Belediyede sözleşmeli çalışan işçi için görevli mahkeme hangisidir?

Yargıtay 9. HD. 19.02.2014 tarih, 2012/359 E, 2014/5125 K

Özet: Davacının sözleşmeli personel olarak çalıştırıldığı 06.07.2007-15.02.2010 tarihleri arasında taraflar arasın­da iş ilişkisinin bulunmadığı, statü ilişkisi nedeniyle bu dönemin özel yasa düzenle­mesi nedeni ile Emekli Sandığı Kanunu uyarınca değerlendirilmesi gerektiği anla­şıldığından, belirtilen dönem yönünden uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir.

“…..Davacı vekili, davacının 30.11.1999 tarihinde Belediye işlerinin yüklenen Melikgazi TİM AŞ’nde işe başladığını, 18.02.2000 tarihinden itibaren ise Melikgazi Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü kadrosunda işçi olarak çalışmaya başladığını, 15.02.2010 tarihine kadar Kurum içi görevlendirme ile Hukuk İşleri Müdürlüğünde avukat olarak çalıştığını, çalışmasının işten çıkarıldığı tarihe kadar kesintisiz olarak davalı Belediye nezdinde geçtiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık izin ile vekalet ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

  1. Davalı Cevabının Özeti:

Davacının 06.07.2007 tarihinden İtibaren sözleşmeli personel olarak çalıştığını, 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi ile 5620 Sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun, Geçici İşçilerin Sürekli İşçi Kadrolarına veya Söz­leşmeli Personel Statüsüne Geçirilmesi başlıklı 2. maddesinin (10.) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddi gerektiğini, 7/15754 Sayılı Sözleşmeli Personel Ça­lıştırılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının 2. maddesi uyarınca sözleşmeli per­sonelin işçi sayılmayan kamu görevlisi olduğunu bu nedenle davacıya kıdem tazmi­natı ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını, ihbar tazminatı talebinin yersiz ol­duğunu, 657 sayılı Kanunun ilgili hükümleri ile davacıyla akdedilen iş akdinin 11. maddesi hükümleri uyarınca “…yılı içerisinde kullanılmayan izinler ertesi yıla dev­redilemez ve kullanılmayan izin süreleri için ayrıca ücret ödenmez….”hükmü uya­rınca yıllık izin talebi ile diğer taleplerinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

  1. Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının iş akdi ile davalıya ait işye­rinde çalıştığı, davalı tarafça 5620 Sayılı Kanunun 2/10. maddesi hükmü uyarınca sözleşmeli personel statüsüne geçirilen davacıya yaptıkları ödeme dışında başkaca tazminat ödenemeyeceği savunulsa da; 5620 Sayılı Kanuna göre davacıya tercih hakkı tanınması gerekirken 03.07.2007 tarihli yazı ile davacının sözleşmeli personel statüsüne geçmeye veya mevcut statüsünde kalmaya ilişkin tercih hakkını kullanma­sı aksi taktirde resen sözleşmeli personel statüsüne geçirileceği veya geçici işçi sta­tüsünde (2006 yılındaki çalışma sürelerini aşmamak kaydıyla) çalışmaya devam edeceğinin bildirildiğini, davacının sözleşmeli personel statüsüne geçmek zorunda bırakıldığı ve haklı bir neden olmaksızın işten çıkarılmadığı gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları ile bakiye yıllık izin talebinin kabulüne, vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmiştir

  1. Temyiz:

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

  1. Gerekçe:

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca îş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çö­züm yeri iş mahkemeleridir. İş mahkemesinin kural olarak görevli olması için taraf­larının işçi ile işveren olması ve aralarında iş ilişkisi bulunması gerekir.

Çalışanın bir statüden diğer statüye geçmesi halinde, statü değişikliğinde irade­sinin rol alıp almadığı önem taşır. Çalışanın iş ilişkisinden, memuriyete veya söz­leşmeli personel yada idari sözleşme ilişkisine kendi iradesi ile geçmesi ve iş ilişki­sine kendisinin son vermesi halinde, iş ilişkisi işveren tarafından sonra erdirilmedi- ğinden bu dönem için çalışanın kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanma olanağı bu­lunmamaktadır. Keza bu şekildeki statü değişikliği işçi açısından haklı fesih nedeni olmadığı için kıdem tazminatı hakkı da doğmayacaktır. Ayrıca statü değişikliği ile ilgili özel yasa hükümlerinin de dikkate alınması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, 01.12.1999 tarihinden itibaren geçici işçi olarak çalışan davacının 06.07.2007 tarihinden itibaren 5620 Sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonla­rında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli Personel Statüsüne Ge­çirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hak­kında Kanun hükümleri uyarınca sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta iken da­valı Belediye tarafından 15.02.2010 tarihinde iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. 5620 Sayılı Kanunun 2. maddesinin 10. bendi “… sözleşmeli personel statüsüne ge­çirilenlere iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bu personelin önce­den kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 657 Sayılı Kanunun 4. maddesinin (B) fıkrasında belirtilen iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır…” hükmünü içermektedir.

Her ne kadar Mahkemece, sözleşmeli personel statüsüne geçirilirken davacıya tercih hakkı tanınmadığı ve iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; davacının sözleşmeli personel olarak çalıştırıldığı 06.07.2007-15.02.2010 tarihleri arasında taraflar arasın­da iş ilişkisinin bulunmadığı, statü ilişkisi nedeniyle bu dönemin özel yasa düzenle­mesi nedeni ile Emekli Sandığı Kanunu uyarınca değerlendirilmesi gerektiği anla­şıldığından, belirtilen dönem yönünden uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. Mahkemece, bu dönem yönünden dava dosyasının tefrik edilerek, uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi için davanın yargı yolunun caiz, olmama­sı nedeniyle 6100 sayılı IIMK.nun 114/6 ve 115/2. maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz­dir.

Davacının geçici işçi olarak çalıştığı 01.12.1999-06.07.2007 tarihleri arası dö­nem yönünden ise; 06.07.2007 tarihi itibarıyla feshe bağlı alacaklar yönünden iş ak­dinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilip edilmediği araştırıla­rak tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*