İşçinin işe devamsızlığını gösteren tutanağın, her gün için ayrı tutulmamış olması – Yargıtay kararları

“…Davacı haklı neden bulunmadığı halde ücretsiz izinli olduğu dönemde iş akdinin haksız olarak fesih edildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı istemiştir.

Davalı ise davacıya ücretsiz izin verilmediğini buna rağmen işe devamsızlık yaptığını ve işyerini terk ettiğini, bu sebeple ihbar ve kıdem tazminatı isteyemeyeceğini savunmuştur.

Burada dava konusu olup çözümlenmesi gereken husus davacıya ücretsiz izin verilip verilmediği, başka bir anlatımla davacının işyerinden izinli olarak ayrılıp ayrılmadığıdır.

İzne ayrıldığının ispat külfeti davacı işçiye aittir.

Davacının 10.6.2004 tarihli iki ay ücretsiz izin verilmesine dair işverene dilekçe verdiği anlaşılmakta ise de, işverenin davacının bu isteğini kabul ettiğine dair yazılı bir belge bulunmadığı gibi tanıklarda bu hususta yeterli bilgi vermemişlerdir

Davacı kendisine ücretsiz izin verildiğini kanıtlayabilmiş değildir. Davacının işe devamsızlığı tartışmasızdır. İzin talebi dışında haklı bir nedenle işe devam edemediğini iddia edip kanıtlayabilmiş değildir

Açıklanan nedenlerde davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak işyerini terk ettiği anlaşıldığından ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekir.

Devamsızlık olgusu taraflarca kabul edilmektedir. Bu konuda ayrıca devamsızlık tutanağının sunulmaması davanın kabulüne gerekçe sayılması doğru değildir.”9. HD. 2006/12406 E. 2006/33449 K. 19.12.2006)

“…Davacının dosya içeriğine göre 16-17-18.05.2005 tarihlerinde işe gitmediği, işten çıkartılan eşinin tekrar işe alınması amacıyla eylem yaptığı sabittir. Davacının fesih sebebi yapılan devamsızlık günlerinde geçerli bir mazeretinin bulunmadığı açıktır.

Devamsızlık halinde devamsızlık olgusunun delili bakımından her gün için ayrı ayrı tutanak düzenlenmesine gerek bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemenin davacının işe gelmediği hergün için ayrı ayrı tutanak düzenlenmediği bu sebeple devamsızlığın fesih sebebi yapılamayacağına ilişkin gerekçesi yerinde değildir.

Davacının izinsiz ve mazeretsiz olarak üst üste üç gün işe gitmediği sabit olduğuna göre işverence yapılan feshin haklı sebebe dayandığı gözetilerek ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22. HD. 2012/20330 E. 2013/7496 K. 08/04/2013)

“…Somut olayda, davacının davalı işverence, işyerine 07,08, 09 Mayıs 2005 tarihlerinde 3 gün üst üste gelmediği savunulmuş ve buna ilişkin tutanak sunulmuşsa da tutanaklar her gün için ayrı ayrı tutulmuş değildir. Davacının 07. 08. 09 Mayıs 2005 tarihlerinde işe gelmediği tek bir tutanakla tespit edilmiştir. Dolayısıyla tutanakların usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında; mahkemece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Kocaeli Bölge Müdürlüğüne davacı tarafından yapılan şikayete ilişkin soruşturma evraklarının tamamı getirtilerek ve devamsızlık tutanaklarının usulüne uygun tutulmadığı da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.”( 9.HD. 2012/13634 E. 2014/19150 K. 12.06.2014)

“…Somut olayda davacı,28 Şubat 2007 gününe kadar sağlık raporu aldığını, raporun bitiminde 1 Mart günü işyerine gittiğini ve işverence sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, sonradan devamsızlık tutanağı tutulduğunu belirtip kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesini istemiştir.

Davalı ise, davacının 2 Mart gününden 10 Mart gününe kadar devamsızlık yapması üzerine 12 Mart günlü bu tarihlere ilişkin devamsızlık tutanağı tuttuklarını ve davacıya noter ihtarnamesi gönderip mazeretini belgelememesi halinde akdin feshedileceğini tebliğ ettiklerini ve davacının mazeret bildirmemesi nedeniyle sözleşmeyi 12 Mart itibarıyla haklı nedenle feshettiğini belirtmiştir.

Davacı tanıkları feshe ilişkin beyanda bulunmamış ve davacının neden işten çıkarıldığını bilmediklerini söylemiştir.

Davalı tanıkları ise 12 Mart günlü tutanak içeriğini doğrulamışlar ve geriye dönük olarak tek bir tutanak düzenlediklerini belirtmişlerdir.

Mahkemece, davacının devamsızlığını geçerli mazerete dayandırmadığı için fesih haklı bulunarak kıdem ve ihbar tazminatı talebi reddedilmiştir.

Dosyaya sunulan devamsızlık tutanağı 12 Mart 2007 tarihli olup 2 Mart-10 Mart günlerindeki devamsızlıklara ilişkin olarak tek bir tutanak tanzim edilmiştir. Devamsızlığa ilişkin her gün için ayrı ayrı tutanak tanzim edilmemesi, gerçekte işverenin fesih tarihinin 2 Mart günü olup devamsızlık tutanaklarının sonradan tutulması nedeniyle davalı taraf feshin haklılığını ispat edemediğinden, mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2009/42739 E. 2012/4553 K. 20.02.2012)

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*