Ücretin sigortaya düşük bildirilmesi, işçiye haklı fesih imkanı verir mi?

Uygulamada işverenlerin, maliyeti düşürmek adına işçiyi asgari ücret üzerinden sigortalı gösterdiği, ücretin asgari ücret kadarlık kısmını banka yoluyla, bakiye kısmı ise işçiye elden ödediği, oldukça sık rastlanan durumdur.

Hal böyle olunca da, gerek işçinin emekli olurken alacağı tutar, gerekse işten ayrılırken alacağı tazminatlar, fazla mesai ücretleri bundan oldukça etkilenmekte, bir çok işçi, gerçekte alması gereken tutarın çok daha azına razı olmaktadır.

İhtilafın yargıya taşındığı durumlarda ise, işvereni asgari ücret veya buna yakın bir rakam üzerinden sigortalı gösteren işverenler, genellikle işçinin görevini inkar etmekte, mesleğinde 20 yıllık kıdemi olan usta için “Çıraktı, ayak işlerini yapıyordu” şeklinde gülünç savunmalar yapabilmektedirler.

İşçinin ücreti gerçek miktardan ödense de sigorta priminin asgari ücretten bildirilmesi, işçiye haklı fesih imkanı vermektedir. Aşağıda, bu hususa ilişkin emsal yargıtay kararları yeralmaktadır.

“….Davacı işçinin iş sözleşmesinde öngörülen ücretin eksik ödendiğini ileri sürerek iş sözleşmesini feshettiği, bir süre eksik ödemeye göz yumduğu ancak bu durumun sosyal güvenlik haklarını da ilgilendirmesi sebebiyle fesih yoluna gittiği anlaşılmaktadır.

İş sözleşmesi ile kararlaştırılan ücretin eksik ödenmesi ve işçinin bir süre bu esik ödemeye itiraz etmemesi halinde çalışma koşullarının işçi aleyhine esaslı değişikliğinden söz edilemez. Değişikliğin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca işverence yazılı olarak yapılması ve işçi tarafından 6 iş günü içinde yazılı olarak kabulü gerekir.

Somut olayda işverence böyle bir prosedür işletilmemiştir. Davacının eksik ücret ve sigorta primi ödenmesine dayalı olarak iş sözleşmesini haklı olarak feshettiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Kıdem tazminatı ile ücret farkı isteklerinin kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmelidir. Dosya içinde mevcut bilirkişi raporları bu yönden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.”(9.HD. 2012/3255 E. 2014/17162 K. 27.05.2014)

kidem

“….Davacı hizmet akdini Trabzon 4. Noterliğinden gönderdiği 10.10.2007 tarihli ihtarnamesi ile ihtarnamede belirliği diğer sebeplerin yanı sıra “ fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi ve SSK. Primlerinin asgari ücretten yatırılması” sebepleri ile haklı olarak feshettiğini bildirmiştir.

Yapılan yargılama sonunda davacının ücretinin 1.325,82 TL. olmasına rağmen SSK. primlerinin asgari ücıct üzerinden yatırıldığı vc davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği anlaşılmıştır.

İşçinin SSK. primlerinin gerçek ücretten yatırılmaması ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesinin işçiye iş akdini haklı nedenle fesih imkanı verdiği tartışmasızdır. Davacı da buna dayanarak iş akdini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatının kabulü yerine, normal ücretlerinin ödendiği gerekçesi ile reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2010/13886 E. 2012/19879 K. 07.06.2012)

“…Davacının, davalı işyerinde asgari ücret ve sefer primi ile çalıştığı sabittir. Davacının sigorta primleri asgari ücret üzerinden yatırılmıştır.

Davacının gerçek ücreti asgari ücret ve sefer priminden oluşmaktadır.

Bu durumda davacının sigorta primi bu ücret üzerinden yatırılması gerekir. Davacı iş sözleşmesini bu nedenle haklı olarak 9.5.2008 tarihinde feshetmiştir. Bu tarihten sonra 10.5.2008 tarihinde işverene verdiği istifa dilekçesinin bir önemi yoktur.

Davacının kıdem tazminatı hüküm altına alınması gerekirken mahkemece kıdem tazminatının reddi isabetsizdir.”(9.HD. 2010/6681 E. 2012/15197 K. 02.05.2012)

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*