İşçinin işverene yalan söylemesi nedeniyle iş akdinin feshi – Yargıtay kararları

“…Somut olayda uyuşmazlık konusu davacının izin alıp işyerinden ayrı kaldığı süre yarım gündür. Davacı 3 yıldan fazla çalışan bir işçidir. Çocuğunun tedavisi için Karşıyaka Rehberlik Araştırma Merkezinden randevu aldığı ortadadır. Ortada şüpheli bir durum var ise de somut deliller davacının izninin çocuğunun tedavisi amacıyla alındığı ağır basmaktadır. Kaldı ki ölçülülük ilkesi gözönüne alındığında varılacak sonucun da davanın kabulü şeklinde olacağı tartışmasızdır. Davacı işçiye isnat olunan eylemle verilen ceza arasında aşırı oransızlık olup iş sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesi doğru olmadığından davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmcsi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.”(9.HD 2008/37528 E. 2010/22110 K. 05.07.2010)

“…Somut olayda; davacının Dumlupınar Üniversitesinde sınavı olmadığı halde sınavı varmış gibi mağaza sorumlusundan izin aldığı ancak yapılan araştırma ve davacının kaçamaklı savunmasından sınavının olmadığının tespit edildiği, davacının bu şekilde işverenin güvenini kötüye kullandığı, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı nedeniyle işveren tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği anlaşıldığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2009/59 E. 2010/35888 K. 02/12/2010)

“…Somut olayda, 23.03.2009 tarihli izin görev belgesi, 10.04.2009 tarihli yazılı fesih bildirimi, aynı tarihli davacının savunma yazısı, tanık beyanları ile dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin tartışılması ve değerlendirilmesi sonucunda, davacının 23.03.2009 tarihinde dedesinin öldüğünü ve cenazesine katılmak istediğini beyan ederek amirlerinden izin aldığı, ancak, izni müteakip dedesinin ölümüne ilişkin bir yazılı belge istenmesine rağmen, yazılı belge sunmadığı ve 10.04.2009 tarihli savunmasında, amirlerine bu konuda yalan söylediğini kabul ettiği ve iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/11. maddesi uyarınca ahlak vc iyiniyet kurallarına aykırı hareketler kapsamında feshedildiği anlaşılmıştır. İşçinin iyiniyet ve ahlak kurallarına uymayan bu davranışı sonucunda iş ilişkisine devam etmek işveren açısından çekilmez hale gelmiş, diğer bir anlatımla güven temeli çökmüştür. Fesih haklı nedene dayanmaktadır. Bu durumda ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.”(22.HD. 2012/7480 E. 2012/27485 K. 07.12.2012)

“…Dosya içeriğinden, davacının, davalı işyerinde 13.11.2006-08.05.2012 tarihleri arası satış tanıtım sorumlusu olarak çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin, davalı şirkete verdiği raporlarda 16—21.03.2012 tarihlerinde dava dışı doktoru ziyaret ettiğini bildirdiği halde dava dışı doktor tarafından davalı şirkete anılan tarihlerde davacının kendisine tanıtım ziyareti yapmadığını yazılı olarak beyan ettiği ve davacının bu davranışının doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğu gerekçe gösterilerek haklı sebeple feshedildiği, davacının fesihten önce alman yazılı savunmasında, raporunda belirttiği tanıtım ziyaretlerini yaptığını, ziyaret edilen dava dışı doktorun beyanını kabul etmediği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, feshe gerekçe gösterilen tanıtım ziyaretine ilişkin dava dışı doktorun yazılı beyanı irdelenmeksizin davalı tarafından haklı feshin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma eksik ve hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle feshe konu yazılı beyanda bulunan doktorun dinlenerek davacının 16.03.2012 ve 21.03.2012 tarihlerinde kendisine tanıtım ziyaretinde bulunup bulunmadığı hususu davacı asil ile yüzleştirmek suretiyle sorulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur”(22.HD. 2014/1011 E. 2014/1813 K. 10.02.2014)

“…Somut olayda uyuşmazlık konusu davacının izin alıp işyerinden ayrı kaldığı süre yarım gündür. Davacı 3 yıldan fazla çalışan bir işçidir. Çocuğunun tedavisi için Karşıyaka Rehberlik Araştırma Merkezinden randevu aldığı ortadadır. Ortada şüpheli bir durum var ise de somut deliller davacının izninin çocuğunun tedavisi amacıyla alındığı ağır basmaktadır. Kaldı ki ölçülülük ilkesi gözönüne alındığında varılacak sonucun da davanın kabulü şeklinde olacağı tartışmasızdır. Davacı işçiye isnat olunan eylemle verilen ceza arasında aşırı oransızlık olup iş sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesi doğru olmadığından davacı lehine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmcsi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.”(9.HD 2008/37528 E. 2010/22110 K. 05.07.2010)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*