Asgari ücret nedir? hesaplaması nasıl yapılır?

İş Kanununa göre, iş sözleşmesi ile çalışan ve bu Kanunun kapsamında olan veya olmayan her türlü işçinin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile ücretlerin asgari sınırlan en geç iki yılda bir belirlenir (m. 39/1). Bu hükümle, İş Kanunu, Deniz İş Kanunu, Basın İş Kanunu ve Borçlar Kanununa göre çalışanlara asgari ücretten yararlanma olanağı tanınmıştır.

Bütün işçileri kapsayan İş Kanununun bu hükmü sosyal adalet ve hakkaniyet ilkelerine, Anayasanın çalışma hakkı ve ödevine ilişkin 49. maddesi ile ücrette adalet sağlanmasına ilişkin 55. maddesine uygun bulunmaktadır. Ayrıca, bu düzenlemenin asgari ücretin dayanağı olan insani ve hatta iktisadi nedenlere uygun düştüğü, asgari ücret için öngörülen ve 4709 sayılı Kanunla Anayasaya geçirilen, düşük ücretleri işçinin geçimini sağlayacak düzeye yükseltmek ilkesini (m. 55/son) göz önünde bulundurma yanında, eşit ücret ödenmesini sağlama, işverenler arasında haksız rekabete engel olma amaçları ile de uyumlu olduğu açıktır.
İş Kanununun 39. maddesinde asgari ücretin tespiti sırasında uygulanacak esasların çıkarılacak bir yönetmelikte belirlenmesi öngörülmüştür. Bu madde uyarınca çıkarılan Asgari Ücret Yönetmeliğine göre, “asgari ücret, işçilere normal bir çalışma günü karşılığı ödenen ve işçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamaya yetecek ücret”tir (m. 4/d). Eski Yönetmelikten aynen alınan bu tanıma dayanılarak öteden beri öne sürülen ve asgari ücretin saptanmasında işçinin ailesinin değil, sadece kendisinin zorunlu ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulacağı görüşü isabetsizdir. Çalışabilecek durumdaki aile bireylerinin dahi iş bulmada çektikleri güçlük ve ailelerin çoğunda bakıma muhtaç yaşlılarla küçük yaştaki çocukların varlığı karşısında, ücretini bunlarla paylaşmak ve bunlara destek olmak zorunda kalan çok sayıdaki işçinin yaşadığı ülkemizde asgari ücretin sadece işçinin kendi zorunlu ihtiyaçlarına göre saptanması gerçeklerimize uygun düşmez. Kaldı ki, Kanunun 39. maddesinde, asgari ücretin işçinin ekonomik ve sosyal durumunun düzenlenmesi için belirleneceği ifade edilmektedir. Bunu aile ihtiyaçlarının gözetilmesi olarak yorumlamak gerekir. Ailenin kaç kişiden oluşacağı konusu tartışmalara yol açabilirse de ailenin tümüyle gözden uzak tutulması düşünülemez.
Herhalde bu zorluk nedeniyle, 1972 yılında ve sonraki yıllarda çıkarılan asgari ücret kararlarında aile ihtiyaçlarını karşılayan rakamların tartışılmasına girilmemekle beraber, aileyi göz önüne almadan yapılacak bir asgari ücret saptamasının yetersizliği kabul edilerek, işçinin kendisi için hesaplanan asgari ücrete eklemeler yapılmış, ancak 1982 yılından itibaren günümüze kadar verilen asgari ücret kararlarında çocuğa ilişkin harcama tutarından söz edilmemiş ve hesaplamada sadece işçinin ihtiyacı göz önüne alınmıştır”.
Asgari ücretten işçiler yanında devlet memurları da yararlanmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değiştirilmesine ve 12 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin değiştirilerek kabulüne ilişkin 1897 sayılı Kanunun 146. maddesinde, memurlara ödenecek asgari aylık tutarının bulunulan yerde İş Kanunu gereğince işçiler için saptanan asgari ücretin aylık tutarından aşağı olamayacağı açıkça hükme bağlanmıştır.
Asgari ücret, bütün işkollarına kapsayacak şekilde belirlenir (Yön.m. 6) ve bu belirlemede dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı herhangi bir ayırım yapılamaz (Yön. m. 5).
Asgari ücret, en geç iki yılda bir olmak üzere işçilerin 16 yaşını doldurmuş olup olmadıklarına göre ayrı ayrı belirlenir.
Asgari ücretin belirlenmesinde, ülkenin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik durum, ücretliler geçinme indeksleri, bunlar yoksa geçinme indeksleri, fiilen ödenmekte olan ücretlerin genel durumu ve geçim şartlan göz önünde bulundurulur.
Asgari ücretin, bir günlük ücret olarak belirlenmesi esastır. Aylık, haftalık, saat başına, parça başına veya yapılan iş tutarına göre ücret ödenen durumlarda gerekli ayarlamalar buna göre yapılır (Yön. m. 6). Birden çok işyerinde kısmi süreli olarak çalışan işçinin asgarî ücreti çalıştığı gün veya saatler oranında hesaplanır. Yargıtaya göre, günlük asgari ücret 7,5 saat çalışmanın karşılığı olduğundan kısmi süreli çalışmanın buna göre hesap edilmesi gerekir.
Asgari ücretler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında toplanacak Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirlenir (İş K, m. 39/1).
3008 sayılı İş Kanununun yürürlüğü sırasında, asgari ücretin yerel komisyonlarca saptanması sonucu doğan aksaklıklar göz önüne alınarak 931 sayılı Kanundan itibaren asgari ücret hadlerinde yeknesaklığın sağlanabilmesi ve zamanla değişen koşullara uygun asgari ücretin belirlenebilmesi için merkezi bir komisyon kurulması öngörülmüş bulunmaktadır.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının göstereceği üyelerden birinin başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürü veya yardımcısı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürü veya yardımcısı. Devlet istatistik Enstitüsü Ekonomik İstatistikler Dairesi Başkanı veya yardımcısı, Hazine Müsteşarlığı temsilcisi, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığından konu ile ilgili dairenin başkanı veya yetki vereceği bir görevli ile bünyesinde en çok işçiyi bulunduran en üst işçi kuruluşundan değişik iş kollan için seçilecek beş, bünyesinde en çok işvereni bulunduran işveren kuruluşundan değişik işkollan için seçilecek beş temsilciden kurulur. Komisyon en az on üyenin katılmasıyla toplanır ve üye oylarının çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği halinde Başkanın bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılır (İş K, m. 39/11).

