İşçinin işyerinde alkol alması veya işe alkollü gelmesi – Yargıtay kararları

“….Müşteri şikayetlerine ilişkin formlar ve açık kabulü karşısında davacının ara dinlenmesinde alkollü olarak işyerine geldiği, davacının alkollü olarak işyerinde bulunmasının müşteriler arasında rahatsızlık ve şikayetlere yol açtığı, davacının bu davranışlarının doğruluk ve bağlılığa uymadığı, şikayetlere yol açacak düzeyde alkol kokusu yayan davacının işyerine sarhoş olarak geldiğinin ve davalının iş akdini 4857 Sayılı Kanununun 25/ll-d ve 84. maddeleri uyarınca haklı olarak feshettiğinin anlaşılması karşısında kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2011/33668 E. 2013/26777 K. 23.10.2013)

“…Davacının işyerine gelmeden bir süre önce alkol aldığı ve bir kavga olayı sebebiyle mesai saatleri içinde karakola götürüldüğünde alkol muayenesine tabi tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu muayene sonucunda 110 promil alkol oranı belirlenmiştir. Davacı sonrasında görev bölgesine dönmüş ve mesai saatleri içinde görevini ifa etmiştir. Alkolün etkisiyle bir olumsuzluk yaşandığı işverence ileri sürülmemiştir. Dosya içinde bu yönde de bir delil bulunmamaktadır. Davacının işyerinde alkol almadığı da açıktır.

Somut olay yönünden davacının davranışı fesih için geçerli nedeni oluştursa da, daha önce bu ve benzeri bir konuda disiplin cezası bulunmayan ve 18 yıla yakın hizmeti söz konusu olan davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmelidir. Böyle olunca ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulü gerekirken, mahkemece yazılı şekilde her iki isteğin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2006/29950 E. 2007/16098 K. 22.05.2007)

“…Somut olayda, davacı işçinin iş yerine alkollü bir şekilde gelerek verilen görevleri yerine getirmediği 16.11.2007 ve 20.11.2007 tarihli tutanak içeriklerinden anlaşılmaktadır.

Davalı tanıkları da davacının işyerine alkollü olarak geldiğini ve verilen görevleri yerine getirmediğini, bu hususla uyarılmasına rağmen aynı davranışı devam ettirdiğini doğrulamışlardır.

İşçinin işini yapmasını engellememesi halinde işe alkollü gelmek haklı fesih sebebi değil ise de, somut olayda olduğu gibi işçinin iş görme edimini yerine getirmesini engellemesi halinde iş yerine alkollü gelmek işverene iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkanı verir.

Saptanan bu durum karşısında yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.”(9. HD. 2009/22370 E. 2011/37030 K. 12.10.2011)

“…Somut olayda, davacının 07.01.2010 tarihinde saat 21:00 civarında işverene ait aracı alkollü olarak kullandığının trafik görevlilerince belirlendiği vc ehliyetine 6 ay süre ile el konulduğu davacının da kabulünde olup taraflar arasında tartışmasızdır. Bu durumu öğrenen işveren 14.01.2010 tarihinde davacının savunmasını almış olup, davacı savunmasında alkollü olarak işverene ait aracı kullandığını kabul etmiş ve ehliyetine el konulduğunu uygun zaman bulamadığı için işverene bildiremediğini, ancak en kısa zamanda işverene durumu bildirmeyi düşündüğünü ve durumdan son derece üzgün olduğunu belirtmiştir.

Tıbbi tanıtım elemanı olarak çalışan davacının yaptığı iş gereği araç kullanmak zorunda olması nedeniyle, ehliyetine el konulduğunu en kısa zamanda işverene bildirmesi gerektiği gibi, mesai saati dışında işverene ait aracı alkollü olarak kullanması ve bu şekilde ehliyetine 6 ay süreyle el konulmasına neden olması ve bu durumu işverenden gizlemesi işçinin doğruluk ve bağlılığına aykırı davranış olup, bu durum işveren açısından haklı fesih nedenidir. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.”(7.HD 2013/13689 E. 2013/21177 K. 05/12/2013)

“…Dosya kapsamına ve mahkeme kabulüne göre davacının işyerinde alkol aldığı sabittir. Davacının eylemi 4857 sayılı kanunun 84. maddesine aykırılık teşkil etmektir. Bu olup bu durum 4857 Sayılı yasanın 25/11- d ve 84/1 maddeleri gereğince işverene haklı fesih imkanı tanır. İşveren davacının işyerinde alkol alınası üzerine yasal fesih hakkını kullanmış olup, haklı fesih karşısında davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekirken hatalı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2009/16217 E. 2011/21789 K. 04.07.2011)

