hesaplama yapmak suretiyle hüküm kurmuştur. Ancak kurulan hüküm hatalıdır. Çünkü, dosyada dinlenen tanıklar, birkısım maaş ödemelerinin banka kanalı ile yapıldığını bildirmişlerdir. Bu durumda, bordrolar imzasız olsa bile, eğer bordoların karşılığı birebir bankaya yatırılmış ise yani tahakkuku yapılan ücret ile bankaya yatan ücret aynı ise, tahakkuku yapılan fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerin davacıya ödendiği kabul edilmelidir. Bu durumda, bu aylar dışlanarak hesaplama yapılması gerekirken, banka kayıtları getirtilip ödemeler hiç incelenmeden, fazla mesai hesabı yapılması hatalı, bu raporun hükme alınması da isabetsiz olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, davacının maaş hesabının, tüm çalışma dönemini kapsayacak şekilde bankadan getirtilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak ve fazla mesai hesabında, mahkeme tarafından yapılan hesaplama usulünün yerinde olduğu da gözönünde tutularak, rapor tanzim ettirmek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir”(7.HD. 2013/25565 E. 2014/6579 K. 24.03.2014)

“…Somut olayda; Mahkemece dosyaya sunulan ve fazla mesai tahakkuku bulunan ücret bordrolarına davacının imzasının olmaması nedeniyle itibar edilmemiş ise de davacının ücretinin banka kanalıyla ödenip ödenmediği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, banka kanalıyla ödendiğinin tespiti halinde fazla mesai tahakkuku bulunan aylara ilişkin olarak bordrolarla banka kayıtlarının uyumlu olup olmadığı tespit edilmeli, banka kayıtları ile ücret bordrolarının uyumlu olduğunun ve yapılan banka ödemelerine davacının ihtirazı kaydının olmadığının tespiti halinde fazla mesai tahakkuku bulunan aylar dışlanarak yapılacak hesaplama ile davacının fazla mesai alacaklarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.”(7.HD. 2013/11665 E. 2013/18591 K. 07.11.2013)

“…Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık beyanları esas alınarak davacının halta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları hesaplanmıştır.
Davalı tarafça sunulan ücret bordolarında davacı lehine çalışılan tatil günlerine ilişkin ücret tahakkukunun bulunduğu görülmüştür.
Bordrolarda davacının imzası bulunmamakla birlikte ödemelerin banka vasıtasıyla yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dairemiz uygulamasına göre, banka aracılığıyla yapılan ödemeler bordrodaki tahakkuka uygun ise; başka bir anlatımla, ödemeler içerisinde bordroda tahakkuk ettirilen ücretler ödenmişse ve bu ödeme sırasında işçinin bir ihtirazi kaydı mevcut değilse bordrolar imzalanmış gibi kabul edilir.
Bu durumda tahakkuk edip ödenen hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarından daha fazla bir çalışma mevcutsa eşdeğerde yazılı bir delille kanıtlanması gerekir.
Yapılacak iş, davacının ücretinin ödendiği banka kayıtları getirtilerek tahakkuk bulunan ve ödendiği tespit edilen aylar dışlanmak sureti ile tahakkuk bulunmayan aylar için davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağını hesaplattırmak ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(7.HD. 2013/19130 E. 2014/598 K. 20.01.2014)

“…Taraflar arasında yapılan iş sözleşmesi ile davacının davalıya ait yurt dışındaki işyerinde yabancı para cinsinden ücret karşılığında çalışmayı kabul ettiği, ücretin avans ve Türkiye’de açılacak hesaba yatırılarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı ücretlerinin eşi adına açtırılan hesaba yatırıldığı, bordroların düzenlendiği, bordrolarda alınan avans ve banka hesabına yatırılan miktarların ayrı ayrı gösterildiği, bazı bordroların davacının imzasını taşıdığı, keza bordrolarda bazı aylarda fazla mesai veya Pazar çalışmaları karşılığı ücretin gösterildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alman bilirkişi raporunda sadece davacı imzasını taşıyan bordrolardaki fazla mesai ve Pazar çalışmalarını gösteren aylar için hesaplama yapılmamıştır. Oysa bordroların büyük çoğunluğu davacı imzasını taşıınasa da ücretin, hesap açan davacı eşinin banka hesabına yatırıldığı savunulmaktadır. Getirilen banka hesap özetinde işverence yapılan ödemeler görünmektedir. Bu nedenle bordroların banka hesap özeti ile karşılaştırılması, davacı imzasını taşıınasa dahi, ödeme yapılan aylar için fazla mesai ve tatil ücretinin hesaplanmaması gerekir.”(9.HD. 2007/36267 E. 2008/6379 K. 25.03.2008)

