Evlilik nedeniyle evlilik öncesi iş akdini fesheden işçi hangi durumda tazminat alabilir?

Kural olarak, kadın işçinin evlilik sebebiyle fesih hakkı, evlilik tarihinden itibaren başlar. Dolayısı ile evlenmeden önce evlilik nedeniyle iş akdini fesheden kadının, kıdem tazminatına hak kazanması mümkün değildir.

Ancak, evlilik nedeniyle, evlilik öncesi kadın işçi tarafından verilen istifa dilekçesi, evlilik tarihinden sonra geçerli olmak üzere verilmiş ise ve işçi ile işveren arasında karşılıklı anlaşma mevcut ise, işçinin istifa tarihinde evli olmaması, kıdem tazminatı almasına engel teşkil etmeyecektir.

“Davacı, davalıya ait iş yerinde 23.10.2003-21.08.2006 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin evlilik nedeni ile feshettiğini, fazla çalışma ücret alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücretinin tahsilini istemiştir.

Davalı, davacının 31.07.2006 tarihli dilekçesi ile istifa ederek işten ayrıldığını, istifa tarihinde evli olmaması nedeni ile kıdem tazminatı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının evlenmeden önce nişanlısının tayinini sebep göstererek istifa etmesi nedeni ile evlilik haklı sebebine dayanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda, davacının el yazısı ile düzenlediği 31.07.2006 tarihli istifa dilekçesinde eşinin tayini nedeni ile istifa ettiğini bildirmiş ve ihbar süresinin .02.08.2006 -22.08.2006 tarihleri arasında.kullanacağı senelik izin ve düğün izninden sayılmasını talep etmiştir Dosya içerisini ibraz edilen nüfus kayıtlarına göre davacının 12.08.2006 tarihinde evlendiği anlaşılmaktadır.

Davalı işveren tarafından düzenlenen 06.04.2007 tarihli belgede davacının 22.10.2003-22.08.2006 tarihleri arasında çalıştığı, 22.08.2006 tarihinde evlilik nedeni ile işten ayrıldığı belirtilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumuna da davacının işten çıkış tarihi 22.08.2006 olarak bildirilmiştir.

Davacının istifa dilekçesini evlilik tarihinden sonra geçerli olmak üzere verdiği ve işveren tarafından da bu hususun kabul edildiği anlaşılmaktadır Saptanan bu durum karşısında ve yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, kıdem tazminatı yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.”( 9.HD 2009/20934 E. 2011/35239 K. 05.10.2011)

“… Davacı Kartal 3. Noterliğimin 25016 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 02.06.2009 tarihinde evlilik nedeniyle ayrılmak istemesinin işverence kabul edilmediğini belirterek 08.06.2009 tarihi itibariyle istifa edeceğini ihtar etmiştir. Bu ihtarname 05.06.2009 tarihinde işverene ulaşmıştır.

İşverenin yukarıda açıklandığı üzere davacının 08.06.2009 tarihinde ayrılmasına ilişkin Kaymakamlığa yazdığı zımni olur yazısı 03.06.2009 tarihlidir. Davalı işveren davacının evlenmeden işten ayrılamayacağına ilişkin iradesini açıkça ortaya koymadığından sözleşmenin evlilik nedeniyle feshedildiği ve feshin 08.06.2009’da hüküm ve sonuçlarını doğuracağı açıktır. Nitekim Kaymakamlık yazısında da işten çıkış tarihinin 08.06.2009 olduğu görülmektedir. Ancak, davacının dosyaya sunulan nüfus kaydından evliliğin davacının iddia ettiği 08.06.2009 tarihinde değil 13.06.2009 tarihinde gerçekleştiği görülmektedir. İki tarih arasında 5 işgünü olup sözleşmenin işverene haklı feshi imkanını sağlayan kanuni devamsızlık süresinin üzerinde olduğu ve davacının Noterden gönderdiği ihtarnameden işverenin erken fesihe rızasının bulunmadığı anlaşılmakladır.