Somut olayda montaj işçisi olarak 26.09.2009- 29.07.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışan davacının işyerinde muhtelif tarihlerde alkol alması sebebi ile iş sözleşmesi 4857 sayılı İş Kanunu 25/ II maddesi uyarınca tazminatsız ve bildirimsiz feshedilmiştir. Dosya içerisinde tutulan 29.07.2010 tarihli tutanakta davacının muhtelif zamanlarda alkol aldığının tespit edildiği arkadaşları tarafından uyarılmasına rağmen alkol almaya devam ettiği yazılıdır. Tutanak miimzi olarak dinlenen S.B.A. denetimden sorumlu kişi olduğunu, davacıyı işyerinde masasında alkol alırken ve işyerine içki alıp girerken iki defa gördüğünü beyan ederek tutanak içeriğini doğrulamıştır. İşçinin işyerine alkollü olarak gelmesi, işyerinde alkol alması 4857 sayılı Kanun’un anılan hükmüne göre işverene iş sözleşmesini derhal fesih hakkı veren hallerdendir. Dosya kapsamına göre toplanan deliller, tutanaklar, tanık beyanına göre davacının işyerinde alkol kullanması lıaklı fesih sebebidir. Davacının ihbar tazminatının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2012/28573 E. 2013/25657 K. 20.11.2013)

“… Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi, şantiye işyerine dışarıdan ekmek tedarik eden kişinin davacıya alkollü içki getirmesi ve davacının da işyerinde bıınıı tüketmesi sebebine dayalı olarak işverence feshedilmiştir. Davalı taraf iç soruşturma raporu ve yazışmalara dayanmıştır. Davacı, soruşturma sırasında alman savunmasında, tatile çıkma niyetinde olduğundan ekmek dağıtıcısından alkollü içki getirmesini kendisinin istediğini ve parasım kendisinin verdiğini beyan etmiştir. Yargılama sırasına dinlenen davalı şahitleri de bu durumu doğrulamıştır. İş sözleşmesinin feshi haklı sebebe dayanmaktadır, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçeyle kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/20295 E. 2013/8125 K. 18.04.2013)

“… Somut olayda mesai bitiminden sonra davacının işyerinde alkol aldığı, kontrol için gelen işverenle müşteriye yapılan küfür nedeniyle kavga ettikleri ve olayın işverence ilgili makamlara intikal ettirildiği sabittir. Mahkemece davacı tanıklarının beyanlarına itibarla kavganın fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle çıktığı ve işverenin bu sebeple iş sözleşmesini feshettiğini kabulü dosya içeriği ile çelişmektedir. Çünkü davacı poliste verdiği savunmada kavganın patronun “neden müşteriye bakmıyorsun, neden içki içiyorsun’5 demesinden kaynaklandığını ve işverenin polisi aradığını açıkça beyan etmiştir. Davacının bu savunması ile çelişen tanık beyanlarına itibar edilemez. Bu nedenle işveren feshi haklı olup, kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar vermek gerekirken kabulüne hüküm kurulması doğru değildir.”(9.HD. 2008/21920 E. 2010/6805 K. 15.03.2010)

“… Davacının işverence başka bir şubeye gönderildiği ve işi bitip kendi işyerine dönerken alkol aldığı yazılı savunmasında açıkça belirtilmiştir. Bıı eylem açıkça işin ifası sırasında alkol almak niteliğinde olup, bu savunmanın irade fesadıyla alındığı iddia ve ispat da edilemediğine göre, davacının karar tarihinde yürürlükte bulunan İş Kanunu’nun 84. maddesinde öngörülen işyerinde alkol alma eylemini gerçekleştirdiği sabit olmakla, işverence yasal hak düşürücü sürede gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı gözetilmeksizin kıdem ve ihbar tazminatının reddi yerine kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2012/1949 E. 2014/6102 K. 26.02.2014)

“…Dosyadaki belge ve bilgiler ile tanık beyanlarına göre davacının 26.07.2009 tarihinde aldığı alkolün etkisiyle işyerinde sarhoş bir şekilde düşerek hastaneye götürülecek şekilde yaralandığı, davacının alkollü olduğunun oluşa ve dosya içeriğine göre sabit olup, esasen mahkemenin de kabulünde bulunduğu, iş yerinde alkollü olduğu sabit olan davacının bu eyleminin fesih tarihinde yürürlükte bulunan 4857 sayılı yasanın 84 . maddesi kapsamında işveren açısından haklı fesih sebebi oluşturduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2011/54840 E. 2014/3865 K. 10/02/2014)

