Ücrete zam yapılmaması nedeniyle iş akdinin haklı feshi mümkün müdür?

Ücret zammı yapılması yönünde işvereni bağlayan bir iş sözleşmesi veya işyeri uygulaması bulunmaması durumunda, işçinin, ücretlere zam yapılmaması veya yapılan zammı az bulması nedeniyle iş akdini haklı fesih imkanı bulunmamaktadır.

“…Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından gerekçe gösterilmeden feshedildiğini iddia etmiştir. Mahkemece tutanakta imzası olan davalı şahitlerinin davacının işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığına dair beyanları olmadığından iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiği sonucuna varılmıştır.

Dinlenen davacı şahitleri davalı işyerinde çalışması olmayan ve iş sözleşmesinin feshine yönelik görgüye dayalı bilgisi olmayan kişiler olup davacıdan duyumlarını ifade etmişlerdir. Dosyada iş sözleşmesinin feshine ilişkin yazılı fesih bildirimi bulunmamaktadır.

Dosya içeriğine göre davacının ücret zammı talebinin kabul edilmemesi üzerine işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Ücret zammı yapılması yönünde işvereni bağlayan bir iş sözleşmesi veya işyeri uygulaması bulunmamaktadır. İş sözleşmesi ücret zammı talebi yerine getirilmediğinden davacı tarafından feshedildiğinden kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.”(22.HD. 2012/12749 E. 2013/2612 K. 12.02.2013)

“…Davacı işçi iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur.

Davalı işveren davacının haklı bir neden olmaksızın işyerini terk ettiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ve açmış olduğu karşı davada ihbar tazminatını talep etmiştir.

Mahkemece davacının işleklerinin kabulüne, karşı davanın reddine dair karar verilmiştir.

Davacı işçinin bir gurup iş arkadaşı ile birlikte ücret artışını beğenmeyerek işverene dilekçe verdikleri ve ücretleri ile bazı sosyal haklarının arttırılmasını istediği hususu tartışma dışıdır. Davalı işverence söz konusu dilekçede yer alan taleplerin kabul edilmemesi üzerine 7.9.2005 tarihinde davacı işçi ve bir kısım işçilerin işyerine geldikleri halde çalışmadıkları ve sonraki günlerde de nedensiz olarak işyerine gelmedikleri işverence düzenlenen tutanaklar ile bunu doğrulayan tanık anlatımları ile sabit olmuştur. Davacı tanıklan ise davacı işçi ile aynı konumda olup işverenle bu konuda husumet içinde olan kişilerdir. Bu nedenle salt bu tanıkların beyanlarına göre sonuca gidilmesi de doğru olmaz.

Mahkemece, işyerinin zarar ederek kapatıldığı ve bu nedenle davacı ve arkadaşlarının çıkarıldığı hükmün gerekçesinde açıklanmışsa da, işyerinin kapatılmadığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. İşverence tutulan tutanaklar, işe çağrı yazısı ve tanık beyanlarına göre, davacı ve arkadaşlarının ücretlerde yeniden düzenleme yapılmasını isteyen dilekçe vermelerinin ve işverence bu talebin kabul edilmemesinin ardından davacının işyerine gelmediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanmasına olanak bulunmamaktadır.

Mahkemece davacının isteklerinin reddi ile davalı karşı davacı işverenin ihbar tazminatı talebinin kabulü gerekirken, aksine yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2007/21917 E. 2008/10740 K. 29.04.2008)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*