Haklı nedenle fesihte, işçinin savunmasının alınması gerekli midir?

İşverenin haklı nedenle feshinde işçinin mutlaka savunmasının alınması gerekli değildir.

Konuya ilişkin emsal yargıtay kararı örnekleri aşağıdaki gibidir.

“..Mahkemece, davacının davalıya ait işyerinde 02/08/2007-13/01/2010 tarihleri arasında asgari ücretle host olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence işe içkili geldiği iddiasıyla feshedildiği, bu iddia ile ilgili davacı hakkında soruşturma yapılmadığı, savunmasının alınmadığı bu sebeplerle iş sözleşmesinin feshinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasında uyuşmazlık konusu davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilip feshedilmediği noktasındadır.

4857 sayılı Kanun Tın 25/11. maddesinin d bendi uyarınca, işçinin işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde alınış olarak gelmesi ya da bu maddeleri kullanması haklı sebeple derhal fesih sebebidir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı işçinin iş sözleşmesi işyerine alkollü vaziyette sarhoş gelmesi ve işyerinde alkol alması sebepleri ile 4857 sayılı Kanun’un 25/2 maddesi kapsamında haklı sebep olduğu belirtilerek feshedilmiştir. Davacı fesih bildirimindeki eylemine ilişkin alınan savunmasında 18:30-02:30 vardiyasında yıkama görevlisi olduğunu, bu saatler içinde alkol aldığını beyan etmiştir. Davacı işçinin mesai saatleri içerisinde işyerini izinsiz terkederek alkol aldığı kendi savunması, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığı gözetilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/22001 E. 2013/8730 K. 29.04.2013)

“…Somut olayda; davacı davalının iddia ettiği olaya ilişkin delil bulunmadığını, olaya ilişkin savunmasının alınmadığının BÇM raporunda da tespit edildiğini iddia etmiş, davalı işveren ise feshin lıaklı nedene dayalı olduğunu savunmuştur.

Dinlenen davacı tanıkları iş akdinin feshine ilişkin her hangi bir beyanda bulunmamışlardır.
Davalı tanıkları ise kesin mehil içerisinde gerekli masraflar yatırılmadığı ve hazır edilmediği gerekçesiyle dinlenilmemiştir.

Davalı işverence tutulan 10.01.2011 tarihli tutanakta davacının müşteriye verilen ürünlerin parasının nakit alındığı ve o paranın satış temsilcisi davacı tarafından şahsi işlerinde kullanıldığı ve bir başkasına ait kredi kartı ile çekim yaptığının birim amirleri tarafından tespit edildiği belirtilmiştir.

Haklı nedenle fesihte işçinin mutlaka savunmasının alınması gerekli değildir.

Bu durumda Mahkemece yapılacak iş;anılan tutanak tanıklarını re’sen dinlemek, konusunda uzman yeminli mali müşavir bilirkişi görevlendirilmek suretiyle bilirkişiye işyeri kayıtları ve faturalar üzerinde inceleme yetkisi vermek, olayın gerçekleşip gerçekleşmediği saptanıp çıkacak sonuca göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağı hakkında karar vermektir.”(7. HD. 2013/11902 E. 2013/17708 K. 28.10.2013)

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*