Bankacılarda fazla çalışma – Yargıtay kararları

“…Somut olayda, davacının çalışma şekline ilişkin işverence düzenlenmiş herhangi bir belge yargılama sırasında sunulmamıştır. Davalı vekili, yargılama sırasında işçinin fazla çalışma yapmadığına dair savunma getirmiştir. Mahkemece şahit beyanları değerlendirilerek yapılan hesaplamaya göre alacak hüküm altına alınmıştır. Davalı savunmalarında, işyerinde çalışanların mesai girişlerini sisteme kendilerinin girdiği, buna göre bordro düzenlendiği, bankanın sisteme müdahale yetkisinin bulunmadığı, ihtirazi kayıt olmadığından fazla mesai alacağı talep edilemeyeceği ileri sürülmektedir. İşyerinin kurumsal niteliği dikkate alındığında, sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için banka sistem kayıtlarının incelenmesi gerektiği açıktır. Dosya içeriğinden ayrıca belirtilen alacak hakkında bordro tahakkuku olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Öncelikle uyuşmazlık konusu döneme ilişkin sistem kayıtları üzerinde uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak davacının çalışma süreleri tespit edilmeli, diğer delillerle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Ayrıca tüm banka kayıtları ve bordrolar getirtilerek tahakkuk ve ödemelerin örtüşüp örtüşmediği de denetlenerek bir karar verilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2013/1867 E. 2014/623 K. 22.01.2014

“…Somut olayda, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretleri hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Dosya arasındaki bordrolarda bu alacak için ayrı bir sütun mevcut olmakla birlikte, sıfır ibaresi yer aldığı görülmektedir. İşveren tarafından puantaj, vb belgeler sunulmamış, yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarına göre alacak hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafından ibraz edilen bir kısım bilgisayar çıktılarında davacının işlem saatleri takip edilebilmektedir. Mahkemece, yapılan işin niteliği gereği bilgisayar kullanımı ile doğrudan bağlantılı olduğu dikkate alınarak, bankadan bilgisayar açılış kapanış saatlerini gösteren tüm kayıtlar istenmeli, sunulmaması halinde bilgisayar mühendisi bilirkişi aracılığıyla işyerinde davacının kullandığı bilgisayar inceletilerek giriş çıkış saatleri netleştirilmeli, diğer deliller ile birlikte değerlendirilmek suretiyle bir sonuca varılmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
22.HD. 2013/6877 E.. 2014/4873 K. 06.03.2014

Davacı işçi fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek iş sözleşmesini feshetmiş ve bu davada kıdem tazminatı ile fazla çalışına ücreti isteklerinde bulunmuştur. Mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davacı işçinin işyerinde haftalık 45 saat olan normal çalışma süresini aşan çalışmalarının olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekten davacı tanıklarının beyanları ile dosyaya sunulan şube açma kapatma tutanakları ve elektronik posta yazışma örnekleri ile bu durum sabittir.
Bununla birlikte fazla çalışılan sürenin tespiti yönünden dosyadaki delil durumunun değerlendirilmesi gerekir. Bilirkişi raporunda şube açma ve kapama tutanakları dikkate alınmış ve davacının haftada 14 saat 30 dakika süreyle fazla çalışma yaptığı sonucuna varılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, dosyaya sunulan tutanaklar 1.7.2002 – 22.9.2004 arasında kalan dönemle ilgilidir. Bahsi geçen belgelerin kıyas yoluyla önceki dönemlere de uygulanması doğru olmaz. Tutanakların olmadığı dönem için diğer deliller olan tanık beyanlarına göre sonuca gidilmesi gerekir. Davacı tanıkları davacı işçinin her gün 19.30’a kadar çalıştığı ve arızi olarak ayda birkaç gün 20.30’a kadar görev yaptığını açıklamışlardır. Ara dinlenmesi de düşüldüğünde davacının haftalık fazla çalışmasının 14 saat 30 dakikayı bulmayacağı görülmektedir. Hesaplama bu doğrultuda yapılmalı ve takdiri indirim hususu da düşünülmek suretiyle bir karar verilmelidir.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, şube açma kapama tutanaklarının bir kısmında davacı işçinin imzası bulunmamaktadır. Şube kapama ile ilgili işlemleri diğer çalışanların yaptığı günlerde davacı işçinin şube kapama saatine kadar çalıştığı kanıtlanabilmiş değildir. Tanıklarca tüm çalışanların birlikte ayrıldığına dair beyanda bulunulmamıştır. Bu durumda davacının şube kapama ile ilgili işlemlerinin olmadığı günler için de anılan tutanaklara göre sonuca gidilmesi doğru olmaz. Bu günlerde çalışmaların da tanık beyanları doğrultusunda değerlendirilmesi gerekir.
9.HD. 2006/6822 E. 2006/15192 K. 23.05.2006

