Doğum iznine ilişkin Yargıtay kararları

Doğum izni döneminde işçiye ücret ödenmez. İş göremezlik ödeneğinin muhatabı işveren değildir.

Doğum izni işverenin takdirinde değildir. Talep halinde verilmesi zorunludur. Verilmemesi haklı fesih sebebidir.

Doğum izninde olduğu dönemde çalışma yapılmadığından çalışılmayan bu süreler ihbar ve kıdem tazminatına esas hizmet süresinin hesabında nazara alınamaz.

“…Doğum öncesi ve doğum sonrası 8 haftalık doğum izninin yasal dayanağı 5510 sayılı yasanın 15. maddesi olup, bu süre içerisinde işçi ücret haketmeyip iş göremezlik ödeneğine müstahaktır. İş göremezlik ödeneğinin muhatabı da işveren değil. Sosyal Güvenlik Kurumu’dur. Ayrıca İş Kanunu’nun 48/2 maddesi uyarınca sağlık sorunu nedeniyle çalışamayan işçiye ücreti ile aldığı geçiçi iş göremezlik ödeneğinin ödenmesinin koşulu iş sözleşmesi, personel yönetmeliği, Toplu İş Sözleşmesi gibi belgelerde açık düzenleme olmasıdır.

Dosyada işyerinde bu şekilde bir düzenleme bulunduğuna dair delil sunulmadığı görülmekle, davacının doğum izninde olduğu döneme ilişkin ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır. Kaldı ki davacının ücret talebinde bulunduğu bu döneme ilişkin kesintisiz çalışma iddiası kesinleşen hizmet tespiti davası ile de reddedilmiş olup, yazılı gerekçe ile ücret alacağının kabulü bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2012/4507 E. 2014/8558 K. 17/03/2014)

doğum izni

“…Somut olayda davacı 21.03.2005 tarihinde işverene sunduğu dilekçe ile herhangi bir gerekçe göstermeden görevinden ayrılmak istediğini belirtmiştir. Mahkemece dinlenen davacı ve bölge çalışına müdürü davalı tanığının ifadeleri, davacının yasal doğum izinlerini kullandıktan sonra işverenden ücretsiz izin talebinde bulunduğu ancak işlerin yoğunluğu nedeniyle talebinin kabul edilmediği yönündedir. Davacının talebinin kabul edilmemesi üzerine istifa dilekçesi vererek işinden ayrıldığı dosya kapsamı itibarı ile sabittir. Davacı dilekçesinde sebep göstermemiş ise de istifa iradesi burada verilmeyen doğum sonrası ücretsiz izne ilişkin olup dava dilekçesinde bu somut sebepleri açıklamış davalı tanığı da bu sebepleri doğrulamıştır.

4857 sayılı İş Kanunu 74 maddesinin 5.fıkrasında “isteği halinde kadın işçiye on altı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde on sekiz, haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir.” hükmü mevcuttur. Maddenin içeriğine ve düzenleniş biçimine bakıldığında “izin verilir” şeklinde emredici mahiyette olduğu, işçinin talep etmesi halinde yasal ücretli doğum izinlerinin kullanılmasından sonra işverence 6 aya karar ücretsiz izin verilmesinin zorunlu olduğu sonucu çıkmaktadır. İznin verilmesi işverenin takdirine bırakılmamıştır. Kadın işçi yasal doğum izinlerini kullandıktan sonra talepte bulunmak şartıyla 6 aya kadar ücretsiz izin kullanabilecektir.

İş Kanunu ‘nun amacı işverenle çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 104.maddesinde 74.madde hükmüne aykırı olarak doğumdan önceki ve sonraki sürelerde gebe veya doğum yapmış kadınları çalıştıran veya ücretsiz izin vermeyen işveren veya vekiline para cezası verileceği hükmü de mevcuttur.

Bütün bu açıklamalar karşısında davacının iş sözleşmesini 74. madde hükümlerini işverenin uygulamaması üzerine haklı nedenlerle feshettiği anlaşılmakta olup kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı nedenlerle reddedilmesi hatalıdır.”9. HD. 2007/27521 E. 2008/25157 K. 26/09/2008)

“…Davacının, doğum ve toplu süt iznini kullanması sonucu 18.12.2007 tarihinde işe başlamak için davalı işverene başvurduğu ve ücretsiz izin talep ettiği toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
4857 Sayılı Yasa’nın 74/5 maddesine göre isteği halinde kadın işçiye 6 aya kadar ücretsiz doğum izni verilmesi zorunludur.

Davacının izin talebinde bulunduğu gerek davalı tarafından çekilen ihtarnameden, gerekse davaya cevap dilekçesinden anlaşılmaktadır. Davacının izin talebi kabul edilmediğine göre somut olayda davacının haklı fesih ile iş sözleşmesini sona erdirdiği kabul edilerek kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2010/5907 E. 2012/13018 K. 16.04.2012)

“…Somut olayda, 23/06/2003 tarihli dilekçesi, vizite kağıdı vc tanık beyanlarından davacının ücretsiz doğum iznine ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu sürenin kıdem süresinden sayılması hatalıdır.”(9. HD. 2008/12164 E. 2009/32087 K. 16/11/2009)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*