Eğitim giderleri hakkında bilinmesi gerekenler

İşverence işçiye verilen eğitim, işçinin işyerinde mal ve hizmet üretimine katkı sağlaması sebebiyle işveren yararına olmakla birlikte, verilen eğitim sayesinde işçi daha nitelikli hale gelmekte ve ileride daha kolay iş bulabilmektedir.

Bu nedenle işçiye masrafları işverence karşılanmak üzere verilen eğitim karşılığında, işçinin belirli bir süre çalışmasının kararlaştırılması mümkündür.

İşçinin de verilen eğitim karşılığında işverene belirli bir süre iş görmesi, işverene olan sadakat borcu kapsamında değerlendirilmelidir.

Verilen eğitimin karşılığında yükümlenilen çalışma süresinin de eğitimin türü ve masrafları ile uyumlu olması gerekir. Buna karşın, işçiye 4857 sayılı İş Kanununun 78 inci ve devamı maddelerine göre, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitimlere ait giderler istenemez.

İşçiye verilen eğitimin karşılığında işverence yapılan masraflar o işçiye özgü olmalı ve yazılı delille ispatlanmalıdır. İşverenin toplu olarak verdiği eğitimler sebebiyle yapmış olduğu giderlerin işçi başına düşen tutarı, aynı dönemde eğitim alan işçi sayısına bölünmek suretiyle belirlenir. İşçiye verilen eğitim ile ilgili olduğu belirlenmeyen giderlerden işçi sorumlu olmaz.

İşyerinin devri halinde de işçinin eğitim gideri karşılığında belirli bir süre çalışma yükümü devam eder. Bu konuda yükümlülüğün ihlali halinde devralan işverenin de eğitim giderlerini talep hakkı bulunmaktadır.

İşçinin geçici iş ilişkisi kapsamında çalıştırıldığı süre de eğitim karşılığı yükümlü olduğu çalışına süresinden sayılır.
İşverence işçi adına yapılan eğitim giderlerinin tamamı yerine, işçinin çalıştığı ve çalışması gereken sürelere göre oran kurularak indirim yapıldıktan sonra kalan miktarının tahsiline karar verilmesi gerekir.

Gerçekten işçi, eğitimden sonra çalışmayı yükümlendiği sürenin bir kısmında çalışmış ise işverene bu konuda katkı sağlamış olmaktadır. İşçinin yükümlü olduğu sürenin tamamında çalışılmış olunması halinde ise, işverence eğitim giderleri istenemez (Yargıtay 9.11D. 6.10.2008 gün 2007/27538 E, 2008/25446 K.).

Mesleki eğitim, işyerindeki çalışma isteği ve verimi artırmak amacıyla yapılan, verilen eğitim dolayısıyla işçinin bilgi ve donanımını da artıran faydalı bir faaliyettir. İşveren işçisine eğitim verirken elde edeceği faydaları da düşünerek masrafları üstlenmekte, külfet altına girmekte ve dolayısıyla karşılığını da beklemektedir.

Uygulamada verilen eğitim sırasında veya sonrasında sözleşme ilişkisinin sona ermesi halinde işveren eğitim giderlerinin geri istenebileceğine ilişkin sözleşmelere hüküm koymaktadır. Sözleşmeye konulan hükme rağmen haklı veya haksız fesih yapılabilmesi yine de mümkün olmakla en azından fesih yasağı belirli süre ile sınırlı olduğundan, bu tür şartlar tek taraflı cezai şart niteliğinde olmadığından geçerli kabul edilmektedir.

Eğitim giderinin geri istenebilmesi için yazılı bir sözleşme bulunması şarttır. Aksi taktirde geri istenmesi mümkün değildir. Yazılı şart yoksa işverenin eğitimi tek taraflı verdiği kabul edilir.

Geri istenmesi mümkün olarak giderler kural olarak işçiye bizzat eğitimi için yapılan yol, yemek, ulaşım ile konaklama masrafları(gece ekibi, hizmetli (temizlik ve yatakhane ) giderleri, konaklayanlar için yemek gideri, elektrik, su giderleri), eğitim için tutulan yer masrafları, eğiticinin eğitim vermesi için kendisine yapılan yol ve eğitici ücretleridir. Bu giderler ancak belgelendirilmek kaydıyla eğitim verilen kişi sayısına ve çalışması gereken süreye orantılanarak geri alınabilir.

