Fazla mesai alacağında yapılan hakkaniyet indiriminin kapsamı ve sonuçları

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 11.2.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K.).

Ancak fazla ça­lışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir (Yargıtay 9.HD. 21.03.2012 gün, 2009/48913 E, 2012/9400 K.).

Yargıtayın önceki kararlarında; fazla çalışma ücretlerinden yapılan indirim, ka­bul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davalı tarafın kendisini avukat­la temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücreti­ne hükmedilmesi gerektiği kabul edilmekteydi (Yargıtay 9.HD. 11.02.2010 gün 2008/17722 E, 2010/3192 K.).

Ancak, işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada, mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı işçi tara­fından bilinemeyeceğinden, Yargıtayca, maktu ve nispi vekâlet ücretlerinin yüksek oluşu da dikkate alınarak konunun yeniden ve etraflıca değerlendirilmesine gidilmiş, bu tür indirimden kaynaklanan ret sebebiyle davalı yararına avukatlık ücretine karar verilmesinin adaletsizliğe yol açtığı sonucuna varılmıştır.

Özellikle seri davalarda indirim sebebiyle kısmen reddine karar verilen az bir miktar için dahi her bir dosya­da zaman zaman işçinin alacak miktarını da aşan maktu avukatlık ücretleri ödetilmesi durumu ortaya çıkmaktadır.

Yine daha önceki kararlarıda, yukarıda değinildiği üzere fazla çalışma alacağından yapılan indirim sebebiyle ret vekâlet ücretine hükmedilmekle birlikte, Borçlar Kanununun 161/son, 325/son, 43 ve 44 üncü maddele­rine göre, yine 5953 sayılı Yasada öngörülen yüzde beş fazla ödemelerden yapılan indirim sebebiyle reddine karar verilen miktar için avukatlık ücretine hükmedilmemekteydi. Bu durum uygulamada hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olduğundan ve konuyla ilgili olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde de herhangi bir kurala yer verilmediğinden,Yargıtay, eski görüşünden dönmüş ve fazla çalışma alaca­ğından yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.

“…Somut olayda; davacı fazla mesai yaptığını ve ücretlerinin ödenmediğini ile­ri sürerek alacak talebinde bulunmuş; davalı ise davacının fazla mesai yapmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacı tanık beyanları dikkate alınarak davacının fazla mesai yaptığı kabul edilmiş ve fazla çalışma ücretinden % 10 oranında hakkaniyet indirimi yapmıştır. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve ilkeler doğrultusunda yapılan bu indirimin az olduğu ortadadır. Bu nedenle, daha makul ve hakkın özünü zedelemeyecek bir indirimin yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır’. (Yargıtay 9.HD. 18.03.2014 tarih, 2012/5384 E, 2014/8731 K)

“Somut olayda, Mahkemece yapılan %50 hakkaniyet indirimi hakkın özünü ze­deleyecek nitelikle olup makul orana tekabül eden bir oranda indirim yapılması için karar bozulmalıdır. (Yargıtay 7. HD. 12.05.2014 tarih, 2014/2755 E, 2014/10435 K)

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.11.2009 ta­rih, 2009/9-419 esas, 2009/475 karar sayılı içtihadı ile Yargıtay Hukuk Genel Kuru­lunun 15.02.2012 tarih, 2011/9-741 esas ve 2012/73 karar sayılı içtihatları ile, fazla mesai alacağı tanık beyanlarına göre hesaplanmışsa,   % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapılması yerindedir.

 

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*