“…Somut olayda, mahkemece, dosya içinde mevcut ibraname vc ücret bordrolarına değer verilerek bu doğrultuda hüküm kurulmuşsa da, söz konusu ibranamenin tarih içermediği anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince tarihsiz ibranamelerin geçerli olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda, dosya içindeki ibranameye değer verilerek sonuca gidilmesi hatalıdır.
Öte yandan, davacı tarafça dosyaya sunulan, hafta tatili ve fazla çalışma tahakkuku içeren bordroların davacının imzasını içermediği, buna karşın bordroda yazılı bedellerin, banka hesabından ihtirazi kayıt konulmaksızın çekildiği görülmektedir. Ancak davacı tarafça bu bedellerin davacının eşi tarafından çekildiği iddia edilmiş olmakla, mahkemece söz konusu ödemelerin banka tarafından kime yapıldığı tespit edilerek sonucunda göre karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2008/32292 E. 2010/18737 K. 14/06/2010)
Bozma sonrası:
Mahkeme kararı: “Fazla mesai ücretinin tutarı konusunda ise, davacıya yapılan tüm ödemelerin davacının eşi ile ortak banka hesabına yapılmış olması, paranın davacının eşi tarafından çekilmiş olması nedeniyle, davacının hesaplarını kontrol edebilmek ve ihtirazi kayıt koyabilmek olanağına sahip olduğu değerlendirilmiş bu nedenle bordrolarda yapıldığı belirtilen fazla mesai ödemelerinin nazara alınması gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Bu nedenle fazla mesai ödemesi yapıldığı bordrolarla gösterilen aylara ilişkin ücretin ödendiği kabul edilmiştir. Diğer aylara ilişkin bilirkişi hesaplaması kapsamında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hafta tatili alacakları da bu değerlendirme kapsamında belirlenmiş olup, bilirkişi raporu 2. şıktaki hesaplamalara itibar etmek gerekmiştir.”
9.HD Kararı:
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, iki tarafın yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA”(9.HD 2013/3502 E. 2013/4060 K. 04.02.2013)

“…Davacının tüm ücret bordrolarının imzasız olduğu ve birçoğunda fazla çalışma ya da ek mesai adı altında ödeme yer aldığı görülmektedir.
Davacının aylık ücretinin ödenmediğine ilişkin bir iddiası yoktur. Böyle olunca davacıya bu bordrolar gösterilerek kendisine bordrolarda yazılı miktarların ödenip ödenmediği sorulmalıdır.
Fazla çalışma miktarının bu şekilde ödendiği belirlendiği takdirde fazla çalışma ödenen aylar dışlanarak, sadece ödenmeyen aylar için anılan alacak hesaplanarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tüm süre için fazla çalışma ücretinin kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.”(9.HD. 2009/24899 E. 2011 /41831 K. 31.10.2011)

“…Somut olayda davalı işveren, davaya cevap dilekçesinde fazla mesai ücretlerinin ödendiği savunmasında bulunup, bu savunmasının delili olarak da Haziran 2005-Şubat 2006 dönemine ilişkin ücret bordroları ibraz etmiştir. İbraz edilen bordrolar da fazla mesai ücreti tahakkuk ettirilmiş olmakla birlikte, bordrolar davacının imzasını taşımamaktadır. İmzasız bordrolara istinaden davalı işverenin ödemeye ilişkin iddiasını ispatladığından söz edilemez. Mahkemece, davalı işverenin fazla çalışına yapıldığı ancak ücretinin ödendiği yönündeki savunmasına, bu ödemelerin davacının varsa banka hesabına yatırılıp yatırılmadığı araştırılmadan davacının fazla çalışma yaptığını ispatlayamadığı kabul edilerek istemin reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2008/40145 E. 2010/26632 K. 30.09.2010)

“…Somut olayda ; dosya içerisine davalı tarafça ibraz, edilen ücret bordroların bir kısmında fazla çalışına ücret tahakkuku bulunduğu görülmektedir. Ücret bordrolar imzasız olmakla birlikte, ödemelerin davacının banka hesabına yapıldığı belirtilmiştir. Mahkemece, ücret bordrolarında tahakkuk ettirilen miktarların davacının banka hesabına yatırılıp yatırılmadığı araştırılmalı, bordrolarda gösterilen fazla çalışma ücretlerinin ödendiği belirlendiği takdiri de, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak ödeme bulunan dönem dışlanmak sureti fazla çalışına ücret alacağı hesaplanmalıdır. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması hatalı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2012/12403 E. 2013/1829 K. 05.02.2013)