Eğitim süresince işçiye verilen ücretler eğitim gideri kapsamında kalmadığından geri istenmesi mümkün değildir. Aynı şekilde reklam giderleri, öğrenci maaşları, beklenmeyen giderler eğitim giderlerinden olmadığından istenemez.
4857 sayılı İş Kanununun 78 ve devamı maddelerine göre, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri kapsamında verilmesi gereken eğitim giderlerinin istenmesi de mümkün değildir.

Sözleşmede işçiye verilen eğitim giderlerinin geri istenebileceği kararlaştınlabileceği gibi çoğu zaman cezai şart niteliğinde “sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi halinde standart olarak 20000 TL eğitim gideri işçi tarafından ödenecektir” şeklinde sözleşme hükümleri ile de karşılaşılabilmektedir. Bu gibi hallerde eğitim gideri cezai şart niteliğinde ve tek taraflı olsa da verilen eğitimin masrafı ve niteliği ile orantılı olup olmadığı yönünden araştırma yapılmalıdır. Verilen eğitim kısa ve yapılan gider az olmasına karşın uzun çalışma süresi öngörülmesi açık oransızlığın göstergesidir. Verilen eğitimin işçinin mesleğine bir katkısı olmaması halinde de oransızlık ortaya çıkabilecektir.
Oransızlık halinde hakim 6098 sayılı TBK. m. 182/son hükmü gereğince indirim yapmalıdır.

Eğitim gideri hesabında verilen eğitim dönemi içerisinde yapılan giderlerin toplamı esas alınır.
Toplam gider o dönemde eğitim gören öğrenci sayısına bölünerek öğrenci başına düşen eğitim maliyeti bulunur.
Öğrenci başına düşen maliyet ise çalışılması gereken süreye orantılanarak sorumlu olunan miktar tespit edilir.
TOPLAM MALİYET : 100.000 TL
ÖĞRENCİ SAYISI : 10 kişi
KİŞİ BAŞINA DÜŞEN : 100000/10=10.000 TL
Hesaplama yöntemi örneklemek gerekirse şu şekilde olmalıdır. Örneğin işçi için 3 aylık eğitim sonucu 10800 TL kişi başı eğilim harcaması yapılmış sözleşmede çalışma süresi olarak da 3 yıl çalışma öngörülmüş olsun. Davacı eğilim tarihinden sonra 3 tam yıl çalışması gerekirken 1 yıl 3 ay 12 gün sonra sözleşme işçi tarafından haksız feshedilmiş olsun. Hesaplama şu şekilde olmalıdır.
Çalışılması gereken süre : 3 yıl.
Çalışılmayan süre : 3 yıl-1 yıl 3 ay 12 gün=l yıl 8 ay 18 gündür.
Toplam eğitim gideri 108000 TL. Katılan 10 kişi ise kişi başı düşen maliyet 108000/10-10800 TL dir. 10.800 TL 3 yıl karşılığı işçiye verilen eğitim maliyeti olup hesaplama için çalışılması gereken süreden çalışılan süreyi çıkararak kalan süreyi bulmalı sonra 3 yıl karşılığı verilen eğitim giderinden 1 yıla, 1 aya ve 1 güne düşen maliyet bulunarak kalan süreyle çarpı İmalıdır.
3 yıl karşılığı eğitim gideri : 10800 TL.
1 yıl karşılığı : 10800/3 =3600 TL
1 ay karşılığı : 3600/12 = 300 TL
1 gün karşılığı : 300/30 =10TL
Bu durumda eğitim giderinin karşılığı şöyle olmalıdır:
Bakiye kalan süre I yıl 8 ay 18 gündür.
1 yıl için : 1×3600 =3600 TL
8 ay için ; 8x 300 =2400 TL
18 gün için : 18×10 = 180 TL
Toplam 6180 TL.
Yapılan eğitimin gerçek karşılığı değil cezai şart istenmekteyse yine çalışılan süreye orantılama yapılarak TBK 182/son maddesi gereği indirim yapılmalıdır.

Eğitim gideri, yasal faiziyle hüküm altına alınır.
Faiz başlangıcı temerrüde düşürülmüşse bu tarih, temerrüt yoksa dava ve ıslah tarihidir.
Zamanaşımı, dönemsel bir edim olmadığından ve tazminat niteliğinde olduğundan 10 yıldır.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*