İşçinin yıllık izin kullanabilmesi için 1 yılın dolmasında çalışılmış gibi sayılan süreler nelerdir?

İş Kanunu, yıllık ücretli izin hakkının kazanılması için gerekli bir yıllık çalışma süresinin hesabında, bazı sürelerin çalışılmış gibi sayılacağını belirtmiştir (m. 55).
Kanunda bunlar şöyle sıralanmıştır:
a) İşçinin uğradığı kaza veya tutulduğu hastalıktan ötürü işine gidemediği günler (Ancak, 25. maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen süreden fazlası sayılmaz),
b) Kadın işçilerin 74. madde uyarınca doğumdan önce ve sonra çalıştırılmadıkları günler,
c) İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti dışında manevra veya herhangi bir kanundan dolayı ödevlendirilmesi sırasında işine gidemediği sürenin doksan günü,
d) Zorlayıcı nedenler yüzünden işin aralıksız bir haftadan çok tatil edilmesi halinde, yeniden işe başlama şartıyla, işçinin çalışmadığı sürenin onbeş günü,
e) Çalışma süresinden sayılan haller (m. 66),
f) Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri,
g) Röntgen işlerinde çalışanlara 3153 sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan Tüzüğe göre pazar günü dışında verilmesi gereken yarım günlük izinler,
h) İşçilerin arabuluculuk toplantılarına katılmaları, hakem kurullarında bulunmaları, bu kurullarda işçi temsilciliği görevlerini yapmaları, çalışma hayatı ile ilgili mevzuata göre kurulan meclis, kurul, komisyon ve toplantılara yahut işçilik konuları ile ilgili uluslararası kurulluşların konferans, kongre veya kurullarına işçi veya sendika temsilcisi olarak katılması sebebiyle işlerine devam edemedikleri günler,
ı) işçilerin evlenmelerinde üç güne kadar, ana ve babalarının, eşlerinin, kardeş veya çocuklarının ölümünde üç güne kadar verilecek izinler,
j) İşveren tarafından verilen diğer izinler ile kısa çalışma süreleri.
k) Bu Kanunun uygulanması sonucu işçiye verilmiş olan yıllık izin süresi.
Bütün ayrıntılarına karşın, yapılan düzenlemede, 1475 sayılı Kanunda olduğu gibi, haftalık çalışma süresinin beş güne bölünmesi halinde çalışılmayan cumartesi gününün çalışılmış sayılmasına ilişkin olarak açık bir hükme yer verilmemiştir. Ancak, genel hükümlerden yararlanarak, cumartesi gününün çalışılmış sürelerden sayılması sonucuna varılmalıdır. Buna karşılık, grev ve lokavtta geçen süre ile Yargıtayca kabul edildiği üzere, toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılmış olsa dahi, fesih bildirimi süresi yıllık ücretli iznin hesabında çalışılmış gibi sayılamaz.
Kanunda sayılan nedenlere dayanmaksızın işçinin işine devam etmemesi halinde devamsızlık süresi izne hak kazanmak için dolması gerekli bir yıllık süreye eklenir ve bu suretle işçinin izne hak kazandığı tarih ortaya çıkar (m. 54/11). Örneğin, işe başladığı tarih 1 temmuz olan işçi normal olarak sonraki yıl 1 temmuzda izne hak kazanmış olacak iken, bu süre içinde işçi aralıklı olarak onbeş gün izin almaksızın işe gelmemişse, izin hakkı 16 temmuzda doğmuş olacaktır.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*