İşçinin başka bir ilçeye tayini – Yargıtay Kararları

“…Davacı, davalı işyerinde çalışmakta iken, işyerini Polatlı’ya taşıması üzerine iş akdinin kendisi tarafından haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.

Davalı, davacının iş şartında esaslı değişiklik olmadığını, şirketin taşındığı yerin de Ankara Büyükşehir Belediyesi hudutlarında olup, uzaklığının 44 km olduğunu, şirketin kendisine ait olmayan binadan, kendine ait olan binaya taşındığını, ulaşım için servislerinin bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca işçinin işverene ait başka işyerlerinde çalışmayı kabul ettiğini, davacının feshinin haklı olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davacının 10 yıldan fazla Balgat’taki işyerinde çalıştığı, davalının söz konusu işyerini Temelli’ye taşınmasının iş koşullarında esaslı değişiklik oluşturduğu, sözleşmenin 4. maddesinde işçinin aynı işverene ait başka işyerlerinde çalışmayı kabul ettiği hükme bağlanmış olmasına rağmen bu düzenlemenin benzer koşullardaki bir başka işyerinde çalıştırılması ve iş koşullarında esaslı değişiklik yapılmaması halinde geçerli olacağı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.

Somut olayda, davacı işçinin çalıştığı davalıya ait işyerinin Ankara Büyükşehir hudutları içinde olan Temelli’ye taşındığı, yeni işyerine de davalı işveren tarafından servis imkanı verildiği, servislerle gidilip gelindiği anlaşılmaktadır.

Bu durumun davacı işçi aleyhine iş şartında aleyhe değişiklik olarak değerlendirilmesi doğru değildir. Bu durumda (Dairemizin 2007/27737 E. ,2007/31169 E.,2008/12147 E. no.lu ilamları ile onanan, emsal durumdaki kıdem tazminatı isteğinin reddine ilişkin kararlarda dikkate alındığında) kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şeklide kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2008/21806 E. 2010/8074 K. 25.03.2010)

“…Somut olayda, davalı işveren Bağcılar’da bulunan işyerini şirketin merkezi olan Büyükçekmece’de bulunan işyerine taşımıştır. Davalı işveren tarafından işyeri taşındıktan sonra işçilerin ulaşımı konusunda servis uygulamasının devam edeceğinin işçilere duyurulduğunu taraf tanıkları doğrulamıştır.

Bu durumda işyerinin Bağcılar’dan Büyükçekmece’ye taşınması davacı işçi açısından iş şartlarında esaslı değişiklik oluşturmadığı gibi, yeni işyerinde davacının bir çalışması da olmadığı bu hususun davacı tarafından da ileri sürülmediği dikkate alındığında, yeni işyerinde öğlen paydosunun 50 dakikaya indirildiği. Cumartesi günü saat 13’c kadar çalışma mecburiyeti getirildiği vc buna benzer gerekçeler ile davacının iş akdini haklı olarak feshettiğinin kabulü doğru görülmemiştir.

Bu nedenle, işçi tarafından yapılan fesih haksızdır. Davacının kıdem tazminatının reddine karar verilmelidir.”(9.HD. 2011/13310 E. 2012/26929 K. 10.07.2012

“…Somut olayda, güvenlik görevlisi olarak çalışan davacı işçinin Avcılar olan görev yerinin Beşiktaş olarak değiştirildiği, davacının bu değişikliği kabul etmediği, yeni görev yerine gitmediği, bunun üzerine de hizmet akdinin sonlandırıldığı sabittir.

Mahkemece davacının devamsızlığı sebebiyle iş akdinin davalı tarafından haksız olarak sona erdirildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmıştır.

Dosya içeriğine göre davacının görev yeri aleyhte çalışma koşullarını ağırlaştıracak şekilde değiştirilmiş ve davacı işçinin yeni görev yerine gitmemesi üzerine iş sözleşmesi davalı tarafından sona erdirilmiştir.

İş Kanununun 22. maddesine göre aleyhe değişiklik işçiyi bağlamasa da işçinin görev yerinin değiştirilip çalışma koşullarının ağırlaştırılması nedeniyle yeni görev yerine gitmediği ve eylemli olarak feshettiği sonucuna ulaşılmaktadır.

İş şartlarının ağırlaştırılmasına bağlı olarak işçi tarafından gerçekleştirilen fesih haklı olup davacı kıdem tazminatına hak kazanırsa da ihbar tazminatı haksız feshe muhatap olan tarafa ait olup, işçi sözleşmeyi eylemli olarak sona erdirdiğinden bu tarihten sonra devamsızlık tutanağı sonuca etkili olmayacak ve işçi ihbar tazminatına hak kazanamayacaktır.