“…Davalı vekili bilirkişi raporu alındıktan sonra, fazla mesai tahakkukunu içeren imzalı ücret bordrolarını ibraz etmiştir.
Mahkemece fazla mesai ücreti alacağının yeniden tespiti için ek bilirkişi raporu alınması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.”(9. HD. 2006/2687 E. 2006/24180 K. 20.09.2006)

“…Somut olayda, mahkemece bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılmış ise de alman bilirkişi raporundan sonra davalı vekili tarafından daha önce dosyaya sunulmayan Mart 2003-Temmuz 2003 tarihleri arasındaki aylarına ilişkin fazla çalışma tahakkuku içeren imzalı bordrolar dosyaya sunulmuştur.
Ödeme itiraz niteliğinde olup davanın her aşamasında ileri sürülebilir. İtiraz mahiyetindeki imzalı bu belgeler mahkemece nazara alınmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş bilirkişiden ek rapor da alınmak suretiyle, 2003 yılına ait bordrolar bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda fazla mesai alacağı hakkında karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2011/46417 E. 2011/48912 K. 20.12.2011)

“…Mevcut dosya kapsamında tahakkuk bulunan imzalı bordrolar var ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu ayların hesaplama dışında bırakılıp bırakılmadığı anlaşılamamaktadır. Bu sebeple rapordaki bu belirsizliğin giderilerek gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle davalının ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunduğu da dikkate alınarak davacının fazla mesai ücret alacağının ne kadar olduğunun tespiti gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/10476 E. 2013/5 K. 21.01.2013)

“…Davacı fazla mesai, bayram ve genel tatil çalışma ücreti talep etmiş, mahkemece 2006 yılma ait bordrolar dikkate alınarak bu talepler reddedilmiştir.
Davacı taraf tanık beyanları yanında işyeri kayıtlarına dayanmış olup davacının çalıştığı süre dikkate alındığında fazla mesai, bayram ve genel tatil ücret taleplerinin sadece bir döneme ait hizmet akdi ve bordroya istinaden reddi hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş. davacının tüm çalışma dönemine ilişkin bordrolar ile kasa açılış kapanış kayıtları ile diğer işyeri kayıtlarının getirtilerek tanık beyanları getirtilen işyeri kayıtları ile birlikte hizmet akdi de gözardı edilmeden değerlendirilip gerekirse bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”(9.HD. 2010/15416 E. 2012/20071 K. 11.06.2012)

“…Dosyaya davalı işverence 8.6.2005 tarihli dilekçe ekinde bir kısım ücret bordroları sunulmuştur.
Bordroların bir kısmında fazla çalışma, bayram ve genel tatil çalışması ile hafta tatili çalışması ücretleri tahakkuku vardır.
Her ne kadar bordrolarda davacı imzası bulunmamakla ise dc, mahkemece bordrolara karşı diyecekleri davacı işçiye sorulmamıştır.
Tahakkuku yapılan tutarların işçiye ödendiği sonucuna varıldığı takdirde, aynı dönem için fazla çalışma, hafta tatili ve bayram genel tatil ücreti ücretine hak kazanılması doğru olmaz.
Karar bu yönden de eksik incelemeye dayalı olarak verilmiştir.”(9.HD. 2006/4241 E. 2006/8558 K. 04.04.2006)

“…Somut olayda davacının davalı özel eğitim kurumunda müdür yardımcısı olarak çalıştığı sabittir.
Taraf tanıklarının beyanlarına göre davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içindeki ilk iş sözleşmesinde ücret 2.100 TL, ikinci iş sözleşmesinde ise 2.350 TL olarak kararlaştırılmıştır.
Davalı işveren tarafından bu miktarlar üzerinden ödeme yapılmıştır.
Ancak iicret bordrolarında davacının heray değişik miktarlarda fazlaçalışma yaptığı gösterilerek tahakkuk yapılmış ise de ödenen rakamlar iş sözleşmesinde kararlaştırılan miktarlardır. Bu bordrolar gerçeği yansıtmamaktadır.
Bu durumda bilirkişi tarafından düzenlenen 14.11.2008 tarihli ek raporda
1. şık seçenek olarak yapılan hesaplama dikkate alınarak davacının fazla çalışma alacağı hakkında bir karar verilmelidir.
Eksik inceleme ile davacının fazla çalışma alacağının reddi hatalıdır.”(9.HD. 2009/31893 E. 2011 /49008 K. 21.12.2011)