asgariucret
Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararlan Resmi Gazete’de yayımlanır ve yayımlandığı tarihi izleyen ayın ilk gününden itibaren yürürlüğe girer (Yön. m. 11). Kanunda belirtilmemekle beraber, genel hükümlere göre, kesin karara karşı Danıştaya başvurmak olanağı vardır. Zira, “idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolu açıktır” (AY, m. 125/1).
Kanunun asgari ücrete ilişkin hükmü emredici hukuk kuralı niteliğindedir. Bu nedenle, işçilere, saptanan asgari ücretlerden düşük ücret ödenemez ve iş sözleşmelerinde veya toplu iş sözleşmelerine bunun aksine hükümler konulamaz (Yön. m. 12/1); bunun altındaki ücretler asgarî ücret miktarına yükseltilir. Bu durum karşısında, Yargıtayca kabul edildiği üzere, normal çalışma süresine uygun olarak çalıştığı halde asgari ücretin altında kendisine ücret ödendiği ortaya çıkan ve asgari ücret üzerinden ücret alması gereken işçinin kıdem ve ihbar tazminatı asgari ücrete göre hesaplanmalıdır.
Toplu iş sözleşmelerinde kararlaştırılan “işyeri asgari ücreti” ile yasal asgari ücret karıştırılmamalıdır. Bu deyim işyerlerindeki taban ücreti ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Asgari ücretin, hangi deyimle ifade edilirse edilsin, toplu iş sözleşmesi ile kararlaştırılan bütün ücretleri etkileyeceği kuşkusuzdur. Ancak, bu etki asgari ücretin altındaki ücretler için söz konusudur. Yönetmelikte yer alan bir hükme göre de, “İşverenler tarafından işçilere sağlanan sosyal yardımlar sebebiyle asgarî ücretten her hangi bir indirim yapılamaz” (m. 12/11). İşverenler yayımlanan asgari ücretleri işyerlerinde işçilerin kolayca görebilecekleri bir yerde ilân etmek zorundadır (m. 12/son).
Asgari ücret ödemeyen veya noksan ödeyen işverene karşı işçinin ödenmeyen ücret tutarını talep ve dava hakkı ile 24. maddeye göre sözleşmeyi haklı nedenle feshetme olanağının bulunduğu kuşkusuzdur. Ayrıca, bu durumlarda işveren hakkında para cezasına hükmolunur (İş K, m. 102/a).

Cevapla

Email adresiniz paylasilmaz.. Zorunlu alanlari doldurunuz. *

*