Bu nedenle ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” ( 9.HD 2009/36214 E. 2012/1820 K. 25.01.2012)

“…Somut olayda dosya içeriğinden ve tanık beyanlarından işyerinin Güngören’den Çekmeköy’e taşındığı anlaşılmaktadır. Davacıdan işyerinin nakli üzerine servis konulmayarak çok uzak mesafeli bir yerde çalışmasının istendiği dikkate alındığında işçinin terk yoluyla işyerinden kendinin ayrılmasının işçinin haklı nedenle feshini oluşturduğu tartışmasızdır.

Bu nedenle mahkemece ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2009/7921 E. 2011/7364 K. 17.03.2011)

“…Somut olayda, davacının Gölcük tersanesinde çalışmakta iken işin bitimi sebebiyle Tuzla tersanesinde görevlendirildiği, yeni görev yerinde servis bulunmadığı ileri sürülerek istifa ettiği savunulmuştur.

Davalı tarafından sunulun istifa dilekçesindeki imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir.

İşyeri değişikliğine ilişkin yazılı bildirim bulunmamaktadır.

Tanıklar, yeni işyerinde servis bulunmadığını beyan etmişlerdir.

Bu nedenlerle çalışma koşullarındaki değişikliğe ilişkin yazılı bildirimde bulunulmadığı gözetilerek çalışına koşullarındaki esaslı değişiklik davacıyı bağlamayacağından, sözleşmenin davacı tarafından haklı olarak feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hükmedilmelidir. Aksi düşünce ile kıdem tazminatı talebinin reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD. 2009/16108 E. 2011/16251 K. 01.06.2011)

“…Mahkemece dinlenen davacı tanıkları işyerinin Kayaş’taıı Ostim’e taşınmasının söz konusu olduğunu tarafların bu konuda görüşme yaptıkları ve davacıya süre verildiğini ancak davacının yeni işyerine gitmek istemediğini ve işyerinden ayrıldığını ifade etmişlerdir.

Davalı işverenin tanıkları ise davacının Ostim’e gitmek istemediğini evine yakın olan bir yerden iş bulduğunu ve bu sebeple ayrıldığını belirtmişlerdir.

İşverence düzenlenen 2.5.2007 tarihli tutanakta da davacının 28.4.2007 günü kendi isteği ile ayrılacağını ve tazminatının ödenmesini istediğini mümkün olmayacağının söylenmesi üzerine çalışmaya devam edeceğini belirttiğini, ancak ……tarihinden itibaren ise işe gelmediği yazılmıştır.

Davalı işyerinin Ostim’e taşındığı ise uyuşmazlık konusu değildir.

Sigorta kayıtlarına göre 12.5.2007’den itibaren davacının başka bir işyerinden giriş kaydı mevcuttur.

Somut olay itibariyle yukarıda belirtilen deliller, davacının dava dilekçesindeki ifadeleri, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı itibariyle işyeri koşullarındaki esaslı değişikliği kabul etmeyen davacının iş akdini haklı sebeple sona erdirdiğinin kabulü gerekir. Bu sebeple kıdem tazminatı isteğinin kabulü, ancak haklı sebeple de olsa davacının kendi isteği ile işyerinden ayrılması nedeniyle ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”(9. HD. 2009/4705 E. 2011/3690 K. 17.02.2011)

“Davacı; davalı şirketin işyerini Polatlı / Temelli ilçesine taşıdığını, işyerinin Ankara dışına nakledilmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik oluşturduğunu bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle sona erdirdiğini belirterek kıdem tazminatı ve bir kısım işçilik alacakları talep etmiştir.

Davalı; işyerini taşıdığı yerin Ankara Büyükşehir Belediyesi hudutları içinde ve uzaklığının 44 km olduğunu, davalı şirketin şehir içinde imalat yapılması uygun olmadığından zorunlu olarak işyerini Başkent Organize Sanayi Bölgesine taşıdığını, davalı işverenliğin ulaşım için gerekli servisleri bulundurduğunu davacı için aleyhe iş şartlarında esaslı bir değişiklik olmadığını, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının Türkiye sınırları içindeki değişik işyerlerinde, işveren veya vekilinin göstereceği yerlerde çalışmayı kabul ettiğini, davacının çalışmayı reddetmesinin haklı bir sebebe dayanmadığını savunmuştur.