“…Dosya içeriğine göre, davalı tarafça 04.01.2007-31.12.2007 , 02.01.2008- 31.12.2008, 02.01.2009-31.03.2009 tarihleri arasındaki günlere ait işyeri giriş çıkış kayıtları ile çalışma dönemine ilişkin olarak davacının imzasını içerir ücret bordroları sunulmuştur. Davacının imzasını içerir ücret bordrolarının bir kısmında fazla mesai tahakkukunun yapıldığı anlaşılmaktadır, llükme esas alman bilirkişi raporunda fazla mesai tahakkuku bulunup ihtirazi kayıt beyan edilmeksizin imzalanan bordro içeriğinin aksi bordro muadili yazılı bir belge ile ispatlanamadığından fazla mesai tahakkuku bulunan ayların hesaplama dışı bırakıldığı belirtilmiştir. Oysa ki bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması mümkün olup davalı tarafça dosyaya sunulan işyeri giriş çıkış kayıtları imzalı ücret bordrolarının aksini ispatlar, aynı kuvvette belge niteliğindedir. Hal böyle olunca davacının fazla mesai ücreti alacağının işyeri giriş çıkış kayıtları esas alınarak zamanaşımı defi de gözönünde bulundurularak hesaplanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.”(22. HD. 2013/13442 E. 2014/23494 K. 10.09.2014)

“…Somut olayda, davalı işyerinde çalışan taraf tanıklarının beyanları, şirket yetkilisinin çalışma saatlerine ilişkin duyurusu ile gündüz vardiyasında haftanın 6 günü günde 10.5 saat gece vardiyasında günde 12 saat olmak üzere iki vardiya şeklinde çalışıldığı anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davacının iki vardiya şeklinde ayda 2 hafta günde 10.5 saat çalıştığı 1 saat ara dinlenmesinin mahsubu ile günde 9.5 saat, diğer 2 hafta haftanın 6 günü 1.5 saat ara dinlenmesi ile günde
10.5 saat çalıştığını kabul ederek toplam ayda 60 saat üzerinden fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır.
Davalı işyerine ilişkin Dairemizden geçen emsal dosyalarda dinlenen tanıklar ve davacılar beyanlarında günlük 12 saatlik çalışma süresinde 10.5 saatin üzerindeki 1.5 saatlik çalışmanın ücretinin işverence ödendiğini belirtmişlerdir.
Davacı da tanık olarak dinlendiği Bursa 5. İş Mah. nin 2007/760 E sayılı dosyasında ki ifadesinde, 12 şer saatlik 2 vardiya halinde çalıştıklarını maaşlarının dışında günlük 1.5 saatlik fazla çalışma ücretinin işverence ödendiğini belirtmiştir.
İşyeri uygulaması olarak saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi vc hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, günlük 12 saatlik çalışmada 1.5 saatlik fazla çalışma ücretinin işveren tarafından ödendiği 1.5 saat de ara dinlenmesi yapıldığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti hesaplanmalıdır. Yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.”(9. HD. 2009/35273 E. 2012/875 K. 19.01.2012)

“…Somut olayda, davacının bordroya yansıtılarak ödenen fazla çalışma karşılıkları parasal olarak mahsup edilmiştir. Davacının bordroları incelendiğinde Ağustos 2008 ayma kadar olan bordrolarda fazla mesai adı altında yapılan ödemeler çok düşük miktarlarda ve maktu olup, bilirkişi hesabında 2008 yılı Ağustos ayına kadar olan miktarların parasal olarak mahsubu doğrudur. Ancak 2008 yılı Ağustos ayı ile bu aydan sonraki bordrolarda belirlenen fazla çalışma saatleri ve miktarları değişken olup, bu miktarlar banka hesabına yatırıldığından 2008 yılı Ağustos ayı ile bu aydan sonraki ayların fazla çalışma hesabından dışlanması gerekirken, ödenenlerin mahsup edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2012/10967 E. 2014/16050 K. 20/05/2014)

