İşyerinde müstehcen sitelere girmek, okey- kumar oynamak – Yargıtay kararları

İşyeri ve çalışına saatleri içinde müstehcen internet sitelerine girilmesi, kumar oynanması, okey oynanması ve benzeri davranışlar, işveren için haklı fesih nedenidir.

İşverenin kendisine ait bilgisayar ve e-mail adresleri ile bu adreslere gelen e-postaları her zaman denetleme yetkisi bulunmaktadır.

Yargıtay, işyeri ve çalışma saatleri dışında uygunsuz internet sitelerine girilmesinin öğretmen açısından haklı değil geçerli fesih nedeni olduğuna hükmetmiştir.

Konu ile ilgili içtihat örnekleri aşağıdadır;

“…Dosyada mevcut Kasım 2003 tarihli Bilgi  Erişim Yönetmeliği ve 25.02.2002 Tarihli Genel Duyuru ile bankanın personele görevi gereği tahsis etmiş olduğu bilgisayarlar internet ortamına erişim yetkisine sahip ise de, bunların sohbet ve ahlaka aykırı sitelere girmek vb. şekillerde amaç dışı kullanılmasının kesinlikle yasak olduğu belirtilmiştir.

Davalı işveren tarafından dosya içerisine ibraz edilen,23/07/2007 tarihli soruşturma raporunda, davacının geçici olarak görevli olduğu dönemde 2007/2 nolu genelge ile yasaklandığı belirtilen ve iş ile ilgisi bulunmayacak nitelikteki internet sitelerini ziyaret ettiği görülmektedir.

Somut uyuşmazlıkta, davacının iş amaçlı bilgisayarı mesai saatleri içerisinde müstehcen nitelikli internet sitelerine girmek için kullanmasının iş yerinde olumsuzluklara yol açtığı, bu davranışının işverenin mesaisinden çalmak niteliğinde olduğu ve iş ilişkisinin davalı işveren tarafından sürdürülmesinin beklenmez bir hale geldiği anlaşılmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II- e) alt bendinde, doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi vc hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem ve ihbar tazminatları istemi yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.”(9. HD. 2009/38310 F. 2012/2613 K. 01.02.2012)

“…Somut olayda, davacının kullandığı bilgisayarda mesai saatleri içinde bahis ve cinsel konulu sitelere girdiğine ilişkin tutanak düzenlenmiştir.

Tutanak içeriği tutanak tanıklarınca doğrulanmıştır. Kaldı ki davacı savunmasında bu somut olgu inkar edilmemiştir. Fesih haklıdır. Kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekir iken kabulü hatalıdır.”(9.HD. 2007/36107 E. 2009/1518 K. 04/02/2009)

“…Somut olayda öğretmen olan davacının uygunsuz internet sitelerine girdiğinin işverene elektronik posta yoluyla ihbar edilmesi üzerine davacının iş sözleşmesi, eylemin 4857 Sayılı Yasanın 25/II-maddesine uyduğu gerekçesiyle işverence feshedilmiştir.

Davacının işyeri ve çalışma saatleri dışında kişisel bilgisayarı ile uygunsuz internet sitelerine girmesinin İş Kanununun 25/II-maddesinde tanımlanan ve işverene haklı fesih imkanı tanıyan nitelikte olmadığı, ancak işyerinde olumsuzluklara yol açacağı ve bu hali ile eylemin işveren için geçerli fesih nedeni oluşturacağı açık olup haksız fesih nedeniyle davacının feshe bağlı kıdem tazminatı ve bakiye ücret alacağı talebinin hüküm altına alınması gerekirken, hatalı değerlendirmeyle reddi bozma nedenidir.”(9. HD. 2010/8791 E. 2012/16621 K. 10.05.2012)

