Fazla çalışmanın koşulları nelerdir?

 Normal fazla çalışmalarda:
İşyerinde fazla saatlerle çalışmanın uygulanmasını isteyen işverenin işçinin onayını alması gerekir (İş K, m. 41/V1I). Bu onay, eskiden olduğu gibi, işçinin işe girişinde veya sonradan alınabilir. Ancak, Kanunun belirtilen hükmü aşılarak, Fazla Çalışma Yönetmeliğine konulan bir hükme göre, fazla çalışma ihtiyacı olan işverence onay her yıl başında işçilerden yazılı olarak alınır ve işçi özlük dosyasında saklanır (m. 9/II). Yönetmeliğe göre, sadece fazla çalışmada değil, fazla süreli çalışmada da işçinin onayının alınması gerekir (m. 9/1). Eski Kanundaki, işverenin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne başvurarak fazla çahşma izni alması zorunluluğu ise 4857 sayılı Kanunla kaldırılmıştır.
Yargıtayın bir kararında, fazla çalışma için İş Kanununun 41. maddesine göre ve Yönetmelik uyarınca bu onayın her yıl başında alınması gerektiği, işçinin işe girerken 1475 sayalı eski Kanuna göre verdiği onayan 10.6.2003 tarihinden sonraki çalışmaları haklı göstermeyeceği ve böylece iş sözleşmesinin fazla çalışma davetine uyulmaması üzerine feshedilmesinin geçerli bir sebebe dayanmadığı sonucuna varılmış olması eleştirilmiş ve olayda Yönetmeliğin çıkarılmasından önceki bir tarihte feshin yapılmış bulunması karşısında, o tarihte yürürlükte olan Fazla Çalışma Tüzüğüne göre verilen onayın geçerli sayılması gerekirken Yargıtay’ca aksine hükmedilmiş olması, haklı olarak, isabetsiz bulunmuştur. Buna karşılık, Yargıtayın daha sonra verdiği bir karara göre, işçiden fazla çahşma için önceden onay alınmamış olsa da daha önce fazla çalışma yapan vc ücreti tam ve düzenli olarak ödenen işçinin fazla çalışmaya kalmak istememesi fesih için geçerli bir neden olarak kabul edilmelidir.
Yargıtaya göre, onay koşulunun gerçekleşmesinden ve fazla çalışma yapılacağının işçilere duyurulmasından sonra işçinin fazla çalışma yükümlülüğü doğar. Bu yönler araştırılmadan işverenin iş sözleşmesini fazla çalışmaya katılmama nedeniyle feshetmesini haklı görmek ve işçinin tazminat isteğini reddetmek isabetli olamaz. Şu halde, belirtilen yasal koşulun gerçekleşmiş olmasına rağmen, işçi, haklı bir mazereti olmadığı halde fazla çahşma yapmaktan kaçındığı takdirde, toplu iş sözleşmesinde değişik bir hüküm yoksa, işveren, işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesine ilişkin yasal hüküm (İş Kanunu, m. 25/11 h) uyarınca fazla çalışma yapması gereğini işçiye hatırlattıktan sonra işçinin fazla çalışmaya kalmaması üzerine iş sözleşmesini tazminatsız olarak feshedebilir. Yargıtaya göre ise, fazla çalışmaya kalması için bir kez uyarılan işçinin fazla çalışmaya kalmamasından dolayı iş sözleşmesinin feshi haklı kabul edilemez.
Borçlar Kanunu ile öğretide varılan sonuca yasal dayanak oluşturan bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre, normal süreden daha fazla çalışmayı gerektiren bir işin yapılması zorunluluğu doğar, işçi bunu yapabilecek durumda bulunur ve aynı zamanda kaçınması da dürüstlük kurallarına aykırı olursa, işçi, karşılığı verilmek koşuluyla, fazla çalışmayı yerine getirmekle yükümlüdür. İş Kanununda da işçinin onayı aranmakla birlikte, işçinin fazla çalışma yükümünden söz etmeyi gerektiren koşullar gösterilmiş değildir. Borçlar Kanununun belirtilen hükmü bu eksikliği giderici nitelikte olup İş Kanununa tabi iş sözleşmeleri için de göz önünde bulundurulacaktır.

Zorunlu fazla çalışmalarda
Zorunlu nedenlerin ortaya çıkmasında, işyerinin normal çalışmasını sağlayacak dereceyi aşmamak koşulu ile işçilerin hepsine veya bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu durumda işçilere uygun bir dinlenme süresi verilir. Bu çalışmalara 41. maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uygulanır (m. 42). Zorunlu fazla çahşmada işçinin onayı aranmaz (Yönetmelik, m. 9/1).

Olağanüstü fazla çalışmalarda
Bakanlar Kurulunun buna gerek görmesi şarttır (m. 43). Bu tür fazla çalışmada işçinin onayı aranmaz (Yönetmelik, m. 9/1).

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*