“…Davalı vekili, bordrolarda “Tatil Mesaisi” başlığının hafta tatili mesaisini, “Fazla Mesai 2” başlığının ise genel tatil tahakkukunu gösterdiğini beyan etmiştir.
Dosyada mevcut bordrolarda/hesap pusulalarında “Tatil Mesai” , “Fazla Mesai 1”, “Fazla Mesai 2”, “Fazla Mesai 3”, “Fazla Mesai 4” gibi bölümler olduğundan, bu bordrolar /hesap pusulaları taraflardan sorularak ve bu bölümlerdeki bazı dönemlerde mevcut tahakkukların hangi çalışma için (fazla mesai, hafta tatili çalışması, genel tatil çalışması) olduğu tespit edilerek, belirtilen başlıklar altında normal ücret haricinde tahakkuk olan imzalı veya imzasız olsa dahi bankaya bordro/hesap pusulası miktarı aynı şekilde yatırılarak davacı tarafından ihtirazi kayıtsız kabul edilen ödemeler dikkate alınmalıdır.
Yukarda açıklandığı şekilde bordroların ve hesap pusulalarının değerlendirmesi yapılırken, tahakkukların sembolik olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Fazla mesai sürelerinin genellikle aynı olması veya fazla mesai ve genel tatil çalışması sürelerinin bordrolarda/hesap pusulalarında farklı gösterilmekle beraber çalışma karşılığı ücretlerin tümünün toplamın hep aynı miktarda çıkması yahut çeşitli alacak/kesinti kalemlerinde farklılık yaratılarak neticede hep aynı net ücretin ödenmesi durumunda, bordrolardaki tahakkukların sembolik olduğunun kabulü gerekir. Böyle bir durumda, Mahkemece tespit edilecek fazla mesai ve genel tatil çalışması süreleri ile Mahkemece tespit edilen ücret üzerinden, tahakkuk içeren bordrosu/hesap pusulası olan dönemler dışlanmaksızın alacak miktarları hesaplanmalı, bordrolardaki/hesap pusulalarındaki para cinsinden tahakkuklar hesaplanan alacaktan mahsup edilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş, yukardaki açıklamalar dikkate alınarak, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacakları hakkında yeni bir bilirkişiden rapor almaktır.”(9. HD. 2012/7635 E. 2014/13947 K. 29.04.2014)

“…Yukarda açıklandığı şekilde bordroların ve hesap pusulalarının değerlendirmesi yapılırken, tahakkukların sembolik olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Fazla mesai sürelerinin genellikle aynı olması veya fazla mesai ve genel tatil çalışması sürelerinin bordrolarda/hesap pusulalarında farklı gösterilmekle beraber çalışma karşılığı ücretlerin tümünün toplamın hep aynı miktarda çıkması yahut çeşitli alacak”kesinti kalemlerinde farklılık yaratılarak neticede hep aynı net ücretin ödenmesi durumunda, bordrolardaki tahakkukların sembolik olduğunun kabulü gerekir. Böyle bir durumda, Mahkemece tespit edilecek fazla mesai ve genel tatil çalışması süreleri ile Mahkemece tespil edilen ücret üzerinden, tahakkuk içeren bordrosu/hesap pusulası olan dönemler dışlanmaksızın alacak miktarları hesaplanmalı, bordrolardaki/hesap pusulalarındaki para cinsinden tahakkuklar hesaplanan alacaktan mahsup edilmelidir.
Mahkemece yapılacak iş, yukardaki açıklamalar dikkate alınarak, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacakları hakkında yeniden ehil bir bilirkişiden rapor almaktır.”(9. HD. 2012/7611 E. 2014/12693 K. 15.04.2014)
“…Bilirkişi işyeri kayıtlarından davacının fazla çalışma yaptığı aylan tespit etmiş ise de, dosyada bulunan bordrolardan o aylarda fazla çalışma tahakkuklarının yapıldığı görülmektedir. Fazla çalışmanın kayıtlara dayanması halinde o aym dışlanması değil mahsubu yoluna gidilmelidir. Mahkemece yapılan tahakkukların yapılan fazla çalışmalardan mahsubunun gerekip gerekmediği tartışılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/5119 E. 2013/12830 K. 08.07.2013)

“….Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar dışlanmak suretiyle puantaj kayıtlarına göre fazla çalışma alacakları hesaplanmışsa da davacıya 2003 yılı Ağustos ayı bordrosunda 163 saat karşılığı 1369 TL, aynı yıl Aralık ayı bordrosunda 285 saat karşılığı 2765 TL, 2004 yılı Şubat ayı bordrosunda 26 saat karşılığı 252 TL, aynı yıl Mayıs ayı bordrosunda 386 saat karşılığı 3748 TL fazla çalışma alacağı tahakkuk ettirildiği görülmekledir. Bu ayların hesap dışı bırakılması doğrudur. Ancak dosyadaki puantaj kayıtlarına göre davacının sözkonusu aylarda kendisine ödeme yapılan miktar kadar fazla çalışması bulunmamaktadır. Davalının fazla çalışma alacağının toptan ödendiği şeklindeki savunması da gözetildiğinde, mahkemece, değinilen aylardaki fazla ödemeler tespit edilerek bunların neye istinaden yapıldığının saptanması, fazla çalışmaya yönelik ödeme yapıldığının anlaşılması durumunda hesaplanacak miktardan indirilmesi, gerekirse bu konuda ek rapor alınması zorunludur. Bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması isabetsizdir.”(9.HD. 2010/45170 E. 2013/5407 K. 12.02.2013)

