Görev yeri değişikliği – Yargıtay Kararı

“…4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca, işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir.

Dosya içeriğine göre, ihbar olunan firmanın, davalıya ait “S. açık ocağından 3.400.000 ton tüvanan cevherin konsantratör tesisine ve 100.000 ton ara dekapajın tumba sahasına nakliyesi ve tahliyesi» işinin 01.01.2012 – 31.12.2013 dönemine ait kısmı üstlendiği, davacının da K/S. işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır.

Davacı delilleri arasında sunulan 22.02.2013 tarihli ihtarnameye göre, davacı iş sözleşmesinin 14.02.2013 tarihinde haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirtilerek dava konusu haklarının ödenmesini talep etmiştir. Dairemize aynı konuda seri halde yansıyan dosyalardan bir kısmında tebliğ tarihi 19.02.2013, bir kısmında ise 25.02.2013 olan 14.02.2013 tarihli görevlendirme yazısına da davalı tarafından dayanılmış, işçinin yapılan görevlendirmeyi kabul etmemesi üzerine iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanunun 25/ll-g. maddesine uygun şekilde feshedildiği savunulmuştur.

P. Ltd. Şti.’nin 08.03.2013 tarihini taşıyan bu yönde yazılı fesih bildirimi mevcuttur. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, iddiayı doğrular mahiyette beyanda bulunmuş, işverenin kendilerini K.’daki işin bitliğini bildirerek Ç.’da işe çağırdığını, uzun süre iş vermediğini, kendilerinin uzaklığı nedeniyle burada işe başlamadığını beyan etmiştir. Davacı ile ihbar olunan alt işveren arasındaki iş sözleşmesinde, işverene nakil yetkisi verilmiş bulunmasına rağmen, delil durumundan, davacının çalıştığı ve ikamet etmekle olduğu K.işyeri ile görevlendirildiği Ç. işyeri arasında 100 km. gibi önemli bir mesafe bulunduğu, ücret seviyesi dikkate alındığında çalıştığı yer ile ikamet ettiği yer arasındaki mesafenin büyük önem taşıdığı açık olan davacının uzaklığı sebebiyle görevlendirmeyi kabul etmediği, bunun üzerine iş sözleşmesinin işverence 14.02.2013 tarihinde sözlü olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. İşverenin de K. işyerinde almış olduğu işi tamamlamış olması karşısında, işin niteliği gereği arlık iş sözleşmesinin işverence geçerli nedene dayalı olarak feshedildiği kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekir. Yazılı şekilde söz konusu taleplerin reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” (22. HD. 2014/8980 E. 2014/19155 K. 25.06.2014

“Somut olayda, iş sözleşmesinde işverene işçinin işyerini değiştirme yetkisinin verildiği, işverenin de iş sözleşmesinden doğan bu yetkisini kullandığı, sözleşmede öngörülen yetkisini kullanarak davacının görev yaptığı işyerini ihtiyaçları doğrultusunda değiştirdiği, yaptığı değişikliğin genişletilmiş yönetim hakkı kapsamında olduğu, davalı tarafından sözkonusu iş sözleşmesinde kendisine tanınan bu yetkiyi kullanması sonucu iş koşullarının esaslı tarzda değiştirilebilmesi için geçerli nedene dayanmadığının, yapılan değişikliğin iş sözleşmesine aykırı olduğunun ve görev değişikliğinin kötüniyetle yapıldığının ispat yükü kendisine düşen davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu durumda işverence yapılan feshin geçerli nedene dayandığı ortada iken davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.”(22. HD. 2014/13786 E. 2014/15858 K. 04.06.2014)

“Taraflar arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinin 3.6 maddesinde, büyükşehir belediyesi sınırları içinde davacının işinin ve görev yerinin işverence değiştirilebileceği düzenlenmiştir. Gerek davacı ve gerekse de davalı tanıkları, davalı şirketin davalı belediye ile güvenlik hizmet alımı işi bitlikten sonra davacıya Sarımeşe’deki işyerinde çalışması gerekliğini bildirdiğini beyan etmişlerdir. Ayrıca, dosya içerisindeki yazışmalardan da, davalılar arasındaki güvenlik hizmeti alımı sözleşmesinin sona erdiği, dolayısıyla davacının sözkonıısu işvelindeki çalışmasını sürdürmesinin mümkün olmadığı görülmektedir.

Mahkemece, davacının mevcut ücretinin yeni işyerinde düşürülmek istendiği, yol ve yemek ücretlerinin karşılanmadığı, davacının çalışma koşullarındaki esaslı değişikliği kabul etmek zorunda bulunmadığı gerekçeleriyle davacının ihbar ve kıdem tazminatına hükmedilmiştir. Davalı şirketin 15.06.2009 tarihli görev değişikliği yazısında, davacının ücretinin düşeceği veya yol ve yemek ücreti ödenmeyeceği belirtilmediği gibi, davacının görev değişikliğini kabul etmediğine dair işverene verdiği 15.06.2009 tarihli yazısında da, ücretinin düşürüldüğü veya yol ve yemek ücreti ödenmeyeceği için görev değişikliğini kabul etmediğine dair bir beyanı bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı ile birlikte işten çıkarılan, davalılar aleyhine dava açan, bu nedenle menfaat birliktelikleri olan iki davacı tanığının beyanları dikkate alınarak, iş koşullarında esaslı değişiklik yapıldığı sonucuna ulaşılması hatalıdır.

Öte yandan, dosya kapsamından işverenin sözleşme hükümlerine göre davacının iş ve çalışına yerini değiştirmeye yetkili olduğu anlaşılmakta ise de bu görev talimatının samimi olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu bağlamda davacının yeni çalışma yeri olarak gösterilen Sarımeşede davacıya çalışması söylenen davalı şirkete ait işyeri bulunup bulunmadığı, varsa, bu yerde davacı işçinin istihdamına imkan olup olmadığı, davalı şirketin kaç işçiye bu işyerini teklif ettiği, sözkonusu işyerinde kaç işçi eksikliği bulunduğu, davacının çalışabileceği davalıya ait daha uygun işyerlerinin bulunup bulunmadığı, varsa istihdam imkanı olup olmadığı hususlarının araştırılarak, çıkacak sonuca göre işçi feshi hakkında değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.”(22.HD. 2013/21746 E 2013/29824 K. 20.12.2013)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*