“…Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde ilaç tanıtım sorumlusu olarak çalışan davacının, bölge müdürlüğüne verdiği çalışma programına uymayarak mesai saatleri içerisinde bir kahvehanede okey oynaması nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 25/ 11 maddesi uyarınca feshedilmiştir. Feshe konu olay davacının da kabulündedir. Davacının işin yürütümünü bozan bu davranışı, işyerinde işçi ile işveren arasında karşılıklı duyulan güven ortamını sarsıcı nitelikle olup, iş ilişkisinin sürdürülmesi davalı işverenden beklenemez. Buna göre davacının eylemi iş sözleşmesinin feshi için haklı sebep ağırlığında olmasa da geçerli sebep oluşturmaktadır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.”(22.HD. 2011 /17124 E. 2012/3079 K. 01.03.2012)

müstehcen site

“…Dosya içeriğinden, 02.10.2006 tarihinden beri davalı işyerinde sayaç okuma görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin, güveni kötüye kullandığı, iyiniyet ve ahlak kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e. maddesi uyarınca feshedildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının iş arkadaşları ile birlikte mesai saatleri içerisinde işi bırakıp okey oynadığı kendi beyanı ile de sabittir. Bu durum esas itibariyle, doğruluk ve bağlılığa uymayan nitelikte davranış olduğundan işverene iş sözleşmesini bildirimsiz olarak derhal fesih hakkı veren hallerdendir. Ancak, davacı, çalışma şekli itibariyle ara dinlenme zamanlarını kendisinin belirlediğini savunmuştur. Mahkemece, bu iddiaya değer verilmiş ise de iş sözleşmesinde, günlük çalışma saatleri ve ara dinlemelerinin işverence belirleneceğine ilişkin hüküm üzerinde durulmamış ve işyerinde günlük çalışma saatleri ve ara dinlenme saatleri tespit edilmemiştir. Bu yön açıklığa kavuşturulmadan feshin haksız olduğunun kabulü isabetli değildir. Bu nedenle, davacının günlük çalışma saatlerinin, davalıdan sorularak tespit edilmesi, gerekirse tanıkların bilgisine tekrar başvurulması ve bu hususun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.

Davacının ara dinlenme saatinin dışında veya ara dinlenme saatini aşar şekilde işi bırakarak okey oynadığının tespiti halinde, fesih haklı hale geleceğinden, kıdem ve ihbar taleplerinin reddine karar verilmelidir.”(22.HD. 2013/32947 E. 2013/27834 K. 03.12.2013)

“…Somut olayda, davalı işyerinde eksper olarak çalışmakta iken, mesai saatleri içinde aynı işyerinde çalışan diğer 10 işçi ile birlikte bir kahvede okey oynarken yakalanan davacının iş sözleşmesi belirtilen nedenle diğer bir işçi ile birlikte feshedilmiştir. Diğer sekiz işçinin iş sözleşmeleri feshedilmemiştir.

Davacı işçi bu durumun eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu iddia etmektedir.

Davalı işveren, cevap dilekçesinde davacının kendisinden daha az tecrübeli iş arkadaşlarını etkileyerek çalışmalarını engelleyerek onları da ayartarak okey oynadığını belirttikten sonra diğer dilekçelerinde Türkiye’nin en büyük mobilya firması olduklarını, araştırdıklarında sadece davacı ve diğer işten çıkarılan işçinin diğer çalışanları okey oynamak için ayarttığını, gitmeyenleri dışladığını tespit ettiklerini belirtmiştir.

Mahkemece işverence sadece iki işçinin iş sözleşmelerinin feshedilmesinin eşit işlem borcuna aykırılık oluşturmadığı, işverenin işyeri çalışma disiplinini sağlamak işin yürütümtinü aksatmamak için diğer işçileri affetmesinin davacıya haklılık sağlamadığı gerekçesi ile davacının kıdem ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece dinlenen davacı tanıkları gibi üç davalı tanığı da diğer işçileri davacının ayarttığına ilişkin bir beyanda bulunmamışlarıdır. Salt davacının en tecrübeli diğer bir anlatımla en kıdemli işçi olması, diğerlerinin çıkarılmayıp onun işten çıkarılmasını haklı kılamaz. İşveren haklı ve objektif neden olmadıkça eşitler arasında, eşit davranmak yükümlülüğündedir. Salt bu kurala uyulmaması feshi haksız hale getirir. Böyle olunca mahkemece davalı işyerinde fesih tarihinde eksper olarak kaç kişinin çalıştığı, kahvede okey oynayanların tek tek hangi işleri yaptıkları, işten çıkarılan diğer işçinin yaptığı iş tespit edilerek, davalı işverenin sadece davacı vc diğer bir işçinin hizmet akitlerini feshetmesinde yasanın 5. maddesine aykırı hareket edip etmediğinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalıdır.”( 9.HD. 2009/4160 E. 2011/2530 K. 14.02.2011)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*