“…Somut olayda davacı işçinin kurşun döküm işinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece sözkonusu çalışmanın “Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedibuçuk Saat Veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Tüzük” kapsamında olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece dosya içinde bulunan davacının imzasını taşıyan ağustos 2003 tarihinden ağustos 2004 tarihine kadar olan bordrolarda fazla çalışma sütununda ”0” yazdığı için anılan bordrolara değer verilerek davacının ancak 17.5.2003 -31.7.2003 arası dönem için fazla mesai ücreti talep edebileceği kabul edilerek hüküm kurulmuştur.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre imzalı bordrolarda fazla çalışma sütununda rakam yazması halinde bordroya itibar edilerek o ay için fazla çalışına ücretinin ödendiği kabul edilmektedir. Ancak bu sütunda herhangi bir şey yazmaması veya “O “ yazması durumunda davacı tanık ifadeleri ile fazla çalışına yaptığını kanıtlayabilir.
Davacının fazla çalışma yaptığı dosya içeriği ve özellikle tanık ifadeleri ile açıkça bellidir. Ayrıca davalı işyerinde çalışan başka işçilere ait benzer dosyalarda da fazla çalışma ücretinin ödenmesi yönünde karar verilmiştir.
Yukarıda yazılı nedenlerle davacının tanık beyanları da dikkate alınarak tüm çalışma dönemi için fazla mesai ücreti belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2008/5640 E. 2009/18812 K. 03/0.7/2009)

“..Somut olayda, dosyada alınan her iki bilirkişi raporunda da davacıya fazla çalışmalarının ödendiği, ihtirazi kayıt ileri sürmediği gerekçeleriyle hesaplama yapılmamış, Mahkemece de fazla çalışmanın ödendiği ve diğer dönemlerin ispatlanamadığı gerekçesi ile fazla çalışma alacağı reddedilmiştir.
Dosya da bulunan bordroların incelenmesinde bordrolar imzalı olsa da fazla çalışmaların sadece bazı aylarda tahakkuk ettirildiği, diğer aylarda fazla çalışma tahakkuku bulunmadığı görülmüştür.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre imzalı bordrolarda fazla çalışma sütununda rakam yazması halinde bordroya itibar edilerek o ay için fazla çalışma ücretinin ödendiği kabul edilmektedir. Ancak bu sütunda herhangi bir şey yazmaması veya “0 “ yazması durumunda davacı tanık ifadeleri ile fazla çalışma yaptığını kanıtlayabilir.
Davacı tanıkları davacının sezon döneminde 8-20 saatleri arasında çalıştığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıklarından da sezon dönemlerinde yoğun çalışıldığı anlaşılmaktadır. Alman beyanlar karşısında davacının sezon dönemlerinde ikili vardiyada çalışan davacının fazla çalışma yaptığı anlaşıldığından fazla çalışma alacağı isteminin yerinde olmayan gerekçe ile reddi hatalıdır.”(7.HD. 2013/10597 E. 2013/18167 K. 04.11.2013)

“…Somut olayda Mahkemece dosyada bulunan ücret bordrolarında fazla çalışma hanesinin bulunduğu ve bordroyu ihtirazi kayıtsız imzalayan davacının fazla çalışma talep edemeyeceği gerekçesi ile fazla çalışma talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosyada bulunan tüm ücret bordrolarında fazla çalışma karşılığı “0.0” olarak gözükmektedir. Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre fazla çalışma ücreti hanesi “0.0” gösterilmişse işverenin fazla çalışma ücreti ödemediği, aksinin yani fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatlanabileceği kabul edilmektedir. Bu nedenle tanık beyanlarıyla dosyada bulunan bilgi ve belgeler bir değerlendirilmeye tabi tutularak davacının fazla çalışma alacağı olup olmadığı belirlenip çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozma nedenidir.”(7. HD. 2013/25464 E. 2014/6266 K. 18.03.2014)

“…Somut olayda; davalı işveren, Ocak/2004- Nisan 2005 dönemine ait fazla çalışma sütununda sıfır (0) gösterilen bir kısım imzalı bordrolar ibraz etmiştir. Bilirkişi, 03.04.2007 tarihli ilk hesap raporunda fazla mesai sütununda sıfır (0) gösterilen bu bordroları dikkate almaksızın davacının fazla çalışma alacağını hesaplamıştır.
Davalı taraf; ibraz edilen, fazla mesai sütununda sıfır (0) gösterilen bordroların imzalı olduğu, bu nedenle davacının fazla çalışma alacağı talep edemeyeceği gerekçesiyle rapora itiraz etmiştir.
Davalının bu itirazı üzerine, mahkemece; imzalı, fazla mesai sütunu sıfır (0) yazan bordrolu dönemler hariç yeniden fazla mesai alacağı hesaplanması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Bilirkişi, 23.07.2007 tarihli ek raporunda: Fazla mesai sütununda sıfır ( 0) gösterilen imzalı bordrolu dönemler hariç yeniden fazla mesai alacağı hesaplamış ve mahkemece de bu ek bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla mesai alacağına karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, fazla mesai alacaklarının bu şekilde bordrolarda sıfır (0) olarak gösterilmesi, herhangi bir tahakkuk ve ödeme içermemesi halinde davacı işçi, bu alacaklarla ilgili çalışmasını ispatlaması durumunda fazla çalışma alacağına hak kazanır. Bu nedenle fazla mesai sütunları sıfır (0) olarak gösterilen bu bordrolu dönemler de dahil fazla mesai alacağının hesaplandığı 03.04.2007 tarihli ilk bilirkişi raporu mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak fazla çalışma alacağı hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2008/3009 F. 2009/18484 K. 02.07.2009)

