Yargıtay: Kavga eden işçinin, fesihten önce yazılı savunmasının alınmasına gerek yoktur.

“…Davacı temizlik işçisi olarak çalıştığını işverenin iş akdini haksız olarak fesih ettiğini beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil yıllık ücretli izin alacağının tahsilini talep etmiştir.

Davalı Bakanlık husumet itirazında bulunmuş, davacı ile bir başka işçinin mesai saatlerinde kavga ettiğini birbirlerine küfür ve hakaret ettiklerini ikazlara rağmen kavganın devam ettiğini, işyerinde huzuru bozduklarını bu sebeple temizlik şirketince Teknik Şartnamenin 11. maddesine göre davacının görevine son verildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir..

Mahkemece davacının savunması alınmadan yapılan feshin haksız olduğundan bahisle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (11) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (d) alt bendinde işçinin işverenin başka bir işçisine sataşması halinde işverinin iş akdini bildirim süresini beklemeksizin feshedilebileceği bildirilmiştir.

Anılan Yasanın 19.maddesin de fesih usulü düzenlenmiş ve buna göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25’nci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.”denilerek işçinin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı hareketi halinde savunması alınmaksızın iş akdinin haklı olarak fesih edilebileceği hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda davalı işverence tutulan 18.02.2009 tarihli tutanakta davacının olay günü diğer şirket personeli M. ile tartıştığı davacının diğer işçinin kafasına fırça ile vurduğu yazılıdır. Haklı nedenle fesihte işçinin mutlaka savunmasının alınması gerekli olmayıp mahkemece yapılacak iş tutanak tanıklarını dinleyip olayın gerçekleşip gerçekleşmediği saptanıp çıkacak sonuca göre kıdem ve ihbar tazminatı hakkında karar vermek olacaktır. Bu hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma sebebidir.”(7.HD 2013/1750 E. 2013/3960 K. 20.03.2013)

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*