“…Somut olayda davacı fazla çalışma yaptığını ileri sürmüş, kanıtlamak için tanık dinletmiştir.
Davacı tanıklardan biri bankanın müşterisi, diğeri Bölge Müdürlüğünde uzun süre önce beraber çalıştığı bir iş arkadaşıdır.
Davalının banka olması nedeniyle çalışma saatlerinin kayıt altına alındığı bilinen bir gerçektir. Bu nedenle bankanın açılış kapanış saatlerinin ve davacının giriş çıkış saatlerinin araştırılarak davacının fazla çalışma yapıp yapmadığının belirlenmesi gerekirken görgüye dayalı bilgisi olmayan tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
9.HD. 2010/5739 E. 2012/12529 K. 12.04.2012

“…Somut olayda davacı davalı bankadan ayrıldığı tarihte iş akış yönetmeni olarak çalışmış fazla çalışma yaptığını ispatlamak adına işyerinde çalışmış olan üç tane tanık dinletmiştir. Dinlenen davacı tanıklarından P.E. davacı ile birlikte 2003 yılına kadar çalıştıklarını daha sonra şubelerinin ayrıldığını, tanık N.K.. 2000-2001 yılları arasında birlikte çalıştıklarını, tanık H.A. ise 2002- 2005 yılları arasında birlikte çalıştıklarını ifade etmiş ve birlikte çalıştıkları yıllar itibariyle davacının çalışma şekli ve sürelerini belirtmişlerdir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalının zamanaşımı def ‘i dikkate alınarak 31.12.2003-31.7.2007 tarihleri arasında hafta içi çalışmalarına yönelik olarak haftalık 10 saat ve ayda bir cumartesi çalışması için 3 saat üzerinden fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Hesaplanan fazla çalışma süresine yönelik olarak sadece tanık Hülya 2002-2005 yılları itibariyle beyanda bulunmuş olup o tarihte davacı müşteri hizmetleri yöneticisi olarak davalı işyerinde çalışmıştır. Davalı banka ise tanık göstermemiştir. Bu şekilde sadece tanık anlatımları ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş davalı işyeri nde uygulanan varsa toplu iş sözleşmesi ve çalışma düzenini belirleyen dahili talimatlar getirtilmeli, davacının çalıştığı bankanın bulunduğu yerdeki emniyetten hafta sonu ve normal mesai sonrası çalışmalarına ilişkin olarak bildirim yapılıp yapılmadığı sorulmalı ve işyerinde ki çalışma düzeni ve normal mesai saatleri belirlenmelidir.
Davacının günlük normal mesai saatlerini aşan çalışması olmuşsa bunun davacının kendisinden kaynaklanan sebeplere mi, yoksa işveren talimatı üzerine mi gerçekleştiği hususu da araştırılıp belirlenmesi gerekirken bütün bunlar yerine getirilmeden sadece soyut tanık anlatımları ile sonuca gidilerek hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
9. HD. 2009/42559 E. 2010/33595 K. 11.11.2010