“…Somut olayda yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporunda imzalı bordrolarda fazla mesai hanesinin bulunduğu ve “sıfır” yazdığı belirtilerek davacının fazla mesai ücreti alacağının bulunmadığı belirtilmiş ve mahkemece bu değerlendirme doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de davacıya ait bordrolarda fazla mesai hanesinde “sıfır” yazması davacının fazla mesai yapmadığı anlamını taşımayacağı, bu gibi hallerde fazla mesai ücreti talebinin tanık beyanları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği göz ardı edilerek hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması hatalıdır.”(9.HD. 2009/17371 E. 2011/35552 K. 06.10.2011)

“…Somut olayda, davacının izinli veya raporlu olmadığı sürece hafta tatillerinde çalıştığı tanıklar tarafından açıkça ifade edilmiştir. Dosyanın eki olan ve bütün işçileri gösteren bir kısım bordrolar imzalı iken bir kısmı ise imzasızdır. İşveren tarafından hafta tatili alacaklarının dönem dönem ödendiği de bellidir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının bordrolarda sıfır (0) olarak gösterilmesi, herhangi bir tahakkuk ve ödeme içermemesi halinde davacı işçi, bu alacaklarla ilgili çalışmasını ispatlaması durumunda alacağa hak kazanır.
Bu nedenle tahakkuk bulunan imzalı ve imzasız olan bordrolar ayrıştırılarak, imzalı olan aylar dışlanarak, davacının çalıştığı günler ile izinli ve raporlu olduğu tarihler tespit edilerek hafta tatili alacağı hesaplanmalıdır. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2011/43158 E. 2011/33054 K. 20.09.2011)

“…Somut olayda bilirkişi aylık ücret bordrolarında fazla çalışma sütununda “0” yazılı olduğunu, davalının resmi kurum olması nedeniyle kayıtlarını düzgün tutması gerektiğini, işçinin bordroları imzaladığını bu sebeple aksini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini belirterek fazla çalışma alacağını hesaplamam ıştır.
Dosya içeriğinde mevcut 2000-2007 yılları arasındaki bordrolar bilgisayar çıktısı şeklinde düzenlenmiş olup, fazla çalışma sütununda ‘0’ yazmakta ve imzasızdır. 2000 yılı öncesi bordrolar ise imzalı ve fazla çalışma sütununda çeşitli miktarlar da tahakkuk mevcuttur.
Bilirkişi, tüm bordrolarda fazla çalışma sütununda ‘0’ yazdığını beliıtse de söz konusu bordroların dışında davacı tarafından imzalı bir kısım bordrolarda fazla mesai sütunlarında tahakkuk mevcut olup fazla çalışma sütunun da tahakkuk bulunan aylar için hesap yapılmaması doğru ise de 2000- 2007 yılları arası bordrolarda ‘0’ rakamının yazılı olması bordro da tahakkuk bulunduğu anlamına gelmeyeceğinden 2000-2007 yılları arası için dosyadaki deliller değerlendirmeye tabi tutularak fazla çalışma alacağı hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.”(9.HD. 2010/13190 E. 2012/19137 K. 31.05.2012)

“…Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davacının fazla mesai talebinin reddine karar verilmiş ise de, dosyaya sunulan davacının çalıştığı dönemi kapsayan ücret bordrolarının tetkikinde bazı aylarda fazla mesai sütununda tahakkuk bulunmadığı “0” yazılı olduğu görülmektedir.
O halde bu aylar için tanık beyanları diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek davacı lehine fazla mesai ücreti hesabı yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.”(9.HD. 2010/15463 E. 2012/23302 K. 18.06.2012)