“…Somut olayda, tıbbi tanıtım sorumlusu olarak davalı işverene hizmet veren ve davalının tahsis ettiği aracı, iş görme edimini yerine getirme sırasında kullanan davacı, tanıtım yapılan doktorlarla yemek yediği, bu yemek sırasında alkol alan davacının, trafiğe alkollü şekilde çıktığı, alkol kontrolü sonrası güvenlik kuvvetlerince hakkında tutanak tutulduğu ve ehliyetine 6 ay süre ile el konduğu, davacının bu olay nedeni ile savunmasının alındığı ve iş sözleşmesinin bu 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinin (d) fıkrası, Personel Yönetmeliğinin İşten Çıkartma Cezalarının 12. maddesi ve Taşıt Araçları Yönetmeliğinin “alkollü araç kullanma” ile ilgili hükümleri gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır.

Dosya içerisinde bulunan ve davalı şirket tarafından hazırlanan Personel Disiplin Yönetmeliğinin “İşten Çıkarma Cezalarını” düzenleyen 14. maddesinin 12. bendin de “görevi sırasında alkollü araç kullanmanın” işten çıkarma cezasını gerektiren davranış olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Davacıya tahsis edilen araç 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/3 maddesi uyarınca işyeri kavramı içerisindedir. Davacı işçi davranışı ile işverence tahsis edilen aracı alkollü kullanmış ve ehliyetine 6 ay süre ile el konulması nedeni ile araç kullanarak yerine getirdiği tanıtım görevini de aksatmış bulunmaktadır. Davacının eylemi gerek işyeri disiplin yönetmeliği ve gerekse iş yasası gereğince haklı fesih nedenidir. Bu sebeplerle kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekir.”(9. HD 2009/2058 E. 2011/1191 K. 28.01.2011)

“….Somut olayda; davacının hizmeti yürütmesi için kendisine tahsis edilen şirkete ait araçla 1,40 promil alkollü olarak yakalandığı ve ehliyetinin geri alındığı tartışmasızdır. Davalı şirketin işin yürütümüne ilişkin belgelerinde ve özellikle araçlara ilişkin talimatnamesinde, aracın nasıl kullanılacağı ve araç kullanılmaması gereken haller özellikle belirtilmiştir.

Şirket alkollü araç kullanmayı kesinlikle yasakladığı gibi işin gereği alkol alınması durumunda taksi ücretinin dahi karşılanacağını taahhüt etmiştir.

Alkollü araç kullanmak Karayolları Trafik Kanununa göre de suç olup, davacının direksiyon başında aldığı alkol oranı yasal sınırın üç mislidir. Davacı, şirketin belli koşullarla kullanması kaydıyla işin yürütümü için kendisine teslim ettiği aracı yasal sınırın üç misli fazlası alkollü olarak kullanarak işverenin güvenini kötüye kullanmıştır. Davacının eylemi, doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işverenin haklı fesih imkanı doğmuştur. Ayrıca işverenin ilaç tanıtıcısı davacıya şoför tahsis etmek gibi zorunluluğu yoktur. Haklı fesih nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken hatalı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2011/30691 E. 2013/24907 K. 02.10.2013)

“… Davacının satış temsilcisi olarak davalı işverene bağlı İşverence gerçekleştirilen feshin haklı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. Davacının 11.10.2009 tarihinde yapılan trafik denetiminde kullanımına tahsis edilen aracı alkollü olarak kullandığının tespit edilmesi üzerine, alınan savunmasında olayı kabullendiği ve üst yönetime bilgi vermeden sürecin geçiştirebileceğini düşündüğünü açıkça beyan ettiği göz önüne alındığında, işverence doğruluğa aykırı davranış nedeniyle gerçekleştirilen fesih haklı nitelikte olup, davanın reddi gerekirken hatalı değerlendirme yapılarak, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2012/4018 E. 2014/7710 K. 10.03.2014)

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş akdinin feshinin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

Davacının iş sözleşmesi işin yürütümü sırasında alkollü içki kullandığı, işverence tahsis edilen aracı alkollü kullandığı gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun’ un 25/2-d. Maddesi uyarınca feshedilmiştir.

Davacı fesih öncesi verdiği yazılı savunmasında, tahsis edilen araç içinde gayri ahlaki hiçbir hareket yapılmadığını, aşırı alkollü olmadığını, kendi açısından herhangi bir risk almadığını düşündüğü için aracı kendisinin kullandığını ifade etmiştir.

