İşe iade dava dilekçesi örneği

………… ( ) İŞ MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI :………………….(TC No:…………………….)
VEKİLİ :Av.
DAVALI :…………………..
KONUSU : İşe iade talebidir.
AÇIKLAMALAR :

1- Müvekkilim, davalı şirkette ………….. tarihinde müşteri temsilcisi olarak çalışmaya başlamış olup, iş akdinin haksız olarak feshedildiği ………… tarihine kadar aralıksız çalışmıştır.
Davalı işveren, müvekkilimin ;
– Sipariş verilmemiş olmasına rağmen müşterilerden sipariş alınmış gibi gösterildiği,
-Sahte siparişlere ilişkin sahte faturalar düzenlediği,
– Müvekkilin uygunsuz hareket ettiğini gerekçe göstererek müvekkilimin iş akdini feshetmiştir.
Davalı işverenin fesih sebepleri ile bağlı olduğu düşünüldüğünde, fesih gerekçesi olarak gösterilen ve gerçekle bağdaşmayan tüm bu hususlara ayrı ayrı cevap verme zarureti hasıl olmuştur. Şöyle ki;

MÜVEKKİLİN, İŞ GÜVENCESİ HÜKÜMLERİNDEN FAYDALANMA HAKKI BULUNMAKTADIR;

Davalı işveren, kurumsal bir şirket olup, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca müvekkilin, iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için gerekli olan, fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde 30 ve daha fazla işçi çalıştırılması şartı fazlasıyla gerçekleşmiştir.
Sigorta kayıtlarında da görüleceği üzere, müvekkilin işe giriş tarihi ………… işten çıkarılma tarihi ise …………..’tir. Dolayısı ile kanunun aradığı 6 aylık kıdem şartı da mevcuttur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde, “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır.” hükmü yer almakta olup, müvekkil ile davalı şirket arasındaki iş ilişkisi, herhangi, bir süreye bağlanmadığından belirsiz sürelidir.
Dolayısı ile müvekkilim, kanunun aradığı bu üç şartı taşımakta olup, iş güvencesi hükümlerinden faydalanabilecektir.

SİPARİŞ VERİLMEMİŞ OLMASINA RAĞMEN SİPARİŞ ALINMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİĞİ İDDİASI:

Müvekkilimin görevi, kendisine tahsis edilen araçla, kendisine ayrılan görev bölgesinde, davalı şirkete ait olan ürünlerin satışı hususunda, müşterilerden siparişleri toplamaktır.
Günde yaklaşık 40-45 müşteri ziyareti yapan müvekkilim, müşterilerden almış olduğu siparişleri, şirket tarafından kendisine verilen cihaza girmek suretiyle almıştır. Gerek müşterinin siparişinden vazgeçmesi, gerek ürün teslimi zamanında ödeme gücünün bulunmaması, gerek siparişin hatalı girilmesi, gerekse sair diğer nedenlerle, bu siparişlerin bir kısmı iptal edilmektedir. Bu durum, sadece müvekkil için değil, aynı işi yapan tüm müşteri temsilcilerinin yaşadığı bir durum olup, günlük alınan siparişlerin yaklaşık %10’u, iptal ile sonuçlanmaktadır. Davalı şirket de bu durumu oldukça iyi bilmekte, hatta personel ile yapmış olduğu toplantılarda, çalışanlara, %10 luk sipariş iptallerin, % 5’e indirilmesi durumunda dahi şirketin amaçladığı yıllık %5 lik büyüme oranını yakalayabileceği, yeni müşteri kazanılmasa da iptal siparişlerin oranının azaltılması için çalışan personele telkinlerde ve tavsiyelerde bulunmaktadır.
Dolayısı ile, müvekkilin, hayali sipariş alması gibi bir durum söz konusu olmayıp, hayali sipariş aldığı iddiasının da ne müvekkile ne de şirkete herhangi bir faydası bulunmadığından, müşterilerden gelen sipariş iptallerini hayali sipariş gibi göstermenin mantıklı bir açıklaması da bulunmamaktadır.
Müvekkilim, davalı şirketten, maaşa ek olarak, şirketçe verilen kotayı tutturması karşılığında prim kazanmakta olup, bir an için hayali siparişlerin kota tutturmak için alındığı düşünülse bile, prim alabilmek için siparişin alınması yeterli olmayıp, ürünün teslim edilip ödemenin de alınması şartı bulunduğundan, müvekkilin prim alabilmek amacı ile hayali sipariş aldığından da bahsetmek mümkün olmayacaktır.

MÜVEKKİLİMİN SAHTE SİPARİŞLERE İLİŞKİN SAHTE FATURALAR DÜZENLEDİĞİ İDDİASI:

Müvekkile isnat edilen suçlamalardan en mantık dışı olan da budur. Şöyle ki; Müvekkilin görevi, sadece müşterilerden cihaz vasıtası ile siparişleri almaktır. Bu cihaz sayesinde siparişler merkeze iletilmekte, sipariş konusu ürünlerin hazır edilmesi, faturasının düzenlenmesi gibi işlemler, müvekkil tarafından değil, şirket muhasebesi ve depo görevlileri tarafından yerine getirilmektedir. Fatura düzenleme yetkisi bulunmayan müvekkilimin, sahte fatura düzenlediği iddiasının hiç bir mantıklı izahati bulunamaz. Müvekkili işten çıkarmak için türlü bahaneler arayan davalı şirket, gerekçe bulmakta zorlanınca, böylesine aslı astarı bulunmayan iddiaları gerekçe göstermiştir.

3 yılı aşkın bir süre boyunca davalı şirkette oldukça verimli bir çalışan olan, yılın 9 ayı, şirket tarafından prim için getirilen kotayı tamamlayan ve prime hak kazanan, iş kurallarına eksiksiz riayet eden, mesai mevhumu olmadan çalışan müvekkilin, gerçeği yansıtmayan türlü gerekçelerle iş akdinin sonlandırılması, kesinlikle kabul edilebilir bir durum olmayıp, işverenin, iş akdini feshinde kötü niyetli olduğu açıkça ortadadır.

DELİLLER :
1- Sigortalı Sicil Dosyası (İşverenden istenecektir)
2- Sigortalı İşe Giriş bildirgesi ve SGK hizmet cetveli  (Kurumdan istenecektir.)
3-Tanıklarımız (İsim ve adresleri delil listemizle birlikte bildirilecektir.)
4-Bilirkişi incelemesi sair her türlü yasal delil.

HUKUKİ SEBEPLER : İş Kanunu ve ilgili mevzuat.

İSTEM SONUCU :Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle, davamızın kabulü ile maddi ve manevi tazminat , kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve sair tüm hak ve alacaklarımız için dava açma hakkımız saklı kalmak kaydıyla;
1- Davalı işverenin müvekkilin işten çıkarılmasına yönelik ………… Tarihli fesih ihbarnamesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile müvekkilimin işe iadesine,
2- İş akdinin feshinin geçersizliğinin tespiti kararı ile birlikte İş Kanunu’nun 21. Maddesi gereğince davalı şirketin müvekkilimi 1 ay içerisinde işe başlatmasına, başlatmaması halinde müvekkile 8 aylık ücreti tutarında tazminat ödenmesine,
3- Kararın kesinleştirilmesine kadar çalıştırılmadığı süreler için müvekkile 4 aylık ücret ve diğer tüm haklarının ödenmesine,
4- Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten saygılarımla talep ederim.

Davacı Vekili
Av. ……………..

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*