“…Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda imzalı ücret pusulalarında fazla çalışma sütununda “0” rakamının yazılı olduğu davacı tarafından ihtirazi kayıt koyulmaksızın imzalandığı belirtilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmamış mahkemece istek reddedilmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması uyarınca fazla çalışma sütunlarında tahakkuk bulunmaması halinde davacı fazla çalışma yaptığını ve ücretinin ödenmediğini her türlü delille ispatlayabilir ve bordrolardaki fazla çalışma sütununda “0”.yazılı olması tahakkuk yapıldığı anlamına gelmez.
Bu sebeple davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığı hususunda dosyadaki deliller değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır.
Yazılı şekilde fazla çalışma isteğinin reddedilmesi hatalıdır.”(9.HD. 2008/13380 E. 2009/36890 K. 24.12.2009)

“…Somut olayda ücret bordrolarında fazla çalışma sütunu olmadığı gibi ekindeki ücret hesap pusulalarında “ fazla mesai yok” ibaresi bulunmaktadır. İşyerinde çalışan tüm işçilere asgari ücret üzerinden ödeme yapıldığı anlaşılmakla bu tip imzalı belgelere itibar edilme olanağı yoktur.
Mahkemece davacının başvurusu üzerine düzenlenen Bölge Çalışma Müdürlüğü soruşturma evrakları getirtilerek tanık beyanları ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerekirken eksik inceleme ile fazla çalışma ücreti isteğinin reddi hatalıdır.”(9.HD. 2008/39758 E. 2010/35903 K. 03/12/2010)

“…Davacının imzasını taşıyan 2001 yılı aralık ayı ve sonrasına ait aylık ücret bordrolarında “fazla mesai yapmadım, aylık istihkakımı lam olarak aldım” ibaresi yazılıdır. Ancak söz konusu bordrolarda fazla mesai tahakkuku bulunmamaktadır.
Taraflar arasında iş ilişkisinin devam ettiği sırada ücret bordrolarına eklenen bu tür ifadelerin geçerli olmadığı kabul edilmelidir.
Davacı işçi bahsi geçen dönem içinde fazla çalıştığını kanıtlaması durumunda zamlı olarak karşılığını talep edebilmelidir.
Somut olayda da davacının işyerinde 12 saat esasına göre 2 vardiya olarak çalıştığı sabit olmuştur.
Böyle olunca 2001 yılı aralık ayından fesih tarihine kadar olan dönem için fazla mesai tahakkuku bulunan aylar hesaplama dışı bırakılmak suretiyle fazla çalışma ücreti hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.”(9. HD. 2007/29051 E. 2008/28165 K. 21.10.2008)

“…Davacının fazla çalışma ücretleri hesaplanırken 01.06.2005-01.09.2005 ve 01.07.2006-01.05.2007 tarihleri arasındaki 15 ayrı bordro dönemi hesaplama dışı tutulmuştur. Bilirkişi raporunda belirtilen dönem için fazla çalışma tahakkukları bulunmasa da, işçinin imzasını taşıyan ayrı bir beldede “ ücret bordrosunda dökümü yapılan ücretlerimi tam ve eksiksiz olarak tahsil ettiğimi, mezkur aya ait her nam altında olursa olsun bir hak ve alacağımın kalmadığını ve şirketi ibra ettiğimi beyan ederim” şeklinde bir açıklamaya yer verildiğini, bordro tahakkuklarının da banka hesabına yatırıldığı gerekçesiyle hesaplama yapılmamıştır. Mahkemece de sözü edilen hesap raporu esas alınarak karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan 01.06.2005-01.09.2005 ve 01.07.2006-01.05.2007 tarihleri arasındaki dönem bordrolarında fazla çalışma tahakkuku yer almamaktadır. İşçiye çalışırken imzalatılan ayrı bir belgede o ay için ücretlerini aldığı ve işvereni ibra ettiği şeklinde bir beyanın yazılı olması, fazla çalışma açısından ibrayı içermez. Önemli olan bordronun fazla çalışma tahakkukunu içermesidir.
Somut olayda bordroda fazla çalışma tahakkuku bulunmadığı gibi bankaya yatan miktarın da bordro ile uyumlu olduğu görülmektedir. O halde yukarıda tarihleri belirtilen 15 ay için fazla çalışma ücreti hesabı yapılmaması hatalıdır.”(9.HD. 2009/32080 E. 2012/11118 K. 03.04.2012)

“…Somut olayda, davacının fazla çalışma yaptığına yönelik iddiası dinlenilen tanık anlatımları ile doğrulanmıştır. Davalı tarafça ibraz edilen imzalı bordrolarda fazla çalışma sütununun bulunmaması ve işçinin bu bordroları ihtirazi kayıt olmaksızın imzalamış olması iş yerinde fazla çalışma yapılmadığını göstermez. Fazla çalışma ücret alacağı talebinin, bu gerekçe ile reddine karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2011/6707 E. 2011/5950 K. 03.03.2011)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*