Davacının görevi gereği kendisine teslim edilen aracı alkollü olarak kullandığı kendi kabulü ile sabittir.

Davacının bu davranışı hem suç, hem de doğruluk ve bağlılığa aykırı olup işveren açısından da haklı fesih sebebidir.

Bu nedenle davacının iş akdinin feshi haklı olup ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.”(9.HD. 2010/1393 E. 2012/9514 K. 22.03.2012)

“…Davalı, davacının alkollü olarak işyerinde dengesiz davrandığını işyerindeki bir çok eşyayı kırıp dökerek zarar verdiğini otel müşterilerini rahatsız ettiğini durumun zabıtaya intikal ettirildiğini olay yerine gelen jandarma personelinin olayı belirleyen tutanak tuttuğunu doğruluğa vc bağlılığa uymayan bu eylemleri sebebi ile haklı olarak iş akdini sona erdirdiklerini savunmuştur.

Davalı 3.11.2001 tarihli jandarma tarafından tutulan tutanak ve dinlettiği tanık beyanlarıyla savunmasını kanıtladığından davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken gerekçe dahi gösterilmeden anılan isteklerin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2006/13646 E. 2006/33732 K. 21.12.2006)

“…Davalı işveren davalının işyerine alkollü olarak geldiğini ve iş yerinde odanın kapı anahtarını bulamayınca kapıyı açmak için camı kırdığı, eli kesilince hastaneye götürüldüğünü, güvenlik görevlisinin durumu personel müdürüne bildirmesi üzerine görevliye dışarı çıkarılma talimatı verildiği, davacı vc arkadaşlarının hastaneden dönünce güvenlik görevlisinin içeri almadığını, içeride kalamayacaklarını anlayan davacının içerideki nevresim takımlarını alarak dışarıdaki araç içerisinde yattıklarını, bu davranışın işyeri iç yönetmeliğine vc ahlak kurallarına aykırı olduğunu belirterek iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.

Tanık anlatımlarından davacı ile yine işyeri işçilerinden olan K.A. ve D.M. isimli iki işçinin birlikte gece içki içtiklerini ve gece evlerine gitmeyip kalmak üzere işyerine geldikleri, işyerine geldiklerinde davacının yandaki odada yastık almak isterken camın kırıldığı ve elinin kesildiği, davacının camını kırdığı odanın kapısının kilitli olduğu, eli kesilince davacının hastaneye götürüldüğü, tekrar döndüklerinde güvenlik görevlisinin olayı bildirdiği personel şefinin talimatıyla hastaneden dönen bu üç işçiyi işyerine kabul etmediği, montunu içeride unuttuğunu söyleyen davacının içerideki bir yerden patrona ait battaniyeleri getirdiği ve işyerine ait tır içinde yatıp uyudukları anlaşılmıştır.

Her ne kadar tanık olarak dinlenen K.A. davacı ile birlikle içki aldıklarını belirtmiş ve daha sonra birlikte içki almadıkları şeklinde beyanda bulunmuş ise de bu beyanın davacıyı korumaya vc olayı örtmeye yönelik olduğu, davacının mesai saati dışında da olsa alkollü olarak işyerine gelip yaslık almak için kilitli odanın camını kırması vc bilahare işyerine ait malları almasının doğrulukla bağdaşmayacağı açıktır.

Davacının haksız eylemleri mesai harici işyerine alkollü gelmekle birlikte alkollü olarak işyerinin camım kırmak ve battaniye nevresim gibi eşyaları izinsiz almaktır. Bu davranışlar doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlar olup alkollü halini saldırgan hale getiren davacının iş akdinin bu nedenle feshi haklıdır.

İş akdi feshedilmeyen diğer iki işçinin alkollü de olsa mesai harici olması ve saldırgan bir davranışları bulunmayışı karşısında iş akitlerin fcshcdilmeyişi, eşit işlem borcuna aykırılık teşkil etmez. Bu nedenlerle davacının ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/40880 E. 2012/3027 K. 13.02.2012)

“….Tanık anlatımlarına ve Cumhuriyet Savcılığında alınan kendi beyanına göre davacının işyerine alkollü geldiği sabittir. 4857 Sayılı yasanın 25/11 d ve 84/1 maddeleri gereğince uyarıya rağmen işyerine sarhoş olarak gelmek işverene haklı fesih imkanı tanır.

İşveren davacının işyerine iradi biçimde sarhoş gelmesi üzerine yasal fesih hakkını kullanmış olup, haklı fesih karşısında davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar vermek gerekirken hatalı gerekçe ile kabulüne hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2008/29926 E. 2010/19573 K. 21.06.2010)

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*