İşçilerin kavga etmesi ve işverenin eşit işlem borcu

Yargıtay’a göre, her ne kadar kavga eden işçinin eylemi işverene fesih imkanı tanımakta ise de aynı nitelikte eylemde bulunan diğer işçi için fesih yoluna gitmeyen işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığı açıktır. Bu gibi durumlarda işverenin gerçekleştirdiği feshin haklı olduğu düşünülemez.

“…Tüm dosya kapsamı nazara alındığında davacı ve işverenin diğer iki işçisi arasında tartışmalar yaşandığı sabittir.

Mahkemece her ne kadar ilk haksız hareketin davacı tarafından gerçekleştirildiği gerekçesiyle işveren feshinin haklı olduğu sonucuna varılmış ise de davalı tanıklarından ikisi bizzat feshe sebep olduğu belirtilen olayda davacı ile aralarında tartışma yaşanan şahıslar olup diğer davalı tanığı ise olay hakkında görgüye dayalı bilgi aktarmamıştır.

Dosya içerisindeki CD kayıtlarında da Mahkeme gerekçesini destekleyecek görüntüler yer almamaktadır. Ayrıca söz konusu olaylarla ilgili olarak Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 17.6.2008 tarilı ve 2007/1289- -2008/727 E-K. sayılı kararı ile davacıya hakaret suçundan davacının tartıştığı işçiye ise hakaret ve müessir fiil suçuna teşebbüs suçlarından ceza verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre ilk haksız hareketin davacıdan kaynaklandığı sonucuna varmak mümkün olmadığı gibi bu konudaki Mahkemenin kabulü bir an için yerinde görülse dahi kendisine yönelen haksız harekete karşılık davalının diğer işçisinin Ceza Mahkemesinin kararı ile sabit görülen eylemlere başvurması gibi bir hak vc yetkisi de bulunmamaktadır. Davacı ile tartıştığı anlaşılan işçilerin halen aynı işyerinde çalışmayı sürdürdükleri anlaşılmaktadır.

Tüm yapılan tespitler nazara alındığında, davacının da aralarında bulunduğu işçilerin işyeri içerisindeki birbirlerine karşı yönelen haksız eylemlerinden ötürü yalnızca davacının iş akdine son verilerek, işverence eşit işlem borcuna aykırı davranılmış olmakla işveren feshi haksız fesih niteliği taşımakta olup, kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.”(9. HD. 2009/45107 E. 2012/6474 K. 29.02.2012)

“…Dosya içeriğinde bulunan 12.11.1999 tarihli tutanak, tanık beyanları ve ceza mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere olayda ilk hareket davacıdan değil dava dışı işçiden gelmiş ve davacıya yumruk atılmasından sonra davacının diğer işçiye müdahalesi gerçekleşmiş olup davacı H.’e yumruk atmamış ancak savunma amaçlı sarılması nedeniyle yere düşmeleri neticesinde H. yaralanmıştır.

İşveren olaydan davacıyı sorumlu tutarak işine son vermiş diğer işçi ise çalışmaya devam etmiştir.

Davacımızın yaraladığı H. adlı işçinin yumruk atarak olayı başlattığı buna rağmen davacının iş sözleşmesinin feshedilerek işten çıkarıldığı ancak H. adlı işçinin işten çıkartılmadığı da ortadadır.

Her ne kadar davacının eylemi işverene fesih imkanı tanımakta ise de aynı nitelikte eylemde bulunan diğer işçi için fesih yoluna gitmeyen işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığı açıktır. Bu durumda işverenin gerçekleştirdiği feshin haklı olduğu düşünülemez.

Davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken reddedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”( 9.HD. 2009/5396 E. 2011/4884 K. 24.02.2011)

“…Kavga fesih sebebine bakılınca, her ne kadar davacının eylemi işverene fesih imkanı tanımakta ise de aynı nitelikte eylemde bulunan diğer işçi K.H. içiıı fesih yoluna gitmeyen işverenin eşit işlem borcuna aykırı davrandığı açıktır.

Davalı tanığı C. bu işçinin kavgadan sonra da işe devam ettiğini belirtmiştir. Bu durumda işverenin gerçekleştirdiği feshin haklı olduğu düşünülemez.”(9.HD. 2009/37031 E. 2011/50099 K. 28.12.2011)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*