Ücretin gününde ödenmemesi halinde işçinin hakları nelerdir?

İş Kanununa göre, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde zorlayıcı bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş sözleşmeleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.
Yukarıdaki ilk fıkra düzenlemesinde sözü edilen ücret ile ilgili olarak Yargıtayca, ikramiyenin ücret eki niteliğinde geniş anlamda ücrete dahil olduğu ve işçinin ödenmeyen ikramiye alacağı sebebiyle iş görmekten kaçınabileceği kabul edilmiştir.
İş Kanunu Taslağında bu hükümden sonra yer verilmiş olan “ve işçiler çalışmadıkları sürece ücrete hak kazanırlar” eki Kanuna geçirilmemiştir. Ne var ki, işverenin temerrüdüne ilişkin Borçlar Kanunu hükümleri karşısında, söz konusu Taslak hükmünün Kanuna geçirilmemesine dayanılarak, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınan işçiye çalışmadığı sürenin ücretinin ödenmeyeceği gibi bir sonuca varılamaz. Aksinin kabulü işçinin iş görmekten kaçınma hakkını kullanmasını olanaksız hale getirir.

isciucreti
İş Kanununun 34. maddesi ilk fıkrasındaki düzenleme ile ücreti ödenmeyen işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma olanağına sahip kılınmış ve birden çok işçinin aynı yola başvurmasının Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa göre kanun dışı grev olarak nitelenmesi gibi eskiden 1475 sayılı Kanunda bu konuda bir hüküm olmamasından kaynaklanan bir risk ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca, bu düzenleme yanında işçi için yasal bir seçenek olarak ücretin ödenmemesi halinde sözleşmenin işçi tarafından haklı sebeple feshi olanağı varlığını sürdürmektedir.
Eski 1475 sayılı Kanunda bu konudaki yasal düzenleme boşluğunun doldurulmasında, Yargıtayca, ücretlerin zamanında ödenmemiş olması halinde dava açma ve sözleşmeyi haklı nedenle feshetme olanağına sahip olan işçilerin topluca işi bırakmaları (eski) 2822 sayılı Kanunun uygulanmasında kanun dışı bir eylem olarak kabul edilmekte ve öğretide karşıt görüşler öne sürülmekteydi.
Yargıtaya göre, bu maddede öngörülen ücretin faizi birlikte ödenmesi konusunda işyerinde ücretlerin ödeme gününü belirleyen toplu iş sözleşmesi ya da iş sözleşmesi hükmü yoksa, faize hak kazanabilmek için işverenin temerrüde düşürülmesi şarttır.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*