…Davaya konu olayda davacının fazla çalışma alacağı, tanık beyanları ve dosyada mevcut üzerinde güvenlik görevlisinin adının yazılı olduğu alarm kayıtları dikkate alınarak belirlenmiştir. Ancak davalı bankada müşteri ilişkileri yönetmeni olarak çalışan davacının yaptığı iş ve görevine göre alarm kayıtlarının fazla mesai iddiası yönünden mutlak doğrulayıcı delil olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece bilirkişi tarafından hesaplanan miktardan hakkaniyet indirimi yapılmaması da isabetli olmamış ve belirlenen hususlar hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
22.HD. 2012/16687 E. 2013/5343 K. 14.03.2013

“…Bankalarda cumartesi ve pazar günlerinde çalışma yapılması halinde güvenlik açısından önceden ilgili Emniyet birimlerine yazılı olarak bilgi verildiği gözetilerek yapılacak iş davacının çalışma dönemi belirtilmek suretiyle, davacının görev yaptığı banka şubelerinde Cumartesi günleri çalışma yapılıp yapılmadığı hususunun ilgili Emniyet Müdürlüklerinden sorularak, ilgili banka şubesinden bu konuda yazılmış yazı örneklerinin istenerek taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde yer alan fazla mesaiye dair düzenlemeleri de dikkate alarak tüm dosya kapsamındaki delilleri birlikte değerlendirmek ve davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığım belirlemektir.
Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
7. HD. 2013/12433 E. 2013/21378 K. 09.12.2013

…Somut olayda, davacı… bank’a ait Antalya Toptancı Ilal Şubesinde çalışmış olması sebebi ile dava dilekçesinde belirtilen Banka Şubesinin güvenlik sisteminin kurucusu ve takipçisi olan D. Güvenlik Sistemleri firmasından, şubeye giriş-çıkış kayıtları ile bankalar fazla çalışma yaptıklarında ilgili kolluk kuvvetlerine haber verdiklerinden, banka şubesinin bildirimde bulunduğu ilgili kolluk biriminden kayıtlar getirtilerek, dosya kapsamındaki deliller ile birlikte değerlendirilip sonuea gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
7.HD. 2013/11622 E. 2013/13283 K. 12.07.2013

…Dosya kapsamından, davacının 22.3.2012 miktar içermeyen ibranameyi “tüm yasal hakların saklı” ihtirazi kaydıyla imzaladığı, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil’de çalışma iddiasını ise akrabası ve çocuklarının bakıcısı olan tanıklarının beyanları ile ispat etmeye çalıştığı anlaşılmıştır.
Hükme dayanarak yapılan bilirkişi raporunda da davacı tanıklarının beyanları gözetilerek fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücretleri yönünden hesap yapılmıştır.
Davalı işverenin banka olduğu gözetildiğinde, mesai saatleri dışında ve tatillerde çalıştıkları zaman en yakın karakola bilgi verdiklerinden mahkemece davacının çalıştığı, davalı bankaya ait şubenin ilgili Emniyet Müdürlüğünden mesai saatleri dışındaki ve tatil günlerindeki çalışmaları araştırılıp sonucuna göre fazla çalışma ve ulusal bayram gelen tatil ücreti hesaplanmalıdır. Bu yön gözetilmeksizin verilen karar eksik incelemeye dayalı olup bozmayı gerektirmiştir.
7.HD. 2014/1913 E. 2014/9581 K. 30/04/2014

…Somut olayda; şube müdürü olarak çalışan davacının üst düzey yönetici olduğu ve çalışma saatlerini kendisinin belirlediği kabul edilerek fazla çalışma ücret alacağı talebinin reddine karar verilmiş ise de davalı bankanın bir kısım genel mektup ve talimatnameler ile şubelerin çalışma saatlerine ilişkin düzenlemeler yaptığı ve davacının mesai saatlerinin bağlı bulunduğu üst makamlar tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır.
Saplanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, fazla çalışma ücret alacağı talebinin reddine karar verilmesi isabetsizdir. Davacının fazla çalışma iddiasına ilişkin
28.09.2009 tarihli dilekçesi ile bildirdiği deliller toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
9.HD. 2010/538 E. 2012/9353 K. 21.03.2012

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*