İşyerinde cinsel taciz nedeniyle manevi tazminat – Yargıtay Kararı

“…Somut olayda davacı işçi evli ve çocuklu bir bayan olup, işyerinde genel müdür ile aralarında ilişki olduğu gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilmiştir. Fesih yazısında açıkça bu olguya dayanılmış ve yapılan araştırma sonucu olayın taraflarca ve tanıklarca doğrulandığı ifade edilmiştir.

Davacı işçi işe iade davası açmış ve ilk derece mahkemesi kararında, amiri tarafından cinsel tacize uğrayan işçinin durumu yetkilileri bildirmesi üzerine iş sözleşmesinin feshedildiği, her iki şahsın aralarında ilişki olduğu yönünde bir delilin olmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmiştir. Davalının temyizi üzerine kesinleşen karara dayalı olarak davacı işçi yasal süresi içinde işverene başvurmuş, işverence işe başlatılmamıştır.

Davacı işçinin amiri konumundaki kişinin cinsel tacizlerine maruz kaldığını bildirmesi üzerine işverence olayla ilgili soruşturma yapıldığı kanıtlanabilmiş değildir. Bu durum işyerinde insan kaynakları müdürü olarak görev yapan davalı tanığının anlatımlarından anlaşılmaktadır.

Davacının yönetim kuruluna iletilen talebinin ardından davalı işveren olayı soruşturmamış ve davacının iş sözleşmesinin feshi yoluna gitmiştir. Ancak bu arada olay gerçekmiş gibi davacı işçiye yapılan fesih bildiriminde açıkça olaydan söz edilmiştir.

4857 sayılı yasanın 24/ II- d bendinde işçinin diğer bir işçi ya da üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması halinde bunu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması işçi yönünden haklı fesih nedeni olarak gösterilmiştir.

Yasa koyucu, işyerinde cinsel tacize uğrayan işçinin durumu işverene bildirmesinin ardından konuyla ilgili önlem alma ve işçiyi koruma yükümünü işverene bırakmıştır.

Davalı işveren bu yönde bir çaba içine girmediği gibi, aksine davacı işçinin iş sözleşmesini ağır ve haksız ithamlarla feshetme yoluna gitmiştir.

Asılsız şahsiyete yönelik fesih gerekçeleri ile davacı işçinin ağır manevi zarara uğradığı açık olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumu gözetildiğinde mahkemece verilen 5.000 TL manevi tazminat somut olay yönünden yetersizdir.
Mahkemece davacının manevi zararlarını karşılayabilecek daha yüksek bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.” ( 9. HD. 2008/29930 E. 2010/10301 K. 13.4.2010)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*