Tarafların anlaşması dışında evlilik gerçekleşmeden sözleşmenin feshedilmesinin işçiye haklı fesih imkanı vermeyeceği dikkate alınmadan kıdem tazminatı talebinin kabulü isabetsiz olmuştur.”( 7.HD 2013/13133 E. 2013/19438 K. 18.11.2013)

“…..Somut olayda davacı iş akdini 17.08.2009 tarihli ihtarnamesi ile evlilik nedeniyle sona erdirmiş, 25.09.2009 tarihinde de evlenmiştir. Davacının fesih tarihinden sonra evlendiği anlaşıldığından kıdem tazminatına hak kazanamaz. Anılan isteğin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.”(9. HD. 2012/9096 E. 2014/14994 K. 08.05.2014)

“…..Somut olayda, mahkemece davacının 26.06.2002 – 03.09.2007 tarihleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından evlilik nedeniyle feshedildiği gerekçesiyle kıdem tazminatı talebi kabul edilmiştir.

Kadın işçinin evlilik sebebiyle fesih hakkı, evlilik tarihinden itibaren başlar. Bu hak, sadece bayan eşe tanınmış olup resmi evlilik işleminin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır.

Davacı işçi, nüfus kaydına göre 10.10.2007 tarihinde evlenmiştir. Mahkemece evlenme tarihinden önce 03.09.2007 tarihinde gerçekleşen feshin evlilik nedeniyle haklı olduğunun kabulü ile kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.”(9.HD. 2011/12058 E. 2013/17371 K. 06.06.2013)

Yargıtay, bir kararında, evlilik nedeniyle işe gelmeyen işçinin mazeretini haklı bulmuş ve işverenin devamsızlık nedeniyle iş akdini feshedemeyeceğine karar vermiştir.

“….Davacı, 16/10/2009 tarihinde evlendiğini vc 17/10/2009 tarihinde iş yerine giderek kanuni haklarını alıp alamayacağını sorduğunu, iş yeri yöneticisinin kendisine her hangi bir ödeme yapılmayacağını, hiç bir alacak ve hakkının olmadığım söyleyerek iş yerinden kovduğunu iddia etmiştir.

Davalı ise davacının 14, 15 ve 16.10.2009 tarihlerinde mazeretsiz işe gelmediğini, 13/10/2009 tarihi itibari ile 21/10/2009 tarihinde iş aktinin İş Kanunun 25/1 I/g maddesine istinaden haklı olarak fesh edildiğini savunmuştur.

Yerel Mahkemece yapılan yargılama neticesinde kıdem, ihbar tazminatları ile fazla çalışına ücreti isteğinin reddine karar verilmiş ise do Mahkemenin bu hükmü dosya kapsamına göre isabetli değildir.

Tüm dosya kapsamına göre davacıya işveren tarafından evlilik hazırlığı için bir gün izin verildiği, evlilik işlemlerinin yetişmemesi sebebiyle tekrar izin istediği ancak bu isteğinin reddedildiği, gelmediği günlere ilişkin olarakta tutanak tutulduğu anlaşılmaktadır.

Davacının devamsızlık yaptığı iddia edilen 14,15,16 Ekim günlerinden birinde izinli olduğu 16 Ekim günü de evlendiği dikkate alındığında 2 gün üst üste işe gelmeme koşulları oluşmamıştır. Kaldı ki davalı tarafından gönderilen ve 21 Ekim 2009 tarihinde davacıya tebliğ edilen ihtarnamede ise gelmemesinin nedenlerinin bildirilmesi gerektiği aksi takdirde iş akdinin feshedileceği yazılıdır. Evlenme işlemi haklı bir mazeret olup davalının da buna vakıf olması karşısında bu ihtara rağmen yeni bir devamsızlık olgusuna da dayanılmaması sebebiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinden de bahsedilemez. Açıklanan nedenlerle kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddedilmesi hatalıdır.”(9.HD 2011/48974 E. 2013/34081 K. 19.12.2013)

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*