Mahkemece davacının kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmiştir. Çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı değişiklik olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Somut olayda; davacı ile davalı arasında imzalanan 24.12.2004 ve 24.12.2005 tarihli iş sözleşmelerinde “işçinin işverenin Türkiye genelindeki ve yurtdışındaki işyerlerinde görevlendirmeyi kabul ettiği “ hükmüne yer verilmiştir. Davacı sözleşmedeki imzaya itiraz da etmemiştir. Ayrıca dosya içeriği bir biilün olarak ele alındığında işyerinin nakli dışında davacının daha önce yaptığı iş, aldığı ücret, ya da unvan gibi konularda işin başkalaşması, ağırlaştırılması, ücretinin azaltılması gibi herhangi bir durum söz konusu değildir. Aslında böyle bir iddia da söz konusu değildir. Ankara’da bilindiği gibi Büyükşehir Belediyesi Hudutlarının yasal bir düzenleme ile genişletilmesi, bazı yeni ilçelerin özelikle yargı (yetki) yönünden sınırlarının genişletilmesi Ankara içindeki eski dönemden kalma bazı iş merkezlerinin tamamen yıkılarak şehir dışına taşınması gibi hususlarda dikkate alındığında davalının işyerini Ankara dışına nakletmesinde yasaya aykırı bir yön görülmemiştir. Ayrıca dinlenen tanıklar işyerinin taşındığı yeni iş merkezine işveren tarafından sağlanan servis ile gidip geldiklerini ifade etmişlerdir. Btitün bunlar birlikte değerlendirildiğinde davacının fesih gerekçesi yukarıda belirtilen yasal ve hukuksal gerekçelere göre haklı neden oluşturmamaktadır. Buna göre dava konusu kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi hatalıdır.”(9. HD. 2008/14809 E. 2010/1480 K. 28.01.2010)

“…Somut olayda davalı işveren Bağcılar da bulunan işyerini şirketin merkezi olan Büyükçekmece dc bulunan işyerine taşımıştır. Dosya içindeki iş sözleşmesinde işçi işverene ait çeşitli işyerlerinde geçici veya sürekli olarak çalışmayı kabul etmiştir.

Davalı işveren tarafından işyeri taşındıktan sonra işçilerin ulaşımı konusunda servis uygulamasının devam edeceğinin işçilere duyurulduğunu taraf tanıkları doğrulamıştır. Bu durumda işyerinin Bağcılardan Büyükçekmeee’ye taşınması davacı işçi açısından iş şartlarında esaslı değişiklik oluşturmadığından işçi tarafından yapılan fesih haksızdır.

Davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmelidir.”(9. HD. 2010/50635 E. 2010/41150 K. 28.12.2010)

“Somut olayda; davacının çalıştığı iş yerinin mevcut adresinden Anadolu yakasında Üsküdar / Altunizade mahallesine taşındığı, davacının bu iş yeri değişikliğini kabul etmeyerek iş akdini sonlandııdığı tartışmasızdır.

Davacı, Kiiçükçekmece de oturduğunu, iş yeri değişikliğinden önce servisin evinin önünden geçtiğini, iş yeri değişikliğinden sonra işe servise binebilmek için Scfaköy E-5 üzerindeki otobüs durağına gitmek zorunda kaldığını, bıınıın da hem zaman, hem de maddi zarar doğurduğunu iddia etmiştir.

Bu nedenle Mahkemece yapılacak iş davacının iş koşullarında ağırlaştırılma olarak nitelediği bu iddiaların doğruluğu ve iş koşullarında ağırlaştırılmaya neden olup olmadığı araştırılıp değerlendirilerek davacının feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı saptanarak hüküm kurmaktır.

Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”(9.HD 2009/37860 E. 2011/48415 K. 15/12/2011)

“…Somut olayda davacı işçinin Kağıthane’de oturduğu ve Şişli’de faaliyette bulunan işyerinde 5 yılı aşkın süreyle çalıştığı anlaşılmaktadır. İşverence işe geliş ve gidişlerde servis hizmeti sağlanmamıştır. İşyeri Güngören’e taşınmış ve davacıdan bu yeni işyerinde çalışması istenmiştir. Davacı işçi de ikamet ettiği yere göre yeni işyerine 2 vasıta ile ulaşabileceğini, ayrıca 10 dakika kadar yürümesinin gerektiğini, sabah vc akşam ortalama 2 saatin yolda geçecek olması sebebiyle bu değişikliği kabul etmediğini bildirmiş ve iş sözleşmesini feshetmiştir.

İşverence servis hizmetinin sağlanmadığı ve ancak bir vasıta için yol parasının verildiği dosya içeriği ile sabit olmakla, davacı işçi yönünden yapılan bu değişiklik çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğindedir. Gerçekten davacı işçi bu değişiklik sonrasında işe gidiş ve gelişlerde çok daha uzun süreyi yolda geçirecek ve ayrıca bir vasıta parasını da ödeme zorunda kalacaktır. Bu durumda davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı yasanın 24/11 (t) bendi haklı olarak feshettiği kabul edilmeli kıdem tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece yazılı şekilde isteğin reddi hatalı olmuştur.”(9.HD 2009/19305 E. 2010/16906 K. 08.06.2010)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*